Nasname Ozgur Bireyler Toplulugu: Türkçe şamil tayyar:Ergenekon'un sivil kanadı deşifre oldu, iddianamede '1 numara' yok ================================================================================ Nasname - : on 23 Jul, 2008 02:25:00 Timaş Yayınları'ndan çıkan ikinci kitabının adı 'Gölge İktidar Bir Numaranın İzinde'. Çalışmasıyla ilgili ipuçları veren Tayyar, Ergenekon'un ne Agharta'ya uzandığını ne de Can Dündar'ın tanımına uyduğunu söylüyor. "Bir numara hâlâ ortaya çıkartılamadı. İddianamede bir numara yok." diyen Tayyar, soruşturmada da askerî kanadın henüz deşifre edilmediğini iddia ediyor. Ölümü Yasaklıyorum (Son) ve Fuad Çavgun ile Söyleşi Başlıyor ================================================================================ Nasname - : on 22 Jul, 2008 12:00:00 Ertesi gün geldiğimde, Hayri Abi, sırtını duvara dayamış, sağ bacağını karnına doğru çekmiş, sağ elini, sağ dirseğine da-yamıştı. Yanına yaklaştım. Usulca durdum. "Hayri abi, bir ih-tiyacın var mı?" dedim. Ses etmedi. Varıp dizine dokundum: "Hayri abi" der demez eli yana düştü. Bedeni boşaldı. O za-man, onun çoktan öldüğünü anladım. Üstüne kapanıp birkaç dakika ağladım. Sarılıp öptüm... Öptüm..Öptüm... Kurtların Sessizliği - Video ================================================================================ Nasname - : on 22 Jul, 2008 04:44:00 Şimdi bu zatta kalkıp ben değiştim, siz bakmayın benim yıllarca demirel, çiller ve ecevıtle dans ettiğime, iktidara kim geldiyse paşam dediğime aslında benim bütün arzum Ekolojik Medeniyetler uzlaşmasıdır. derse !!!! Ziyanı yok. Reel Sosyalizm'den Atatürkçülüğe terfi eden kuzu postu giymiş kurtlara yabancı değiliz zaten. iyide bir karar verin nesiniz siz? Diyarbakır nere? Berlin nere? ================================================================================ Nasname - : on 22 Jul, 2008 08:16:00 Diyarbakır zindan arkadaşları, 20 yıl sonra Nasname'de buluştu...Halil Çavgun'un kadreşi, Ankara Dikmen Toplantısı katılımcısı, 14 Temmuz '82 Ölüm Orucu'un yaşayan en yakın tanığı Fuad ÇAVGUN....Urfa/Halfeti/Cibin Köyü'nün meskunlarından, kadim Ermeni Halkının Kürdlere yadigarı, Kumşumuz ve kardeş kadar yakınmız,Diyarbakır Zindan Direnişleri içinde bizimle hep beraber olan Hasan ATMACA ve herkesçe bilinen Nasname Editörü Şükrü GÜLMÜŞ ve arkadaşlarıyla buluştu.Nasname/Haber Ragıp Duran: Egemen medya iktidara yapışan kene gibidir ================================================================================ Nasname - : on 22 Jul, 2008 01:30:00 Gazeteci Ragıp Duran; “Türkiye'de sivil görünümlü militarist bir iktidar var. Medya iktidarın özünü temsil etmiyor, özü temsil eden güçlere kene gibi yapışıyor. Kaybettiği gözün üze-rine siyah bant, yitirdiği elin yerine kanca takan korsan durumunda Türk medyası. Bant bazılarının sağ gözünde, bazılarının da sol gözünde. Bizim gazeteciliğimiz her şeyden etkileniyor, iklimden bile. Fakat Ergenekon gibi çok önemli bir konuda daha ciddi gazetecilik beklemek herkesin hakkı” diyor. Metin Timocin:Sünni “Müslümanlar”, ne zaman Alevi Müslümanları rahat bırakacak? ================================================================================ Nasname - : on 21 Jul, 2008 05:40:00 Oysa Ergenekon gibi örgütlenmeler devlet oluşumlarıdır. Başbakan’da Devletin Başbakanıdır. Varsa böyle suç örgütlerinin işlediği suçlar, devleti temsil eden başbakanın kalkıp devlet adına haksızlığa uğrayan vatandaşından özür dilemesi gerekir. Ki bu haksızlık sadece alevi müslümanlara karşı yapılmamıştır, sünni müslümanlara karşı da yapılmıştır. Durum böyle iken, bir iki alevi kökenli insandan dolayı, alevileri, Ergenekon gibi suç örgütleri ile ilişkilendirmek sünni ahlaka sigar mi? Pandoranın Kutusu açıldı! T.C. nin pislikleri etrafa saçılıyor : Ergenekon & Hizbullah ================================================================================ Nasname - : on 21 Jul, 2008 11:07:00 "Hatay'da görev yaparken dönemin Adana Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Temel Cingöz ile İl Jandarma Alay Komutanı Vicdan Başaran olduğu halde şehir kulübünde yemek yedik. Bu yemekte bölge komutanının yanında bulunan ve önceleri emireri olduğunu zannettiğim sivil giyimli şahsın daha sonra İstanbul'da ölü olarak ele geçirilen Hüseyin Velioğlu olduğunu öğrendim." Sabancı Suikastini Çatlı Yönetti! ================================================================================ Nasname - : on 21 Jul, 2008 10:57:00 Ergenekon'a ilişkin açıklamalarıyla dikkat çeken Tuncay Güney'in 2001'de gözaltına alındığında polise verdiği ifadeyi Yeni Şafak ele geçirdi. Güney, Türkiye'yi sarsacak iddialar içeren ifadesinde Özdemir Sabancı suikastını Abdullah Çatlı'nın İETT garajından yönettiğini, tetiği de bir resmi görevlinin çektiğini öne sürüyor. Güney'e göre DHKPC'li Duyar, Akkol ve Erdal sadece kameralara poz vermeleri için tutuldu. Türk Sinemasında Kürtler ================================================================================ Nasname - : on 20 Jul, 2008 10:59:00 Kürtçe, Türkçe’nin içerisine nasıl gizlendi, Türk sinemasında ilk ne zaman duyuldu, hangi yönetmen daha ziyade Kürtleri oynattı... Müslüm Yücel’in kaleminden, Türk Sinemasında Kürtler adlı kitap işte bu sorulara yanıt arıyor Ayşe Hür : ‘Kımıl’ olayından 49’lar Davası’na ... ================================================================================ Nasname - : on 20 Jul, 2008 09:15:00 Ayşe Hür - Taraf TBMM’nin eski başkanlarından Hüsamettin Cindoruk bu olayın günümüze kadar devam eden sonuçlarını şöyle özetlemişti: “... Kürtçülük ideolojisi orada bir okul gibi ortaya çıkmıştır. Siz devletine bağlı adamı da karşıt görüşlerdeki adamı da oraya götürdünüz ve karşıt görüşlerdeki kesim ‘Devletine bağlı oldun da ne oldu? Bak yine bizimle beraber buradasın!’ söylemini savundu. 27 Mayıs’ın ikinci hatasıysa doğu bölgelerinde tespit ettiği 55 ağayı batı bölgelerine sürgüne göndermek olmuştur. Çıkan tablo ne? Bir tarafta kanaat önderleri Sivas Kampı’nda, diğer tarafta 55 ağa batı bölgelerinde sürgünde. Soru şu; ortaya çıkan boşluğu kim dolduruyor? Ayrılıkçı Kürt ideolojisi!.. 1950 ve 1960 arasındaki yumuşama dönemi Sivas Kampı ve ağaların sürgüne gönderilmesiyle tam tersi bir sürece dönmeye başlamıştır. Bundan sonra da devletin iki yakası Doğu’da bir araya gelmemiştir.” (Aktaran Nevzat Çiçek, “47 Yıl Sonra Sivas Kampı”, Nokta, S.12, 18-24 Ocak 2007)