Eminoğlu'na teşekkür-
Said bu başlıktaki adını Bitlis'te bir köy olan Nurs'tan almıştır. Saidi Nursi'nin bir çok ad ve lakapları vardır.
Gülmüş : Ama Kemal Pir’i neyle götürdüler? Ölüm orucuyla götürdüler. Amaç o değil miydi? Amaç öldürmek değil miydi? Aslnda büyük beyin bana göre Ferhat’tır....
Soner Yalçının makalesini okuyunca anladım ki, önümüzde çok uzun süreçlerin karanlık geçeceğidir. Öcalan’ı eleştiriyoruz! Bazı kürdler kızıyor! Pericek ve Ergenekon ile bağlantılı denildiğinde, hem Türkler, hem de Kürdler kızıyor?
En iyisi bizden değil gerçek ağızlardan bunların kim olduğunu öğrenelim…
...
Ulu momentus aşkına!/
serap gördüm ben di mi?.. /
bir şişe şarap,/
evet. evet./
inci gerdanlık!../
ah, müzeyyen! inan olan biten ne varsa; şaka gibi…/
onlar çok gençti oysa, küçük…/
küçücük…/
düşünceler yalnız bir düş!.....
Kürdistan Postta Salih Erol imzasıyla beni ile Şükrü Gümüşü karşı karşıya getiren bir makale yayınlanmıştır. Benim aracılığımla Hapis arkadaşımı vurmak isteyen bu makaleyi gayri ahlaki buluyor, nedenlerini aşağıda açıklıyorum...........
...
DTPnin genel seçimlere katılımı siyaseten büyük bir hata idi.Kürt kimliğinin ve değerlerinin daha çok tahrip
olmasına sebep olmuştur.Yine de bu yanlışta diretildi ve Kemalist meclis ile bütünleşme yoluna gidildi.
Bu tekrarlanmaması gereken Kürtler için hayati bir konudur,ki sonuçları da tüm açıklığıyla orta yerde durmaktadır....
Rejimin temel ilkelerini korumak... Bu cümleyi her duyduğumda, bunu sarf eden kişilerin adalet ve hakkaniyet anlayışlarına olan aşırı güveni beni irkiltir....
Bırak o elindeki kara kalemi
Bırak da kadehlerde iklimlenelim/
Nasılsa şekil verilen hayatımızda/
Olacak her daim bizi düşünenler/
Hem hangi komutu verdik ki bizden olana...
Bildirici beni konuşturmasın!.../
Buyursun, söylediklerini ya yalasın ya savunsun. Öyle afra-tafra atmakla ve ahkam kesmekle olmaz. Ya savun liderini, ya da karşı çık!.. Çık da boyunun ölçüsünü alayım./
Buyrun Bildirici Efendi!...
...
ABD'nin Irak'a müdahalesiyle bölge gerici rejimlerine karşı siyasi-pisikolojik üstünlüğü yakalayan Güneyli Kürdlerin bu tarihi avantajın gereklerini yerine getirdikleri söylenemez. Keza, bu süreci gerektiği gibi değerlendiremeyen Kürdler, 5 Kasım 2007 tarihinde gerçekleşen Bush-Erdoğan görüşmesinden sonra politik-pisikolojik üstünlüğün Türkiye ve petrol zengini gerici rejimlerin lehine doğru evrildiğini de göremediler-müdahale edemediler. Dolayısıyla, sürecin halkımızın aleyhine dönüşmesinde büyük pay sahibi olan Güney Kürdistan Siyasi İradesi'nin Kerkük Sorunu'nun çözümü adına dayatılan toprak temelindeki tavizlere kapalı olması bir zorunluluktur. Zira; Kerkük’ü veren, Zaxo’yu tutamaz! –Nasname- ...