Gittiler...Gördüler ve Geldiler...
NAS-EDİ'DEN Yazar arkadaşımız Abdullah GÜNEŞ yine siz Nasname Severler için enfes bir 'Güneş Harekatı Sonrası' bir panaroma yaptı. Tarafları ve söylenenleri aktarıyor ve analizini sunuyor. Buyrun. TC TARAFINDA KARA OPERASYONU KAVGASI (KAVGANIN TARAFLARI: MHP, CHP İLE GENELKURMAY, AK PARTİ) 15 Ağustos 1984 Eruh ve Şemdinli baskınları ile başlayan/ve halen devam eden PKK/PKK Kongragel saldırılarında çok büyük acılar yaşandı/halen de yaşanıyor. Yaşanan süreçte binlerce insan ölmüş...
Gittiler...Gördüler ve Geldiler...
NAS-EDİ'DEN
Yazar arkadaşımız Abdullah GÜNEŞ yine siz Nasname Severler için enfes bir 'Güneş Harekatı Sonrası' bir panaroma yaptı. Tarafları ve söylenenleri aktarıyor ve analizini sunuyor.
Buyrun.
TC TARAFINDA KARA OPERASYONU KAVGASI
(KAVGANIN TARAFLARI: MHP, CHP İLE GENELKURMAY, AK PARTİ)
15 Ağustos 1984 Eruh ve Şemdinli baskınları ile başlayan/ve halen devam eden PKK/PKK Kongragel saldırılarında çok büyük acılar yaşandı/halen de yaşanıyor. Yaşanan süreçte binlerce insan ölmüş...
TC TARAFINDA KARA OPERASYONU KAVGASI
(KAVGANIN TARAFLARI: MHP, CHP İLE GENELKURMAY, AK PARTİ)
Abdullah GÜNEŞ (Nasname Yazarı)
15 Ağustos 1984 Eruh ve Şemdinli baskınları ile başlayan/ve halen devam eden PKK/PKK Kongragel saldırılarında çok büyük acılar yaşandı/halen de yaşanıyor. Yaşanan süreçte binlerce insan ölmüş, yaralanmış, sakat kalmıştır, ülkemiz 200 milyar doları aşkın ekonomik zarara uğramıştır.
2007’de artan PKK saldırıları üzerine sınır-ötesi operasyon tartışmaları başladı.
AK Parti Hükümeti “sınır-ötesinde ne işimiz var, biz önce sınır-içindeki güvenliği sağlamamız gerekir”, “daha önce 24 defa sınır-ötesi operasyon yapıldı ne faydası oldu”, “sınır-ötesi operasyon gerekiyorsa ordu buyursun yapsın” tavrı sergilerken; art(ırıl)an kamuoyu baskısı sonucu sınır-ötesi operasyona yeşil ışık yaktı. 19 Ekim 2007 tarihinde Sınır ötesi harekat için Başbakanlık tarafından hazırlanan tezkere TBMM Genel Kurulu'nda 507 kabul, 19 ret oyu ile kabul edildi. 21 Aralık 2007’de Irak’ın kuzeyinde hava operasyonları başladı. Bu ilk hava operasyonlarını diğerleri takip etti. 21 Şubat 2008’de hava destekli kara harekatı başladı.
Kara harekatı ile birlikte eleştiriler de başladı. Kara harekatına yurt içinden DTP karşı çıkarken; İngiltere “Türkiye’nin derhal Irak’ın kuzeyinden çekilmesi”ni savunurken, ABD ve AB ülkeleri “Türkiye’nin terörle mücadelede haklı olduğunu ancak en kısa zamanda Irak’ın kuzeyinden çekilmesi gerektiğini” açıkladılar.
Devam eden süreçte ABD baskısı gittikçe artmıştır. ABD Dışişleri Bakanı Riece “Türkiye derhal Irak’tan askerlerini çekmelidir” demiştir. ABD Savunma Bakanı Gates Türkiye’ye gelmiş, askeri ve siyasi yetkililerle görüşmeler yapmış ve bu görüşmelerde “Operasyonun en kısa sürede bitirilmesini” deklare etmiş, bu açıklamadan hemen sonra operasyonlar sona erdirilmiştir….
29 Şubat 2008’de kara operasyonları sona erdirilerek, Türk askerleri geri çekildi.
Irak’ın kuzeyinde icra edilen kara operasyonlarının sona erdirilmesi ve askerlerin geri çekilmesi tartışmaları da beraber getirdi.
SİYASİ PARTİLERDEN GERİ ÇEKİLME KARARINA TEPKİLER
Irak’ın kuzeyinden çekilme kararına ilk tepki Saadet Partisi’nden geldi.
Saadet Partisi Genel Başkanı 2 Mart 2008’de yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“8 gün süren operasyon, sürpriz bir şekilde sona erdi(rildi). Oysa ilgili ve yetkili merciler daha önce yaptıkları açıklamalarda; ‘Sınır ötesi kara harekatı’nın hedefe ulaşılana ve PKK terörü tamamen bitirilene kadar süreceği”ni deklare etmişlerdi.’
Şimdi kamuoyu ve bizler şu sorulara cevap bekliyoruz:
1- Operasyonda arzulanan hedefe ulaşılmış mıdır?..
2- PKK terör örgütü tamamen bitirilmiş midir?..
3- Artık bundan sonra yüreklerimize ateş, ocaklarımıza acı düşüren şehit cenazeleri son bulacak mıdır?..
4- Operasyonun sona erdirilmesinden bir gün önce ABD Savunma Bakanı Gates Türkiye’ye gelmiş, askeri ve siyasi yetkililerle görüşmeler yapmış ve bu görüşmelerde ‘Operasyonun en kısa sürede bitirilmesini’ istemiştir. Bir gün sonra da operasyonun bitirildiği açıklanmıştır. Bu zamanlama haklı olarak milletimizin kafasını karıştırmaktadır. Ve şu soru sorulmaktadır; ‘Harekat, belirlenen hedefe ulaşıldığı için mi, yoksa ABD istediği için mi sona erdirilmiştir?..’ Milletimizin bu soruların cevabını bilmeye hakkı vardır. Millet, tatmin edici cevaplar bekliyor…”
2.3.2008 Pazar günü AK Parti Ankara İl Gençlik Kongresinde konuşan Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN şunları söyledi:
“Cuma sabahı, nihayete ermek suretiyle, bütün yavrularımız, Mehmetçiğimiz, subayından tüm erine kadar ülkemize döndü. Bir çok spekülasyonlar yapılıyor. Bu spekülasyonlara kulak asmayın, biz askerimizle el ele, omuz omuza ham dolsun bu süreci takip ettik, götürdük. Tabii ki, bütün bu sürecin, stratejileri var, taktikleri var...Şimdi bazılarının, insaf dışı yakıştırmaları oluyor; 'İşte şuradan talimat mı alındı, şunlar şöyle midir? Daha uzun kalınmalıydı. Daha şöyle olmalıydı, böyle olmalıydı'. Bırakın da lütfen bu işi bilenler konuşsun. Bu iktidar siyasi iktidar olarak kimseden emir almamıştır, emir almaz bunu böyle bilin.”
“ABD Türkiye’yi Kullandı” İddiası
Bu arada bir televizyon programında konuşan Türkiye'nin eski Amerika Büyükelçisi Faruk Loğoğlu’na göre; “Genelkurmay hedefe ulaşıldığı gerekçesi ile çekilme kararı almış ve hazırlıklara başlamıştı. Ancak Amerika bir şekilde durumu haber aldı ve Bush ile Gates, durumdan istifadeye kalktılar ve alelacele 'Türkiye çekilsin' demeye başladılar.”
4 Mart 2008 Salı günü AK Parti, CHP ve MHP’nin TBMM Grup toplantılarındaki en önemli konu “Irak’ın kuzeyine yapılan kara harekatının sona erdirilmesi” idi:
CHP Genel Başkanı Deniz BAYKAL CHP Grubunda yaptığı konuşmada şunları söyledi;
“Kara harekatının noktalanması tüm dünya için de, Türkiye için de bir sürpriz olmuştur. En başarılı noktaya geldiği sırada aniden durdurulması kaçınılmaz olarak şüpheleri ortaya çıkardı? Acaba en başarılı zamanlarda, 8. gününde niçin son verme kararı alındı? Bu soru herkesin kafasını kurcalıyor? Vatanını, milletini seven herkes bu soruyu soruyor. Kimse bunu TSK sevgisiyle çelişir bir durum olarak algılamasın. ABD’nin her şeyden haberi vardı. ABD savunma Bakanı harekatın 3. gününden itibaren "harekat bitmelidir" diye konuşmaya başladı. Türkiye'ye geldi. Perşembe günü geldi. Harekat Cuma günü bitti. Cuma günü 4'de bitirmek üzere planlamıştık. Peki o plandan cumhurbaşkanının, başbakanı haberi var mı? Önceden planlandıysa başbakan halka sesleniş konusunda haberi var mıydı? Amerikan Savunma Bakanı gazetecilerin "mesajınızı verdiniz mi?" sorusuna "4 defa benim ağzımdan işittiler. Almış olmalılar" diyor. "aldılar" diyemiyor. Yani hala haberi yok ertesi gün çekileceğinden. Nereden öğrendik? Zebari'den... Niye erken bitti? Çünkü birileri PKK'nı tümüyle tasfiye edilmesini istemiyor? Tasfiye eder gibi yap ama sakın ha sona ulaşma... Operasyonun erken bitmesine biz karar verdik diyerek ABD'yi beraat ettirmeyin.”
MHP Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ MHP Grubunda yaptığı konuşmada şunları söyledi;
“Önce Savunma Bakanı Gates ikazda bulunmuştur. Ertesi gün ise Başkan Bush çok kaba ifadelerle Türkiye’nin çıkıp gitmesine dair ultimatom vermiştir. AKP yetkililerin ABD'ye "işimiz bitince döneriz, kimseyi dinlemeyiz" açıklamaları basında ABD'ye rest çekildi başlıklarıyla yansımıştır. Ama ani çekilme herkeste hayal kırıklığı ve şaşkınlık yaratmıştır. 21 Şubat'ta başlayan harekat heyecan ve gururla karşılanmış. Kanlı terörün beli kırılacak umuduna kapılınmıştır. Böyle bir ortamda harekata ansızın son verilemesi, zor bir kargaşa süreci sonunda kamuoyuna duyurulması Türk milletinde derin bir hayal kırıklığı oluşturmuştur. Operasyonların kısa sürede sonlandırılması, PKK'ya karşı geniş çaplı bir imha planının olmadığını ortaya çıkarmıştır. Geniş çaplı plan yapılmalı ve güvenlik kuşağı oluşturulmalıydı. Kuzey Irak'taki teröristler peşmergelerle iç içedir. Kuzey Irak'ta yuvalanan terör unsurlarının 3 bin ile 3 bin 500 arasında olduğu bilinmektedir. Son kara harekatında Zap kampı hedef alınmıştır. Bölgedeki 300 teröristin 240'ının etkisiz hale getirildiği açıklanmıştır ve Türk birlikleri bölgeden tamamen çekilmiştir.”
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN AK Parti Grubunda yaptığı konuşmada şunları söyledi;
“Tezkere çerçevesinde Kara harekatı başarıyla sonuçlanmıştır. Amaç hasıl olmuştur. Harekatın bitiş tarihi güvenlik gerekçesiyle açıklanmaz. Haber vererek operasyon dönüşü olmaz . Harekatın bitişinin tarihinin açıklanmamasını zaaf olarak gösterenler terörle mücadeleye bilerek ya da bilmeyerek gölge düşürüyor. Harekatın siyasi sorumluluğu bize aittir. Sakın TSK'yı polemik içine çekmeyin. Varsa siyasi muhatabımız biziz. Böyle bir harekatın nasıl yapılacağı, askerin neye ihtiyacı olduğunu, ne kadar kalınacağını bırakın onu da Genelkurmay bilsin. Bütün kahramanları tekrar kutluyor ve selamlıyorum. TSK ile hükümet tam bir koordinasyon içinde. Terörle mücadele kesintisiz devam ediyor. Zaman, zemin neyi gerektirirse o yapılacaktır. Terörle, terörün bağlantıları ile mücadelemiz devam edecektir. Terörle mücadele sadece asker kullanılmaz. Diplomatik, ekonomik, sosyal sosyal boyutları var. Önünüzdeki dönem yeni adımlar atmaya devam edeceğiz. GAP'la ilgili adımları süratle atacağız.”
GENELKURMAY’DAN MUHALEFETE MUHTIRA
4 Mart 2008’de Genelkurmay internet sitesinde yayınlanan basın bildirisi adeta muhalefete muhtıra niteliğindedir. Daha önceleri sık sık hükümetlere muhtıra vermeye alışkın olan TSK ilk kez muhalefete muhtıra verdi.
Genelkurmay Başkanlığı’nın 04 Mart 2008 tarihli açıklaması şöyle;
“1. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 03 Mart 2008 günü düzenlediği basın toplantısında, Genelkurmay Başkanı tarafından, Irak’ın kuzeyinde icra edilen sınır ötesi harekat hakkında basın temsilcilerine detaylı bilgiler verilmiş ve kamuoyunda tartışma konusu edilen bazı noktalara açıklık getirilmiştir.
2. Genelkurmay Başkanı ve diğer komutanlar basın ve kamuoyu önündeki açıklamalarını, en anlaşılır ve yalın bir dille yapmışlardır.
3. Tüm bu iyi niyet ve şeffaflığa rağmen, 04 Mart 2008 günü basın dışından Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan söylemler, ülke adına terörle mücadele eden ve şehitler veren bir kuruma haksız ve seviyesiz saldırılar olarak değerlendirilmektedir.
4. Siyasi kişi ve kurumlarla hiçbir zaman polemiğe girmek istemeyen Türk Silahlı Kuvvetleri, 24 yıldan bu yana devam eden terörle mücadele sürecinde, ilk defa bu tür anlamsız saldırılara hedef yapılmak istenmektedir. Bu saldırılar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele azmine, hainlerden daha fazla zarar vermektedir.
5. Türk Silahlı Kuvvetlerinin maruz kaldığı bu tür saldırıların değerlendirilmesini, Türk Milletinin engin sağduyusuna havale ediyoruz.
Kamuoyuna saygı ve üzüntü ile duyurulur.”
TARTIŞMALARIN VE GENELKURMAY AÇIKLAMASININ ANALİZİ
1- TC tarafı kan ve gözyaşı ile çatışmaları bitireceği iddiasındadır. Aradan geçen 24 yılda maalesef hiçbir ders alınmamıştır. Dres alınmadığının en büyük göstergesi ise MHP ve CHP ile Genelkurmay ve AK Parti arasındaki kavgadır…. Bu kavgada MHP ve CHP Genelkurmay muhtırası (asker tokadı) karşısında şaşkınlığa düşerken, Genelkurmay’a destek AK Parti’den gelmiştir…
2- Tarihlere dikkat ediniz: Sınır-ötesi Operasyon Tezkeresi 19 Ekim 2007 tarihinde kabul edilmiş, 21 Ekim 2007’de Hakkari-Yüksekova Dağlıca’da askerlere saldırı yapılmış, hava operasyonları 21 Aralık’ta başlamış, kara harekatı ise 21 Şubat 2008’de başlamıştır…. TC tarafı PKK ile mücadele de kaybetmiştir. Artan kamuoyu baskısı karşısında, kamuoyunu teskin etmek/gazını almak amacıyla (zoraki) operasyonlar yapmaktadır. Son kara operasyonunda 24 asker 3 korucu kayıp veren TC tarafı 240 PKK militanının öldürüldüğünü açıkladı. Ancak youtube’de Genelkurmay Başkanlığı Elektronik Sistemler Komutanı Tuğgeneral Münir Erten “PKK kaybının 5 ölü 8 yaralıdan ibaret olduğunu, ancak kamuoyunu teskin etmek için 240 PKK’linin öldürüldüğünün açıklandığını” söyledi.
3- Hükümet ve Genelkurmay kara harekatının ilk başından beri “kara harekatının amacının bölücü örgütü tamamen etkisiz hale getirmek olduğunu”, “bölücü örgüt tamamen yok edilinceye kadar kara harekatının devam edeceğini” açıklamalarına rağmen harekatın 9. günde sona ermesinden sonra yaptıkları açıklamalarda, “harekat planlandığı gibi başladı, uygulandı, harekat amacına ulaştı” açıklamaları açık bir çelişkidir…. PKK, 9 günlük kara harekatı ile tamamen etkisiz hale geldi mi?...
4- Operasyonlar başladıktan sonra ABD baskısı gittikçe artmıştır. ABD Dışişleri Bakanı Riece “Türkiye derhal Irak’tan askerlerini çekmelidir” demiştir. Operasyonun sona erdirilmesinden bir gün önce ABD Savunma Bakanı Gates Türkiye’ye gelmiş, askeri ve siyasi yetkililerle görüşmeler yapmış ve bu görüşmelerde ‘Operasyonun en kısa sürede bitirilmesini’ istemiştir. Bir gün sonra da operasyonun bitirildiği açıklanmıştır. Bu zamanlama haklı olarak milletimizin kafasını karıştırmaktadır. Ve şu soru sorulmaktadır; ‘Harekat, belirlenen hedefe ulaşıldığı için mi, yoksa ABD istediği için mi sona erdirilmiştir?..’
5- Kamuoyunda ABD’nin ikili oynadığı; hem Türkiye’yi hem de PKK’yi kendi amaçları doğrultusunda kullandığı/kullanmaya çalıştığı, bir eli Türkiye’nin sırtında iken diğer elinin de PKK’nin sırtında olduğu kanaati yaygın… Bu iddia doğru mu?...
Toplumun bu soruların cevabını bilmeye hakkı vardır. Kamuoyu tatmin edici cevaplar bekliyor…”
Genelkurmay Başkanlığı’nın 4 Mart 2008 tarihli Basın Açıklaması;
Sivil demokratik hayata müdahale,
Muhalefete muhtıra,
Cevap bekleyen kamuoyuna hakaret
Niteliğindedir…
Genelkurmay muhtırasının kime yönelik olduğunun hiçbir önemi yoktur… En kötü demokrasi, en iyi askeri darbeden de en iyi muhtıradan da her zaman daha iyidir….
Asker politikaya karışmamalı, işine bakmalıdır….
Sınır ötesi operasyon-muş, kara harekatı-ymış … bunların hepsi hikaye….
Bütün siyasi partilerin (başta 27 Nisan 2007 e-muhtıraya maruz kalan AK Parti olmak üzere), yazılı ve görsel basının, sivil toplum örgütlerinin, kamuoyunun, herkesin bu açıklamaya karşı çıkması, tepki göstermesi zaruridir….
(KAVGANIN TARAFLARI: MHP, CHP İLE GENELKURMAY, AK PARTİ)
Abdullah GÜNEŞ (Nasname Yazarı)
15 Ağustos 1984 Eruh ve Şemdinli baskınları ile başlayan/ve halen devam eden PKK/PKK Kongragel saldırılarında çok büyük acılar yaşandı/halen de yaşanıyor. Yaşanan süreçte binlerce insan ölmüş, yaralanmış, sakat kalmıştır, ülkemiz 200 milyar doları aşkın ekonomik zarara uğramıştır.
2007’de artan PKK saldırıları üzerine sınır-ötesi operasyon tartışmaları başladı.
AK Parti Hükümeti “sınır-ötesinde ne işimiz var, biz önce sınır-içindeki güvenliği sağlamamız gerekir”, “daha önce 24 defa sınır-ötesi operasyon yapıldı ne faydası oldu”, “sınır-ötesi operasyon gerekiyorsa ordu buyursun yapsın” tavrı sergilerken; art(ırıl)an kamuoyu baskısı sonucu sınır-ötesi operasyona yeşil ışık yaktı. 19 Ekim 2007 tarihinde Sınır ötesi harekat için Başbakanlık tarafından hazırlanan tezkere TBMM Genel Kurulu'nda 507 kabul, 19 ret oyu ile kabul edildi. 21 Aralık 2007’de Irak’ın kuzeyinde hava operasyonları başladı. Bu ilk hava operasyonlarını diğerleri takip etti. 21 Şubat 2008’de hava destekli kara harekatı başladı.
Kara harekatı ile birlikte eleştiriler de başladı. Kara harekatına yurt içinden DTP karşı çıkarken; İngiltere “Türkiye’nin derhal Irak’ın kuzeyinden çekilmesi”ni savunurken, ABD ve AB ülkeleri “Türkiye’nin terörle mücadelede haklı olduğunu ancak en kısa zamanda Irak’ın kuzeyinden çekilmesi gerektiğini” açıkladılar.
Devam eden süreçte ABD baskısı gittikçe artmıştır. ABD Dışişleri Bakanı Riece “Türkiye derhal Irak’tan askerlerini çekmelidir” demiştir. ABD Savunma Bakanı Gates Türkiye’ye gelmiş, askeri ve siyasi yetkililerle görüşmeler yapmış ve bu görüşmelerde “Operasyonun en kısa sürede bitirilmesini” deklare etmiş, bu açıklamadan hemen sonra operasyonlar sona erdirilmiştir….
29 Şubat 2008’de kara operasyonları sona erdirilerek, Türk askerleri geri çekildi.
Irak’ın kuzeyinde icra edilen kara operasyonlarının sona erdirilmesi ve askerlerin geri çekilmesi tartışmaları da beraber getirdi.
SİYASİ PARTİLERDEN GERİ ÇEKİLME KARARINA TEPKİLER
Irak’ın kuzeyinden çekilme kararına ilk tepki Saadet Partisi’nden geldi.
Saadet Partisi Genel Başkanı 2 Mart 2008’de yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“8 gün süren operasyon, sürpriz bir şekilde sona erdi(rildi). Oysa ilgili ve yetkili merciler daha önce yaptıkları açıklamalarda; ‘Sınır ötesi kara harekatı’nın hedefe ulaşılana ve PKK terörü tamamen bitirilene kadar süreceği”ni deklare etmişlerdi.’
Şimdi kamuoyu ve bizler şu sorulara cevap bekliyoruz:
1- Operasyonda arzulanan hedefe ulaşılmış mıdır?..
2- PKK terör örgütü tamamen bitirilmiş midir?..
3- Artık bundan sonra yüreklerimize ateş, ocaklarımıza acı düşüren şehit cenazeleri son bulacak mıdır?..
4- Operasyonun sona erdirilmesinden bir gün önce ABD Savunma Bakanı Gates Türkiye’ye gelmiş, askeri ve siyasi yetkililerle görüşmeler yapmış ve bu görüşmelerde ‘Operasyonun en kısa sürede bitirilmesini’ istemiştir. Bir gün sonra da operasyonun bitirildiği açıklanmıştır. Bu zamanlama haklı olarak milletimizin kafasını karıştırmaktadır. Ve şu soru sorulmaktadır; ‘Harekat, belirlenen hedefe ulaşıldığı için mi, yoksa ABD istediği için mi sona erdirilmiştir?..’ Milletimizin bu soruların cevabını bilmeye hakkı vardır. Millet, tatmin edici cevaplar bekliyor…”
2.3.2008 Pazar günü AK Parti Ankara İl Gençlik Kongresinde konuşan Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN şunları söyledi:
“Cuma sabahı, nihayete ermek suretiyle, bütün yavrularımız, Mehmetçiğimiz, subayından tüm erine kadar ülkemize döndü. Bir çok spekülasyonlar yapılıyor. Bu spekülasyonlara kulak asmayın, biz askerimizle el ele, omuz omuza ham dolsun bu süreci takip ettik, götürdük. Tabii ki, bütün bu sürecin, stratejileri var, taktikleri var...Şimdi bazılarının, insaf dışı yakıştırmaları oluyor; 'İşte şuradan talimat mı alındı, şunlar şöyle midir? Daha uzun kalınmalıydı. Daha şöyle olmalıydı, böyle olmalıydı'. Bırakın da lütfen bu işi bilenler konuşsun. Bu iktidar siyasi iktidar olarak kimseden emir almamıştır, emir almaz bunu böyle bilin.”
“ABD Türkiye’yi Kullandı” İddiası
Bu arada bir televizyon programında konuşan Türkiye'nin eski Amerika Büyükelçisi Faruk Loğoğlu’na göre; “Genelkurmay hedefe ulaşıldığı gerekçesi ile çekilme kararı almış ve hazırlıklara başlamıştı. Ancak Amerika bir şekilde durumu haber aldı ve Bush ile Gates, durumdan istifadeye kalktılar ve alelacele 'Türkiye çekilsin' demeye başladılar.”
4 Mart 2008 Salı günü AK Parti, CHP ve MHP’nin TBMM Grup toplantılarındaki en önemli konu “Irak’ın kuzeyine yapılan kara harekatının sona erdirilmesi” idi:
CHP Genel Başkanı Deniz BAYKAL CHP Grubunda yaptığı konuşmada şunları söyledi;
“Kara harekatının noktalanması tüm dünya için de, Türkiye için de bir sürpriz olmuştur. En başarılı noktaya geldiği sırada aniden durdurulması kaçınılmaz olarak şüpheleri ortaya çıkardı? Acaba en başarılı zamanlarda, 8. gününde niçin son verme kararı alındı? Bu soru herkesin kafasını kurcalıyor? Vatanını, milletini seven herkes bu soruyu soruyor. Kimse bunu TSK sevgisiyle çelişir bir durum olarak algılamasın. ABD’nin her şeyden haberi vardı. ABD savunma Bakanı harekatın 3. gününden itibaren "harekat bitmelidir" diye konuşmaya başladı. Türkiye'ye geldi. Perşembe günü geldi. Harekat Cuma günü bitti. Cuma günü 4'de bitirmek üzere planlamıştık. Peki o plandan cumhurbaşkanının, başbakanı haberi var mı? Önceden planlandıysa başbakan halka sesleniş konusunda haberi var mıydı? Amerikan Savunma Bakanı gazetecilerin "mesajınızı verdiniz mi?" sorusuna "4 defa benim ağzımdan işittiler. Almış olmalılar" diyor. "aldılar" diyemiyor. Yani hala haberi yok ertesi gün çekileceğinden. Nereden öğrendik? Zebari'den... Niye erken bitti? Çünkü birileri PKK'nı tümüyle tasfiye edilmesini istemiyor? Tasfiye eder gibi yap ama sakın ha sona ulaşma... Operasyonun erken bitmesine biz karar verdik diyerek ABD'yi beraat ettirmeyin.”
MHP Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ MHP Grubunda yaptığı konuşmada şunları söyledi;
“Önce Savunma Bakanı Gates ikazda bulunmuştur. Ertesi gün ise Başkan Bush çok kaba ifadelerle Türkiye’nin çıkıp gitmesine dair ultimatom vermiştir. AKP yetkililerin ABD'ye "işimiz bitince döneriz, kimseyi dinlemeyiz" açıklamaları basında ABD'ye rest çekildi başlıklarıyla yansımıştır. Ama ani çekilme herkeste hayal kırıklığı ve şaşkınlık yaratmıştır. 21 Şubat'ta başlayan harekat heyecan ve gururla karşılanmış. Kanlı terörün beli kırılacak umuduna kapılınmıştır. Böyle bir ortamda harekata ansızın son verilemesi, zor bir kargaşa süreci sonunda kamuoyuna duyurulması Türk milletinde derin bir hayal kırıklığı oluşturmuştur. Operasyonların kısa sürede sonlandırılması, PKK'ya karşı geniş çaplı bir imha planının olmadığını ortaya çıkarmıştır. Geniş çaplı plan yapılmalı ve güvenlik kuşağı oluşturulmalıydı. Kuzey Irak'taki teröristler peşmergelerle iç içedir. Kuzey Irak'ta yuvalanan terör unsurlarının 3 bin ile 3 bin 500 arasında olduğu bilinmektedir. Son kara harekatında Zap kampı hedef alınmıştır. Bölgedeki 300 teröristin 240'ının etkisiz hale getirildiği açıklanmıştır ve Türk birlikleri bölgeden tamamen çekilmiştir.”
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN AK Parti Grubunda yaptığı konuşmada şunları söyledi;
“Tezkere çerçevesinde Kara harekatı başarıyla sonuçlanmıştır. Amaç hasıl olmuştur. Harekatın bitiş tarihi güvenlik gerekçesiyle açıklanmaz. Haber vererek operasyon dönüşü olmaz . Harekatın bitişinin tarihinin açıklanmamasını zaaf olarak gösterenler terörle mücadeleye bilerek ya da bilmeyerek gölge düşürüyor. Harekatın siyasi sorumluluğu bize aittir. Sakın TSK'yı polemik içine çekmeyin. Varsa siyasi muhatabımız biziz. Böyle bir harekatın nasıl yapılacağı, askerin neye ihtiyacı olduğunu, ne kadar kalınacağını bırakın onu da Genelkurmay bilsin. Bütün kahramanları tekrar kutluyor ve selamlıyorum. TSK ile hükümet tam bir koordinasyon içinde. Terörle mücadele kesintisiz devam ediyor. Zaman, zemin neyi gerektirirse o yapılacaktır. Terörle, terörün bağlantıları ile mücadelemiz devam edecektir. Terörle mücadele sadece asker kullanılmaz. Diplomatik, ekonomik, sosyal sosyal boyutları var. Önünüzdeki dönem yeni adımlar atmaya devam edeceğiz. GAP'la ilgili adımları süratle atacağız.”
GENELKURMAY’DAN MUHALEFETE MUHTIRA
4 Mart 2008’de Genelkurmay internet sitesinde yayınlanan basın bildirisi adeta muhalefete muhtıra niteliğindedir. Daha önceleri sık sık hükümetlere muhtıra vermeye alışkın olan TSK ilk kez muhalefete muhtıra verdi.
Genelkurmay Başkanlığı’nın 04 Mart 2008 tarihli açıklaması şöyle;
“1. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 03 Mart 2008 günü düzenlediği basın toplantısında, Genelkurmay Başkanı tarafından, Irak’ın kuzeyinde icra edilen sınır ötesi harekat hakkında basın temsilcilerine detaylı bilgiler verilmiş ve kamuoyunda tartışma konusu edilen bazı noktalara açıklık getirilmiştir.
2. Genelkurmay Başkanı ve diğer komutanlar basın ve kamuoyu önündeki açıklamalarını, en anlaşılır ve yalın bir dille yapmışlardır.
3. Tüm bu iyi niyet ve şeffaflığa rağmen, 04 Mart 2008 günü basın dışından Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan söylemler, ülke adına terörle mücadele eden ve şehitler veren bir kuruma haksız ve seviyesiz saldırılar olarak değerlendirilmektedir.
4. Siyasi kişi ve kurumlarla hiçbir zaman polemiğe girmek istemeyen Türk Silahlı Kuvvetleri, 24 yıldan bu yana devam eden terörle mücadele sürecinde, ilk defa bu tür anlamsız saldırılara hedef yapılmak istenmektedir. Bu saldırılar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele azmine, hainlerden daha fazla zarar vermektedir.
5. Türk Silahlı Kuvvetlerinin maruz kaldığı bu tür saldırıların değerlendirilmesini, Türk Milletinin engin sağduyusuna havale ediyoruz.
Kamuoyuna saygı ve üzüntü ile duyurulur.”
TARTIŞMALARIN VE GENELKURMAY AÇIKLAMASININ ANALİZİ
1- TC tarafı kan ve gözyaşı ile çatışmaları bitireceği iddiasındadır. Aradan geçen 24 yılda maalesef hiçbir ders alınmamıştır. Dres alınmadığının en büyük göstergesi ise MHP ve CHP ile Genelkurmay ve AK Parti arasındaki kavgadır…. Bu kavgada MHP ve CHP Genelkurmay muhtırası (asker tokadı) karşısında şaşkınlığa düşerken, Genelkurmay’a destek AK Parti’den gelmiştir…
2- Tarihlere dikkat ediniz: Sınır-ötesi Operasyon Tezkeresi 19 Ekim 2007 tarihinde kabul edilmiş, 21 Ekim 2007’de Hakkari-Yüksekova Dağlıca’da askerlere saldırı yapılmış, hava operasyonları 21 Aralık’ta başlamış, kara harekatı ise 21 Şubat 2008’de başlamıştır…. TC tarafı PKK ile mücadele de kaybetmiştir. Artan kamuoyu baskısı karşısında, kamuoyunu teskin etmek/gazını almak amacıyla (zoraki) operasyonlar yapmaktadır. Son kara operasyonunda 24 asker 3 korucu kayıp veren TC tarafı 240 PKK militanının öldürüldüğünü açıkladı. Ancak youtube’de Genelkurmay Başkanlığı Elektronik Sistemler Komutanı Tuğgeneral Münir Erten “PKK kaybının 5 ölü 8 yaralıdan ibaret olduğunu, ancak kamuoyunu teskin etmek için 240 PKK’linin öldürüldüğünün açıklandığını” söyledi.
3- Hükümet ve Genelkurmay kara harekatının ilk başından beri “kara harekatının amacının bölücü örgütü tamamen etkisiz hale getirmek olduğunu”, “bölücü örgüt tamamen yok edilinceye kadar kara harekatının devam edeceğini” açıklamalarına rağmen harekatın 9. günde sona ermesinden sonra yaptıkları açıklamalarda, “harekat planlandığı gibi başladı, uygulandı, harekat amacına ulaştı” açıklamaları açık bir çelişkidir…. PKK, 9 günlük kara harekatı ile tamamen etkisiz hale geldi mi?...
4- Operasyonlar başladıktan sonra ABD baskısı gittikçe artmıştır. ABD Dışişleri Bakanı Riece “Türkiye derhal Irak’tan askerlerini çekmelidir” demiştir. Operasyonun sona erdirilmesinden bir gün önce ABD Savunma Bakanı Gates Türkiye’ye gelmiş, askeri ve siyasi yetkililerle görüşmeler yapmış ve bu görüşmelerde ‘Operasyonun en kısa sürede bitirilmesini’ istemiştir. Bir gün sonra da operasyonun bitirildiği açıklanmıştır. Bu zamanlama haklı olarak milletimizin kafasını karıştırmaktadır. Ve şu soru sorulmaktadır; ‘Harekat, belirlenen hedefe ulaşıldığı için mi, yoksa ABD istediği için mi sona erdirilmiştir?..’
5- Kamuoyunda ABD’nin ikili oynadığı; hem Türkiye’yi hem de PKK’yi kendi amaçları doğrultusunda kullandığı/kullanmaya çalıştığı, bir eli Türkiye’nin sırtında iken diğer elinin de PKK’nin sırtında olduğu kanaati yaygın… Bu iddia doğru mu?...
Toplumun bu soruların cevabını bilmeye hakkı vardır. Kamuoyu tatmin edici cevaplar bekliyor…”
Genelkurmay Başkanlığı’nın 4 Mart 2008 tarihli Basın Açıklaması;
Sivil demokratik hayata müdahale,
Muhalefete muhtıra,
Cevap bekleyen kamuoyuna hakaret
Niteliğindedir…
Genelkurmay muhtırasının kime yönelik olduğunun hiçbir önemi yoktur… En kötü demokrasi, en iyi askeri darbeden de en iyi muhtıradan da her zaman daha iyidir….
Asker politikaya karışmamalı, işine bakmalıdır….
Sınır ötesi operasyon-muş, kara harekatı-ymış … bunların hepsi hikaye….
Bütün siyasi partilerin (başta 27 Nisan 2007 e-muhtıraya maruz kalan AK Parti olmak üzere), yazılı ve görsel basının, sivil toplum örgütlerinin, kamuoyunun, herkesin bu açıklamaya karşı çıkması, tepki göstermesi zaruridir….
Puanlama



Yorumlar (0 gönderildi):
Yorum yaz