Ali Yaver Kaya Anlatıyor... -4 Hilvan'a Pir Geldi (!)
Öcalan bizde 'Atatürk' ise; Kemal Pir Ali Şükrü'dür. Selanikli Kemal TC'nin başındaykeni Laz Ali Şükrü meclis bahçesinde topark altındaydı. Atatürk'ün Topal Osmanları vardı. Öcalan'ın ise Rıza Altunları vardı. Tarihin bağrını deşelim ve resmi ideolojiyi görelim. Türklerde Kemalizm. Kürdlerde Apoizm...Aynı yola çıktı.
Ali Yaver Kaya : Tabi.
Gülmüş : Biz ordan gelelim. Mesela Halil’in vurulması. Neden vuruldu ve ondan sonra neler oldu, ondan sonraki eylemler... Ve “Kürdistan Devrimcileri”nin belirginleşmesiyle beraber Apo’nun o bölgeye gelmesi ve senin karşılaşman...
Ali Yaver Kaya : Tabi. 76 lara gelindiğinde hep genel solcuyduk. “Sosyalizmi kurarsak her şey çözülür” düşüncesine inanıyorduk. Ama bu sırada arkadaşlar bu gurupla ilişki kurmuşlardı. Benim haberim yok. Bazı şeyler anlatıyorlar ama bu ilişki tarzını bilmiyordum.
En son bir ara Kemal Pir geldi. Yanında bir kişi daha vardı. Gelip “Kürdistan Sorunu” üzerine konuştular. Bir süre sonra Apo’nun kendisi geldi.
Gülmüş : Ne zamandı Abdullah Öcalan’ın gelmesi?
Ali Yaver Kaya : 76 nın sonları... Tabi Kemal 76 nın yazında geldi. O da bir süre sonra geldiğine göre 76 nın sonları olması lazım.
Gülmüş : Evet... 76 nın sonları. Onlar geldiler.
Ali Yaver Kaya : O da geldi...
Gülmüş : Hilvan’a?..
Ali Yaver Kaya : Hilvan’a geldi. Emin Yavuz onlarda toplandık falan. Sabaha kadar konuştu. Hatırlıyorum o zamanları. İlk defa o zaman “Biz Apocuyuz” dediklerini kendim duydum.
Gülmüş : Açık açık söylendi mi “Apocuyuz” diye ?
Ali Yaver Kaya : Tabi canım. Örgütün ismi yok ya!.. Gurup ismi yok, parti ismi yok. Bize böyle söylediler. Bizden yaşça büyükler ne derlerse biz de onların arkasından yürüyorduk. Yani Kawacı ol deseler Kawacı olacağız.
Gülmüş : Apo’nun yaptığı toplantıda bizzat sen var mıydın?
Ali Yaver Kaya : Vardım evet...
Gülmüş : Ne konuştu?
Ali Yaver Kaya : Hiç hatırlamıyorum şu anda. Dört beş saat konuştu...
Gülmüş : Ama çok konuştu?
Ali Yaver Kaya : Çok konuştu. (gülüşmeler) Anlama diye bir şey yok yani.
Gülmüş : Ben adamımı biliyorum. Anlamadığına göre kayda değer bir şey yoktur. Havadan sudan.
Bir Mardinli çocuk anlatmıştı bana. Küçük bir anekdot yapayım: Apo bir köye geldi. Yine böyle bir toplantı. Çok konuştu, beş-altı saat konuştu. Köylüler uyuyordu. Ben yardımcıma söyledim. Köylülere ıslak havlu falan verdi. Yüzlerine sürsünler, uyumasınlar diye. yaz günüydü tabi. 76 yazıydı. Demek o yaz köylere çıkmış. Aynı yıl da Hilvan’a gitmiş.
Çünkü o zamanlar Batman, Siverek, Gercüş, Hilvan’a bir tur atmıştı.
Ben yanımdaki Sabri Arkadaş var ya, mehmet Emin Aslan’a “Emin sen bir şey anladın mı?” Dedi “Yoook!.” Dedim git şeyi oku... ‘Bir yoldaşa mektup.’
Bu Apo’nun sıkça başvurduğu şeydi. Diyelim ki konuştukları anlaşılmadı ve karşı soru geldi. O zaman cevabı hazırdı ve herkese söylerdi : “Git Yoldaşa Mektubu oku!..”
Gidiyoruz Lenin’in bilmem kime yazdığı “Bir Yoldaşa Mektup” okuyoruz. Okuyoruz okuyoruz heft-heram olsun bir şey yok.
Emin de bana öyle söyleyince elimi sırtına vurdum: “Git Bir Yoldaşa Mektup’u oku!..”
Toplantıda bulunan köylülere ve kadrolara sordum. Bir köylü bana şöyle söyledi: “Walla helal olsun, altı-yedi saat konuştu, çok konuştu ama ben hiç bir şey anlamadım.”
Konumuza dönelim. Apo’yla karşılaştın. Peki Apo’yla... O zamanlar, -ama elini vijdanına koy ha!..- otuz yıl sonraki Apo değil... Apo’nun sende bıraktığı izlenim ve Apo ile aranda geçen diyaloğlar neydi?
Çünkü biliyorsun Apo bizde büyük bir fenomen. Kim karşılaşmışsa bir anısı var.
Ali Yaver Kaya : O zaman hiç bir şey bırakmadı bende. benim onu ilk görüşümdü. zaten dışardan gelen insanların hiç birine ısınamadım. Zaten Apo çok itici biriydi. Mesela kimse onunla aynı evi paylaşmak, uzun süre yanında kalmak istemiyordu. Onunla karşılaşmak istemiyordu. İtici bir kişiliği vardı. Hele başbaşa konuşmayı hiç kimse istemezdi, istenmeyen bir durumdu.
Gülmüş : Kemal’le onu karşılaştırdığında ne söylersin?
Ali Yaver Kaya : Kemal çok farklıydı. Benim en sevdiğim insanların başında geliyordu. PKK içinde çok özel yeri vardı.
Gülmüş : Kemal’e karşı senin sempatin nereden geliyor? Niye Abdullah Öcalan itici oluyor da Kemal Pir sempatik oluyor?
Ali Yaver Kaya : Öcalan çok diktatördü. İnsanlarla senli-benli olmayan, her yerde ve her zaman emredip insanı baskı altına almak isteyen bir imajı vardı. İmajdan öte gerçekten de öyleydi. Kemal öyle değildi. Fakat daha sonra, Hilvan sürecinden sonra Kemal onlarla, Hayri onlarla, Mazlum onlarla ve hatta Cemil’le yakın ilişkilerim oldu.
Gülmüş : Peki bunlar öyle ard arda, sürekli olarak Hilvan’a gelmeye mi başladılar? Yani Emin’in evinde olan toplantıdan sonra kendinizi Apocu ilan ettiniz.
Ali Yaver Kaya : Tabi...
Gülmüş : Yani abiler Apocu olunca doğal olarak Aliler de, küçük kardeşler de Apocu olurlar, başka şey olmazlar.
Şimdi, yani şekilleniyor. Senin yaşın gereği biraz geridesin. Daha önce ben Hayri’yle de konuştum. Ahmet Demir’le cezaevinde bunları konuşma imkânım olmadı. Ama artık “abi” bir kesim konuşuyor tartışıyor, artık kararlar veriyor. “Apocu” demese de, diyelim ki Abdurrahmancı veya Alici de dese yine bu örgüt kurulacaktı. Burada ben hemen ben hızlı geçeyim. Çünkü bizim daha konuşacak güzel konularımız var.
Halil’in vurulması Haki’yi devreye geçiriyor. Yani eylemsel olarak. Haki’nin vurulmasının Hilvan’a yansıması nasıl oldu?
Ali Yaver Kaya : Az önce söylediklerime devam edeyim. 77 nin başlarında falan –kıştı sanıyorum, belki mart nisan dönemiydi-, arkadaşlar bildiri hazırlamışlardı. “Urfa’ya götür” dediler. Aldım gittim. Bizim o Urfa’nın aşağı çarşısında gizli bir komün evi vardı. Bir tek Fuat’la Halil Ataç kalıyorlardı orda. Bildirileri oraya götürdüm.
Kapıyı çaldım çaldım açan yok. Epeyce çaldım yani. Tam oradan gidecekken baktım ayak sesleri var.
Gülmüş : Burası önemli bak...
Ali Yaver Kaya : Ayak sesleri duyunca durdum. Kapı açıldı, baktım Apo!..
Gülmüş : Urfa’da... 77 de.
Ali Yaver Kaya : “Kimse yok mu?” dedim. “Yok” dedi. “Fuat, Hayri onlar nerde?” dedim. Dedi “Onlar yok şu anda, ben yanlızım.”
Gülmüş : Ama sen Apo olduğunu biliyordun?
Ali Yaver Kaya : Tabi canım, daha önce görmüştüm. Hilvan’daki toplantıdan sonra oldu bu. “İyi dedi, gel içeri. ne var?” Dedim “Bildiri getirmişim.” Amacım bildirleri bırakıp gitmekti. Dedim “Bildirileri bırakıp gideceğim.” Dedi “Yok yok, içeri gel. Oturup biraz konuşalım falan.” “Yok” dedim, “ben bırakıp gideyim.”
Kalmak istemiyorum ya?!.. (Gülüşmeler)
Gülmüş : Sevmiyorsun...
Ali Yaver Kaya : “Yok yok” dedi, “gel otur.” Dedim “İşim gücüm var.” Dedi “Bişey olmaz.Beş on dakika oturursun.”
Neyse gittik içeri. Hemen şeyi sordu. “Bizim gücümüz ne Hilvan’da, kaç kişiyiz? Ne kadar silahımız var? Süleymanların gücü nedir? Ne kadar adamları var, ne kadar silahlı güçleri var? bir çatışma olursa ne kadar dayanabiliriz?”
Gülmüş : 77 de bunları söylüyor?
Ali Yaver Kaya : Tabi. 77 de..
Kamera : Henüz ortada parti yok yani?
Ali Yaver Kaya : Yok canım... Daha...
Gülmüş : Ya ne partisi? Daha 77...
Kamera: Çok ilginç.
Ali Yaver Kaya : Daha yeni yeni Kürdistan’a açılıyorlar.
(devam edecek)



Yorumlar (0 gönderildi):
Yorum yaz