Alabora, 12 Eylül darbesini konu edinen 'Eve Dönüş' filmiyle de dikkatleri üzerine toplamıştı. Film, içerdiği çarpıcı işkence sahneleriyle de uzun süre konuşulmuştu. Suçsuz yere işkence gören bir işçiyi canlandıran Alabora, film sayesinde o dönem yaşananlarla empati kurma imkanı bulduğunu söylüyor. Set ortamı olduğunu bilmesine rağmen gözlerinin bağlandığı sahnelerde gergin ve sinir bozucu anlar yaşadığını dile getiriyor. Ancak asla işkence görmüş biri gibi hissetmesinin mümkün olmayacağını vurguluyor.
Türkiye'de, Yazar-Yönetmen Nezahat Gündoğan'ın çektiği "İki Tutam Saç- Dersim'in Kayıp Kızları" belgeselinin galası yapıldı...Galaya katılanlar arasında, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, TİHV Başkanı Şebnem Korur Fincancı ile Ermeni gazeteci Hrant Dink'in eşi Rakel Dink, gazeteciler Ali Bayramoğlu, Pakrat Estukyan, Bejan Matur, Nazım Alpman, Mehmet Metiner, sanatçılar Ferhat Tunç, Cemil Koçgün, Aydın Öztürk, Nilüfer Akbal, Aynur Doğan, Mazlum Çimen, Şevval Sam, yönetmen Sırrı Süreyya Önder ve Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya da vardı.
...
Şerefname, Kürtler'in kimliğidir. Dört yüzyıl önce yazılmış bir kimlik. Ondan ötesine yine Şerefname’deki bilgilerle ulaşabilirsiniz ancak. Çünkü olağanüstü bir kaynakçayı barındırıyor içinde. Dünyanın hemen bütün tarihçilerinin Kürtler'den söz ettiğini görüyoruz. Charmoy bunları adıyla, yazarıyla, sayfa numarasıyla not etmiş, açıklamalarda bulunmuş. Her dilden kitaplar yazılmış Kürtlerle ilgili. Üstelik bu kaynaklar 150 yılı aşan zaman öncesine ait....
Kürtçe'nin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için şimdiye kadar binlerce kişiyi eğiten TZPKurdî, UNESCO’nun ilan ettiği 21 Şubat Dünya Anadil Günü’nün görkemli bir şekilde kutlanması için eylem programı hazırladı.
...
İlk kez lise öğrencisiyken Maraş katliamını protesto etmek için cezaevine giren Sırrı Süreyya Önder 12 Eylül’de Mamak Askeri Cezaevi’nde yaşadığı tüyler ürpertici olayı ilk kez anlattı:
“38-40 gün kadar bir açlık grevimiz olmuştu cezaevindeyken. Bunun 28. gününde bir gün sabaha karşı askerler bizi avluya çıkarıp çırılçıplak soyarak sabaha kadar öldüresiye dövdüler. Bunu yapanların ömürleri boyunca her gece yatağa yattıklarında vicdanlarına hasep vermelerini diliyorum. Hadi ben örgütlü bir sosyalisttim, beni ellerine geçirmişler, ellerinden geleni artlarına koymayacaklar tabii. Ama ya masum olanlar?”
...
Devleti devireceklerdi, etrafta insanlar ölüyordu" diye şöyle dört satırlık durum çizdiler. Öyle olmadı ki. İnsanlığa karşı hayvanlar tarafından yapıldı. Soru bile sormadılar. Sadece işkence ettiler, tecavüz ettiler, lağımlara sallandırıp dışkı yedirdiler, öldürdüler. Hesap sorulamadığını görünce de kasım kasım kasıldılar, alkışlandılar, Marmaris'e gittiler, resimler yaptılar. Üniversiteli çocuklar bunları alkışlıyor! Yani bu benim dayanabileceğim bir şey değil....
Kurtuluş Savaşı komutanlarından Orgeneral İzzettin Çalışlar’ın kitaplığından çıkan ve torunu İzzeddin Çalışlar tarafından gün yüzüne kavuşturulan raporun orijinali, Jandarma Umum Kumandanlığı’nca (III. Şube, I. Kısım tarafından), 55.058 sayısıyla, ‘gizli’ ve ‘zata mahsus olarak’, ‘kayıt altında’ yüz adet basılarak yayımlanmış. Yayım tarihi kesin olarak belli olmamakla birlikte torun Çalışlar’ın Sunuş yazısında belirttiğine göre, 1933 yılının son çeyreği ya da 1934’ün ilk aylarında yayımlandığı anlaşılıyor. ...
Başbakan Erdoğan’ın sanatçılarla yapacağı açılım toplantılarına katılacak isimlerden Yılmaz Erdoğan, "Öyle bedeller ödendi ki yandaş sanatçı damgası yemeyi önemsemiyorum" dedi. (...) Erdoğan, "Bana şu ana kadar bir davet ulaşmadı ve sizin yayınızdan öğrendim. Çok önemli bir çaba diye düşünüyorum. Ben bu açılımı çok önemsiyorum. Ne olursa olsun bir şeyler yapmanın zamanı gelmişti ve yöntemi de beğeniyorum. Bizimle görüşmeleri çok önemli ve bu ilk defa oluyor. Ciddi bir çaba ve bence desteklenmeli" dedi....
Türkiye’nin önde gelen tiyatrocularından Haldun Dormen, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nda (DBŞT) sahneleyeceği, meslek hayatının ilk Kürtçe oyunu “Çîrokeke Zivistanê”nin (Bir Kış Masalı) provalarına başladı. Büyük ilgi görmesi beklenen oyunun prömiyeri 26 Şubat’ta DBŞT sahnesinde yapılacak. ...
Ama beni en çok etkileyen ve şaşırtan, aslında bütün yaşanan acılara, baskılara, faili meçhullere, kayıplara rağmen Kürt halkının hiçbir zaman umudunu kaybetmeme inadı ve iyimserliği beni çok etkiledi gerçekten. Mesela Mahmur’dan gelen gerillaların coşkuyla karşılanması bile medya tarafından çok kötü yorumlandı, başka yerlere çekilmek istendi. Çünkü orada asıl ortaya çıkan, her gün tepelerinde helikopterlerin dolaştığı, uzun yıllar OHAL gibi bir militarist baskı altında tutulan bir halkın barışa olan özlemiydi; bu bile çok görüldü....