-Baba Sen Elin Gavuru Musun ?
Şimdi size yazmama neden olan,yaşadığım olayı anlatayım. Eşim, burada ki Burs kurumlarına başvurduktan sonra ,burs başvurusu kabul edilmeden önce “eğer burs başvurum kabul edilirse”, her yıl yoksul bir Kürt çocuğunun İlkokul masrafını, aldığı bursun bir kısmıyla, karşılayacağını, söylemişti. Burs başvurusu kabul edilinçe, beş kız çocuklu bir kadına gönderdik parayı ,gönderdiğimiz miktar belki bazıları için bir yemek parası bile değil, ama bizim için ve Kürdistan’da yaşıyan yoksul insanımız....
Elin Gavuru
Mahfuz Daristanî
Şize, insanın aklına ve mantığına uymayan, bugün yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum. Özellikle yıllardır ülkelerinden uzak, vatan hasreti çeken, T.C.´ nin bir af çıkarma ümidiyle bekleyen, ülkelerinden baskıdan, işkenceden, zulümden dolayı ayrılmak zorunda kalmış, Avrupaya iltica eden insanlarımıza bu olayı anlatma ihtiyacı duydum. Sekiz yıl önce Avusturya’ya eşimle beraber iltica ettik. İltica sebebimiz Türkiyede Siyasi suçtan aranıyor olmamız, ikimizin de buraya geldikten kısa bir süre sonra Siyasi iltica talebi, kabul edildi .Burası bizim için güvenlikli ve rahat bir yer olmasına rağmen, dayanılmaz duygularla Türkiye’yi özlemeye başladık. Zamanla alışmaya başlasakta bu özlem hep devam etti. Ben hayatım boyunca T.C.` nin uyguladığı teröre maruz kaldığım için burda yıllarca tedavi gördüm, halen de görmekteyim. Türkiyede gördügüm işkence ve insanlık dışı muamelerden dolayı Avusturya’nın Sağlık Kurumları, beni emekliye ayırdı. Eşimle beraber burda Üniversiteye başladık ,ben Psikolojik sorunlarımdan dolayı Üniversiteye devam edemeyip, bırakmak zorunda kaldım. Yıllarca az bir parayla yaşamaya çalıştık, para kazanmaktan ziyade… amacımız dünyayı tanımak, insanı tanımak, devlet yapısını anlayıp yorumlayabilmek, çocuklarımıza ve tüm Kürt çocuklarına doğru bilgi üzerine kurulu, sorgulayan bir yaşam yolunu çizmek, insanı kurtarabilecek tek ve en büyük silahın bilgi ve akıl olduğunu kavratabildiğimiz kadar, çaba gösterdik.( Kendimi olayı anlatmadan önce, tanıtmak istedim.)
Şimdi size yazmama neden olan,yaşadığım olayı anlatayım. Eşim, burada ki Burs kurumlarına başvurduktan sonra ,burs başvurusu kabul edilmeden önce “eğer burs başvurum kabul edilirse”, her yıl yoksul bir Kürt çocuğunun İlkokul masrafını, aldığı bursun bir kısmıyla, karşılayacağını, söylemişti. Burs başvurusu kabul edilinçe, beş kız çocuklu bir kadına gönderdik parayı ,gönderdiğimiz miktar belki bazıları için bir yemek parası bile değil, ama bizim için ve Kürdistan’da yaşıyan yoksul insanımız için çok önemli bir miktar. Bir tanıdığın Hesap numarasına 200 Euroyu, Avusturya bankası aracılığıyla Türkiye İş Bankası, Diyarbakır/Bismil Şubesine gönderdik. Burada ki banka, işlemlerden dolayı bizden 8 Euro kesti, her şey buraya kadar normal, fakat Türkiye İş Bankası 200 Euro´dan 25 Euro havale masrafı kesti, büyük bir utanmazlık göstererek bununlada kalmadı, parayı iki hafta bekletti, bu da yetmedi, parayı almaya giden kısı, Türkiye İş Bankası/Bismil Şubesin de çalışan memurun, “paranın elin gavurundan geldiğini, niye elin gavurunun (şube de çalışan memur bu kelimeyi kullandığı için buraya olduğu gibi aktarıyorum) bu parayı gönderdiğini, bu parayı vermiyeceğini” söylediğini, (elin gavuru dediği kişi bendim), “elin gavurundan, niye para gelmiş” diye ,hakaret ettiklerini söylediler. Telefonu kapadıktan sonra, kendi kendime düsündüm o çok övündükleri “cahil” ve “ahlaksız” Başbakanları ve önün adamları, “elin gavuru” diye tanımladıkları, Avrupalılardan bir şeyler koparabilmek için başvurmadıkları hile, düzen, “elin gavuru” dedikleri Amerikalılara, satmadıkları hiç bir şeyleri kalmamıştır herhalde. “Elin gavuru” dedikleri benden 200 Euro´dan 25 Euro kesmek gibi büyük ahlaksızlık gösteriyor ve komisyonunu aldıktan sonrada “elin gavurundan” para gelmiş diye parayı sahibine vermiyor. Bunu Türkiyenin en eski ve en büyük bankalarından biri İş Bankası memurlarından biri yapıyor ve T.C. bu hale getirdiği insanlarla
“elin gavurunun” Avrupa Birliğine girmeye çalışıyor! Bu ne çelişki, bu ne ahlaksızlık, bu ne ırkçılık!
Bildiğim kadarıyla İş Bankasını “Atatürkleri” kurmuştu, o muhassir medeniyetler sevyesinden bahseden Atatürkleri, bence bu sözü yorumlayan Irkçı Türkler yanılıyor olmalı, Atatürk aslında haşır medeniyetinden bahsetmiş olmalı… henüz evlerine hasır bile serememiş Türklerin ilerde evlerine hasır sereceklerini… böylece biraz daha medeni olacaklarını söylemiş, Türkler henüz hasır serememişken, başka toplumlar HALİ döneminide geçtiler. Yaşadığım bu olay bana ders oldu ve geldiğim ülkenin koşullarını bana hatırlattı, Posttrauma yaşadım ! Ben artık o ülkeyi özlememeye karar verdim, o faşist ırkçı ahlaksız insanlarla yaşamakta istemiyorum, af çıksada gitmeyeceğim. Öncelikle benim, bizlerin, onları af etmesi gerektiğine inanıyorum. Siz siz olun o ülkeye gitmeyin hasretten ölseniz de gitmeyin!
Selam ve sevgiler,
(“elin gavurundan”)!
Foto: http://img405.imageshack.us/img405/4855/146622143c5f787dd18jj6.jpg



Yorumlar (0 gönderildi):
Yorum yaz