Melek Anne
Annem bizi bırakıp gideli 3 yıl oldu. Bir mayıs sabahı “hoşça kalın” dedi hepimize. Geride asla yeri doldurulmayacak bir büyük boşluk, yüreğimizde onu andıkça kabaran bir acı, kocaman bir yalnızlık duygusu ve hepimizin üzerinde bir iz bırakarak. Sekiz çocuğunu özenle, sevgiyle, sabırla büyüten annem,
Şükran YILDIZ
İnsan ne kadar büyürse büyüsün, içinde, hep yaramaz-ilgiye, sevgiye muhtaç bir çocuk taşır.
Ülkeleri, örgütleri, şirketleri, takımları; binlerce insanı yöneten de olsa, günlük yaşamda ki kaba görüntüsünün, imajının aksine içinde “evcilik oynayan”, “ip atlayan”, “bilye oynayan”, “erik çalmak için ağaca tırmanan” bir çocuk hep var olur.
Korktuğunda, tehlikede hissettiğinde hep “anneee!” diye bağıran, yardım isteyen o çocuktur işte.
Anne, tanımlanması en zor kelime, belki hayatın anlamı, belki de kendisi…
Bizi var eden, sevgisini hep hissettiğimiz, sevgimizi hep esirgediğimiz.
Ancak kaybettikten sonra fark ettiğimiz…
Annem bizi bırakıp gideli 3 yıl oldu.
Bir mayıs sabahı “hoşça kalın” dedi hepimize.
Geride asla yeri doldurulmayacak bir büyük boşluk, yüreğimizde onu andıkça kabaran bir acı, kocaman bir yalnızlık duygusu ve hepimizin üzerinde bir iz bırakarak.
Sekiz çocuğunu özenle, sevgiyle, sabırla büyüten annem, gittiğinde onsuz bir hayata nasıl tutunacağımızı düşündüm hep.
Ama fark ettim ki onu da, o öğretmişti bize.
Şimdi kardeşlerimde iyi olan özellikleri alt alta topladığımda annemi görüyorum.
Yazarını tespit edemediğim, anneler için yazılmış güzel bir yazıyı sizinle paylaşıyorum.
Tüm annelerin “anneler günü”nü kutluyorum.
………………………………
BİR ZAMANLAR
doğmak üzere olan bir çocuk varmış. Ve dünyaya gideceği gün Allah’a sormuş:
“Bu kadar küçük ve korunmasızken dünyada nasıl yaşayacağım?”
Allah “Meleklerimin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni hep koruyacak.” diye cevap vermiş.
“Ama lütfen söyle bana, burada Cennet’ te hiç birşey yapmadan şarkı söylüyor ve gülümsüyorum, ben böyle çok mutluyum.”
“Senin meleğin de sana şarkılar söyleyecek ve sana her gün gülecek. Sen de o meleğin sevgisini hissedeceksin ve mutlu olacaksın.”
“Peki insanlar benimle konuştuklarında ben onları nasıl anlayacağım, ben onların dilini bilmiyorum ki.”
“Meleğin sana dünyadaki sözlerin en güzelini ve en tatlısını söyleyecek ve görebileceğin en büyük sabır ve ilgi ile sana konuşmayı öğretecek.”
“O zaman seninle konuşmak istediğim zaman ne yapacağım?”
“Meleğin senin ellerini birleştirecek ve sana dua etmeyi öğretecek.”
“Duydum ki dünyada kötü insanlar varmış. Beni kim koruyacak?”
“Merak etme, meleğin seni hayatı pahasına dahi olsa savunacak.”
“Ama ben seni göremeyeceğim için çok mutsuz olacağım.”
“Meleğin sürekli sana benden bahsedecek ve sana bana nasıl tekrar ulaşabileceğini anlatacak, ama beni göremesen de ben hep senin yanında olacağım.”
Tam o esnada Cennet’te ki huzur ortamına dünyanın homurtuları karışmaya başladı. Dünyaya gitmek üzere olduğunu anlayan çocuk aceleyle son sorusunu sordu:
“Peki Allah’ım şimdi gitmek üzereyim, lütfen bana o meleğin ismini söyler misin?” “Meleğin ismi önemli değil, sen ona ‘Anne’ diyeceksin.”
11 Mayıs 08



Yorumlar (0 gönderildi):
Yorum yaz