Nasname Ozgur Bireyler Toplulugu: Selahaddin Eyyubi'nin Hıristiyanlığı (1) Selahaddin Eyyubi'nin Hıristiyanlığı (1) ================================================================================ Nasname : on 12 May, 2008 05:18:00 Felekeddin Kakeyi* Kürtçe den Çeviri: Nevzat EminoÄŸlu (Nubihar dergisi 101. sayısında  Kurd û İslamiyet baÅŸlıklı Kürtçe bir makale yazmıştım. Bir paragrafında bir derdimi ÅŸöyle dile getirmiÅŸtim: İçimdeki bir yarayı. Hayır! Hayır! Milletimin bir yarasını açayım: Biz Kürtler E.yyubilere yeterince sahip çıkmıyoruz. Haklarında tarihi araÅŸtırmalar yapmıyoruz. Kitaplar yayınlamıyoruz. Dünyaya tanıtmıyoruz. Bu da dertler üstü bir derdimizdir ki ne siz sorun ve ne de ben söyleyeyim. Biz Kürtler tarihimize sahip çıkmayan, yazmayan ve araÅŸtırma yapmayan bir milletiz. Duygusal, tepkisel ve kuru sloganik söylemlerle kendimizi ifade etmeye çalışırız. Hele tarih, edebiyat ve özellikle Eyyubi Kürtleri tarihi ile ilgili aydınlarımızın, yazarlarımızın, tarihçilerimizin, Seyda ve mellelerimizin aymazlığı, tembelliÄŸi ve ümmiliÄŸi yüreÄŸimi- biliyorum bütün ehl-i hamiyetin yüreÄŸini  yakıyordu. İşte bu feryadımdan sonra geçenlerde NETKURD isimli bir sitede, Sayın Felekeddin Kakeyinin, Selahaddinin Hıristiyan yapılma gibi trajikomik boyutlara varan örneklemeleri içeren makalesini gördüm. Aynı yaraya kendisi de parmak basıyordu. Türkçe ye çevirip daha geniÅŸ bir kesimin bu feryadı duymasını istedim. Bu münasebetle söz konusu makalemden de bu konuyla ilgili gördüÄŸüm bir pasajını anti parantez olarak aktardıktan sonra sayın Bakanın makalesini sizlerle paylaÅŸacağım. Fakat ÅŸu tarihi bir gerçektir ki; İslamiyetten sonra Kürt tarihi bulanıklılıktan, karanlıktan çıkarak (Kürtlerin) isimleri, dilleri, ülke adları tam belirginleÅŸiyor. Kürt dili ilk olarak yazılı eserlerini elimize kadar ulaÅŸtırıyor. Tahirî Uryan, Elîyê Herirî, Hesenê Batê gibi âlim ve edip kiÅŸilerin kitapları, divanları ve kurulan medrese ve eÄŸitim kurumları Kürt edebiyatının, Kürt medeniyet ve siyasal hakimiyetinin temelini oluÅŸturuyorlar. Amerikanın Harward Üniversitesi tarih profesörü, Kürtlerin İslamiyeti kabul ediÅŸlerinin ilk zamanlarına tekabül eden o döneme ait araÅŸtırmalarında ÅŸöyle diyor: Kürtler üç yüz yıllık İran Sasanîleri ve Bizans İmparatorluÄŸu idaresindeki karanlık ve ezilme dönemlerinden sonra, 7. ve 9. yüzyıllarda, yeniden yeÅŸeren güçleri ve siyasetteki hakimiyetleri, döneme mührünü vuruyor. Bu yükselme, 10. ve 12 yüzyıllarda, en yüksek seviyelerine ulaÅŸarak haklı olarak İslamın Kürt yüzyılları olarak adlandırılıyordu. Kürt siyasi hâkimiyeti, askeri fetihler ve göçler ile Orta Asyadan tut Libya ve Yemene kadar uzanıyordu. Kürtler Orta DoÄŸunun merkez bölgelerni, kurdukları devlet ve hanedanları ile korudular. Kürt dili ve Kültürü altın yıllarını bu dönemde yaÅŸadı. Kürtler tüm bu süreçlerde felsefe, müzik, müzikoloji, mimari, mühendislik, matematik ve astronomide uzmanlaÅŸtılar. O dönemin ünlü Kürt tarihçilerinden Ebul Fida, İbni Esir, İbni Åžeddat, İbni Kuteybe, filozoflarından Suhraverdi, Ayn el Qudat Hemedani, müzikologlarından Seyfedin Umrewi ve Muhammed İbni Katip Erbili, müzisyenlerinden İbrahi, İshaq Mawsili ve Zeryab, mimar ve mühendislerden Munis, matematikçilerden ve astrologlardan Muhyedin Axlatî, biyografiden İbni Xaliqan, ansiklopedist İbni Nedim, halk ve dini devrimcilerden Babek ve Nasreh bunlardan sadece bir kaçıdırlar.(Prf. Dr. Merdhard.R. İzady. KÜRTLER. İngilizceden Çev. C. Atilla. Doz Yay.) Bu temel üzerine Kürtler devletler kuruyorlar. Rewadi Devleti, Merwanî Devleti, Erdilani Devleti ve Eyyübi İmparatorluÄŸu gibi Kürt devletleri kuruluyor. Özellikle Eyyübi Kürt Devleti dünyaya öyle bir medeniyet, adalet ve insanlık gösteriyor ki yalnız deÄŸil İslam alemini, tüm Avrupayı da hayranlıkla taktire sevkediyor. O zamandan ÅŸimdiye kadar hiç bir doÄŸu devleti ve hiç bir Müslüman lider, Avrupada Eyyübi Devleti ve onun lideri Selahaddin Eyyübi kadar sevilmemiÅŸ ve takdir görmemiÅŸtir. Evet, büyüklük odur ki düÅŸmanı tarafından bile taktir edilsin.) Nevzat EminoÄŸlu Selahaddin Eyyubi sadece bir Müslüman deÄŸildi. Büyük bir bilgindi aynı zamanda. Fıkıh, hukuh ve diÄŸer İslami ilimlerde de uzmandı. Bütün bunlarla beraber adil bir yöneticiydi de. Bazen olur kadılık yapar, halkın sorunlarını çözerdi. Bir gün mahkeme hakiminin makamına oturmuÅŸtu. Gelen bir kiÅŸi bizzat Selahaddinden ÅŸikayetçiydi. Selahaddin hemen hakimlik koltuÄŸunu terk etti ve koltuÄŸu baÅŸka bir hakime bıraktı. Bir sanık olarak mahkemenin huzuruna çıktı. Kendisi ve ÅŸikayetçi taraf hakkındaki yargılamayı dinledi. Ta hakim kararını verinceye kadar. Öyle ise nasıl oluyor ki böyle samimi bir Müslümanın adı Hıristiyanlıkla anılır oldu. Bu konu ve iddia, bir çok Avrupalının kitap, roman ve belgelerinde yer alıyor. Hem de Arap, Kürt ve diÄŸer OrtadoÄŸulu milletlerin Selahaddin ile ilgili yazdığı yüzlerce kitabın aksine olarak. OrtadoÄŸu ülkelerine saldırılar düzenleyen Avrupanın İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya gibi Hıristiyan ülkelerin askerlerine karşı Selahaddin Eyyubinin askerleri savaÅŸ veriyordu ve onları yeniyordu. O Hıristiyanlar, bir çoÄŸu kitaplarda toplanan yüzlerce yaÅŸanmış hikaye ve destansı hatıraları beraberlerinde geri götürüyorlardı. Onların çoÄŸunda Selahaddinnin kahramanlığından, erdemliliÄŸinden, toleransından ve sevgi dolu kiÅŸiliÄŸinden söz ediliyordu. Söz konusu kiÅŸi her ne kadar kendi düÅŸmanları ve kendileri ile savaşıyor idi ise de. Bazı Avrupalıların roman ve kitaplarında Selahaddin Eyyubi efsanevi bir kiÅŸilik olarak anlatılmış. Dahası Hıristiyan olarak nitelenmiÅŸ. Selahaddin ve Dönemi [1] kitabında Avrupalı kaynaklarda bu konuda bir yığın ayrıntılı bilgi vardır. Selahaddinin erdemi, toleransı ve ÅŸefkati ile ilgili onlarca yaÅŸanmış hikaye gördüÄŸümüz o kitaplarda, tarihte Haçlılar olarak bilinen o dönemin(sekiz yüz yıl önce) Hıristiyanları kendi aralarında, Selahaddinnin hal ve hareketleri, yönetim tarzı ve yaptıkları Hıristiyanlara benziyor, Müslümanlara deÄŸil. Bundan dolayı da aslen Hıristiyan olsa gerek.  Bu sefer Fransız ve İngilizler arasında çekiÅŸme baÅŸlıyor. Fransızlar: Evet o bir Hıristiyandır. Annesi de Fransızdır. İngilizler de.  Hayır. EÄŸer Hıristiyan ise annesi İngilizdir. [2] Kısacası herkes Selahaddini kendi tarafına çekmek istiyordu. Onlar ki Selahaddinin düÅŸmanlarıydılar ve onun insanlık dolu yaklaşımını kavrayamadılar. Hiç olmazsa onu kendilerine mal etmeye çalışarak, kendilerince Hıristiyan yapmak istiyorlardı. Onlara göre o özellikler hiçbir Müslüman liderde görülmemiÅŸtir.( Bizce de bu doÄŸru bir tespittir. Eyyubi Kürtleri ile ilgili etraflıca araÅŸtırmalar yapılsa Selahaddin ve diÄŸer Kürt önder ve liderlerinin üstünlüÄŸü anlaşılacaktır. Bu ÅŸimdilik bir tarafta kalsın.) İtalyanların büyük ÅŸairi Dante Selahaddine özel bir yer vererek diyor ki:  Selahaddin Hıristiyanlığın dışında kalmak istemiÅŸ ancak tavır ve davranışlarında yer yer Hıristiyanlığın deÄŸerlerini göstermiÅŸtir. [3] Avrupa Hıristiyanları Selahaddine üstelik kendisi istemediÄŸi ve o bundan habersiz olduÄŸu halde  Onursal/Fahri Åžahsiyet [4] vermiÅŸler. Belli ki Hıristiyanlar Selahaddinin kendilerinden olmasını, nasıl oluyorsa, istemiÅŸlerdir. Her ne kadar o, bütün gücüyle onlarla savaÅŸtığı halde. Bu da gelip Selahaddinin kahramanlık ve erdemliliÄŸine dayanıyor. Bundan dolayıdır ki bugün Araplar, Türkler ve İranlılar Selahaddini kendi kahramanları yapmak için can atarak didinip duruyorlar. Ancak Selahaddinin milleti yani soydaÅŸları olan Kürtler hariç. Sadece onlar Selahaddini kendilerinden uzak tutmak istiyorlar&&(devam edecek) *Kürdistan Bölge Hükümeti Kültür Bakanı 1] B. H. Newbai. Latinceden Arapçaya çeviren: Memduh Erwan. Darul Cındi En NeÅŸr, Suriye. DımeÅŸq. 1993 [2] Bakınız: Aynı Kaynak: sayfa: 13 [3] A.g.e: s. 244 [4] A.g.e: s. 245-248