İsrail'in Geleceği Var Mı?
Ama bunun gerçeği yansıtmadığı, sadece bir kısım Araplar ile bir kısım Yahudiler açısından doğru olduğu tarihi bir hakikattir. Hz. Musa’ya inanan Yahudiler, kendilerine sonradan katılanları da aynı ırktan addederek ırkçı bir söyleme sahip oldular ki bundan dini kale almayıp, sadece dini kullanan imansız Siyonizm doğru.
Tarihin belli bir kesitine bakarak karar vermek insanı yanıltır. Onun için, bendeniz Siyonist liderleri fazla hayalci bulurum. Bir de bu hayalciliğin yanında yabancısı olmadıkları bu topraklara ve bu topraklar üzerinde yaşayan halklara yabancı gibi durmaları hayrete şayandır.
Halk dilinde, düşmez kalkmaz bir Allah’tır, diye bir söz vardır. Tarihe baktığımızda gerçekten böyle olduğu görülür. Yahudiliğin bir din mi veya hem din hem de ırk mı olduğu hususunda Siyonistlerin kafası karışıktır. Kendilerini Hz. İbrahim’e nispet eden Yahudiler ( Beni İsrail ) ve Araplar ( Beni İsmail ) teorik olarak akraba-amca çocukları sayılır.
Ama bunun gerçeği yansıtmadığı, sadece bir kısım Araplar ile bir kısım Yahudiler açısından doğru olduğu tarihi bir hakikattir. Hz. Musa’ya inanan Yahudiler, kendilerine sonradan katılanları da aynı ırktan addederek ırkçı bir söyleme sahip oldular ki bundan dini kale almayıp, sadece dini kullanan imansız Siyonizm doğru.
Araplar da İsmail ve Hz. İbrahim’den önce de Yemen’de, Arap Çöllerinde, bugünkü Irak’da var idiler. Ama isimleri Arap olmayabilir. Siz onlara Arapların ve başkalarının ortak ataları deyin. Samilerin birer devamı olan Asûriler, Akkadlar vs.
Arapların ataları olan Asûrilerin kurduğu devler tarihin en uzun devletlerinden biri olmuştur. Bugünkü Federal Kürdistan’a ( meşhur ismiyle Kuzey Irak ) tekabül eden coğrafyayı merkez edinen bu kavim Medlerin hâkimiyetine girerek iktidardan olmuştur. Sami kavimlerden olan ve Babil İmparatorluğunu kuran kavim de Perslerin hâkimiyeti sonucu tarihteki rolünü tamamlamıştır.
Yani Irak’ta binlerce yıl devam eden Sami hâkimiyeti, Medler ve Persler ile beraber Ari veya İranî kavimlere geçmiştir. Tekrardan bu coğrafyada hâkimiyet kurmak için İslamiyet’in doğuşunu beklemeleri gerekmiştir. İslamiyet ile beraber Araplar Irak’ı aldıkları gibi, İran’ı da dörtyüz yıl sürecek bir dönem için yönetmişlerdir.
Bu anlattıklarımızın Yahudilerle ilişkisine gelince; Yahudilerin Babil sürgünü meşhurdur. Sami bir kavim olan Babilliler, İsrail’i işgal ederek ileri gelenlerinden onbinlercesini Babil’e sürdüler, esir aldılar. Kudüs’ü de yakıp yıktılar. Bir kısım Yahudi geride kaldı ki onlar da Kuzeye yönelerek Lübnan sınırındaki Semara bölgesine yerleştiler ki bunlara Samiri denmiştir.
Siyonistlerin İslam Devrimi ile beraber düşman bildiği İranlılar ise ( Kürdlerin atası kabul edilen Medler ve Farsların atası kabul edilen Persler ) Asurîlerin ve Babillilerin hakimiyetine son vererek İsrail oğullarının tekrardan memleketlerine dönmelerine izin vermişlerdir. Bu dönüş zamana yayılarak devam etmiş, onbinlerle gelen Yahudiler çoğalarak Yüzbinler olarak geri dönmüşlerdir. Bir kısmı da geri dönmeyerek bugün Irak’ta, Kürdistan’da, İran’da, Hindistan’da bulunan Yahudileri teşkil etmişlerdir.
Siyonistler velinimetleri olan İranlılara ve akrabaları olan Araplara kafa tutarak ecnebilerle iş tutarak büyük bir yanlışa imza atmışlardır. Siyonist yetkililerin, İran’ı gerici veya geçmişe bakan, kendilerini ise ilerici veya geleceğe bakan bir toplum olarak lanse etmeleri abestir.
İslam hâkimiyetiyle beraber Yahudiler altın çağlarını yaşamış ve tüm İslam coğrafyasında danışman, tüccar ve saygın bir konum olan ehli kitap statüsünden yararlanmışlardır. Kuzey Afrika, Endülüs, Anadolu, Kürdistan, İran rahatça yaşadıkları coğrafya olmuştur.
Endülüs’te Hıristiyanların avdet etmesiyle Müslümanlarla beraber onlar da göçmüş ve Osmanlı imparatorluğu onlara kucak açmıştır. Bunun hatırası için 500.yıl Vakfını kuran da Yahudilerdir. Keza, Osmanlı Balkanlardan ve Yunanistan’dan çekilirken Müslüman ahaliden önce buraları terk eden Yahudiler olmuştur. Çünkü Avrupa, Rusya ve Balkanlarda Hıristiyan hâkimiyetinde Yahudilere hayat hakkı tanınmıyordu. Tek dostları Müslümanlar ve İslam coğrafyasıydı.
Hatta Türkiye’yi Müslümanlardan ziyade Yahudiler istemiş ve rivayetler doğru ise Mustafa Kemal de Makedon Yahudi’sidir. Sebataist ( Müslüman Yahudiler ) olan ve olmayan Yahudiler iki dünya savaşı arasındaki dönemde Türkiye’yi kendileri için en güvenilir ülke bilmişlerdir. Hatta Türkiye-Kemalist projesinin birinci İsrail projesi olduğu, İsrail’in kuruluşundan sonra da bu konumunun devam ettiği, 1967 savaşından sonra İsrail’in yaşayabileceğine ilişkin kanaatin pekişmesiyle, Türkiye’nin ikinci plana düştüğü ve bugünkü Siyonist devletin birinciliğe terfi ettiği düşünürler tarafından ciddi olarak ileri sürülmektedir.
İkinci dünya savaşında Almanlara karşı İngiltere, Fransa ve ABD’yi destekleyen Yahudilerin mağduriyeti tartışılmış. Onları dışlayan ve katliama maruz bırakan Avrupalılarla beraber yaşamalarının sorunlara yol açacağı, kendilerine ait bir yurtlarının olması gerektiği ifade edilmiştir. Yani Avrupalıların işlediği katliam, soykırım günahının kefaretini Filistinlilere ödetmek de dâhiyane bir buluş olarak tarihteki seçkin yerini almıştır.
Siyonistler Filistin’e gelmeden önce Yahudilerin buradaki nüfusa oranı % 5 iken, süreç içerisinde Rusya’dan, Avrupa’dan ve İslam coğrafyasından gelenlerle beraber bugün Yahudi nüfus %50 ye varmıştır. Toprağın da % 5 ellerinde iken bugün % 90 oranında onlar tarafından kontrol edilmektedir.
İslam âleminin, Arapların, Kürdlerin, Türklerin, Farsların Yahudilerle bir sonunu olmamış ve bundan sonra da olmayacaktır. Ama Siyonistlerin yanlış siyasetleri sayesinde uçsuz-bucaksız İslam ve dünya coğrafyası Yahudiler için sıkıntılı hale gelmiştir. Siyonist İsrail devletinden önce tüm İslam dünyası Yahudilerin iken, doğal ve saygın vatandaşlar iken; bugün gettoyu arındıran bir toprak parçasına sığınmışlardır. O da güvensiz, tehlikeli ve komşularıyla savaş halinde.
Filistinlilerin yaşadıkları ise ayrı bir dramdır. İsrail’in komşuluktan anladığı, halka rağmenci yönetimlerin desteklenmesi, işgalcilerin desteklenmesi, halka yakın yönetimlerin düşman addedilmesidir. Siyonist İsrail’in dostları İran Şah’ı, Mısır Firavunları, gerici Arap yöneticileridir. Bugün Mısır Firavunu Enver Sedat, kardeşi Şah Rıza Pehlevi yerinde yoktur. Kala kala ellerinde Türkiye’deki Kemalistler kalmıştır. Türk ordusunun da Millete teslim olmasıyla bu dayanakları da kalmayacaktır. Haliyle İsrail için gelecek yoktur.
Bu demek değildir ki, Müslümanlar Yahudileri öldürecek, imha edecektir. Sorun İslam’a ve Müslümanlara düşman, işgalcilere dost, batının ileri karakolu Siyonist rejimin etkisiz hale getirilmesidir. O günler de yakındır. Bugün için Avrupa, ülkeler işgal edecek askeri yetenekten yoksundur. ABD ise sınırı fazla zorlayarak Afganistan ve Irak’ı işgal etmiştir. Rusya’nın yıkımı gibi ABD’nin de yıkımı yakındır.
Güç merkezi de yavaş yavaş Asya’ya kaymaktadır. Çin, Rusya, Hindistan, İran, Türkiye, Kürdistan geleceğin aktörleridir. ABD ise kendi kabuğuna çekilmek zorunda kalacaktır.
Tüm imkânlara rağmen, insan unsur açısından gelecek Asya ve İslam coğrafyasındadır. Siyonistler ise nüfus açısından, toprak açısından dünyanın geleceğini etkileyebilecek noktanın çok uzağındadırlar. Bush gibi ahmak Hıristiyanları da ileri de bulamayabilir ve himayesiz kalabilirler. Hatta hakiki Hıristiyanlar ile Müslümanların ittifakı ile siyasi iktidarları da yok olabilir.



Yorumlar (11 gönderildi):
Ezê herim bixebitim, bersiva we sibehê bi berfirehî li vire! Ev nivîsa we ji bo we kêmbextiye!
Sizin dini referanslara dayalı bu algılamanızın abartılı olduğu kadar nesnellikten de uzak bir değerlendirme olduğunu düşünüyorum. Zira, ABD-İsrail ikilisi; günümüzde Dünya ve Ortadoğu politikasına yön verdikleri gibi, bölgemizin de yeniden yapılandırılmasında es geçemiyeceğimiz temel iki güçtür. Tüm ulusal hakları gasp edilmiş bir halkın bireyleri olarak, ulusumuzun geleceğinde belirleyici fonksiyonları olan bu güçlere karşı dini kaygılardan dolayı uzak durmak veya karşısında olmak, nesnellikten uzak bir tutum olur ki, bu da sömürgeci devletlerin Kürd Ulusal dinamiklerini hiç arzulamadığımız kanallara manipülasyonunu kolaylaştırıcı kılar.
Sosyalist Sistem'in (!) çözülmesi ile birlikte ABD’nin dünya üzerinde kurmuş olduğu hegemonya, aynı zamanda Soğuk Savaş döneminde dünya egemenleri (ABD-SSCB) tarafından dört devlet arasında rehin tutulan Kürd halkına devletleşme olanağı da sunuyor. Dünyadaki verili durum, Kürd Ulusal Sorunu’nun herhangi bir ideoloji veya tabulara kurban edilmediği taktirde, geleceklerinin olmadığını (!) ileri sürdüğünüz güçlerin de katkısıyla devletleşmeye doğru evrimleşmesi durdurulamaz.
Öte yandan, Kürdlerin bireysel olarak dini inançlarını yaşaması önünde herhangi bir engel yoktur. Ama, ulusal haklarını kullanması gasp edilmiştir-ediliyor. Dolayısıyla, bölgemezdeki dengelerin din ekseninden bağımsız olarak algılanması ve bu temelde dost ve düşman tesbitine gidilmesi, halkımızın esaretten kurtulması-kurtarılması açısından daha anlamlı olur diye düşünüyor, size başarılar diliyorum. Ve makalenizin başlığına yanıtım; VARDIR olacaktır.
Saygılarımla
Oysa ki kanimca arabin toprak ve beka sorunu yoktur gercekte, yeryuzunde 20 den fazla arab dewleti ve bir o kadar da gucu vardir, 3oo milyonluk arab dunyasinin 3 milyon filistinligi tahamul edemedikleri yahudiye karsi kulanma sorunu vardir. Filistinliyi kendi cikarlari dogrultusunda kulanarak yahudi varligini bu cografyada problem olarak gösterme sorunu vardir. Oysa ki kanimca kurdun bu soruna taraf yada dahil olma luksu yoktur. Sorunlarimiz zaten basimizdan askin, olan enerjimizi de baskalari icin harcamayalim. İdeolojiler ugruna, dinler ugruna birbirimize cok cektirdik, baskalari bu ogeleri kendi varligini devam etirmek icin kulanirken bizler kendimizi kurban ettik.
saygilarimla.
Kehanetleri yüzünden bir çok kez idamın eşiğinden dönen Sıddık Afgan'ın son kehaneti ABD'lileri korkuttu.
Dünya Matematik Felsefecileri Merkezi Kurucusu Sıddık Afgan,ABD'nin yakın bir zamanda yıkılacağını savunarak,"ABD'nin yıkılışı 2013 olarak görünüyor. Bu işlemde hata payı 5 yıldır" dedi.
Matematik Felsefecisi Sıddık Afgan,15 yıl aradan sonra yeniden inanılmaz iddialar ortaya attı."Evrenin Sırları" ismini verdiği küresinde,evrendeki tüm galaksiler,yıldızlar ve sistemlerin hareketleri ve ülkelerin geleceğine yönelik bilgilerin yer aldığını iddia eden Afgan,SSCB'nin ve İran krallığının yıkılması, 1990 yılında İtalya'da oynanan dünya kupasının sahibinin Almanya olacağı, Irak savaşı gibi tarihi olayları "Evrenin Sırları" isimli küresi sayesinde önceden duyurduğunu söyledi.
Sıddık Afgan,küresinde dini ve ilmi bilgileri matematik mantığı kullanarak incelediğini belirterek,bugüne kadar hiç yanılmadığını öne sürdü.Afganistan Matematik Felsefecileri Merkezi Genel Müdürü Sıddık Afgan,"Ruslar,SSCB döneminde Afganistan'ı işgal ettiklerinde,Afganistan zengin bir ülkeydi. Rusya ideoloji sahibi bir ülke.Afganistan'dan ve Afgan halkından iyi dersler aldı,bu dersler doğrultusunda aklını kullandı.
Rusya,Orta Asya'dan çekilirken tüm doğal zenginlikleri,oranın halklarına miras olarak bıraktı.Rusya,insan hakları anlamında halkına sahip çıkıyor. SSCB de Rusya Federasyonu bundan ödün vermedi.İnsana saygıyı ön planda tuttu.20.yüzyılda Rusya ve Ruslar antipatik olarak görülürken,artık sahip oldukları ideoloji onlara doğru yolu gösterdi ve saygınlık kazanmalarını sağladı" diye konuştu.
31 Mart 1976 yılında ABD tarafından açıklanan 200 filozof arasında isminin 4.sırada yer aldığını belirten Sıddık Afgan,ABD'ye ve ABD hükümetine ise eleştirilerde bulundu.Afgan,"ABD,Ruslar gibi ideoloji sahibi değil.Sadece şahsi çıkar ve kar gözetiliyor.ABD için 'insan hakları ülkesi' deniliyor ancak ABD,ülkesindeki insanlardan çok,beslediği köpeklerin haklarını ön plana çıkarıyor.
21 yüzyılda Amerika,artık değer kaybetmeye başladı ve çöküşe doğru gidiyor.Irak'a şahsi çıkarları için girdiler,imparatorluklarını yaymak istediler ama başaramadılar.Afganistan'da da başarısız oldular.Çünkü onlar,Afgan halkının çıkarlarını değil,kendi çıkarlarını gözetti.Afgan halkının güven ve kalbini kazansaydı,burada kaybetme şansı yoktu" dedi.ABD'nin yakın tarihte yıkılacağını öne süren Sıddık Afgan, "Aklını kullanmaktan yoksun ABD'nin ömrü çok kısaldı.SSCB için kullandığım formülü şimdi de ABD için kullandım.Buna göre ABD'nin yıkılışı 2013 olarak görünüyor.Bu işlemde hata payı 5 yıldır" ifadelerini
kullandı.
Sıddık Afgan yakın tarihte yıkılacağını iddia ettiği ABD'nin ardından dünyanın yeni süper gücünün İslamiyet olacağını savundu.Afgan, "Geleceğin hakimi inanç sahibi insanlar olacak" şeklinde konuştu.Dünya ve Afganistan Matematik Felsefecileri Merkezi'nin Kurucusu Sıddık Afgan,ABD tarafından Matematik felsefecisi ve filozof olarak 31 Mart 1976 yılında resmen tanındı.ABD tarafından hazırlanan listede dünyadaki 200 filozof arasında 4.sırada yer alan Afgan,15 matematikçi arasında da ikinci sırada yer aldı.SSCB Döneminde Lipski şehrinde pedagoji ve matematik alanlarında eğitim alan Sıddık Afgan,halen Afganistan'da Matematik Felsefecileri Merkezi'nin genel müdürü olarak görev yapıyor.
Daha önce Taliban döneminde devlet memurluğu görevi de bulunan Afgan, yine aynı dönemde Puli Hişti Camii'nin imam yardımcılığı görevini yaptı. Afgan,daha sonra Afganistan Akademisi'nde akademisyenlik ve Taliban'ın yönetiminin üst düzey eğitim görevlerinde yer aldı.Sıddık Afgan ayrıca Molla Ömer'e de resmi olmasa da danışmanlık yaptı.Yaptığı açıklamalardan dolayı mahkum olan Afgan,birçok kez de idamla yargılandı.
http://www.haberpanorama.com/news_detail.php?id=2189
BU HALKINDA BU COGRAFIYADAN GELDiGiNi ZAMAN ZAMAN BU TOPRAKLARDA DEVLET KURDUGUNU, CARPIK VE GENiS TARiHi AYRINTILARA SAHiP OLMASADA YAZARIN KENDiSiDE BU GERCEGi iSARET EDiYOR. HAKSIZ VE BiR O KADAR ZALiM GÜCLÜLERiN KATLIAMLARIYLA TELEF OLUP, KAYBETTiKLERi DEVLETLERiNiN iMKANLARINI 1948, 14 MAYISTA YAKALAYAN YAHUDi HALKINA, KÜRTLERiN ZERREK KADAR DÜSMANLIK GÖSTERMEMESi GEREKTiGiNi HER SOYLU KÜRT BiLMELiDiR. CÜNKÜ TARiHSEL OLARAK YAHUDiLERLE COK YAKIN VE ORTAK ÖZELLiKLERi OLAN GECMiSE SAHiBiZ. BU TOPRAKLARIN iKi KADiM HALKI OLARAK BiRBiRiNE BENZER ACILAR ZULÜMLER YASAMISIZ.BiLiNCLi SOYLU iNSANLAR ZAMANI GELDiGiNDE ZULÜM GÖREN ULUS VE iNSANLARIN HAKLARI iCiN iNSANLIK ADALETiNi KONUSTURURLAR VE BU UGURDA SAVASTIKLARINI HATTA TARiHiN iLK ÖZGÜRLÜK iSYANI BiLE BiLiNCLi ADALETLi SOYLU iNSANLAR TARAFINDAN YAPILDIGINI TARiH ALTINI KALINT CiZGiYLE CiZMEKTEDiR. YAZAR KARDESiME SALIK VERiP CiCERON´UN GöREVLER ADLI YAPITINI OKUMASINI TAVSiYE EDERiM.ELBETTE BEN BURADA FiLiSTiN ARAP HALKININ ÖZGÜRLÜK iSTEMLERiNi YAHUDi HALKININ ÖZGÜRLÜK iSTEMi UGRUNA HEDER ETMESiNi ÖNERMiYORUM.AMA SU DA BiR GERCEKTiR Ki, 3 MiLYON FiLiSTiNLi ARAP HEM KENDi TOPRAGINDA BiR DEVLET OLMANIN DiALOGUNA GiDEBiLiR HEM DE ARAP DEVLETLERiNE YAYILARAK ÖZGÜR YASAMINI ÖRGÜTLEYEBiLiR, AMA BiR YAHUDi YAHUT BiR KÜRT iCiN BÖYLESi BiR LÜKS YOKTUR. BiR YAHUDi, BiR ÖZGÜR YAHUDi OLARAK YASAMASI iCiN BiR iSRAiL DEVLETiNiN OLMASINI ZORUNLU KILIYOR. BiR BiREY OLARAK YAHUDi`NiN, BiR ARAP GiBi ARAP VE MÜSLÜMAN TOPLULUGU iCiNDE YASAMA SANSININ KÖLELiKTEN, HOR GÖRÜNMEKTEN ÖTEYE GECMEDiGiNi, YAZARDA TESLiM ETTiGi GiBi TARiH KANITSAMISTIR.iNSANIN ZAMANI OLSAYDI BU KONU DAHA AYRINTILI BiR SEKiLDE TARTISILABiLiRDi. iS SAATLERiNiN UZUNLUGU iNSANI YORUYOR, iNSAN GÖNÜLCE YOGUNLASAMIYOR. AMA, LAFIN KISASI, iSRAiL DEVLETiNiN VE YAHUDi HALKININ VAROLMA VE ÖZGÜRLÜK HAKKINA KARSI HER DÜSÜNCENiN iCiNDE, GERiCi DiN TACiRLERiNiN SERMAYESiYLE YOGUNLASTIRILAN MANiPÜLASYONCU BiR CALISMANIN ÜRÜNLERi OLDUGUNU UNUTMAMAK GEREKiR.
BiR KÜRT OLARAK YAHUDi HALKINI DESTEKLEMEK VE BU HALKIN DEVLETiYLE DOST OLMAK BENiM ALEVi-SUNNi-YEZiDi-HiRiSTiYAN KÜRDiSTAN HALKLARIMIN CIKARINADIR.
iSLAM KARDESLiGi ADI ALTINDA ARAP MÜSLÜMANIN, TÜRK MÛSLÜMANIN, ACEM MÜSLÜMANIN KADiM KÜRDiSTAN HALKLARINA YASATTIRTIGI TARiH BOYU HEP ZULÜM, KAN VE KAATLiAM OLMUSTUR, KENDINDE iNSANLIK BULAN HANGi MÜSLÜMAN KÜRT BU GERCEGE GÖZ YUMMAR. DAHA YAKIN ZAMANDA HALEPCE KATLiAMLARINI DESTEKLEYEN ARAFATLARIN DESTEKCiSi OLMAK HANGi SAGDUYULU KÜRDÜN HARCI OLABiLiR, BENiM ZAVALLI SIDKI ZiLAN KARDESiM?
iCiNDE YASADIGIMIZ COGRAFYANIN TARiHiNi COK YÖNLÜ iNCELE TARiH SADECE iSLAMi NUTUKLARDAN iNCELENiP AKTARILMAZ, BÖYLE YAPARSAN HAKTAN HUKUKTAN UZAKLASIRSIN.
KARDES NASiHATLARIMLA.
Ben bir Kürt oldugum kadar bir israil`liyim.
Ben bir Sunni-Alevi-Yezidi-Hiristiyan oldugum kadar bir yahudiyim.
Sah iSMAiL YiGiT
theles-1@hotmail.com
NASNAME: Sayın Şah İsmail YİĞİT, bundan sonra sizin de diğer Nasname okurları gibi, yorumlarınızı büyük harflerle yazmamanızı rica ediyoruz.
"İmansız Siyonizim" tanımınız biraz amacını aşmış sanırım.
İman, şartları islam da net bir şekilde belirtilmiş bir olgu-kurumdur.
Yahudilikte iman olgusu varmıdır? varsa, İslamiyet ve Yahudi "iman" tanım ve şartları aynı mıdır? veya bir Yahudinin imanlı(islamiyet esaslarına göre imanlı) olması beklenebilir bir durum mudur?bu bir Yahudinin mezarına gidip ruhuna fatiha veya mevlüt okutulması(okunması)gerektiği sonucunu doğurmaz mı?o halde bu davranış biçiminin yaygın bir islami ritüel olması gerekmez miydi?
"Avrupalılar günahlarının kefaretini Yahuduleri Filistine göndererek ödetmiştir" demişsiniz.
Kudüs Yahudilerin memleketi değilse özvatanları hangi çoğrafyadır?onların bir vatanları yokmudur? eğer Kudüs onların da vatanı değilse, Araplarla nasıl akraba olabilmişlerdir veya İranlılar onların velinimeti olma durumunu nasıl kazanabilmiştir?
"İslam devriminden sonra İran sayesinde Yahudiler -memleketlerine- dönebilmişlerdir"Bu cümleniz,
Yahudilerin bir devlet olamayacağının delili kabul edilebilir mi?Daha iyi anlayabilmemiz için biz Kürtler ile karşılaştırmak gerekirse,ABD nin Irak işgali (devrimi) sonucu statü kazanmış Kürdistanın da devlet olmaması gerektiği sonucunu doğurmaz mı?
veya ABD haksız olsa bile, bu Kürtlerin yıllarca karşı karşıya kaldıkları zülmü haklı gösterebilir mi? ve yine Kürdistanın oluşumuna etki etmiş olması, ABD nin Kürt milletinden daha eski veya köklü bir medeniyet olduğunu gösterir mi?
"İslam âleminin, Arapların, Kürdlerin, Türklerin, Farsların Yahudilerle bir sonunu olmamış ve bundan sonra da olmayacaktır. Ama Siyonistlerin yanlış siyasetleri sayesinde uçsuz-bucaksız İslam ve dünya coğrafyası Yahudiler için sıkıntılı hale gelmiştir" demektesiniz.
Bu talihsiz bir ifade olmuş sayın Zilan(art niyet ile bu cümleleri kurmadığınızdan eminim) bu bakış açısı,Türk sisteminin Kürtlere bakış açısına denk gelmiyor mu sizce? Kardeşiz, çok iyiyiz ama ne zaman
"biz kürdüz,milletiz,kürdistan" dediğimizde aynı tavırla karşılanmıyor muyuz?
"Güç merkezi de yavaş yavaş Asya’ya kaymaktadır. Çin, Rusya, Hindistan, İran, Türkiye, Kürdistan geleceğin aktörleridir. ABD ise kendi kabuğuna çekilmek zorunda kalacaktır." Bu İfadeniz,daha çok temenni mahiyetindedir,İster kabul edelim ister etmeyelim ABD bugün tek güçtür.Hem siyasi hem de ekonomik bakımdan bu kadar zor durumdayken bile hala Dünyaya hükmediyorsa,bu gerçeği görüp siyaseten bu doğrultuda hareket edilmesi etrafı sarılmış Kürt coğrafyasına fayda sağlayacaktır.
Arap otoritesinin islamiyetin içini boşaltıp kendi siyasi ve ekonomik kaygılarının sonucu, Kürtlere, İslamiyet adı altında "Arap çıkarlarını" ilizyonvari bir kurnazlıkla empoze etmeye çalıştığını fark etmemiz gerekmektedir.Bu nokta da,Kürtler için,Salahaddin felsefesinin İslami duruşu önem kazanmaktadır.Arapların bu el çabukluğuna kanmamak ve yine o elleriyle bize reva gördükleri çok mübarek-kimyasallara bir daha maruz kalmamak adına çaba sarf etmek durumundayız.
Eğer konu varolmaksa hem Kürtler hem Yahudiler bu coğrafyada varolmayı hakediyor, buna cefalı ve katliamlarla dolu tarihleri referanstır(şahittir).Varolma durumları ne Türk ne de Arap milletlerinin varlığına bir tehlike oluşturmamaktadır.Bu bilinç tamamiyle muhataplarının içselleştirdiği hezeyanlarından kaynaklı bir önyargıdır.Ve her iki millette orta doğu coğrafyasının değişmeyecek gerçekleridir.
Esasen konuyu “israilin geleceği var mı” noktasından tartışmaya açmak çok politik ve kurnazca bir yaklaşım.Kürtler bile bu kadar imkansızlıklar arasında bütün Kürt coğrafyasında mücadele ediyor ve Kürdistanın geleceği konusunda umutsuzluğa düşmüyorsa.İsrailin imkanları da düşünüldüğünde bu konunun aslında çokta güncel olmadığı anlaşılacaktır.Arap siyasi anlayışına yakın bir stratejidir.
Sayın Zilan,sizin iyi bir kürt ve vatansever olduğunuzdan çok eminim.Ve sadece öğrenmek-tartışmak adına bu satırları yazıyorum.Eğer farkında olmadan üslup ta bir aşırılık olmuşsa da şimdiden özür diliyorum.Selamlar.
Ji ber ku marksîstên me birayên chepê tirkanin û islamîstên me birayên hizbullah,hamas û akp nin!
We navê Selîm Bereket bihîstiye? Shairê kurd yê Filîstîn! Nuha li Swêde,li benda nobelê ye!
Di roja shadimanî û pirozbahiya avabûna dewleta Israel de, nivîseka li dijî hebûn û pesheroja Israel, dixwaze chi tishtî ji me re bêje?
Gotinên pûch û bêbingeh yên li ser zimanê xwedêgiravî Kurdan li dijî Israel, êdî ji tahme derket!
Ji Kurdan re dujmun ne besin? Talan,kujtin,bêrumetkirin û armanca tunekirin û armanca jiholêrakirina kurdan ji alîyên tirkên kemalîst, cumhuriyê islamiyê Iran û Suriya baasî, ji me kurdan re ne bese? Ma ne saddamê musulman bû û dujmunê Israel bû,ku 182 hezar kurd bi saxî xiste gorê, zaroyên me yên di pêchekan de bi jahra xwe kujt!
Em kurd ne mucahidê ereb û farsanin!
Bi mejî û gotinên ereban jî hew me gêj bikin!
Li vê dunyayê Israel yeke!
I.Israel II.Israel nînin!Ev propaganda ereb,fars,tirk û hevkarê wan apo/abdo ye!Kabûsa Ecewîd û Türkêshe!
Heger hûn dixwazin dîroka xelkê cuhu bixwînin,keremkin vaye google û lê bigerin! Û ji bîr nekin, yê ji we re ev google chêkiriye jî yekî cuhuye!
Ji gotubêja li ser ol û mezheban absurdtir tishtek nîne di nazara min!Wekî din kar nema!Wekî din jî, mirov heger ne "expert" be, divê mirov li ser wî tishtî jî neaxive!
Pêwendiyên Israel û Tirkî ji bo chi xurte?
Ji ber ku Tirkî bi siyasetê zane û berjewendiyê xwe li ser islama te û min digre!
Dewlet ne omete!Dewlet li ser berjewendiyan û hêzê avadibe!
Israel li ser wê armancê avabûye, ku cara 3 yan ew rê nade û musaade nake ku xelkê wê ji dunyayê re bibe qurban!
Sionizm di sedsala 19 an de li dijî antî-semitizm û bi armanca avakirina dewleteka national ya cuhuyan,li Awrupa rûdaye û ne tishtekî dine!
Yên ku kocha Cuhuyan ber bi imperia Osmanî ji me re wek toleransa Islamê nishan didin, ji bîr dikin ku îroj bi millionan Kurd li ser destê ew dewletên peyhatiyên Osmanî û Sasanîdan bû kochberbûnin û li dunyayê belavbûnin!Bi sedhezaran jî hatinin kujtin!
Hemd ji xwedê re,tevî ku marksîst û silamîstên bakurî xizmeta dujmunan dikin,dîsa jî hemd ji xwedê re ku îro li bashûr dewleteka me ya de facto serbixwe heye ku siyaseta wê ne wek ya bakure!
Heya bakurî wek filistinî û hîzbullaha iranî xwe di nav zaro û jinan de veshêre, wan bide pêsh û biuxwe chav li revê be, xwîna jin û zaroyan wê her birje!Gunehe!Dest ji erêbtî, baastî û kemalistiyê berdin.
Divê Kurd hew ji bo ereban dujmunatiyê bi cuhuyan re, ji bo tirkan divê hew dujmunatiyê bi Ermen û Asuriyan re bike!
Ez ji alî xwe ve,60 saliya damezrandina dewleta "Israel" pîroz dikim!Bila ew her bijî!
size göre osmanli cook haksever bir imparatorluktu ve yahidilere kucak acti..
"Endülüs’te Hıristiyanların avdet etmesiyle Müslümanlarla beraber onlar da göçmüş ve Osmanlı imparatorluğu onlara kucak açmıştır."diyorsunuz..ee bizde yasasin osmanli (!) diyelim..
sayin Zilan..yukaridaki yazinizda somut bir israil , gizli yahudi düsmanligi yaparken , hemde bir kürd entellektüeli olarak , dikkat ettim klürdistani sömürgelestiren , yüzyillik asimilasyon , katlim ve isgalin sahipleri olan ..iran , irak , suriye ve türkiye ye yönelik tek bir elestirel yajklasiminiz olmadigi gibi..size göre firavun enver sedat , sah riza pehlevi sonrasi pir u pak tir.. affiniza siginarak sormak istiyorum..bir kürd gözlügüyle Dünya ya baktigimizda bizi bunca aciya gark eden sizin islam dünyaniz mi suclu , yoksa bu güne kadar kürdler aleyhinde ciddi hic bir tavir göstermeyen yahudiler sizin deyiminizle siyonistler yada israil mi dir..?
"İslam âleminin, Arapların, Kürdlerin, Türklerin, Farsların Yahudilerle bir sonunu olmamış ve bundan sonra da olmayacaktır. Ama Siyonistlerin yanlış siyasetleri sayesinde uçsuz-bucaksız İslam ve dünya coğrafyası Yahudiler için sıkıntılı hale gelmiştir" demektesiniz.insaf sayin zilan insaf..kürdistani sömürgelestiren , bu statüsünün sürmesi icin elinden geleni yapanlar , hangi gezegenden ve dinden geliyor..?
Sayin Zilan gectigimiz günlerde türk jetleri zap basta olmak üzere kürdistani bombalarken , yerle bir ederken , ayni gün sizin gibi düsünenler Batmanda filistinle dayanisma mitingleri yapiyordu..peki sayin zilan türk sömürgeci gücleri kürdistani harap ederken , iran duvar örmek isterken , suriye daha dün kamisloda newroz kutlayan kürd yurtseverlerini katlederken ..bir kürd ün , bir müslümanin mitingli dayanisma göstermesi gereken filistinlilermiydi..?
yazilarinizi okudukca sorularimizin ardi arkasi gelmez..umarim sizi incitecek bir kelimem olmamistir..sürc ü lisan ettiysek affola..
selam ve saygilar..
Bir önceki yazımızda, İsrail’in geleceğini tartışmış ve kanaatlerimizi belirtmiştik. Yazımızı iyice okumayan veya Yahudi ile Siyonist arasındaki farkı bilmeyen bazı kardeşlerimiz bizi topa tuttular. Evet, Siyonizm ideolojik-siyasi bir hareket, Yahudilik ise Yahudilik ise dine, Yahudi bu dine mensup insan demektir.
Tüm Yahudilerin aynı ırktan olduğu tezini de araştırmacılar abartılı buluyor. Yahudiler de kendilerini bir dine mensup olarak kabul etme ile Yahudiliği aynı zamanda bir millet ( teorik ve teolojik olarak doğru da olabilir ) olarak kabul etme arasında net bir duruşa sahip değildirler.
Bizim Yahudilerle bir sorunumuz, Yahudilerin zenginliğine, toprağına, tarihine de bir sözümüz yoktur. Devlet olma haklarına da saygılı olabiliriz. Hatta Siyonizm’i de teorik olarak anlayışla karşılayabiliriz. Ama fiiliyatlarına baktığımızda, hukuka, vicdana ve dünya barışına aykırı tutumlarını da eleştirmek ve mahkum etmek durumundayız.
Bizim Kürd olmamız, Müslüman olmamız veya başka bir şey olmamız doğrudan ayrılmamızı gerektirmez. Kürdler Filistin hakkında, AB hakkında, Rusya hakkında, Patagonya hakkında konuşmayacak, yazmayacak diye bir şey de yoktur.
Siyonizm’in yanlışı şu; teorik olarak toprak istemişler, Yurt istemişler, bu siyasi bir konudur. Ayni zamanda insani bir konu diyelim. Ama Filistinlileri ki bu Filistinliler onlardan önce bu topraklarda idiler, bu topraklardan atmaları, katliamlar yapmaları, başkasının toprağını gasp edip ev, tarla yapmaları, başkasının dramına kulaklarını tıkamaları insani, vicdani ve hukuki açıdan cürümdür.
Tewrat ve Qur’an-a göre de Filistin ilkin Yahudilerin değildi, orada Yahudiler yaşamazdı
( isteyen Musa hakkındaki çizgi filmi izleyebilir ). Ancak Allah orasını onlara va’etti ( bu noktada Arapların ve Müslüman’ itirazını anlamak zordur ! ). Ama zamanaşımı denen olay vardır ki çok önemlidir.
Binlerce yıldır bir topraktan uzakta kalmış bir halkın, % 5’lik bir oranla eski-kadim topraklarında ekseriyet olan halkı hiçbir sorumluluk duygusu duymadan tehcire, katliama tabi tutup, eski defterleri açmaları dünya barışına hizmet etmez.
Bunun örnekleri çoktur. O zaman Bugünkü Federal Kürdistan ( Asûristan ) Araplarındır. Anadolu Rumlarındır. Biz Kürdler, Kürdistan’da siyasi iktidar isterken; tarihi toprağımızda, kesintisiz yaşamamızdan ve hep çoğunluk olarak yaşadığımızdan dolayı kendimizde bu hakkı görüyoruz. Yoksa daha önce atalarımızın yaşadığı ve şu anda Kürdlerin elinde olmayan ve Kürdlerin yaşamadığı bir toprağın iadesini istemiyoruz. Zamanaşımı süreleri değişi olmakla beraber bence Yüzyıllık bir süre kafi olmalıdır. Çünkü gelecek nesillerin günahı yoktur.
Mesela; Ermeni kardeşlerimizin toprağını bugün Kürdler ve başkaca Müslüman unsurlar yemektedirler. Dimnî, Risnî, Cixsê vs gibi Köylerde bugün Kürdler yaşamakta ve tek bir Ermeni’ye rastlanmamaktadır. Ama bugün o köylerde yaşayanların bir teki bile 1915 katliamına katılmış değildir. Çözüm üç köy ile sınırlı olsa belki o köylülere daha güzel topraklar vererek sorunu çözmek kolaydır. Ama milyonlarca insanla ilgili bir sorunu ancak tazminat veya benzeri bir çözümle halledebilirisiniz.
Biraz latifeyle İsrail karşıtlığına izahat getirelim. Malumunuz biz Kürdler de büyük bir milletiz. İçimizde İsrail, İngiliz, Türk ve Arap muhiplerinin olması doğaldır. Kim nerenin muhibbi ise Kürd milleti için lobi yapsın. İlle de hepimizin İsrail muhibbi olması gerek emz ki!
Hatta bu konuda Türklerden bile ders alabiliriz. Osmanlının zayıf dönemlerinde; Padişah vezirleri ve danışmanları toplar, her birisine görev vererek bir ülkeye yanaşmasını, o ülkenin muhibbi görünmesini ve hasım ülkeye karşı desteklerini talep etme hususunda direktifler verirdi. Onlar da Ruslara, İngilizlere, Fransızlara, Almanlara yanaşarak lobi yapar, bu ülkeleri çok sevdiklerini, eğer kendilerine yardım edilirse Osmanlıyı onların istediği yörüngeye çekeceklerine dair yeminler ederlerdi.
Bu siyasetin az veya çok etkili olduğu görülmüş ve Osmanlının ömrü uzamıştır. Biz Kürdlerin dindarları Arapları ve İran’ı, AB yanlıları Avrupa’yı, diğerleri Amerika ve İsrail’i kafaya alsın ve lobi yapsın. Bence yumurtaları tek bir sepete koymayalım, yazık olur. Bu konuyu tartışmaya devam edeceğim. Selamlar.
bu yaziya ozgu degil, fakat umumi bir tebrik sunmak istiyorum,lutfen durusunuzu muhafaza edin, yalniz bizim cografyanin degil butun alem-i islamin ve butun beserin su an akli selim insanlara cok ciddi ihtiyaci var,her ne kadar siz konuda hassas olsanizda asabiyetleri hicbir taviz vermemeniz dilegiyle, velenki mazlum olsada.
israilíle ilgili yazdiklariniza gelince isabetine suphe yok.tek kahreden tarafi bizim cenahin yorumcularinin! muvazeyi butun butun kaybetmesini musahade etmek.
burasi Oslo kaderi ilahi bir kac aydir misafirim, gonul arzu ederdi ki burda diger musluman cografya gocmenlerine kiyasla hicte azinlik olmamamiza ragmen bayramlasmak icin bile gidilecek bir kurdistan mescidi yok! bizi can evimizden vurmuslarda ..
Rabbim halkimiza yardim etsin, ve bizi bize iyice yabancilastiranlarin elinden kurtarsin.
saygilarimla
Yorum yaz