Kürdler Ne İstiyor?
‘Kürdler ne istiyor’ sorusu, tüm duyarlı kişi ve kurumun katılımıyla tartışılmalıdır. Tartışmalar sonucunda ortak bir metin hazırlanarak imzaya açılmalıdır. Görülecektir ki, sessiz çoğunluk ses verdiğinde ne PKK, ne devlet ne de uluslar arası güçler, Kürdlere rağmen Kürd sorununu çözme(!) cesareti gösteremeyecek ve bir oldu bittiye getirilerek yeni/yeniden ‘Lozan’ı dayatamayacaklardır.
Her zaman gündemde olan ve tartışılan bu konu, son zamanlarda, özellikle de Anayasa tartışmaları çerçevesinde daha yoğun olarak tartışılmaya başlandı...
Tartışmalar iki noktada yoğunlaşıyor ve bu iki nokta da gerçekte “Kürdlerin ne istediğini” tam olarak yansıtmıyor…
Birincisi;
İnsanların bireysel istekleri, önceliklerine göre farklılıklar gösterir. Bu Kürdistan’da yaşayan insanlar için de geçerlidir.
“Kürdler ne istiyor” sorusu, ‘tek tek bireyler olarak Kürdler ne istiyor’ mantığıyla ele alındığında, Kürdler adına ortak bir isteğin ortaya çıkması olanaklı değildir. Zaten bunun bilincinde olan sistem savunucuları da sıklıkla 'Kürdlerin ne istediği belli değildir. Her kesim farklı bir şey söylüyor. Önce ne istediklerine karar versinler ki sorun çözülebilsin’ diyorlar. Bu yaklaşım sorunu çözümsüzlüğe götürdüğü gibi, tek çözümün sistemin dayattığının kabulü olduğunu, bunun dışında bir çözümün olamayacağını söylüyor aynı zamanda…
İkincisi;
Bir grup/parti/anlayışın isteklerini "Kürdler ne istiyor”un cevabı olarak gören yaklaşımdır. Bu yaklaşım, hem PKK’nin hem de devletin önemli bir kesiminin bilinçli olarak yarattığı ‘PKK=Kürdler’ mantığını esas alıyor. Devlet ve PKK’nin yaratmaya çalıştığı (PKK-Kürdler özdeşliği) bu algı, Anayasa tartışmaları sürecinde Türkiyeli birçok “aydın”, “demokrat” kesim tarafından da destek gördü. PKK’nin legal alandaki kurumu olan DTK, (Demokratik Toplum Kongresi) sanki demokratik bir yapıymış ve bütün Kürdleri temsil ediyormuş gibi bir görüntü vererek çeşitli toplantılar düzenledi.
Bu toplantılarda her ne kadar “Kürdler ne istiyor” ve ‘bu istek Anayasaya nasıl yansımalıdır’ konuları tartışılıyor gibi görünse de, önceden belirlenmiş olan “Demokratik Özerklik” projesinin onaylanmasının ötesinde farklı isteklere yer verilmedi; dile getirilen farklı yaklaşımlar olduysa da dışarıya yansımasına olanak verilmedi.
Bu oyuna rağmen “Kürdler ne istiyor” ile “PKK ne istiyor”un aynı şeymiş gibi yansıtılmasına, tartışılmasına ve bu çerçevede bir çözüm(!) bulunmasına yönelik çabalar devam ettiği halde ciddi/güçlü bir itirazda bulunulmadı bu güne kadar. Bu çerçevede bulunacak çözüm, sadece PKK sorununu çözecektir. PKK sorununun öngörüldüğü tarzda çözümü ise, Kürd/Kürdistan sorununun çözümsüzlüğünü derinleştirecek, yeni bir Lozan’ı Kürdlere reva görecek ve PKK vasıtasıyla, Kürdlerin statüsüz kalması için gelecek 30-40 belki de daha fazla yıl devlet lehinde garantiye alınmaya çalışılacak...
Bu iki yaklaşım da, “Kürdler ne istiyor”un cevabı değildir/olamaz.
Üçüncü Seçenek ve Gerçekçi Çözüm;
Birlikte yaşama konusunda karşılıklı istek ve bu yönde karar verilecekse, Kürdlerin ne istediği, kişilerin/grupların isteğinden bağımsız olarak ele alınması ve ‘Ulus olmaktan kaynaklı haklar nelerdir’i merkeze alan bir anlayışla değerlendirilmesi gerekiyor.
Bunun Yeni Anayasaya yansıması, ‘bu birlikteliğin gönüllülük esasına dayandığı, Kürdlerin kendi kaderleri hakkında söz sahibi olduğu ve gerek duyulduğunda bu hakkı farklı şekilde (bağımsız devlet) kullanabileceği’ şeklinde olmalıdır. Bunun dışındaki hiçbir çözüm, gerçekçi olmayacağı gibi yeni düşmanlıkların, çatışmaların da önünü alamayacaktır. Bu yaklaşım, (her ne kadar sesleri yeteri kadar duyulmasa da) Kürdlerin büyük çoğunluğunun isteklerini yansıttığı gibi adil ve gerçekçi bir yaklaşımdır da aynı zamanda.
Bu yaklaşım, farklı şekillerde dillendirseler de, PKK dışında kalan bütün Kürd parti/kurum/örgütlerin isteklerini yansıtıyor. Zaten programlarına Federasyonu almakla bu düşünceleri savunduklarını teyit etmişlerdir. Bireyler bazında da bakıldığında, Kürd aydın ve yurtseverlerinin de hemen hemen hepsi bu anlayışı paylaşmaktadır.
Bu anlayışın özeti; Kürdler ulus olmaktan kaynaklanan haklarını istiyor!
Hem doğru, adil hem de çoğunluğun tutumunu yansıtan bu anlayışın boğulmasına, etkisiz kalmasına izin vermemek için herkese ve her kesime sorumluluk düşmektedir…
Tarihsel Çağrı
Genel hatlarıyla ortaya koymaya çalışılan, ‘Kürdler ne istiyor’ sorusu, tüm duyarlı kişi ve kurumun katılımıyla tartışılmalıdır. Tartışmalar sonucunda ortak bir metin hazırlanarak imzaya açılmalıdır. Görülecektir ki, sessiz çoğunluk ses verdiğinde ne PKK, ne devlet ne de uluslar arası güçler, Kürdlere rağmen Kürd sorununu çözme(!) cesareti gösteremeyecek ve bir oldu bittiye getirilerek yeni/yeniden ‘Lozan’ı dayatamayacaklardır.
Başta Kürdistanlı parti, örgüt ve kurumlar olmak üzere hem kurumsal hem de bireysel düzeyde herkesin görüşünü belirtmesi, tutumunu netleştirmesi ve dayanışmasını göstermesi umuduyla….
ÖZGÜR BİREYLER TOPLULUĞU



Yorumlar (66 gönderildi):
her turlu inanclarin ozgurce kendini ifade edebilmesi.kadin erkek esitligi.
istemediklerim.
pkk beni temsil etmiyor.
bir parti tarihi tarihim olamz.bunun orneklerini gurduk.ornek tc devleti ve o devletin savunuculari cetelesmis topluluk.
tc devleti askeri ekonomik olarak kurdistani terk etmesi.ve buna mecbur etmemiz.
turk dili kurd ortaminda yasaklanmali.
acil isteklerimiz.
sivil halki ayaklandirmak icin tum imkanlar kulanilmali.surgun edilmis.sugune mecbur edilmis tum kurdleri tekrardan kurdistana geri dunulmesi icin imkanlar yaratilmali.
pkk nin tum kutrdleri temsil etmedigini dunyaya haykirmamiz lazim.
tabi bu kemalist hastaliktan kurtulana kadar.
Baslik ayri Foto icinde ayri..
Kurdler ne istiyor sorusu yerine, Direkt Kurd Halki Gogustan kayanaklanan, ve Ortadogunun ücüncü büyük mileti olarak, Kendi bagimsiz Kurdistan devletini istiyor. Bir baska deyisle, gaspedilmis siyasal devlet cografyasini, kulturunu istiyorlar.
Birlikte yasama imkanlari yoktur. Birlikte yasama sansi olsaydi, Kurd halkinin despot devletlerinin rejimleri bu konuda gereken adimlari atmliydi ve atmadigina göre, o halda Ya iki temel halktan olusan bir federasyon yada Kurdlerin kendi basina kendi bagimsiz devletinin korulmasi. Ücüncü bir secenek yoktur.
Gerci baslik ile icerik anlami bir birinin zitti olarak siritiyor, yani Nasname biraz Maset basliklarina cok dikkatli olarak atmasi gerik.
Evimi ista eden bir düsman vardir. yani Türk. Faris ve Araplar. Bunlarin defolup cikmasini istiyorum, ben kendi evimi kendim yörütme ve idare etmeyi istiyorum. Düsman basini gelip bana," sen ne istiyorsun" mantik ve ahlak diji sorularin sormasina gerek yoktur.
Haliyle düsmana sen evimde efendi gibi kal mi diyecegim? Hayir. O halde tarihi ve zurba ve hile yönteyinle el koydunun evimde ellerinicekin evinde diyorum.
Nasamenin "Kurdler ne istiyorlar" sorusuna,ben mantik diji buluyorum. Neden mi? Kurd halkinin dogustan bir hakki tartismaya acmasi, insani hukukuna aykiridir. Nasil ki bir insani "bu bir hayvanmidir yok insanmidir tartismasi bibi bir sey oluyor.
Devlet bütün olan seylerini kemalist pkk ile baglazsa, zaten coktanberi o yok obup gidecekti. Bunu bilern devlet, bilerek kemalist pkk ile büyük bir dayanisma icerisinde sürekli olmustur.
20 yili irdelenmeye gerek yok, Kurd halki icin bir sey ostemedigi halde, devletin dayanisma sistemi hemen devreye diriyor ve: " Pkk Kurdler icin "....." balon gibi sisirerek, sokaklara dökülen Kurdlerin nasil bir istikamet alacaklarini gösteriyorlar ahlaksizca.
Nasname,bana göre sörekli nöbette olmasini bilmeli ki öyle olmaya adaydir ve Sörekli Kurdistani Parti ve örgütleri bu ulusal görevin icaplarini yerine getirmek icin davet etmeli, sokaklara inmelerini istemelidir.
Partiya Karkerên Kemalistan(pkk) ticaretini sokaklarda Kurd kitleleri üzerinde idare ediyor,ve Kurdistan halkinin mesru ve dogal ulusal ve siyasal devletlesmesine sürekli
düsmanlik yapmasinda da kazanc sagladigini Kurd halkinin gözü önünde sürdürüyor.
Evet Kurd halki Kurdistan devletini yani kendi evini zorbalarin elinde almasini istiyor.
Kurd halki Kurdistan devletini istiyor. Yani Türkler, Iranlilar,Araplar ve bil cumle bütün bagimsiz dünya devletleri gibi.
Îsmaîl Girikî
19.3.2011
o halde ilk sen bu işe atıl,bağımsız Kürdistan için bir adım at.öyle yerinde oturarak,başkasına çağrılar yaparak bağımsızlık gelmez.hem bir eyleminiz yok,hemde hertürlü eylemi her şeyi göze alarak yapan PKK,BDP ve bu partileri destekleyen gençlere laflar atıyorsunuz...
ya sizleri anlayamıyorum ve söyledikleriniz çok zoruma gidiyor.hiç bedel ödemeye yanaşmayan bu yorumcular yerlerinde rahat rahat oturarak yurtseverlik taslıyorlar.polisten biz dayak yiyiyoruz,üniversitelerimizde biz baskı görüp cezalar alıyoruz,kürt dili kültürü için biz mücadele ediyoruz ama siz hiçbir şey yapmadan bağımsızlık istiyorsunuz.sadece size gülüyoruz...zaten kürt halkı,kürt gençliği kararını verdi,neyi desteklediği ordata...şimdi newroz alanlarına bakın...o gelen yüzbinlerin açtığı bayraklara ve attığı sloganlara bakın...onların vereceği size en büyük cevaptır...(nasname bazen zaman harcayarak yorum yazıyoruz.eleştiriyoruz(hiç hakaret etmeden).konunun dışınada sapmıyoruz ama emeğimize saygı gösterip yorumları yayınlamıyorsunuz.lütfen bu tutumunuzu bırakın yada bizim karşıtlarımız yorum yazmasın çünkü yayınlanmayacak diye açıklama yapın boşuna kendimizi yorup yazmayalım)
Ama M. Çelik'in yorumunu okuyunca dayanamadım. Birincisi bu ortamdaki arkadaşların savunduğu düşünce ile kendi düşün birbirine uyuyomu merak ediyorum.
İkincisi sana tek bir soru sormak istiyorum. Net sayısını bilmesemde şuan için en az bir üniversitede kürdoloji/kürtdili bölümü açılmıştır senin tanıdığın kaç kişi şuan için bu bölümlerde kendi halkına faydalı olabilmek için eğitim görüyor.
Bir diğeri tc bölgeyi terk etti diyelim beni senden seni benden kim koruyacak ben şuna inanıyorum ki 5 gün içinde biz kendi kendimizi bitiririz.
Çağımız, bilgi, akıl, iletişim ve teknoloji çağıdır. Bazen bir kişi bir parti kadar faydalı olabilir bu çağda. Bunun için hepimiz bir şeyler yapabiliriz. Bence hemen herkes görüş bildirsin ve ortak bir imza metni çıksın ortaya. Hem sosyal paylaşım sitelerinde hemde Kürdistan ve dünyanın her yanındaki Kürtlere şahsen gidilsin ve imza alınsın. Toplanacak imzalarla gerçek kürt istekleri dünyaya duyurulur. İnanın bu yapılırsa yüz tane örgütten ve silahlı mücadeleden daha faydalı olur.
Ben şahsen Kürdistanı karış karış dolaşıp imza toplamaya hazırım. İnanıyorum benim gibi çok insan var. Artık gücümüzü birleştirelim ve kendimize güvenelim.
piskolojide su suylenir.uslup icinin disa yansimasidir.
senin suyledigin seni baglar.hani derler ya, kutu soz.sahibine aittdir.
gelisecek kurd miliyetciligi.kurdler arasi akan kaninda durmasi demektir.gelisen kurd miliyetciligi kurdun milli birlik.milli ruhun gelismesi demek.gelisen kurd miliyetciligi.kurdun ozgurlugu.kurdistanin bagimsizligi demek.
gelisen kurd miliyetciligi .kurdler arasi farkliliklarin bir cati altinda toplanmasi demek.bunlara benzer binlercesini daha yazabilirim ama kisacasi bunu diyebilirim.
kurd miliyetciligin gelismesi.senin uslubuna benzer usluplarin yok olus u demektir.buda tabi simdi sizi tedirgin ediyor.
turk arap ve acemlerin isgalinde yasadigimiz mudetce daha cok bu uslup sahiplerini gurecegiz ve duyacagiz,
Tek ilke kurt ve kurdistan. kible bu olmali. her sey kurt ve kurdistan icin. bu cokmu zor sanmiyorum. ama bahane uretmemek ise gercekten cok zor.Tek kaygim bu. Özgur olmadan, cografyasini özgurlestirmeden grup özgurlugunu dayatma. en buyuk engel bu.bir gemide oldugumuzun bilinci ile baslamaliyiz. ya hepimiz ya hicbirimiz.
Bu ulusal kurtulus mucadelesidir. Yani basit ifadesi ile kimlik sorunudur. kimligi olmiyanin ne dini, ne ideolojisi nede özgurlugu olur. oysa özgur kimlik bunlara sahip olmanin olmazsa olmazidir. bana kalirsa cok kolaydir. Egolar yikildikca bu gerceklesir. sorun kendimizi uyarlama sorunudur.Dusmanina sarilan bu halkin gercek dostuna , yani kendinden olana sarilmasi dahami zordur. elbette hayir. bu örgutlu gucun kenini öncu kabulettirmesine baglidir.ulke aynasina bakildiginda herkesin yuzunu buldugu bir ayna yansitildiginda, herkes kendini orada görecektir!!
1-Zorla dayatilan kardeşlik kardeşlik degildir.gönüllülük esasına dayanir kardeşlik
2- Kosullar ne olursa olsun bagimsiz Kürdistan devleti sarttir
3- Kürdistan kendi içinde sorunlar kavgalar yaşayacaktir bunu da bilmek gerek. bu kürlerin kendi iç sorunudur tc ile alakası yoktur...
4-Burda birinci derecede söz sahibi olmasi gereken Kürdistan HALKI özellikle yurdısında sürgunde yasayan yurtseverler olmali.
Bizler bin yıldır öyle yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz.
Ergenekon çaşıtlarının bu memlekettte yaptıkları katliamlara,ayırımlara bakıpta,Genelleme yaparak Kürd,Türk ayırımın varlığından söz etmek haksızlık olur.
Ama bazıları kendini bu kardeşlikten soyutlamış ise diyeceğimiz yoktur.Herkesin kendi görüşü ne ise ona göre amel edebilir.
Şu bir gerçekki:Kürd,Türk ikilemi(ırkçılık)fikrini ortaya ve çatışmadan nemalananlar malesef,Ortadoğuda petrollerinin kaymağını yemeye alışık olan petrol devi sömürgeci katillerdir.
İşte hali alem buna şahittir.
Önce sömürmek işgal etmek istedikleri ülkenin halklarını ırki mezhebiyönden tahrik edip,parçalıyorlar zayıf bırakıp yutulabilecek lokma haline geldiğini anladıkları anda ikisi,üçü,beşi birden saldırıp,emellerine ulaşıyorlar.
Dün Irak'tı bu günde Libya.Yarınların geleceği, bu kafa ile devam edersek malesef karanlıktır.
Birlikten kuvvet,ayrılıktan zahmet ve hezimet çıkar.
Ergenekon derdi kökünden kazındığı anda var olan sıkıntılarımız gidecektir insaşalah.
“Ancak devlet, Kürt sorununa yaklaşımda değişimlere gitmiştir derken burada ne AKP'nin devletini ne de CHP'nin devletini kastediyorum. Burada bahsettiğim değişime giden ontolojik devlettir."
Develtin Ocalan verdigi son biriging'inden alinti olarak aldim.
Serok "ONTOLOJIK Devlet" ile gorusuyormus.. diyaloglar devam ediyormus..
E tabi eder,, Kurdleri iki havuc bir kilo makarna degeri ile pazarlandimi, musterin bol olur... Helel olsun Ontolojik devletine.
Birde "saffaf" liktan bahis ediyor... tabi gorusen mit, jitme olunce sefaff olunurmus...
Newrozunuz kutlu olsun, ruhu bozuk apoculardan uzak oldugunuz muddetce Kurd halkina o kadar daha yakinsiniz.
Bana ruhu ve beyini bozuk olmayan iki apocunun ismini verene bin sene minnetar olurum.
Biliyorsaniz, kardesligi tanimlarmisiniz?
Eger siz mevcut kosullarda hala bir karleslikten söz ediyorsaniz, Kurdun köle oldugu, turkun ise efendi oldugu, bir kardeslikmi?
en az 25 milyonluk bir halkin tum insani degerlerinin yuzyila yakin bir surecte yok sayildigi beyaz ve klasik jenoside tabi tutuldugu bir ortamda yasamak zorunda burakilmasinami kardeslik diyorsunuz?
Sayin, Fikri sanirim siz kurt degilsiniz! Kurt bir insan kendini köle kosullarina konumlandirmaz.Hani cahs dedigimiz kurtlerde var!!bir kurt kendi haklarini gaspedenlere kardes diyemez!!!!
galiba bizi dis copu yapip masalarina koyanlardandir.cunku en cok da bunlar hem vur oldur yok et.hemide geri kalanlari yemekten sonra dis temizlememize yarar diyen lerdendir.
bunu unutmayin chaslarin bu derece fikir belirtecek duzeyde degiller.cunku chaslar birer emir kuludurlar.bu zaddalar hep chaslara emir verenlerdir.
chaslasmis garibanlarin en avunduklari bu kardeslik kelimesidir.fikri yanlis yerdedir.o masali kimse yutmaz.
kurdistanin her laris topragina o kirli kanli bayragi dikeceksin geri ye dunup de birde kardeslikten dem vuracaksin yumazlar.
aksaraylinin biri namus meselesinden dolayi babasini vuruyor ve ailesinden cevresinden kiymet gurmuyor.turk kurd kardestir narasindanda vaz gecmiyordu.bu beni cok sinir etmisti.ulan dedim sen esas kardeslerinle barisik degilsin.kalkipda kurd turk kardesliginden dem vuruyorsun.
sahte kardeslikle kurdleri uyuturuz anlayisinda olanlar genelde balkan ve kafkaz gocmenleridirler.
dun kadafi su borazanligini disa vuruyordu.hacli seferleri yapiliyor diyordu.
bunu irak iti sadam da suylemisti.
yarin bir gon apdullah golde suylese hic sasirmam.
selahdini eyyubi sahte arap kardesligini yutmustu.ama biz yeni kurd nesli yutmayacagiz.
bu topraklar esas sahibine teslim edilecek bir gun mutlak.arap da turk de bu topraklarda isgalcidirler.
bunlar firsatcidir.bunlarin eline firsat gecerse tas ustubnde tas.omuz ustunde bas birakmazlar.bukemedigi elide yillarca opup anlina koyarlar.
ne kardesligi.? arsantinde kurulan kurdistanada firsatim olursa mudahale ederim diyenin sahte kardesligine kim tenezul eder.
kuzey kurdistanli kurdlerin asagilanmayani bi gusterin bana bunlar tarafindan.cezaevi ile tanismayani gusterin bana iskence gurmeyeni gusterin bana.ismi degismeyeni gusterin bana.
ismi yasak.dili yasak.kulturu yasak.tarihi yasak.
bunlar sahtekardirlar.kurd kurdistan meselesi soz konusu oldugunda.3 devlet nasilda istisare ederler bir birini.nasilda bir uyum saglarlar bir birine.eskide saddam iraki da bunlarla hareket ederdi.
1923 den once din kardesligi adi altinda bizi katlederlerdi.1923 den sonra turkun arabin ve acemin sahte kardesligi adi altinda katledildik ve bu gon hala o miliyet kardesligi adi altinda katliyamlara maruz kaliyoruz.
bunlarmi kor sagir yoksa biz mi kor sagir zanediyorlar.
tabi bunlar aslinda ne kor ne de sagir.bunlar o rihati birakmamak icin.o efindiliginden vaz gecmemesi icin bu tur seylere bas vuruyorlar.
fikri gibiler galiba kaymakamlarin ya cocuklaridirlara yada kaymakam cevreleridirler.
kaymakamin kurdistandaki gurevi icabi hal hareketleri ve davranislarini bilen varmi.kaymakam tum kurdleri muhtar zan eder.
o muhtarlar yok artik beyler yok.
..
Ömer kardeşim,(yüzyıllık)tesbitiniz çok isabetli tebrikler.
Demekki benim müşteki olduğum konu ile sizin verdiğiniz tarih örtüşüyor.
Bahse konu olan fitne tohumlarının atıldığı tarihten beri çiledarız.az kaldı.
Kürdlük meselesine gelince; O kimsenin tescilli malı değilki.
öncelikle APOyu siyasi iradesi kabul eden yaklaşık 3milyon Kürde hakaret ederek('ruhu ve beyni bozuk')kendi düzeyini ve bilincini zaten gösterdin bu konuda seni daha fazla küçümsemeye gerek yok zaten kendi yorumunla bunu yaptın.benide bir zahmetten kurtardın,sağol...
sana sadece tek bir örnek vereceğim ve sadece isim yazacağım BERİTAN...
bu isim seni utandırmaya yeter.BERİTANın kim olduğunu bilmiyorsan git araştır ve utan o zaman kendinden...
bana bir örnek ver dedin yukarda örneği verdim...
şimdi cevabını bekliyorum...ama lafı dolandırma,konuyu saptırma.isim ver dedin bende verdim,bunun üzerinden yorum yap...öyle tekrar Apoyu yada başkasını konuya karıştırma...
"Birlik olun birlik bir birinizi bitirmeyin bizi böyle yapan devletleri bitirelim"
Bir birinize laf yada halka laf atmak(beyinsiz felan demek)ne kadar dogru olabilir bizim o zaman beyinsizlerden ne farkimiz varki?halkimizi ötekilestiriyorsak?
polemik yapacaginiza somut seylerden konusun.
Yüce sehidlerin isimlerini buralarda yada kendi memfatimize kulanmak hic dogru degil "örnek ver"diyenlerede cevap vermek zorunda bulunmayin zaten bu soruyu sorabiliyorsa söyliyecegin cogu sey bosunadir cidtilik ve takip yokdur demeki halkin yaptigi ve verdigi sehidler bile belli belirsiz,halen topraklarin yerlerin altindan cikariliyorlar ki aydinlansinlar tekrar gömülsünler diye bu sefer serefli insanlar gömsün diye toprakdan sehidimiz cikiyor basite almayin sehidleri..
Kimin ne yaptigini sormayin ben ne yapiyorum buna önem verin hepimiz baskasinin yapmasini beklemiyelim el ele olup beraber yapalim.
Bu tür gerekcelerden dolayi ne yaziki halkin Ulusdan diyaloga gecmesi ve birlik icinde mücadele etmesi sart,önce bizim Kurdi halkimiz birbiriylen konusmasini/calismasini ögrenmesi gerek ne kadarda Apo yalnis yapdiysa ve yapiyorsada ortada bir Halk var Halk,halkin gözü perdeliyse o perdeyi düsürmemiz her onurlu kürdün görevidir
bu da basite alinmasin hepimizin görevidir,bazen bakiyorum kimi hevaler öyle yazi yaziyorki vay sen bir sey yapmiyorsun gel yap diyorlar kimin ne yaptigini kim nerden ve nasil biliyor? neden böyle rahat konusuyorsunuz sanki dünyayi bitirmisiniz madem bu kürdlük adina cok seyler yapiyorum diyenlerin amaci ne ve nekadar taniyorlar seni onu beni,gecin bunlari her bireyin kendi vicdanina kalmis ne yaptigi tabi vicdan ve onur diye birsey kalmissa yapar ve yapiyordur..
Sanki tamda catismanin icindeler gibi konusuyorlar zaten böyle diyenlerde aslinda hic bir sey yapmiyanlardir gelip burda killavya sovalyeligi yaparlar cok cok,biz daha cok baskasinin ne yaptigini Size ne dersem yalan olabilir kendimi en iyi ve yurtsever ve aktif olarakda gösterebilirim bunun size yada bana ne faydasi olacag asli yoksa.
PKK bir tek Apo degildir bedel verildi icinde en serfliside var en cirkefide(30 yil mücadele vermis birisine artik sen
PKK li degilsinde diyemezsiniz desenizde bu sizin icin gecerli olabilir ama eski PKKli herseye ragmen verilen emek icin PKKlidir onun görüsünde PKK baskadir bugünkü degil onun bildigi Parti olarak kalir bunu hic birinmiz degisiremeyiz.
Dogru konusmak ve halki aydinlatmak sart!hevalno bir kerelikde olsa su sahsi isteklerinizi bir yana birakin el ele olalim Ulusumuzu kuralim.
Birde bizim birlige bakin Size bir örnek verim kürdistanin her parcasinda Newroz kutlaniyor ama sinirlar oldugu icin Halk sinirlarda acaba nasil kutladi Newrozu bunu biliyormusunuz? kopuk ulussuz ve kimliksiz sömürgeci bir sistem altinda sinirlarlan dörde bölünmüs bir Ulus.
Kawa Hesinkarin anlamini biliyormuyuz Bugün aslinda özgürlügün,ka Azadi ka Welat ka Kawaye Hesinkar ka Gele Kurd ka Yekitiya Gel hawari di nawnatewideye.
Gelelim avrupadaki kürdlerin birligine,Yekkom Düsseldorfda kutladi Newrozu,Komkar Wuppertalda kutladi,gelo dedigim her iki alman Ilin mesafesi 25-30 kilometre arasi var yok, ayri ayri kutluyoruz kim kac kürdü kendi tarafina cekerse o daha karli cikar gibi bir tablo görüyoruz,ew na Welatparaziye ew bindestiye devletane bo we rewsa me wusaye buyrun size bir komik tajedi, trajedinin adida"Sasbune Kurdan"
"Konkurd" ve "Komkar"yani PDK ve PKK birlik olmadigi sürece bunu sende bende bilirizki Kürdistan asla insahh olmaz.
(Ulusalci biri)
Serkeftin bo Welat
Bugüne kadar devam eden tekçi üniter yapının Anayasal sistemi(1924 Anayasası) sağlanan bu meşruluk görüntüsüyle oluşturuldu.Günümüze kadar gelen bu tekçi yapı Lozan meşrutiyeti ile savunuldu.Kürtlerin ulusal varlıklarının red edildiği süreç olan Lozandaki sistem günümüze kadar devam etmiştir. Kürtlerin ulusal inkarına yol açan sistemin uluslararası meşruluğun sağlanmasında siyasal sürece dahil olan Kürt Milletvekillerinin tutumu belirleyici olmuştur. Kemalizmin milliter vesayetçi sistemi küresel koşullarla yeniden uyumlaştırılıyor, yeni bir anayasayada ihtiyaç duyuyor.Bu süreçte Türk egemenlerinin entegrasyonu dayatan yaklaşımı,bütün siyasal akımlarca destekleniyor.Sol Paradigmanın yeniden halkların kardeşliği ve birliği söylemlerinin güçlendirmeye çalışılmasının nedenide budur.
Bu koşullarda Kürtleride siyasal temsil idasında olanlar tarafından kendine yabancılaştıran süreç derinleştirilerek sürdürülüyor. Tarihsel deneylerin derslerinden çıkan sonuçlarla Kürtler bugün bütün bu olumsuz koşullara rağmen ikinci bir Lozanın hayata geçmesine engel olmayı bilmelidirler.
"Uluslararası düzeyde var olmadan önce ulusal düzeyde var olmak,ulusların yalnız hakkı değil aynı zamanda ödevidir." Uluslararası düzeye çıkamıyan uluslar için,ulsal düzeyde var olma mücadeleside devam ediyor.21.yüzyıla girerken son 20 yılda ulusal düzeyde kendini var eden onlarca yeni Milli devlet oluştu.Bu devletlerin dünyada daha kolay kabul gördüğü bir gelişme sürecine tanık oluyoruz. Kendini ulusal düzeyde var etmek isttiyen hareketlerinde meşrulukları yeni köresel dünyanın demokratik değerleri olarak kabul görüyor.En son Güney Sudan'ın Referandumla kendi geleceğini kararlaştırması bu sürecin demokratik algısı gereği meşru zeminde başarılmış gelişme oldu. yeni bir anayasa Kürtler için kendini ulusal temelde var etmenin koşullarının ifadesi olmalıdır.Bu temelde bir anayasa taslağını somutlaştıran tartışmaları sonuçlandırarak kürtlere sunmak her kesin katkısını gerektirir.Kürtlerin kendini Ulusal temelde ifade edecek bir anyasa taslağı Türkiye Büyük Millet meclisinde red edilip gözününde bulundurulmıya bilir,önemli olan Kürtlerin ve dünyanın gözünde meşruluğunu engelmektir.Bu da Kürtleri ulsalolarak ifade edecek bir taslağın yaygın olarak benimsediğini ortaya çıkarmaktan geçer.
Cahil ve fakirlikle terbiye edilen halkımızda her türlü dejenerasyon ve kandırılmaların yoğun olduğu görülecektir.
Gerçekçi olanı istemek esas olduğuna göre, yukarıdaki bilgi ışığında da:
1- Öncelikle Ülkenin genel demokratikleşmesini sağlayacak bir Anayasa gerçekleştirilmelidir. Bunun önündeki en büyük tehdit Ergenekon güçleri olduğuna göre bir numaralı hedef Ergenekon'la mücadele olmalıdır.
2- Yukardaki madde gerçekleştirildikten sonra Ergenekon Cumhuriyetinde demokrasi yerleşmeye başlayınca Kürt Halkında da her yönlü bilinçlenme hızlanacaktır.
3- Demokratik anayasa ile Türkçü ırkçılıkla zehirlenmekten uzaklaşan Türk Halkı da daha demokratikleşmeye başlayacak ve Kürt Halkının haklı taleplerini reddedemeyecektir. AB, ABD ve diğer uygar ülkeler ile dayanışma da bu süreci arttıracaktır.
3- Nihayet sonuçta: Türk, Kürt ve diğer Ortadoğu halkları eşit demokratik tıpkı AB ülkeleri gibi birlikte yaşayacaklardır. Tercih onların özgür iradelerinin olacaktır.
Selam arkadaslar,
Bana göre Türkiyedeki Kürt kardeslerimizin sorunlarını asagıdaki maddeler cok ciddi sekilde rahatlatabilir ve bu cozum onerileri de akla ve vicdana son derece uymaktadır.Degerli Nasname eger olusturulacak yeni Anayasa icin birileri gelip sizden fikir isterlerse belki kullanıladabilir.
1.Egitim dili Ilk ogretimden liseye kadar isteyen yörelerde anadilde olmalıdır.Ornegin bir il merkezinde nufusun %25 inden fazlası belli bir dilde egitim almak istiyorsa o dilde egitim imkanı lise sona kadar saglanmalıdır.Ulkenin her yerinde Turkce dısı egıtım veren okullarda ,yeterli derecede Turkce ogrenecek kadar zorunlu Turkce dersı konulmalıdır.Türkiye de yasayan birisinin bu yuzyılda artık Turkce ogrenememesi imkansıza yakın.Universite egitimleri ,tıptan muhendislige kadar ozel Kurt edebiyatı,Kurt Dili ve Tarihi ya da Laz dili ve tarihi ya da ıngiliz dili ve tarihi ve benzeri bolumler dısında Turkce olmalı.Universiteye kadar olan bolumde zaten her kes istedigi dilde egitim aldıgında o dili hayatı boyunca unutamayacak seviyeye gelecektir,bu sayede bölgede egitim sevisi cok hızlı sekilde yukarı cekilebilirken ,insaların terör ve siddete ,sokaga surukleyen insanların pesine dusme yerine hayata kendi dil ve degerleri ile tutunma ,mutlu bir insan olma fırsatı dogabilir.Universite de Kurtce olsun dediginizde tum ulkede gecerlılıgi olmayan insan egitmis olursunuz ,bunun pek cok makul sebepleri var su an detaya girmeyecegim
2.En yetkili mülki amirler ,sadece universite mezunların aday olabilecegi yerel secimlerle belirlenmelidir.Bunlar bugun ku Valilerin yerini almalı ve en fazla bir kez secilebilmeli,secim dönemleri 5 yıl ile sınırlı olmalı,Turkiyenin tum illerinde bu uygulanabilir,belediye baskanları secimi iptal edilmeli bunun yerine secilmis Valinin atayacagı kısı belediye baskanlıgını yurutmeli.Valinşin emrinde olacak Emniyet amiri,Garnizon komutanı,Il milli Egitim Muduru vb devlet gorevlileri merkezi tayinler ile atanmalı,memleketin her hangi bir yerinden bir vatandas tayin ile ulkenın her yerinde aynı bugun ku gibi valiye baglı calısmalı.Vali bu merkez memurlarının sicil amiri olmalı,terfi ve sicil cezalarında etkılı olmalı
Bu iki madde bu ulkenin Kurt ve Turk bilgeleri tarafından oturulup konusulabilir.Turkler olarak kardesız demenın altını doldurmamız gerekir diye dusunuyorum,Kurtler de bır secim yapmak zorundalar ya uzatılan kardeslık elını tutacaklar ,ya da biz illa da ayrı bır devlet olacagız dıyorlarsa ona gore hareket edecekler ,buna göre bir karar verip tum Kurtlerin buna uygun hareket etmesi gerek.Sonra da alınan ortak karara uymayanlara en sert tepki Kurtlerden gelmelı .Sureklı genclerın hayatlarını karartmaya gerek yok,yıllardır bır suru Kurt gencı,kurt ailesi perisan oldu gitti,Gunoydogu da huzur kalmadı.Obur tarafta bır suru mehmetcık sehıt oldu,basının agrısı hıc gecmeyen bır ınsan oldu vatanımız.
Ayrıca sunu soylemek gerek bız 1000 senedır bırlıkte yasadık,zaten bız tam olarak sadece bız degılız ,hepimizden hepimizde bir parca var diye dusunuyorum,bazıları bunu hic anlamasa da.
Bave min - Kürtlerin asgari kabul edecegi .. 23 Feb, 2011 06:45:45
Tabi bu yazacaklarim benim fikrim.daha öncede yazdim ama gene yazacagim.bize statü taninmali.demokratik özerklik gibi alti bos olan bir kavram Kürt´lere statüsüzlük saglar.
Amerika´daki gibi Eyalet ve Baskanlik sistemine gecilir. Baskan, Padisah olmamalidir. Kurumlar tarafindan denetlenebilmelidir.
-Kürdistan(Mezepotamya Eyaleti´de denebilir) eyaleti tek bir parcadan olusmalidir.
-Halkin sececegi bir vali tarafindan yönetilmelidir
-Yerel parlementosu olmalidir
-Yerel bayragi olmalidir
-Kürdistan eyaletinin heryerinde anadil(Kürtce) okullarda, mahkemelerde...resmen kullanilmalidir.
-Bölgenin kendi polis gücü olmalidir. (Özel harekatta dahil)
-Bu eyaletin disinda kalan Kürtler ise anadillerini secmeli ders olarak ögrenebilmelidir. Ic anadoluda bazi yerlerde, Önemli Kürt nüfudu vardir. Oralardada anadilde egitim olabilir. 300 yil önce gelmisler, yerlesmisler, köy kurmuslar.
-Güney Kürdistan Musul ve Kerkük dahil olmak üzere bagimsizliga kavusmalidir
-Bu yeni devlet ile vizeler kaldirilmalidir.
Türkler ne kazanacak;
-Türkiye devleti eyalet sistemiyle devam edecek...
-Bayrak, Mars, ortak resmi dil Türkce olacak...Meclis ankarada olacak...
Demokratik özerklikten farki Kürtlerin resmi bir statü kazanmasi ve dünya´da örneklerinin olmasi.
Samimi olundugu zaman, müttefiklik anlamina gelir.
Yorumlarina olan dusuncelerimi asagi gorebilirsin.Bu dusuncelerime pek cok Turkun’de katildigina ,Kurtlerin bu meseleleri ulkeye iyi anlatmasi,terror yerine diyalogu secen insanlara itibar etmesi ,bilincli olmasi durumunda pek cok Turkiye’linin de katilacagina inaniyorum.Bugun Kurt gruplardan da bagimsizlik durumunda PKK ve benzeri gruplarin elinde kalacagi endisesi ile bagimsizlik istemeyen pek cok insan oldugu unutulmamali.
Amerika´daki gibi Eyalet ve Baskanlik sistemine gecilir. Baskan, Padisah olmamalidir. Kurumlar tarafindan denetlenebilmelidir.
B-Kürdistan(Mezepotamya Eyaleti´de denebilir) eyaleti tek bir parcadan olusmalidir.
E-Bu adi konmasa da ayri bir devlet anlamina gelir,sinirlari neye gore belirlenecek,bugun Kurt ve Turk nufusun yakin yogunlukta ya da onemli yogunlukta olan yerler nereye bagli olacak bu insani haklarin otesinde devlet icin de bir devlet olur,Turklerden kendi elleri topraklarini parcalayip bagimsiz bir Kurt devletini kurmalarini istemek olur.
B-Halkin sececegi bir vali tarafindan yönetilmelidir,
E-Vali il bazinda tam yetkili olmali ,Genel bir vali istemek ,Devlet baskani talep etmek olur,birinci maddeden bir farki kalmaz
B-Yerel parlementosu olmalidir.
E-Yerel halk meclisleri olabilir,fakat bu meclisler Ankarada ulusal mecliste oldugu gibi,bakan ,milletvekillerinden degil,halk icin hizmet edecek belli kadrolardan olusturulabilir
B-Yerel bayragi olmalidir.
E-Neden olmasin
B-Kürdistan eyaletinin heryerinde anadil(Kürtce) okullarda, mahkemelerde...resmen kullanilmalidir.
E_Bir ulkenin resmi dili ne ise tum devlet kurumlarinda o dil kullanilir.Fakat belli illerde bu kurumlarda Kurtce bilme zorunlulugu olan gorevliler bulunma mecburiyeti getirilebilir
B-Bölgenin kendi polis gücü olmalidir. (Özel harekatta dahil)
E-Tum polis ve askerin basinda zaten secilmis bir Vali olunca ,ayri bir silahli guce niye gerek duyuluyor anlayamadim,bugun de polis ya da ordu da binlerce Kurt vatan evladi varken.Ayri bir silahli guc olmasi ,silahi elinde tutanlarin catisma riskini de beraberinde getirir.
B-Bu eyaletin disinda kalan Kürtler ise anadillerini secmeli ders olarak ögrenebilmelidir. Ic anadoluda bazi yerlerde, Önemli Kürt nüfudu vardir. Oralardada anadilde egitim olabilir. 300 yil önce gelmisler, yerlesmisler, köy kurmuslar.
E-Katiliyorum.
B-Güney Kürdistan Musul ve Kerkük dahil olmak üzere bagimsizliga kavusmalidir.
E-Ben Turkiye cumhuriyetinden yasiyorum ,orasi hakkinda degerlendirme yapacak durumda degilim.Guney Kurdistanin bugun ku nufusu 5,5 milyon civarinda bunun yaklasi 4 milyonu kurt geri kalanlar Arap,Turkmen,zerdus vb gruplardan olusmakta bunlar da kendilerine gore ayri bir bagimsizlik uzun vadede isteyebilir.
B-Bu yeni devlet ile vizeler kaldirilmalidir.
E-Bu bizi asar biz once kendi icimizdeki sorunlara odaklanalim
Türkler ne kazanacak;
B-Türkiye devleti eyalet sistemiyle devam edecek...
E-Turkiye cumhuriyeti fazla kucumsenmemeli ,bu talepleri sadece varligini devam ettirebilmek icin degil,kardeslerinin de hayatlarinin daha iyi olmasi icin yapmaya calistigi unutulmamali
B-Bayrak, Mars, ortak resmi dil Türkce olacak...Meclis Ankarada olacak...
E-Katiliyorum
Demokratik özerklikten farki Kürtlerin resmi bir statü kazanmasi ve dünya´da örneklerinin olmasi.
Samimi olundugu zaman, müttefiklik anlamina gelir.
Sonrasinda Turklere selenmek istiyorum-
Bu haklar er ya da gec Kurt kardeslerimize uygun bir zeminde verilmeli,Cunku biz tarih boyunca mazluma zulmetmedik,Kurt kardeslerimiz de tarih boyunca ,bize Kurtulus mucadelemiz de dahil canlari ile kanlari ile destek oldu.Bu haklar en temel insani haklar fakat eger Turkiye de bu donemden sonra Insani haklarda ,demokrasi de ,egitimde ,endustiride gerileme olursa ,hatta Turkiye bir super guc olmazsa Kurtleri de bu cografya yi da unutmalidir.Cunku hem yan gelip yatmak ,demokrasiye onem vermemek ,hem de baska insanlari da bu durumunda dolayi eziyet etme hakkina kimse sahip degildir,pratikte de olamaz.Kurt kardeslerimizin bugune kadar bizle omuz omuza almalarinin arkasinda yatan en onemli faktor icinde yasadiklari devletlerin Selcuklu olsun Osmanli olsun surekli onlarin degerlerine dunya capinda yaptigi degerlerden ve kendilerine itibar edilmesindendi,simdi siz hem bunlari terk edip hem de Kurtlere kiyamete kadar birlikteyiz diyemezsiniz.
Bu cografya da Turkiye ya super guc olur,ya da etkisi olmayan bir ulke olur ,cunku Kutlerin ayrilmasi ile ortadogudan kopacak bir Turkiye’nin gelecegi ile ilgili kayiplar hayal dahi edilemeyecek boyutlardadir.Bu Turkler icin kesinlikle goze alinamayacak kadar da buyuk bir tehlikedir.Turkiye bugun ortadogudan cekilmenin degil ,Kurt cograyasi ile bolgenin tam kalbine girmenin yollarini bulmalidir.
Yorumlarina olan dusuncelerimi asagi gorebilirsin.Bu dusuncelerime pek cok Turkun’de katildigina ,Kurtlerin bu meseleleri ulkeye iyi anlatmasi, şiddete yerine diyalogu secen insanlara itibar etmesi ,bilincli olmasi durumunda pek cok Turkiye’linin de katilacagina inaniyorum.Bugun Kurt gruplardan da bagimsizlik durumunda PKK ve benzeri gruplarin elinde kalacagi endisesi ile bagimsizlik istemeyen pek cok insan oldugu unutulmamali.
Amerika´daki gibi Eyalet ve Baskanlik sistemine gecilir. Baskan, Padisah olmamalidir. Kurumlar tarafindan denetlenebilmelidir.
B-Kürdistan(Mezepotamya Eyaleti´de denebilir) eyaleti tek bir parcadan olusmalidir.
E-Bu adi konmasa da ayri bir devlet anlamina gelir,sinirlari neye gore belirlenecek,bugun Kurt ve Turk nufusun yakin yogunlukta ya da onemli yogunlukta olan yerler nereye bagli olacak bu insani haklarin otesinde devlet icin de bir devlet olur,Turklerden kendi elleri ile topraklarini parcalayip bagimsiz bir Kurt devletini kurmalarini istemek olur.
B-Halkin sececegi bir vali tarafindan yönetilmelidir,
E-Vali il bazinda tam yetkili olmali ,Genel bir vali istemek ,Devlet baskani talep etmek olur,birinci maddeden bir farki kalmaz
B-Yerel parlementosu olmalidir.
E-Yerel halk meclisleri olabilir,fakat bu meclisler Ankarada ulusal mecliste oldugu gibi,bakan ,milletvekillerinden degil,halk icin hizmet edecek belli kadrolardan olusturulabilir
B-Yerel bayragi olmalidir.
E-Neden olmasin
B-Kürdistan eyaletinin heryerinde anadil(Kürtce) okullarda, mahkemelerde...resmen kullanilmalidir.
E_Bir ulkenin resmi dili ne ise tum devlet kurumlarinda o dil kullanilir.Fakat belli illerde bu kurumlarda Kurtce bilme zorunlulugu olan gorevliler bulunma mecburiyeti getirilebilir
B-Bölgenin kendi polis gücü olmalidir. (Özel harekatta dahil)
E-Tum polis ve askerin basinda zaten secilmis bir Vali olunca ,ayri bir silahli guce niye gerek duyuluyor anlayamadim,bugun de polis ya da ordu da binlerce Kurt vatan evladi varken.Ayri bir silahli guc olmasi ,silahi elinde tutanlarin catisma riskini de beraberinde getirir.
B-Bu eyaletin disinda kalan Kürtler ise anadillerini secmeli ders olarak ögrenebilmelidir. Ic anadoluda bazi yerlerde, Önemli Kürt nüfudu vardir. Oralardada anadilde egitim olabilir. 300 yil önce gelmisler, yerlesmisler, köy kurmuslar.
E-Katiliyorum.
B-Güney Kürdistan Musul ve Kerkük dahil olmak üzere bagimsizliga kavusmalidir.
E-Ben Turkiye cumhuriyetinden yasiyorum ,orasi hakkinda degerlendirme yapacak durumda degilim.Guney Kurdistanin bugun ku nufusu 5,5 milyon civarinda bunun yaklasi 4 milyonu kurt geri kalanlar Arap,Turkmen,zerdus vb gruplardan olusmakta bunlar da kendilerine gore ayri bir bagimsizlik uzun vadede isteyebilir.
B-Bu yeni devlet ile vizeler kaldirilmalidir.
E-Bu bizi asar biz once kendi icimizdeki sorunlara odaklanalim
Türkler ne kazanacak;
B-Türkiye devleti eyalet sistemiyle devam edecek...
E-Turkiye cumhuriyeti fazla kucumsenmemeli ,bu talepleri sadece varligini devam ettirebilmek icin degil,kardeslerinin de hayatlarinin daha iyi olmasi icin yapmaya calistigi unutulmamali
B-Bayrak, Mars, ortak resmi dil Türkce olacak...Meclis Ankarada olacak...
E-Katiliyorum
Demokratik özerklikten farki Kürtlerin resmi bir statü kazanmasi ve dünya´da örneklerinin olmasi.
Samimi olundugu zaman, müttefiklik anlamina gelir.
Sonrasinda Turklere selenmek istiyorum-
Bu haklar er ya da gec Kurt kardeslerimize uygun bir zeminde verilmeli,Cunku biz tarih boyunca mazluma zulmetmedik,Kurt kardeslerimiz de tarih boyunca ,bize Kurtulus mucadelemiz de dahil canlari ile kanlari ile destek oldu.Bu haklar en temel insani haklar fakat eger Turkiye de bu donemden sonra Insani haklarda ,demokrasi de ,egitimde ,endustiride gerileme olursa ,hatta Turkiye bir super guc olmazsa Kurtleri de bu cografya yi da unutmalidir.Cunku hem yan gelip yatmak ,demokrasiye onem vermemek ,hem de baska insanlari da bu durumunda dolayi eziyet etme hakkina kimse sahip degildir,pratikte de olamaz.Kurt kardeslerimizin bugune kadar bizle omuz omuza almalarinin arkasinda yatan en onemli faktor icinde yasadiklari devletlerin Selcuklu olsun Osmanli olsun surekli onlarin da ortak degerleri icin verdigi mucadelen ve kendilerine itibar edilmesindendi,simdi siz hem bunlari terk edip hem de Kurtlere kiyamete kadar birlikteyiz diyemezsiniz.
Bu cografya da Turkiye ya super guc olur,ya da etkisi olmayan bir ulke olur ,cunku Kutlerin ayrilmasi ile ortadogudan kopacak bir Turkiye’nin gelecegi ile ilgili kayiplar hayal dahi edilemeyecek boyutlardadir.Bu Turkler icin kesinlikle goze alinamayacak kadar da buyuk bir tehlikedir.Turkiye bugun ortadogudan cekilmenin degil ,Kurt cograyasi ile bolgenin tam kalbine girmenin yollarini bulmalidir.
Eyalet sistemini ben bilincsiz olarak kullanmadim. Ne anlama geldigini biliyorum. Amerika sanirim 52 eyaletten yani devletten olusuyor. Eyalet devlet anlamina gelir ve onu yöneten valide devlet baskanidir. Tipki California Eyaletinin Eski baskani Arnold Schwarzenegger gibi...
Eyaletin :
- Valisi
- Meclisi
- Bayragi
- Kolluk kuvvetleri... olur...
Bizim ekleyecegimiz anadilde egitim ve Kürtcenin her yerde(Mahkeme, Bakkal...) kullanilmasidir. Bunun yaninda, Türkce Ülkenin genelinin resmi dili olacaktir. Mezepotamya(Kürdistan) Eyaletinde, Amed tabelasinin altina Diyarbakir, Roha tabelasinin altina Urfa yazilacaktir. Egitim dili Üniversite dahil Kürtce olacaktir ama Türkcede mükemmel derecede ögrenilecektir. Tip fakültesini bitiren bir Kürt genci Bati´da herhangi bir hastanede calismak isterse hem Türkce hemde Türkce tip terimlerini bilecektir.
Mezepotamya - Bu ismi Türklerle empati kurdugum icin kullaniyorum - Eyaletinde nasil Amerika´da, Amerikan vatandaslari istedikleri yerde yasiyorlarsa Türklerde istedikleri gibi yasiyacaklardir. Ayni sekilde Kürtlerde istedikleri yerde yasayip, calisacaktir.
Bayrak, mars, Resmi dil(Ülke genelinde) ortak olacaktir.
Böyle bir statü kazanan Kürtlerde islerine güclerine bakacaktir ve SAMIMI olundugu taktirde herkes mutlu ve mesut yasayacaktir. Türkiye bölünmeyecektir..Siz Türklerde Türkiye´nin bölünmesi kabusundan kurtulacaksiniztir. Türkiye bölgesel güc olma yolunda önemli bir adim atmis olacaktir.
Gelelim; Güney Kürdistan´a;
Siz Türkler nasil ki, Türkmenleri düsünüyorsunuz bizde kendi soydaslarimiz olan Kürt kardeslerimizi düsünüyoruz. Bu cok tuhaf bir durum mu? Ayrica orasi direk Türkiye´yi ilgilendiren bir yer eger orasi mutlu olmazsa bu Türkiye´yede sirayet eder. Tüm Kürtler acisindan oranin bagimsiz olmasi(MUsul ve Kerkük dahil) cok önemlidir ve bu bir nebze Kürtlerin psikolojikman rahatlamasina sebebiyet verecektir. Aradaki vizelerin kaldirilmasi sonucu Kürtler kardesleri ile kucaklasabileceklerdir. Türkiye´deki Kürt sorunun cözmüs Türkiye´de kendi Kürtleri vasitasiyla abi rolü görecektir. Sakin yanlis anlamayin, Abi sömürgecilik anlamina gelmemektedir. Bazi Türk kardeslerimiz bunu el altindan acaba sömürebilirmiyim? anlaminda kullanmaya calismaktadir veya istemektedir. Ben SAMIMI abilikten bahs ediyorum. Ayrica ordaki Kürtler daha düne kadar bizim Kürtlerimizdi...Araya siniri Ingilizler koydu bunuda unutmayin.
Türkiye Kürtler´i ile daha iyi Empati kurmaniz gerekiyor sayin Empati... Kürtlerin iki secenegi var ya bagimsizlik yada gercek anlamda bir statü´ye sahip olmak.
yalanlar kendini inandirmak icin dogruyu temeli öldürmesi gerek ki kazansin TC devlati bunu yapmaya calisti biz Kürdler siz TC lilerle ermenileri öldürdük zamaninda simdide siz TC liler kürdü kürde karsi öldürmekdesiniz.benimde öncede yazdigim gibi madem haklar esitir diyorsunuz gidin TC kendiniz bölün ve bodrum köselerind atiginiz yada sakladiginiz arsivlerde Lazin,Süryani,Ermenie,Rumu,Yunani,Kürdü<bunlarin gercek varliklarini Isimlerini topraklarini,kiliselerini,kimliklerini verinde biz türk milleti Imanli büyük dogru cesur ve caliskan diyelim,yoksa sizin bu yaptiginiz KARDESLIK PROJELERI havadir hava hava nasildir bilirmisen sen ben tutmak istesek tutamayiz ama hava istedigi yerde senin canini alabilir,siz ne yasatiniz bizi nede gercekden öldürebildiniz bas edemediniz öbür yukarda saydigim halklara bas geldiniz ve ezdiniz ama bizi asla bitiremiyceksiniz 1 ölür 1000 dogariz Haksizliga karsi durar Kürd Aziz.
Kardeslik bi yana vallah biz üvey kardes bile olamayiz bu gidisle.
Em Azadiya Welate Xwe Dixwazin gerisi yalan.
Serkeftin bo Welat
Kürdistani dörde bölmüsler türkün biri diyor tc deki kürd benim kardesim öbürlerine ben karismam tanimam diyor de gett isine be adam kardesliginde bir bedelli var Insahllah bizim kürdler uyanir ve senin gibilerin kardesliginin ne kada ucuz oldugunu görür ve anlar, ben dersem derim bütün türkler benim kardesim fark etmez türkmenmi,yörükmü. konusacaksaniz mert ve dogruya dogru egriye egri konusunki bizde sizin amacinizi anliyalim zaten empati konustukca kardesligi patlak veriyor.
Serkeftin bo Welat
(umarim yayinlarsiniz amacim empatiyi kötülemek degil halklarin kardes anlayisini anlamasi icin yazdim saygilar nasnameye)
kurd mileti bir dir.ve biz kurdler kurdleri bir gururuz.
ondan olsa gerek 100 yildir direnme gelenegimize bi bakin hersey anlasilir.
tarihte urnegi cokdur.ihanetcilerin cocuklari ve torunlari direnisci olmustur.
bu gun sana koruculuk yapan sana tetikcilik yapanin cocuklari ve torunlarinin yarin direnisci olacagindan kusku duyma.
uyle olmasaydu bu gun mucadele olurmuydu.
yuz yil once herseyini kaymetmis bir halkin bu gunku cocuklarinin direnisine bi bakin.
ornegin dedem susmustu.cunku turk suvari ceteleri koy koy kasaba kasaba dolasip kurd avina cikmislardi.iste dun susan dedemizin torunlariyiz biz.ornekler cogalabilir.
kaybetmislerin intikamidir bu gunku mucadelem..
umarim akliniz varsa artik kurdu asimile ve inkar etmekten ve tetikci itirafcilik yapmaktan vaz gecersiniz.....
Bildikleri tek şey eylem yapmak olay çıkartma işyerlerini kundaklama,araçları yakmak ateşten atlamak başka bir promjemiz varmı?
Tek parti zihniyetinin despot faşist örgütü Chp halkı eyleme direnişe davet ediyor.
Chp nin küçük bir nuumesi olab Bdp te aynı söylemi eyleme dönüştürüyor.
İmralı sakini kürdtmü türkmü yoksa emperyalizmanın paralı fügüranmı belli değil oda aynı savlarla gaz veriyor.
Yukarıda saydığımız sözümona sivil siyasi barış yanlısı demokratların(!) ağa babaları olan Ergenekonun zaten eskiden beri bildiği uyguladığı tek şey eylem kargaşa çatışma aradan sıvışma yönetime elkoyma.
Geriye kimler kaldı?Huzurdan kardeşlikten,eşitlik ve adaletten bölücülükten haz etmeyen gerçek kardeşliğe inanan saf temiz,üreten iş yapan işini dahada büyütüp insasnlığa faydalı olmaya çalışan gerçek kürdler kaldı değilmi?İşte bende onlardan biriyim.
Kürd partileri bu kafayla devam ettikleri sürece hiç bir kürd partisi oy vermem destek olmam.
Cahillik,Fakirlik,Anlaşamamazlık tek sermayemiz olduğu sürece bir karış yol katedemeyiz.
Okuyup,aydınlanıp,karanlık zaralı fikirleri aydınlatmadıkça,
Çalışıp üretip sosyal ekonomik hayat standarlarımızı yükseltmedikçe,
Barış kardeşlik anlayışı içinde bearaber yaşayabilmeyi öğrenmedikçe bizden hiçbirşey olmaz.
Bizler özgürlük deyince yakmak bağırmak olay çıkartmak olarak anlıyoruz.Şayet projelerimiz rotamız bu ise yanlış.
Nasname yayın grubunda gerçekten aydın münever istikametli ne sitediğini bilen ve istediğini fikirleriyle kalemiyle ortaya koyan değerli yazarlarımız var fakat çok azınlıkta kalıyor, tahripçi ve slogancıların kargaşasında eriyorlar.
Siyasi istikrarın olmadığı yerde,hiç bir zaman ekonomik büyüme halkın refahı isteği temin edilemez.Halşk daima infialde telaşta ve ümitsiz olur.
Zaten Emperyalist devletlerinde arzu ettiği ortam bu eğilmi?
İyide hakkımız ne olacak diyenlere tavsiyem,istemenin almanın dahi bir susuli adabı yöntemi vardır.Zaten şu anda o yola istikamete girilmiştir olacaktır.
Ama olmasını istemeyen eski hali arzu edenlerin ekmeğine yağ fitne ateşine körükle yardım edersek kusura bakılmasın ama bunun adına iyi niyet samimiyet masumane hak ara denmez.Bu tür olaylara bir kürd insanı olarak bende karşıyım.
Kurdistan konusunda açık bir siyaset izleyen Kemalist Kurd Halk düşmani Öcalan/PKK, çok rahat bir şekilde bu insanları kandırabilmiştir!
Daha şimdiden Ìmralida, genel seçimlerde Aday olmayanlara“ görev deyişimi“ adı verildi. Okuyon bu kisa öz beyanatından:
-Bu noktada önemle şu hususu belirtmek istiyorum: bana altın tepsi içinde bir devletçik sunsanız bile ben bu şekilde asla kabul etmem. Çünkü ilkesel olarak devletin, ulus-devletin bir çözüm olmadığını biliyoruz.
-“Bizim demokratik ulus bloğuyla amaçladığımız 1920'den bu yana dışlanan, ezilen demokratlara, sosyalistlere, emekçilere, Kürtlere, dini azınlıklara bir temsil kapısı açma çabasıdır.
-, “Aday olmayacak milletvekilleri, bunu görev değişimi olarak görmeleri gerekir. Mücadeleye başka alanlarda devam edebilirler. DTK'da görev almalıdırlar,
-Ulus ve vatandaşlık tanımının bir etnisiteye bağlı olmadan yapılması gerektiğini belirtmiştik.
-Benim de devletle diyaloglarım 1993'te başladı. O dönem Özal'ın iç çözüm yaklaşımı Çiller-Güreş darbesiyle engellendi. Ve JİTEM'in uyguladığı yöntemler daha da vahşileşerek devam etti. Bu konseptin devam ettiği süreçte
-“Kürt sorunun Cumhuriyetin kuruluşundan beri çözümsüz kalması ve kangrenleşerek bugüne kadar gelmesinde İngiliz politikaları belirleyici olmuştur. Mustafa Kemal'in etkisizleştirilmesinde de İngiliz politikaları etkili olmuştur. Aslında Mustafa Kemal'in tavrı cumhuriyetin ilk yıllarından 1924'e kadar olumluydu. Kürtler için geniş bir muhtariyetten, yani özerklikten bahsediyordu. Bu, bizim demokratik özerklik dediğimiz şeyin ta kendisidir.
-Şeyh Sait ayaklanmasını zamansız ve örgütsüz haldeyken bir provokasyonla başlatıp, kullandılar. Bu şekilde Mustafa Kemal'i korkutarak sert önlemler almasını sağladılar. Bu sert önlemler 1940'a kadar devam etti.”
-Daha başka bazı isimleri de davet ediyorlar. Ben kimseye gelmeyin de demiyorum. Ama amaç BDP'ye karşı kendilerine bağlı yapay bir Kürt partisi oluşturmaktır. İşte bu marjinalleşmiş, etkisi olmayan federasyonu savunan bu partilere izin vererek, sözümona “işte herşey tartışılıyor, konuşuluyor, çözülüyor,”
-Bazı partileri bu temelde yeniden canlandırmak istiyor olabilirler. Buna bazı isimleri de katmak istiyorlar. Bunların bu çabalarının hepsi boştur. Eğer gerçekten demokratik çözümden yanaylarsa, dürüstlerse, katkı sunmak istiyorlarsa, buyursunlar gelsinler.
-HAK-PAR ve KADEP de gelip DTK'da kendilerini temsil edebilirler.
-Demokratik Ulus Bloğu da demiştim. 1920'lerden bu yana cumhuriyetten dışlanan kesimlerin bloğudur bu. Bu belirtiklerimi sadece seçime dönük olarak ifade etmiyorum, bu yaklaşımımız ilkesel ve stratejiktir.
-Bu noktada önemle şu hususu belirtmek istiyorum: bana altın tepsi içinde bir devletçik sunsanız bile ben bu şekilde asla kabul etmem. Çünkü ilkesel olarak devletin, ulus-devletin bir çözüm olmadığını biliyoruz.
-“Avusturya'da yaşayan Elbistanlı Hüseyin Çetinkaya Newroz günü bedenini ateşe vermiş. Çok anlamlıdır. Elbistan'daki asimilasyona karşı gerçekleştirdiği bir eyleme benziyor. Özellikle asimilasyonun yoğun olarak uygulandığı Elbistan'dan birisinin böyle bir eylem gerçekleştirmesini çok önemli buluyorum, asimilasyona karşı bir cevaptır. Bu yönüyle daha da anlam kazanıyor. Elbistan ve benzer asimilasyonun yoğun uygulandığı bölgelerdeki halkımız Hüseyin arkadaşımızın verdiği mesajı iyi anlamalıdır. Bunlar anlam-mana olarak çok değerli eylemlerdir. Bu eylemleri ben kahramanlık olarak görüyorum, bu arkadaşlar birer kahramandırlar. Bu eylemlere çok değer veriyorum, çok önemsiyorum, anlamlı buluyorum“. (Anf 25.3.2011 Avukat Görüşmelerinden).
Zaten Öcalan pkk diye bir şeyin olmadĝn açk olarak dile getiriyor. Bunun yerine kendini yani devletin bir nomarasi Kemalist partisi olarak sunuyor. „Demokratik Ulus Bloğu da demiştim. 1920'lerden bu yana cumhuriyetten dışlanan kesimlerin bloğudur bu. Bu belirtiklerimi sadece seçime dönük olarak ifade etmiyorum, bu yaklaşımımız ilkesel ve stratejiktir“. Açk olrak belirtiyor bu siyasetini, ama ne yazkki sokaklara dökülenler oykudan bir türlü kalkmiyorlar.
Kurd halk düşman pkk´nin başndaki Ergenekoncu Öcalan 3 milyon Kurde Açik bir mesaj verdi: „Altn tepsi içinde bir devletçik sunsaniz bile istemem diyor“( Kurdístan için diyor i.g).
Kurd halk düsman PKK/BDP/DTK bir kez daha kendi Ergenekoncu Öcalan´ın bu satırlarını okuyop anlamalarını dilerken, bu düşmanık siyasetinden bikmadiniz mi? Ne zaman Beyniniz calişacak? Ne zaman Kurd olmayi bileceksiniz?
Kemalizmin baş savuncusu olan Öcalan/PKK´yi desteklemek sizlere mi kalmiştır?
Kurdistan devletine karsi düşmanca kin ve nefretini açık olarak piyasaya sunan Kemaliz pkk, Ingilizleri Kurdistana engel olarak vermesi mesajin hangi kesimlere yönelik olduĝunu açıklarken, Kemal Atatür´üde savun madan da geçmiyor.
Diyarbakirdaki Newroz´u bu kemalizme güç verdiĝıni açiklayan Kurd düşmanı Pkk/Öcalan, acaba bu kitleler ne diyecekler? Içlerinde hiçmi ulusal bilince kavra ma kabiliyelerine avuşmamışlar?
Kurd halkının bu ihanet ve düşmanlık siyasetini görmeli, reddetmeli, karşı ataĝa geçmeli ve bütün Pkk/BDP/DTP ve bilcumle onlarin yan karton örgütlerini düşman olarak görmeleri gerekmiyormu?
Onbinlerce Kurd gençleri yem olarak; „ Kurd adı altında“ korban edersin, daha sonrada yirmi yıl önce ne isen bugünde onu tekrarliyacaksin ve bakı kimse de bana yarın demesinler benim ne istediĝim açik ortadadır diyeceksin milyonlarca Kurde seni gör gözle desteklesin! Bu Kurdler insan beyinli deyilmidir? Neden anlama zihniyetine bir türlü kavuşamiyorlar? Neden bu açık ihanetve düşmanlık siyasetini destekliyorsunuz? Tarih sizi afetmez. Kurd olmaya sizi davet ediyorum ve kemalizmin bütün örgütlerini reddedin.
Îsmaîl Girikî
25.3.2011
Sayin Karayilana cagrimdir: Inisiyatif alsinlar, öncülük etsinler. Devrimci cizgiye geri dönsünler. Devrimci sava$i tekrar yürütsünler. Ideolojik, politik ve askeri sava$ yürütsünler. Yoksa kaybederler. Sava$irlarsa kazanirlar, sava$mazlarsa kaybederler. Örgütlenmeyi ve orduyu büyütsünler. Büyüsünler, geli$sinler, güclensinler, ve sava$sinlar...
Saygilar
Günümüzdeki devletler ulus esasına oluşmuş devletlerdir. Kürtlerin devletin yapısı ile ilgili itirazları, devletin Kürtlerin kimliklerini yok saymasından kaynaklanır.
Ulusun oluşumu, ulusal kimliğin ortaya çıkışı konusunda Mumtazer Türköne ile benzer şeyleri düşünüyoruz, değişik çalışmalarımda yazdım; ulus geleneksel cemaatin çözülmesiyle ortaya çıkan kitle topluluğu için düşünülmüş bir toplum şeklidir. Toplumlar hep toplumsal bir muhayilite içinde oluşur. Bütün Kürtlerin kardeş olduğunu düşünmek de bu muhaiyelitenin bir ürünüdür. Geleneksel cemaatin çözülüşü sırasında ulus olma faktörüyle toplumu oluşturamadığı zaman, ortaya kaotik, anomalik bir durum çıkar. Bugün Kürtler içindeki durum buna benzerdir. Türk söyleminin öngördüğü; “Kürtlerin asimilasyonu”, onların türk ulus projesine zorla entegre edilişleri gerçekleşmedi. Bu nedenle, Kürtlerin normal sosyal gelişmesi ulus olmadan, yani her toplumun yaparak başardığı kendi kardeşlik muhayiletesi yaratılmadan imkansızdır ve çok zararlıdır. Kürtlerin ötekileştirilmiş olamalarının özünde de kendi kimliklerine özgür imkanlara sahip olamamış olmalarıdından kaynaklanır.
Mumtazer Türköne İsvicre örneğini veriyor. Ancak, İsviçre örneğini verirken, oradaki “kardeşliğe dayanan millet olma” durumunun nasıl sağlandığına, “milleti” oluşturan ögelerin nasıl bir yapıya sahip olduğuna değinmiyor. Evet, devlet kantonlara göre örgütlenmiştir, ama her kontonun dayanmış olduğu milliyetsel kimlik bu “kardeşliğin” ve bütünün garantisidir. İsviçre milletinden bahsettiğimzde, bu milletin yapısının nasıl oluştuğunu da, bu kardeşliğin esaslarının neler olduğunu da söylemek gerekir; kardeşler birbirlerinin şeylerine el koyarak, gasp ederek, yok sayarak, ezerek bunu yapmamışlar. Her bölgede o milliyetin dili resmidir. Eğitimi diğer diller yanısıra o dilde yapılmaktadır. Kendi bayrağı da vardır. Alman kantonundan Fransız koantonuna geçin, almanca konuştuğunuzda dahi genellikle cevabınızı fransızca alırsınız. Kimsenin kendi kimliğinden, kültür, dil ve öteki milliyetsel özelliklerinden arınması, vazgeçmesi ile kurulmamış “İsviçre milleti.”
Yani bu kardeşliğin dayandığı, sadece hayali değil, real şeyler vardır. Oysa, Kürtlerle Türklerin kardeşlik esasında bir milleti teşkil ettikleri görüşü bir illüzyon değilse, akıl tutulmasıdır.
Hangi kardeşlik?
“Türk Ulusu” denilen şeyin içinde Kürdün neyi vardır? Dilinin, kültürünün, sembollerinin, kimliğinin yok sayıldığı bir millet yapısı içinde, Kürtleri sadece yaşlanan Türk ulus-devletinin estetik ameliyat ve “kozmetik kırpılmaları” ile uğraştırmak stratejik bir manipülasyondur. Devlet kimliğimizi korumak için ortaya çıkar. Kimliğinin yok sayıldığı bir devlette Kürdün o devletle real bağları, de facto kopmuş demektir. Kendisinden bir şeyin olmadığı bir devlette, Kendisi için kürt olan birinin o devleti kendisinden sayması aptallık olur.
Milletin dayandırıldığı kardeşlik soyut bir laf, bir gizem veya transendtal br değer ya da vehim değildir; somut ve açık parametreleri olan bir durumdur; kendi kimliğinin yok sayıldığı yerde onun kardeşliği yok sayılmıştır, dahası o düşman olarak adedilmiştir. Türkün millet olma söylemi boyunca Türklerin Kürtlere yaptıkları da budur.
Eğer kendimizi bütün ideologemlerden, kalıplardan, siyasi manipülasyon ve oyunlardan kurtararak doğru bir ahlaki söylem dahilinde “kardeşliğin” ne olduğu, nasıl oluştuğu, bunun oluşabilmesi için nelerin yapılabileceği konuşulabilmesi mümkünse, ve herkes kardeşlik anlayışında samimi ise, bizler, günlük yaşamımız içinde belli bir kavramsal boyutu da olan “kardeşlik” sözünden hareketle, Kürtlerle Türkler arasındaki sorunun mahiyetini daha iyi anlamış olur, çözüme de o kadar yaklaşmış olabiliriz. Doğrusunu demek gerekirse, kardeşlik kavramı doğru bir şekilde açıklandığı zaman sorunun çözümü de çok kolay bir şekilde kendiliğinden anlaşılmış olacaktır. Aynı şeyi bir “düşman” nasıl yaratılır? üzerine düşünürek de yapabiliriz.
Sonuç olarak, “Türk milleti” kendisini Türk olarak görenlerin “kardeşlik projesidir”. Bu proje içinde Kürt kendisini “Türk” sayarsa, “kardeştir”; bu da kendi kürtlüğünü inkar ve görmemezlikten gelerek mümkündür.
“Kürt milleti” de Kürtlerin kardeşlik projesidir. Ancak, bu kardeşlik hegemonik devlet tarafından engellenmeye çalışılmıştır. Bugünden sonra, oluşturulan düşmanlıktan sonra Türk ve Kürtleri “tek bir millet” ismi altında sosyolojik olarak bütünleştirebilmek mümkün gözükmüyor. Kardeşlikten yana olanların yapması gereken en iyi şey, Kürt ve Türk uluslarının birbirlerine kardeşliği formülleri üzerinde düşünmek olur. Kürtler bunun, “Türklerin sahip olduğu şeylere”, Kürtlerin de sahip olması ile mümkün olacağı düşüncesindedirler. Türklerin nelere sahip olduklarını, Kürtlerin ise nelerden yoksun bırakıldıklarının “listesi” çok uzun olduğu için başka bir yazıya bırakalım.
(Kaynak Rizgari)
Eger gercekler size kücümseme yada sabote gibi geliyorsa bunda sadece su anlami cikaririz Sizin aslinda demek istediginiz Siz bizi dinleyin biz Sizi degil yani bizi dinledikce kücümseme ve sabote görüyürsunuz ki bunlar gerceklerdir tarihini dogru dürüst arastiran her türk bilir sabotemi yoksa dogrumu?asil Siz bizi kücümsüyorsunuz yazilarinizda yok devlet kurmak icin size güc gerek hani kardesiz kurun sene bize devleti buyrun kardesim size devletiniz deyinsene Kardesler yok bütün kürtler bir degil yada Siz güney kürdistan üzeri birsey söylemiyorsunuz cünkü sizi asiyormus!Insanligin siniri olmaz,türkmenistanda,Özbekistanda bir türke birsey oldumu bu bizi/beni ilgilendiriyor!Sizin yazilarinizda Kürd halkinin yada öbür halklarin Lazin,Ermenin,Yunanin,Süryaninin yani kendi topraginda yasiyan halklara zorla devlete illticada osunlar diyorsunuz hayir bu her halkin kendini iradesiyle yönetmeye haklari vardir(benim kardeslik anlayisim)bir tarihini bilen Türk kadar gercekgi var kabül edin!bundan biz degil Siz ders cikarin biz konusmaya ve Kardesce Yasamaya 1000 yilardir acigiz ya 1000 yildir yasanilanlara ne dersin Kardesim!yoksa kulanmakmiydi?amacim burda yorum yapmak ve gerceklen yalnisi ayirtmaya calisiyoruz,eger sizin yorumlarinizi okuyup ve gercekden kardesligin eksik oldugunu söylediysek inanin ki bunu gercek bir Kardes olacak gözünden söylendigi icin anlayin!Hak Hak dir bu meseleyi kisada kesebiliriz Kardesim senin ne hakin varsa aynisi bendede olacag ki ben Kardesligin yasadigina inanayim.
Serkeftin bo Welat
BIJI KURD U KURDISTAN
evet biz kürd ler gerçekten ne istiyoruz? sorusu hekesten önce bizim bize sorulması ve bizlerin cevaplaması gereken önemli bir tarihi sorunu dile getireceğine eminim. onun için bütün duyarlı kürdlerin bu konuda düşüncelerini kürd kamuoyuna sunması gerekir.bende bu anlayışla yola çıkarak düşüncelerimi kürd kamuoyuyla palaşma fırsatı verdiğiniz için ayrıca size teşekür ederim.
bilindiği gibi kürdistan kürd ulusunun siyasi idaresi dışında 1923 te Lozanda emperyalist güçlerin imzası ve siyasi kararlariyla dört parçaya bölünerek Orta-Doğunun dört gerici devletlerin siyasi insafına koşullu olarak terk ederek bölgeden bölgeden de koşullu olarak ayrılmışlardır. bölgenin bu gerici olan devletler, kürdistanı o günden bu güne hem talan ve hemde en acımasız koşulları dayatarak kürdlere yaşama hakkını bile tanımadılar. o günden bu güne kürdistanın tarihini yazan kalemler hep kanla yazılmış oldu.
geçmişte olduğu gibi biz kürdler de istikrarlı ulusal siyaset basiretini istikrarlı bir şekilde gösteremedik ve halada kürdistan da ulusal siyaset fakiri olarak yaşamını kendi çocuklarının kanını akıtarak yaşamına maalesef devam ediyor. neden? işte sizin sormuş olduğunuz ve bütün dünyanın kamuoyunun da kürdlerden beklediği asıl yanıtı güçlü ve istikrarlı bir dille söyleyemediğimiz için.
geçmişte de bügün de, kürdistanla ilgili son sözü devşirme siyasetin temsilcileri, kürdistanla ilgili kararlara söz sahibi oldular. hem savaşın başlamasına ve hemde barışın nasıl olacağına hep kendileri yegane karar mercii oldular. bu konuda bir türlü kürd ulusu gerekli insiyatifi kullanabilecek örgütlü yapiya kavuşnadı.
bu gün işte o gündür. "iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batırmanın" tam da zamanıdır.
benim bu konudaki düşüncem; artık kürdlerin içinde çıkan ve orada burada ağzı laf yapan herkesin, yani: komünisti, müslümanı, aydını, demokratı, vb. kim varsa piyasada sizinde belirtmiş olduğunuz gibi yeni lozanı, kürdlerin lehine çevirmenın tam zamanıdır. yani artık kürdistan devlet ve kürd ulusu da özgür ve gerçek anlamda demokrasinin yaşandığı bir yapıya kavuşmalıdır. bu konuda elimden gelen her türlü fedekarlığı ve sorumluluğu üstlenmeye hazırım. saygılarımla. Wahdet
Bugün devlet yeni bir yapılanma içinde. ABD 51 eyalet, Almanya, Fransa, Rusya, Hindistan, İtalya, İngiltere, Kanada bir arada birlik içinde yaşarken; bize ne oluyor ki ufak ufak parçalara ayrılıp emperyalizm karşısında güçsüz, zayıf, zavallı olmak yolundayız. Ayrılacağımıza bütün ortadoğu birleşip emperyalizme baş kaldırsak, bölgede yaşayan milletlerin zararına mı olur. Bugün Avrupa birleşip tek devlet olurken bize ne oluyor ki bölük pörçük küçük lokmalar olmaya can atıyoruz.
Bugün yapılacak en iyi şey; bütün demokratik ve insani hakların toplumun tamamına; talepleri doğrultusunda verilerek bu ülkenin bölgesel güç olmaktan çıkartılıp küresel bir güce dönüştürülmesinin mücadelesini yapmaktır. Ufak ufak yapıların, kendi derin güçleri elinde halkına zulmetmesi yerine, küresel güç haline gelmiş demokratik toplumu oluşturmaya çalışmak en mantıklısı.
Ben burada yorum yapan bazılarının emperyalislerin değirmenine su taşıdığını görerek üzülmekteyim. Aslolan bu coğrafya insanının refah ve mutluluğudur.
teklik ve birlik adına sarılıyorlar, haklarımıza.kürdlerin birliği olsaydı, peki bu tarihi talan,sömürgecilik,imha,hak-hukuk gaspları...
asimilasyoncu faşist-itlerin sinsi emelleri,,, gerçekleşirmiydi?...hayır
Bir düşünseniz bin haklı olursunuz-oluruz...
Peki hakkımıza sahip olabilmek için Birliğimiz nerdedir?
hani.!.biz kürdleri tek tekleştirenler birlik olarak bizlere ırk tayın etmeye çalıştılar,inkar ettiler.
Bu doğru...peki biz kürdler ne yapıyoruz?
haklarımızımı?geri almaya çalışıyoruz,yoksa bizde bir birimizi tekleştirerek kurda kuşa-wahşilere yemmi?
tahsis etmeye çalışıyoruz.hangisidir;sorusunu kendimize soracak olursak,Kölelerin kölesi olduğumuzdan kurtuluruz.!
(kürdlerin birliğinden beraberliğinden mahrum düşünen "Bir Kürd"Kürdistanı ve kürd halkının geleceğini hayalinden bile geçirmesin)...
Kürt olmuşsun, Türk olmuşsun, Laz, Zaza, Abaza... Ne fark eder. Bugün İstanbul'da milyonlarca insan yaşıyor. Dünyada milyarlarca insan yaşıyor. İnsan, insan olmadıktan sonra adının ne önemi var.. " Memleketini söylemeyeceğim. Ön yargılı yaklaşmasın. ..Beni etrafımda bir çok kimse Midyat'lı olarak tanır. Bazı Midyat'lı olmadığımı bildiği halde benim bunu söylerken gözlerimin parladığını bildikleri için, beni oralı olarak görürler. Bu bir Ankara'lının Beşiktaş'ı tutması gibi birşey...(!)
15 Vilayet gezdik. Yaşım kırk. Şu anda kendi memleketimde yaşıyorum. Yaşım 25'e yaklaştığı zaman kader bizim ekmeğimizi kendi memleketimizden çıkardı. Yoksa kimbilir neredeydik... Bugün Almanya'da doğup büyüyen, orada ölenler var. Hatta TV'den bakın oraya gömülenler bile var... (!)
Ben yörüğüm (!)
Nasıl bir yörüksem artık... Keçi görmedim. Koyun görmedim. Hayatımda inek sağmadım. Adam gibi bir dağa bile çıkmadım... Ama sorarlarsa yörüğüm diyorum. Hem Kürt, hem yörük... Bir arkadaş var Mardin'li bir kızla evli, oğlu var 9 yaşında, matrak geçiyorlar benle bu tam senlik diye; bu da senin gibi yörük kürt diye...
Ne söylesek, ne kadar söylesek az...
Bazen düşünüyorum, ben nereliyim diye, kimim ben diye... Mesela, Benim 10 göbek önce atam kimdi diye... İş laf ebeliğine geldiğinde, bugün 1000 yıllık tarihine sahip çıkanlar; Atasının mezarına gidip bir El-Fatiha okumaktan aciz... Hani dedim ya ben kimim? Aslında ben hiç kimseyim. Ben Allah'ın bir kuluyum. Heryerde büyüdüm ben... Kendi köyüme yabancı, örfüne, adedine yabancı oldum ben...(!) İnsanların eğrisini doğrusunu gördüm. Mangal yürekli ulemalar gördüm... Onlara sormak hiç aklıma gelmedi ; Sen Kürt'müsün? Türk'müsün? Laz'mısın? diye... İnsandılar... Kürtler ezilmiş insanlar doğru! Ama hepsi değil. Ezilenleri var doğru, ama hepsi değil... En azından bu siteye girip yazı yazanlar; belki bir zamanlar eziliyordu, ama bugün değil... Bugün ezilen Kürt, cebinde parası olmadığı için ezilen kürt'tür, işsiz olduğu için ezilen kürt'tür, parasız olduğu için dinini değiştiren kürt'tür...
Ey, Kürt, Sen benim bin yıldır kardeşimsin. Sen bana sahip çık, ben sana sahip çıkayım.
Affınıza sığınarak, eğer bu yorumu da yayınlarsanız bir kitap tavsiye edip bu siteye giren tüm Kürt kardeşlerimi Allah'a emanet edeceğim... Cengiz Dağcı - Yurdunu Kaybeden Adam kitabı lütfen okuyunuz.
Halkin %50 Türk idaresi istiyoruz dedikleri yerler sence cok fazla mi olur?
Kürdler üzerinde her türlü baski 80 yildir uygulanmaktadir. Bu durum isbirlikci Kürd guruplari da yaratmistir. Tipki bir vakitler Ingiliz mandasi isteyen Türklerin cok fazla olmasi gibi.
Siz Türkler efendi sanmayin kendinizi. Iyi arastir, kac göbek eskiden has Türk olanlar pek yok Türkiye´de. Biliyorsun Türk üniversitelerinin de dahil oldugu Türkiye genetik profili artik gizli degil. % 3-5 arasi Orta Asyadan gelen gercek Türk varmis.
Yani demem o ki, sizin konusmalariniz derisini beyaza boyayan Amerikadaki zencilerin beyaz irkciligi yapmalarina benziyor. Dünya komik buluyor.
Bir insani alin ömür boyu dövün, cahil ve yoksul birakin. Sonra da o insan kötü birsey yapti mi "alin bak kötü imis" demek marifet degil. Kürd isbirlikcilerinin olmasi marifet degil. Viyetnamdada vardi, Bolsevik devriminde de vardi, her yerde olmustur. Ama belirleyici degildir.
Lütfen iyi arastir, bagimsiz dünya akynaklarindan oku. Kurtulus savasi diye bir sey yok. Yani 1919-1922 arasi Yunan köylerini yakma, ceteleri temizleme disinda bir savas pek yasanmamis. Birinci dünya savasinda Osmanli yenilmis, Bati kukla bir isbilikci cumhuriyet kurup, cekilmistir (simdiki Irak gibi).
Yani demem o ki Kürdistan diye bir cografya vardir ve bu cografya bir tek Kürd yasamasa da degismez. Yunan yok ama Kapadokya ismi var degil mi?
Kürdler otantik bir halktirlar. Aryanidirler. Avrupalilarla dilsel ve kültürel akrabadirlar. Aryan Iran demektir. Irani bir halkiz biz.
Hicbir zaman boyndurukta yasamadik. Osmanlida kah bagimsizdik (Erdelan Kürd devleti, Mervani devleti, Baban vs) yada otonom beylikler (Botan, Besni mirlikleri vs). Osmanli irkci degildi. Osmanli bin kat daha demokratti TC´den.
Yani siz Türk komsularimiz empati yapamiyorsunuz. Resmi devlet ideolojileri yalanlarina kaniyorsunuz.
Avrupa´da el kapilarinda dilenci, icerde Kürd sivillere karsi linc eden bir toplum yaptiniz kendinizi. Türkün imaji zaten tarihsel olarak bozuktu, simdi ciddi kaynaklar sizofrenik toplum diye kategorize etmekteler.
Oysa gercek türklül bu degil, bunu hakketmiyor. Gercek Türklük Yörüklerde, Tahtacilarda kismen yasiyor ve onlarla hicbir sorunumuz yok, cok ilginc.
Balkan, Kafkas göcmeni, aslen Türk olmayanlarin Türkcülügü hastaliklidir, kraldan daha kralcidir. Onlar bizi de sizi de mahfettiler.
Bence senin önerini de konusalim. Benim önerim de, gelin bizi öldürün, bitirin, tek bir Kürd sag birakmayin. Ölü Kürdler zarar vermezler. Bizi vurun ki rahata eresiniz cünkü hicbir baska cözüm gelistirecek irade artik maalesef kalmamis sizde.
Yani cinayet ve yakma disinda bir yetenegi olmayan bir idari kültürünüz var. Birbirimizi kandirmayalim.
Onlara görüşüde şudu batıdaki bütün kürtler doğuya dönsün, valla kardeşler bilmiyorum devlet olunca ne olacak türkiyede kürtlerin ülkeyi yönetibilme bile hakkı variken(özal,inönü aranızda kürt olmadıklarını idda edenlerde olur,saygı duyarım) siz devlet istiyorsunuz.
Ne diyim ki yaşım 26 en fazla bir 50 sene daha yaşarım, inanın öteki tarafta bize topraklarımız vermediler hakkımızı yediler durumu ortaya çıkarmı yada aklınıza gelirmi. Bırakalım bu işleri, ölen zaten ölecek acı vermeyelim
Çanakkale savaşında daha doğrusu, Türk Kurtuluş savaşında kürtlerin katılımının çok çok az düzeyde olduğu kanıtlandı.
Kendimizi kandırmayalım.
Nasname olsun diğer radikal Kürt medyası olsun, yazılanlara baktığımızda Türk-Kürt kardeştir zırvalarının saftirik Türk milletini oyalayarak asıl hedefe ulaşmak için zaman kazanma çabasından başka bir şey olmadığını görüyoruz.
Yani bizimkisi platonik bir aşk.Boşanma vakti geldi gelmesine de...Mal paylaşımı nasıl olacak, mesele bu.Aslında boşanacağımız hiç aklımıza gelmemişti imzayı atarken.Dolayısı ile mal paylaşım anlaşması da yapmadık ki..
Bahar Harekati adli sahis kendine gel.nedir o yaklasimin uslubun senin.bencede bu site kurd sitesi ise turkluge hait bisey olmamasi lazim.bizi bu gon dilimizde yazamamamizin tek sebebi turklerdir.turke ait ne varsa yasaklanmali yoksa kurdlerin isi zor.sen asker kokenlimisin,asker kokenli isen buralara yaklasman bile yasaklanmali...
İyi güzel anladım.
Bunu bana değil NASNAME ye ve sair katılımcılara anlat. yasaklasınlar girmeyelim. Öyle ya, ilkeli davransınlar, senin arzuladığın gibi...
Ha, ben asker felan değilim. Hiç sevmem silahlı meslekleri. Üstelik Kürd halkının Kürdistan talebini senin hayal edemeyeceğin boyutlarda irdeledim, devam da ediyorum. Sizin gibi fikirlere rağmen.
Samimi olarak soruyorum siz kimsiniz?
Beni en cok yorumlar ilgilendirdi..Kimisi daha ne yazdigindan habersiz en ilerici vede daha da komigi solcu oldugunu vurgulayip ama en koyu fasistligini aciga vurmus..
Her zaman söyledigim bir sey var Türkiyede solhic olmadi galiba hic de olmayacak..
Hem solcu olacaksin, Kürdistana özgürlük isteyeceksin hemde Türkceye yasak getireceksin ki bunuda Türkce yazaraktan..:
Herkes özgür istedigini yazar ve söyler ama en azindan Kürdce yaz parantez icindede Türkce yazda anlamayanlarda anlasin bari..O zaman sapka cikarayim..
Bütün Kalbimle Sizlerinde gurur duyacaginiz vede kendinizi ait hissedeceginiz bir devletiniz olsun ama Nasil olacagi bende soru isaretleri birakiyor..
Birincisi Su global dünyada Abd ve G7 dedikleri ülkelerin izni olmadan olurmu..?
Ikincisi Eger Türkiyede Yok denecek kadarTürk var ise ne diye ikide bir Türkler bize zulüm yapti diyorsunuz..? Kim Türkiyenin sahibi..?
Irk tan bahsediyorum.. Izm lerden degil..
Ücüncüsü Neden Dünyanin en zengin yer alti kaynaklari olan yerler, en fakir topluluklar..?
Ne zaman Insanca dil din irk ayrimi yapmadan yasayacagiz..
100 yillardir baskalarinin oyuncagi olmaktan yorulmadikmi..?
veya ne kadar oyuncak olarak kalacagiz..
Kim bizim dostumuz, kim düsmanimiz..?
Zannetmeyin ABD size bagimsizlik verecek, Gördünüz Iraki, afganistani libyayi..
Neden Avrupa bilgigi kuruldu.?
Ne icin veya neye Hizmet icin..?
Bizler halen olanlardan bir sey ler ögrenememisiz, burda esipde yagiyoruz..
Benimde arzum Kürklerin bir devleti olmasi ama nasil olacagini bilmiyorum veya bilmekde istemiyorum..
Farz edelim referandum yapildi ve Türkiyede yasayan Kürd ler Hayir dedi ki aksi olsa AKP bu kadar oyu dogudan alamazdi..
Ne olacak o zaman Evet Siz kürtlerkabul edecekmisiniz bu referandumu..? ve tutumunuz ne olacak..?
Cogunluga riayetmi edeceksiniz yoksa satilmis diye bagiracakmisiniz..?
Gönlüm Her Insanin gurur duyacagi ve kendisini ait hissedecegi bir devleti olmasi ama nasil olacagi konusunda cekincelerim var..
Insanca kalin ve insanca yasayin, her ne kadarda zor olsa bile..
Yorum yaz