Seni Korkak
Hep korktum yazmaktan. Kalem miydi silahı andıran şekliyle korkuma neden yoksa beyaz sayfalar mıydı kefen gibi önüme serpilen anlayamadım. Kalem ise eğer o hep en iyi silah olarak öğretilmişti ilkokul sıralarından beri. Yok eğer sayfaysa o da saflığın, temizliğin timsali diye sekilendirilmişti beynimin kuytu köşelerinde. İçimden bir ses üçüncü ihtimalin olduğunu fısıldıyor o da ben…
Reşid RÛKEN
resit_ruken@hotmail.com
Hep korktum yazmaktan. Kalem miydi silahı andıran şekliyle korkuma neden yoksa beyaz sayfalar mıydı kefen gibi önüme serpilen anlayamadım. Kalem ise eğer o hep en iyi silah olarak öğretilmişti ilkokul sıralarından beri. Yok eğer sayfaysa o da saflığın, temizliğin timsali diye sekilendirilmişti beynimin kuytu köşelerinde. İçimden bir ses üçüncü ihtimalin olduğunu fısıldıyor o da ben…
Haaa doğru ya korkular ele vermezdi nedenini. Öyle ki küçükken büyüklerimiz uzak tutmaya çalışmışlardı onun oluşması için tüm etkenlerden. Ya çok iyi saklamışlar ya da çok iyi köreltmişler beni.
Derinlemesine bir araştıralım bakalım. Uyuyayım…Çocukluğuma ineyim. Hıh… küçüktüm ilkokula yeni başlamışım. Babamın kıt kanaat aldığı gıcır gıcır elbiselerimle okula gidiyorum. Masam eskilerin ortaklaşa biriktirdiği çiziklerden dedemin yüzündeki kırışıklardan daha beter bir hal almış. Üçüncü jeolojik devirden kalmış fay hattının en yoğun kırıntılarını anımsatıyor. Almışım elime muhteşem ikiliyi yazmaya başlıyorum tümevarım sisteminin gereği olarak harflerden başlıyorum yazmaya a,b,c… sonra ali’nin ata bakışını resmediyorum onlarla bu arada emel eve geliyor. Derken öğreniyorum yazmayı sorun yok. Korku da… tahtanın yanında şefkatli gülümseyişiyle öğretmenim.
Hayır hayır burası değil... biraz ilerliyorum.
Ortaokuldayım yazmayı sökmüşüm ya artık gülen öğretmenlerin yerini biraz asabileri almış. Türkçe dersindeyiz. Her sınavda olduğu gibi son soru kompozisyon sorusu. Soruyu okuyorum:’’ ağaç yaş iken eğilir.’’ Cümlesini yazım ve noktalama işaretlerine dikkat ederek açıklayınız. Düşünüyorum (ilkokulda eğilmiştim) yoksa hoca bana ağaç mı dedi? Ama bu değil sorun dikkat edeceğim kısma takılıyor kafam:yazım ve noktalama
Kendi çapımda karalıyorum bir şeyler açıkladığımı sanıyorum fakat sadece zannediyorum. Puanlamalar hep sayfa düzenine göre yapılırdı bahse girerim çoğu da okunmamıştır o yazıların. İçeriğe değil de şekle değer verilen bu sistemde bir yanım eksik kalıyor:
İçeriğim…
Burada da bulamadım daha günümüze geleyim bari.
Lisedeyim okumaya hevesliyim. Okuyup da adam olacağım ya nasıl bir duyguymuş adamlık tatmak istiyorum. Buradaki hovarda yaşam etkilemedi desem yalan olur. Kız arkadaşım da oldu. Gerçi lise sonda ama geç de olsa tanıştım. Neyse nedeni arıyorduk değil mi?
Burada biraz daha profesyonelce oynanıyor okumak oyunu. Öğretmenlerim daha donanımlı ama ne çare onlardan faydalanmam asık suratlarından ve ellerindeki sopalardan nasibimi almamla son buluyor. Kırılıyor hevesim özel olarak yapılan kırılmayan sopalara dayanamayıp
Ama su koyuvermiyorum. Okuyacağım … babamın aldığı önlüğün hatırına. Burada da bıraktığım bir şey var:
Hevesim…
Bulamadım daha oooofff…. Üniversiteye mi gitsem!
Evet ordayım. Lise sondaki başlangıcıma kaçını ekledim sayamadım. Gerçekten bir şeyler öğreneceğimi umut ederek geldim. Her şey müsait(zemin futbol oynamaya müsait) şuraya kadar tabi: derse giriyorum yetmiş kişi birileri gidip gelip anlatıyorlar hayatlarını. Kahretsin hep sona kaldığım için arka sıralarda onların hayat hikayelerini dinlemeye de kulaklarıma gelen ses dalgacıkları araç olamıyor, isimlerini hatırlamama da hafızam… çok sonradan öğrendim anlatılanların içeriğini onu da sohbet ortamlarından.Burada bırakmak istemediğim ama bırakmak zorunda kaldığım kız arkadaşlarım oldu. Onlar da korkuma neden değil ki!
Uyandım şimdideyim.
Şu ana kadar olan yaşamımda korkularımı kendim yaratmışım. Demiştim ya korku kendiniz gizler diye benliğimde gizlenmiş. Kendimi açmaktan ya da bulmamdan diyeyim kalem ve kağıdı bahane ederek hep kaçmışım. Korktuğum başıma geldi üçüncü ihtimali var korkularımın: ben
15/02/2008



Yorumlar (1 gönderildi):
Harika bir edebi makaleyi imgelerle anlatman ve dosdoğru hiç riyasız kendini ifade etmen korkuları yenmende en büyük yardımcın olacaktır, insan kendi derinliklerine inmediği müddetçe yani daha açık bir ifadeyle; kendini kandırmadan, herhangi bir kaygı olmadan ameliyat masasına yatırıp iç organlarına varıncaya kadar tanımadığın müddetçe hep sahte ve ucube dünyalar tarafından aldatılırsın. Olsun sevinçlerimizi, üzüntülerimizi nasıl hiç bir şey katmadan büyük bir coşku ile anlatabiliyorsak burada da kendimizi keşfetmemiz gibi çok anlamlı, acı da olsa içselleştirdiğimiz "ben" kavramını tüm çıplaklığıyla ortaya koyma gibi büyük bir cesaret isteyen davranışı sergilememiz gerekir. Kendisi ile yüzleşemeyen insanlar hep derin ve karanlık yanları ile kardeş kardeş kalıp bir arpa boyu bile yol alamayacaklarını bilmelisin... Yenilik reform, atılım insanın kendisinde başlatması gereken olgulardır. Kendi karanlık ve derin yanlarını ele almaktan korkan insanlar tarih sahnesine çıkamadan gübre misali, ancak çiçeklerin tohumu yada bir böceğin kıl'ı andıran anteni olmaktan ileriye gidemeyeceklerini tarih zaten göstermiştir. İnsanın içindeki "deli"yi harekete geçirmesi ile tarih sahnesine ancak çıkabilir, gerisi sadece teferruat olur.
Sevgilerimle
Aziz Gülmüş
Yorum yaz