Her gazeteciye kısmet olmayacak anlar vardır. Mesela yanına ulaşıldığında birlikte bir fotoğraf bile çektirebilmenin “haber değeri” olan liderler, sanatçılar, sporcularla konuşabilmek gibi…
Anlatılmaz bir oyun oynandı bizlere. Bence en güzel tarifini Amin Mauolof'un şu sözü bizi açıklar: 'Savrulmuş cam kırıkları gibiyiz.' Bir artımız var. Birbirimize batarız hep. İşte Yan yana, diz dize ve omuz omuza olması gereken iki 'YOLDAŞ' ama biri onları bir bir birine vurdu yavaş yavaş...Bekaa'lı Yıllar. Yılanlı ve hainli yıllar...
Kapatılan DEHAP'ın Genel Başkan Yardımcısı Orhan Miroğlu, Ergenekon terör örgütü soruşturmasında, '1970'li yıllardan itibaren Güneydoğu Bölgesi'nde yaşanan olayların mercek altına alınması gerektiğini' söyledi....
Topal Osman ile Ergenekon’un ne alakası var ?..
Bu sorunun yanıtını alabilmemiz içi, ya Giresun’da görevli iken, büyük bir hayranlık duyduğu Topal Osman’ın heykelini yaptıran Veli Küçük’le, Teşkilat-i Mahsusa ve Jitem - Ergenekon ‘akrabalığı’ üzerine uzun ve duygusal bir tarih sohbeti kurmak ya da Topal Osman’ın hayat hikayesine bir göz atmak lazım. Sizi bilemem ama ben Topal Osman’ın hayat hikayesine göz atmayı seçiyorum !..
...
Fotolar vermeye ve bulmaya devam ediyoruz. Bu Bremen'de sevgilisi ile beraber kafası parçalanan Gazi Serdar. Malesef sevilisininkini bulamadık. Küçük Güney Kürdistanlı olan kızın fotosunu bulabilen varsa lütfen bize yollasın. Hollanda'da Mahir (Burhan AKDAĞ) Mehmet ÇİMEN ve Avukat Mahmut BİLGİLİ'nin daha önce fotolarını vermiştik. Bulup yine vereceğiz. Devletten önce, devlete karşı olanların bağırsaklarını temizlemesi gerekir. Onlar kabızlık çekiyor. Bizim çabamız biraz kabızlık giderici ilaç görevi görecek sanırım. Hesaplarına gelince Ahmet NİTELİK'i haber yaptılar ama. Hem de o meşhur Murat Karayılan demeç verdi. Oraya da geleceğiz.
Sahi böyle bir 'paşa' yok muydu? Onu hiç tanıyan, bilen var mı? Nerelerde? Ne işlerle meşgul? Bir okuyucumuz merak etti. Bizde onun merakını gidermek için fotosuyla beraber veriyoruz. Daha geniş bilgi İLİŞİKTEDİR!..
Selam ve devamla. Nas-Edi...
Bize yıllarca TARİHİ ÇEVİR marşı söyletildi Diyarbakır Zindanı'ında. Ve öyle bir an geliyordu ki; ellerimiz, ayaklarımız -ayakta durmaktan- şişiyor, seslerimiz kısılıyordu. Harap ve bitap düşüyorduk yerlere. Beton zeminlerde debeleniyorduk. Canımız dişimize takarak, direniyorduk. Marş söylüyorduk ama asla inancımızın burçlarından direnme bayrağımız indirmiyorduk. Vurdular, öldürdüler ama baş eğdiremediler. Bunu yapamayacaklarını anladıkları ana; dışarı saldılar.. Yolumuz Bekaa'lar düştü. Biz nerden bilirdik Yemenlere gidiyoruz. Nerden biliyorduk ki; bizi yemek için gönderiyorlar. İşte Perinçek-Öcalan dostluğunun nişanının dosyasını bikez daha açacağız. ...
Bir an duralım ve şöyle düşünelim: Eğer onlar devrimci ise biz karşı-devrimciyiz. Eğer onlar gerçekten ilegal ise ve biz onların illegalitelerine helal getiriyorsak; o zaman itirafçı, teşirci ve karşı devrimci olurduk. Lakin böyle bişey yok. En azından 1999 İmralı Miladıyla -ayan/beyan- ne devrimcilikleri, ne ilercilikleri ne de illegaliteleri kaldı. Peki bu Delil Karakoçan (Şamil BATMAZ) hazretleri hergün İmralı'dan talimat almıyor mu? O da bizim gibi Av-Görlerinden beslenmiyor mu? Peki o neden devrimci, biz karşı devrimci olalım beyler...Bir diğer konu ise.......
Pakistan’dan, Ortadoğu’ya, Afganistan’dan Uzakdoğu’ya ‘canlı bombaların’ sayısı artmaya başladı. Bu yıl sekiz kadın canlı bomba, 200 kişinin ölümüne neden oldu.. Bunlar sivil... Kadın, erkek, çoluk, çocuk..
...
Ben, aslen Diyarbakır’a komşu olan Bingöl vilayetinin merkezinde, eski adıyla Çapakçur vilayetinde doğdum. Orada büyüdüm, orada orta öğretimi bitirdim. Üniversiteyi de Ankara İlahiyat Fakültesi’nde okuyup, oradan mezun oldum.
...