Ben, aslen Diyarbakır’a komşu olan Bingöl vilayetinin merkezinde, eski adıyla Çapakçur vilayetinde doğdum. Orada büyüdüm, orada orta öğretimi bitirdim. Üniversiteyi de Ankara İlahiyat Fakültesi’nde okuyup, oradan mezun oldum.
Aygan, 'Çapraz Ateş' adlı kitabında Ergenekon tutuklusu Doğan ve öldürülen emekli Binbaşı Cem Ersever ile ilgili ilginç bilgilere yer veriyor. ...
Atatürk ve Latife, Abdullah ile Kesire ikilemesini hep sevdim. Bence -hala- Öcalan'ın anlaşılması için; Kesire'nin bilinmesi gerekir. Kesire'ye gidiş yolu da Meral'den geçer. Yani onu da Fikriye'miz saymak gerek. Ve Abdullah-Keisre anlaşıldıktan sonra, Ergenekon da çözülür. Kürd de, Türk de rahat eder. Gelin biz bu konuda anlaşalım. Biz kendi evimizi, siz de kendi evinizin içindeki pislikleri dökelim. Bu sözüm namuslu, dürüst basın-yayın erbabı ve insanlarındadır. Var mısınız? Madem karakutu arıyorsunuz. Aha Meral KIDIR. Yaşıyor ve Türkiye'de de buyrun!...
İstanbul'a ben İSTANBULİSTAN derim. Orayı bir bir başka ülke olarak görürüm. Madem ordan savcı Zekariye ÖZ atandı. Ben de bir altarnatif savcı öneriyorum. Bizim savcımız yerine Savcıye Hanımız var. Adı HÊLÎN.. Hêlîn; yuva demektir. Onun şimdi adı gibi bir yuvası var. Kızı var. Kocası var. O nedenle de o, iddaname hazırlamaktan ziyade; önce kendi raporunu sunması lazım. Öyle ya.. Önce savcıye hanım konuşmalı. Bizde kural böyle.. Tabi bi bir naçizen çağrıdır da.. Burda bir insanlık sorunu var. Savcı ve savciyeler yürekçe gelmeli.
Karayılan... Karayılan hikayesini bilir misiniz? Antepli sefil Mehmet'i yani... Onu Ruhi Su anlatırdı. Ben size 'bizim Karayılan'ı anlatayım mı? Karayılan, Karayılan olmazdan önce, bir sırt hamalıydı. Suruç'luydu. Sınırlarda kaçakçılık yapardı. (Eh ne var bunda canım.. ) İtalya lideri Garibaldi de bir deniz korsanıydı. Şimdi deniyor ki; Karayılan başkan olmuş....Olur mu olur. Ama Zübeyir Aydar'dan bir iki gömlek ilerde. Bakın ilk fotolarından biri. Hakkını teslim etmek gerek; Kandil sergerdeleri içine eline silah yakışan 'tek' insan o olabilir. Ama başkan, ama Serok.. Orda durun...
Öcalan için bir çok sıfat kullanıldı. Hala kullanılıyor kuşkusuz. Bunlardan biri de 'Öncesi ve sonrası olmayan adam'dır. Gerçekten de öyleydi. Halen de öyle. Mesela halef ve salefi yoktur.Nasıl olsun ki? Kimseyi bırakmadı. Parmaksız Zeki.. Şemdin Sakık için, Cemil Bayık için 2 NUMARLI ADAM dedilerse de, bence o halen 'Öncesi ve Sonrası olmayandır' Gerçi, İmralı'dan sonra onun yerine geçecek tain edildi(!) O'na da bay bay Abdullah diyecekleri duyumunu aldım. Lakin pek inanmıyorum. Ama onun adamları hala var...
Hani bir kitap vardı. Adı: BABA'ydı. Yazarı: Mari Puzzo filandı. Sonra filime alındı. Alpaçino vardı. Marlo Brando ise en iyi erkek oyuncu ödülünü almıştı ve hala hafızalarda sanrım. Size bir devr-i sabık zamandan kalma fotolar göstermek istiyorum. Ve 'Başkanların başkanı' Abdullah Öcalan'la başlamazsak, bize çok kızar. Ne onu ne adamlarını kızdıralım. Ve filim startını verelim...
Beni 200 askerin arasına çırılçıplak getirip copla dövdüler. Tuvaletlerde pislik yediriyorlar, 24 saat işkence yapıyorlardı. Dayaktan her yerimiz simsiyahtı. Bir gün adam copunu kaldırmış “Atatürk'ün annesinin adı ne” diye sordu, bildiğim halde söyleyemedim, aklım copa takılmıştı. Gece baskın yapılıyor, dayakla marş okutuluyordu, korkudan 56 tane marş ezberledim. Birçok insan cezaevinde gözümüzün önünde öldürüldü, yüzbaşı doktora bağırarak, “rapora ranzadan düşme yaz” diyordu. Bir asteğmen doktoru gözlerimle gördüm, insanlığımdan utanıyorum diye ağlıyordu.
...
Avrupa Parlamentosu Dışişleri'nden sorumlu başkanı Hıristiyan demokrat Elmor Brok hiç sağa sola açık kapı bırakmadan Türkiye'nin Avrupa Birliğine üyeliği konusunda açık konuştu. ...
Basından takip ettiğim kadarıyla Ergenekon operasyonu ile ilgili gözaltına alınan şahıslar ve halen gözaltına alınmamış birçok kişinin Öcalan’ın yanına gelip fikir alışverişinde bulunduklarına defalarca şahit oldum. Benim gibi bir Kürt milliyetçisi için PKK’nın derin devletle iş yapması örgütün varlığı adına kabul edilemez....