Deniz Gezmiş ile Kemal Pir
SIRI ÇÖZÜLMEYEN BİR FOTO : Pir Kemal ile '76'dan, Diyarbakır Zindanı'na, yani ölümüne kadar bir berberliğim var. Onun bu fotosunun sırrını hala ne anlamış ne de çözmüş durumdayım. Ben bunu Öcalancı Basın'dan aldım. Nerde? Ne zaman ve tokalaştiği kişi kimdir? Bilmiyorum. Bilen varsa lütfen söylesin. Çünkü Lübnan'nda Kuba Büyük Elçisi ile görüşmesini bana anlatmış ama böyle bir fotodan bahsetmemişti. Ben onun vasiyetini de yazacağım. Ancak Maşallah Öztürk'ün anlatımları tamamıyla yalandır. Şimi sayın Delikan'ı dinleyelim. Gülmüş.
Geçenlerde Hasan Cemal yazmıştı. Deniz Gezmiş İstanbul’da “mısır patlatır gibi bomba patlatıyormuş.”
Bir diğer “mısır gibi bomba patlatan” da eski Ankara valisinin oğlu, askerde teğmen olan Sarp Kuray.
Daha çocuk yaşta iken evin tek lüksü olan radyodaydı kulağım. Hemen hemen her saat Deniz Gezmiş vardı. Sıkıyönetim duyurularında ana adı, baba adı ve doğum yerleriyle arananlar listesi sunulurdu.
Ben de can kulağıyla Deniz haberleri dinler, acaba bir bomba daha patlattı mı diye merak ederdim. “Devrimcilere ve devrimci eylemlere” korkunç bir sempatim oluşmuştu.
Nereden bulduğumu hatırlamıyorum ama Deniz’in bir fotoğrafını cebimde taşıyordum o çocuk aklımla. Şimdi de taşımakta bir mahsur görmem. Hala bir kahramandır o bende.
Darağacına çıkarken “Yaşasın Türk ve Kürd halklarının kardeşliği!” diyerek bir efsane oldu iki halkın gönlünde.
Ama...
İşin içinde iş varmış...
Meğer devlet İrfan Solmazer denen bir adamı “devrimci eylemler yapmak, bomba patlatmak” için görevlendirmiş. O sıralar yirmi yaşlarında ve “eşitsizliğe, adaletsizliğe, sömürüye” karşı baş kaldıran Deniz kaos ortamı ve askeri darbe için kullanılmış.
Yaratılmak istenen ortam hazırlanmış, Sarp Kuray ve İrfan Solmazer’in görevi bitmiş, “Artık siz Almanya’ya gidin, ortalıkta görünmeyin!..” denmiştir.
Bunu otuz beş yıl sonra işin içinde olan Hasan Cemal anlatıyor. Sarp Kuray da inkâr etmiyor, "Paşalar söyledi, biz de yaptık" diyor.
Deniz yaptığı “devrimci eylemler”den ötürü pişmanlık duymadı, diz çökmedi. Yirmi dört yaşında alnının akıyla ölümü kucakladı.
Ya yüzü kara olanlar kim? Onu kullananlar, 12 martçı generaller ve Kemalist cuntacılar. Kendi suçlarını gencecik bir insana yıkıp idam edenler.
Kemal Pir, Gümüşaneli Laz bir aileden. Ankara PKK sinin ilk adamlarından.
Kürdistan’ın her yanında “Kürdistan Devrimcileri” adına eylemden eyleme koşmuştur.
Bir Kemal mi?
Onlarca, hatta yüzlerce genç insan. eliyle Kürdistan kan gölü yapıldıktan, 12 eylül ortamı hazırlandıktan sonra arkasındaki adama “artık ortalıkta görünme” denmiştir.
Geçenlerde Şükrü Gülmüş anlattı. Kemal Pir’i en yakından tanıyanlardan biridir Gülmüş. Hem Kürdistan’da, hem Suriye ve Lübnan’da ve hem de Diyarbakır zındanında yolları hep kesişmiştir Kemal’le.
Meğer Kemal Suriye’ye geçerken Suriye polisi o kadar adamın içinden gelip Kemal’in koluna yapışmış: “Kemal Pir, gel buraya bakalım!” Kemal’i alıp hemen Türk polisine vermişler.
Oysa Kemal’in cebinde sahte kimlik vardır. Ama birileri Kemal’i ele vermiştir.
Bunu açlık gırevine girip ölmeden önce Gülmüş’e anlatmış.
Kemal de inandığı davasında alnının akıyla, açlık gırevine girerek ölümü kucaklamış.
Korkmamış.
Ben bu iki dava adamı arasında bir benzerlik buluyorum.
Ya siz?
Ya da yazının başlığı şöyle mi olmalıydı? Solmazer ile Öcalan.



Yorumlar (4 gönderildi):
Elbette o zattan, kelli felli ve sekreterden dolayı buranın TR olduğunu biliyorum.
Ama merak ettiğim, ne zaman çekilmiş ve bu tokalaştığı kim?
Hatırlarsanız; bir de Aydınlık Gazetesi'inde Rıza Altun ve Öcalan'ın meşin bir çeketli, boydan fotoları vardı.
Bunları kim ve neden basına veriyor?
Foto okumak bir sanattır.
Selam ve devamla.
Xoca
saygilarimla
Lawékurd
Yorum yaz