Anasayfa | Türkçe | Sıcağı Sıcağına AKP Olayı

Sıcağı Sıcağına AKP Olayı

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Cevdet Akbay

Davayı Açan Adurrahman Yalçınkaya Ama Açtıran Ulusal ve Uluslararası Derin Devlettir… NasnameYazarı-Amerika

Davayı Açan Adurrahman Yalçınkaya Ama Açtıran Ulusal ve Uluslararası Derin Devlettir…

Sadece Türkiye’nin değil, bütün dünyanın dikkatini çeken bir dava açıldı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, ''Laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği'' iddiasıyla AK Parti'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı. DTP aleyhine açılan dava Anayasa Mahkemesi’nın elindeyken, yüzde 47 oyla iktidarda bulunan partiye kapatma davası açtılar.

“Apoletli ve apoletsiz haydutların” yaptı(rdı)ğı darbe anayasası orada durduğu müddetçe bu kapatma davası son dava olmayacaktır. Dün iktidardaki Refah Partisi aleyhine dava açıp kapatan güç bugün AK Parti’yi de kapatacaktır. Refah’in iktidara gelmesiyle menfaatleri zedelenen şahıs ve kurumlar Vural Savaş gibi kullanılmaya elverişli bir zatı kullanarak Refah’i bertaraf ettiler. Şimdiye kadar çeşitli yöntemler kullanarak AK Parti’den kurtulamayan, menfaatleri zedelenen aynı karanlık odakların, Youtube’e düşen beyanatlarla foyası meydana çıkan ulusal ve uluslararası “biraderler”in (daha doğrusu Ergenekoncuların patronlarının), AK Parti’yi durdurma ihalesini çivisi çıkmış hukuk sistemine devrettikleri anlaşılıyor.

Abdurrahman Yalçınkaya’nın durup dururken neden böyle saçma bir dava açtığına bakmakta fayda var. Gerekçeleri etekleri zil çalan Hürriyet.com.tr’den bakalım (14 Mart 2008):

“1) Hükümet’in, Danıştay’dan dönen içki yasağı, “kırmızı sokak” projesi ve bu konuyla ilgili medyada çıkan haberler ile parti yetkililerinin yaptığı açıklamalar (Ertuğrul Özkök ve Aydın Doğan medyasının kırmızı şarap zevki aleyhine olan bir uygulama; Rahmi Koç da daha önce yazdığım bir yazımda da belirttiğim gibi içki yasağı konusunda şikayetçiydi; ÇA); 2) Mayı firmalarının İstanbul’daki bilbordlara yönelik “reklam yasağı” iddiaları (Rahmi Koç mayo yasağını da çok dert edinmişti, ÇA); 3) AK Parti’li bazı belediyelerin içki yasağı ve kadınlara özel park yapılması; 4) İstanbul’da imam hatipli kız öğrencilere özel ücretsiz servis otobüsü; 5) AİHM’in türban kararının ardından Erdoğan’in, “Başörtüsü konusunda karar verirken ulemaya danışılmalı” sözü; 6) AK Parti’li Belediye Başkanı Cuma Bozgeyik’in Atatürk’e yönelik hakaret içeren fıkrası….

Hürriyet.com.tr daha fazla iddiaları sıralıyor; çoğu temelsiz iddia olan bütün saçmalıkları aktarma ihtiyacı görmüyorum. Ama AK Parti’yi kapatacaklarına kesin gözüyle bakılabilir. Menfaatı zedelenen karanlık odaklar, ortamı germek için her yolu denediler, anlaşılan menfaatleri çok zedelenmiş ki bu yola başvurmak zorunda kaldılar. Aydın Doğan medyasının son günlerde birden saldırı dozajını düşürmesi beni derin derin düşündürmüştü. Demek bu dava hakkında haberleri vardı.

Abdurrahman Yalçınkaya’nın Vural Savaş gibi psikolojik sorunları olduğunu sanmıyorum ama bu davayı açmasının birkaç sebebi olabilir. Ya bürokrasinin önemli noktalarını işgal eden “biraderler”den biridir ve menfaatı zedelene ulusal ve uluslararası biraderlere hizmet ediyordur; ya da gayri ahlaki bir gizli kaseti vardır, o kaseti kullanarak bu kapatma davasını açtıran birileri var. Malum, son günlerde Youtube’a sızan kasetler de ulusal ve uluslararası “derin devlet”in maharetidir. Çünkü bütün kayıtlar dar bir toplantıda kaydedilmiştir. O toplantılardaki kayıtları ancak kendileri yapabilir. Bu gizli kayıtlarla suçsuz insanları zanaltında bırakmayı, sonradan faturayı AK Parti’ye kesmeyi denediler ama bombaları ellerinde kaldı. Şimdi ellerindeki patlamaya hazır bombayı AK Parti’nin başında patlatmak istiyorlar.

Öncelikle Yalçınkaya’nın şantajla bu davayı açıp açmadığına dikkat etmekte fayda var. Ergenekon’u çökerten “Makul Devlet”in elinde, “Derin Devlet”in mahareti olan bu kapatma davası hakkında ipuçları verecek kasetler olması lazım. Şayet bu tür kasetler varsa, er veya geç dışarı sızacaktır. Dışarı sızarsa dava da ellerinde patlayacağı için, ortamı germek için harekete geçen karanlık mihraklar bu kasetler ortaya çıkmadan AK Parti’yi alelacele kapatmanın yoluna bakacaklardır. AK Parti’yi kapatıp veya parçalayıp oradan derin devletle uyumlu birilerini (Cemil Çiçek mı olur, Abdülkadir Aksu mu yoksa Abdüllatif Şener mi, orasına tam karar verebilmsi değiller henüz) AK Parti’nin mirasına oturtmak istiyorlar.

Bildiğim AK Parti’nin, ortamı germe konusunda mahır olan bu karanlık mihrağın bu son oyununu da onlara yedirebileceğine inanıyorum. Şimdiye kadar kıstırıldığı her köşeden başarıyla çıkan AK Parti’nin bu köşeden nasıl çıkacağını merak etmekle birlikte; şimdiye kadar savsakladığı sivil anayasayı çıkartmanın tam zamanı olduğunu sanıyorum artık anlamış olmaları lazım.

AK Parti’li yetkililere bir dost nasihatında bulunmak istiyorum. Artık sahip olduğunuz lambanın düğmesine basınız artık. Lambanın düğmesine basmak ise yeni özgürlükçü ve sivil bir anayasayı çıkartmaktır. Bunu hemen ve acilen yapmalısınız. Yoksa bu çivisi çıkmış anayasa ile hem sizi toz duman ederler hem de ülkeyi soyacaklar. Lütfen üstünüzdeki bu ölü toprağı silkeleyip Evren ve diğer “Apoletli ve apoletsiz haydutların” ürünü olan bu kirli anayasadan kurtarın bu ülkeyi. 367 oyununa karşı seçim kararı almakla ve 27 Nisan ilkel korsan bildirisine karşı çıkmakla milletin gönlünü aldınız, artık özgürlükçü bir anayasa çıkararak Ergenekoncu derin devletin paketlemenin zamanı geldi.

Eğer özgürlükçü bir anayasa yapmazsanız, korkarım çok geç olacak. Ergenekon çetesinin patronu olan bu karanlık mihrakların karanlık ruhlu elemanları er veya geç alt edileceklerdir, bunda bir şüphe yoktur. Ama gönül ister ki onların tasfiye edilmesi hemen şimdi olsun.

Onun için Abdurrahman Yalçınkaya ve Anayasa Mahkemesi üyelerine, “Yok vallahi de billahı de biz laikliği ortadan kaldırmıyoruz; isnad edilen bütün suçlamalar hayalıdır” gibi savunmaya geçmenin hiçbir faydası ve gereği yoktur. Erbakan gibi iyimser olmak da saflık olur. Ulusal ve uluslararası derin devlet denen kuduz kurt, kendi ve dostlarının menfaatlerini zedeleyen siz kuzuları yemeye bir sefer karar vermis. Bu kurtların istiyaklarını kursaklarında bırakmanın yegane yolu da bellidir: sivil ve özgürlükçü anayasayı hemen uygulamaya şokunuz. Bunun başka bir alternatifini göremiyorum. Bunu yapmazsanız, siyasi parti mezarlığınızdaki yerini şimdiden ayırmaya bakınız. “Rızasıyla zarara gidene açınmaz” diye bir söz vardır. Onun için özgürlükçü bir anayasa yapmaz ve yıkılırsanız kendinizi suçlamalısınız.

Bir iki laf da parti kapatmaktan meded uman ulusal ve uluslararası derin devletçi zevata… DP’yi iktidardan indirip liderlerini idam ettirdiniz… Menderes’in koltuğuna adamınız olan Demirel’i yerleştirdiğiniz halde AP bir önceki partiden daha kaliteli sayılırdı. Akabinden ANAP geldi, onun da liderini zehirleyerek ortadan kaldırdınız. ANAP kendinden önceki AP’ye göre daha yerli ve halk dostuydu. ANAP’tan sonra gelen AK Parti ise ANAP’tan daha yerlidir. AK Parti’den sonra gelecek parti AK Parti’den daha yerli olacak. Sanıyorum ocağınıza incir çekirdeği ekecek kadro da onlar olsa gerek. Yani ortalığı karıştırarak bir nebze zaman kazanmış olabilirsiniz ama ecelinizi de erkene aldığınızı bilmenizi istiyorum.

14 Mart 2008

 

 

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin
Puanlama
0