Gençliği Çalınan Bir İnsan : Ali Yaver Kaya
Sizlere, Arananlar Albümü’nden karaler vermeye devam edeceğiz. Bir de bunun yanında, bu hareketin saflarında bulunan ve bugüne kadar konuşmayanları da, konuşma hakkı vererek sunmaya çalışacağız. Bunlardan bir tanesi de Hilvanlı Ali Yaver Kaya’dır. Ali, 16/17 yaşlarına girer girmez; kendini bu hareketin
Nasname Haber
Sizlere, Arananlar Albümü’nden karaler vermeye devam edeceğiz. Bir de bunun yanında, bu hareketin saflarında bulunan ve bugüne kadar konuşmayanları da, konuşma hakkı vererek sunmaya çalışacağız.
Bunlardan bir tanesi de Hilvanlı Ali Yaver Kaya ’dır.
Ali, 16/17 yaşlarına girer girmez; kendini bu hareketin saflarında buldu. Ve bir anda tüm ailesini kattı. Gariban babası, aziz ve hürmetli anası, kardeşleri ve bacılarıyla.
İki bacı dağda yitirdi.
Anası Dürrê bizimle zindanlar yattı.
En beteri de Ali çocuk yaşıyla tam 21 yıl yatırıldı.
Bunların hiçbirine gam yemedi. Onu en çok yaralayan şey ise çok daha farklı.
Ferit Uzun’un tetikçisi olma iddia ve töhmeti altında ezizm ezim ezildi. İçinkan ağlayarak, kendini yedi bitirdi. Ve bugün bana geldi. Ona son gelişmeleri okudum. Hakkında söylenenleri ve onun ismini vermeden, yazdıklarımı okudum.
-Artık yeter değil mi Ali.. Bu defteri açmayalım halka?
Yüzüme baktı. Yutkundu. Ne diyeceğini şaşırdı.
-Nasıl istersen...deyip topu bana attı.
Düşündüm.
Ben konuşmayanlara KSP (Kürdistan Susanlar Partisi) diyordum. Yıllardır tanıdığım ve aylardır benimle olan Ali de bu partidendi.
Düşündüm.
-Acaba, her susan korkuyor mu?
-Mümkün. Korku da insani bir duygu değil mi?
-Konuşmak isteyenin ortamı müsait mi?
-Yok!...
Öreneğin Ali. Daha ne yazacak olanağı var, ne işi ne gücü ne de buralarda durup durmayacağı belli değil. Üstelik işsiz, güçsüz, evsiz barksız... Dilsiz yurtsuz Gençliği çalınmış...
İşte bu nedenle ne Ali’yi, ne hiç kimseyi zorlamadım bu konuda.
Ama Ali artık bu meseleye hançer atacak. Bence o da, karşısndakiler de rahatlayacak.
Böylesi durumlarda iki yol var. Ya unutmak ya hesaplaşmak.
Ne unutulabiliyor ne de hesap muhasebe divanı ve heyeti var.
O zaman bizim yapacağımız üçüncü şık.
Durumları en sarih biçimde koyup, halka, tarihe ve insanlığa havale etmek.
Yakında başlayacağız.
Şimdili Ali’nin en genç resmiyle kalın.
Beton mezarlarda gömülü yıllar ve çalınan bir genç ömür.
Selam ve selametle.



Yorumlar (3 gönderildi):
Ali'ler bir mi, yüz mü ? Bilerce, belki de onbinlerce Ali'ler var. Ali'yi tanirim ilk olarak Siverek'ten hatirliyorum. Neden geldigini sonradan anlamistim. O ve Emin Dal, benim ve F.Y. için kiralanan komun evine gelmislerdi. O zaman Hayri Durmus da bizim kaldigimiz o komun evinde kaliyordu. Hayri ben ve F.Y.'i disari gönderdi. Sonra bilinen o kötü olay...
Ali'i Ceyhan Cezaevi'nden de tanirim. Bir gün kendisini cep telefonundan aramiistim ; hal-hatir faslindan sonra kendisinin beni hatirlayamadigini söyleyince bir daha aramadim.
Hocam seninle de Urfa ve Ceyhan Cezaevi'nde kaldik.Ana-dava'nin Urfa grubundan ceza almistim. Hatirlar misin bilmem ; ben sessiz, kendi içimde kendimle hesaplasirdim o dönemler. Kendime sordugum ve cevaplayamadigim sorularin agirligi altinda bocalardim. Bunlarin basinda da Ali'nin hayatini mahveden olayla ilgili sorular ve digerleri.
Yazmak, ama dedigin gibi kisiye göre degisen zamanlama ve cesaret.
Saygilarimla, Mehmet Deger.
Dikkat edersen sana hep öyle hitap ederdim.
Seni hatırlamaz olur muyum?
Ben sen, Erganili Bedo, Mardin'li Alo ve bir kaç uyumsuz...
Yanyana gelir de volta atardık.
Hemen seni veya yanımdakilerini sorguya çekerdi Küçük Ruhani Lider Karasu şebekesi.
Kimini kadro yapar, kimini tehdit ederlerdi.
Geçen Basel'deydim.
Senin adın geçti. Ve oralarda olduğunu söylediler.
Seni özledim.
Hala o kıvırcık saçların, yüzünde gülüşün duruyor mu?
Kendine iyi bak Miheme. Bu Öcalan karakutusu açılacak. Ama tasam o ki, Çernobil gibi bir infial yaratmadan, gazını ala ala açalım.
Selam ve selametle.
Telefonum sayfada. Et söyleşelim.
Xoca
Ne acılar yaşadım,
takatsız, dermansız;
ve mahpustan beter
tütünsüz geceler...
Kan tükürdüm,
lakin halden bilmeze
ve haine değil,
sevdana sığındım.
Ne salya sümük ağladım,
ne de şaklabanlık ettim ;
kendimi okudum,
firaunumu da...
Simyacıydı katlime
ferman buyuran
cüce bir dev.
Cümle soytarılar
ipim çekerler;
kimi celladım,
kimi yargıcım;
ve iblis takımı,
cansız bedenimin
sallantısına
kadeh tokuşturur ;
ve dost gülücüklü
çiyanlar kahreder beni.
Mehmet Deger 2002, Fribourg
Yorum yaz