Anasayfa | Türkçe | Serçavan Şûkran!..

Serçavan Şûkran!..

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Her şey istemle başlar

Arapça; Şûkran, Türkçe; Teşekkür, Almanca; Danke, Fransızca; Mersi...ve Dünyanın tüm dillerinde ‘Merhaba’ gibi bu güzel sözcüğünde bir ifade edilişi vardır. Peki Kürdçe nedir?

 

Arapça; Şûkran, Türkçe; Teşekkür, Almanca; Danke, Fransızca; Mersi...ve Dünyanın tüm dillerinde ‘Merhaba’ gibi bu güzel sözcüğünde bir ifade edilişi vardır.

Peki Kürdçe nedir?
Biz Kuzey Kürdleri çok geç öğrendik. Bize ‘Sipas’ diye tanıtıldı. Ama kısa bir zaman sonra bunun Rusça’daki Sipasiva’dan geldiğini ve büyük ihtimalle Melle Mustafa Berzanî’nin uzun yürüşü sonucundaki Rusya’lı günlerden biz Kürdlere geçtiğini öğrendik.

*
Ben şahsen, daha küçük yaşlarda bunun yerine; ‘sağ bi, xwedê ji te razi be’ diye bilirdim. Ve bunlarda Arapça’ydı. Ben en son 1978’lerde bir gece Cizre’de kaldığımda çok güzel bir gelenekle tanıştım.
Sabah erkenden dışarı çıktığımda; insanlar birbirlerine; ‘Beyanî baş’, gün çıkınca ‘roj baş’ akşama doğru ‘evar baş’ gece vakti ise; ‘Şev baş’ dediklerini gördüm. Ve yıllar sonra bu Almanya ve Avrupa’da yaşamaya başlayınca Cizreli Kürd ile Avrupalının aynı jargonu kullandığına tanık oldum.

Bu güzeldi.
Ve bir Almanca Kursta her millet selamını sunarken, bende ayağa kalktım, sağ yumruğumu sıkıp göğsüme vurdum. Yüzümde tebessümüm, başımı eyip SERÇAVAN, dedim. İşte bu da Kürdün merhabası...

Ogün bugün, bu Nasname’de, her gelip, ‘Merhaba’ diyene, bende Serçavan, diyor ve onun için bişeyler karalıyorum. Bu artık bizde bir gelenek oldu. Bazı güzel gelenekleri de yaşatmak gerek. Ve can û gönülden sevgili hemşirem Şûkran Yıldız Hatuna,
Serçavan, serseran, Şükran, diyorum.
O merhabasını yazdı. Bir arkadaşının tavsiyesi üzer,ne bizi bulmuş. Sevmiş, hoşuna gitmiş ve ilk yazısını yazdı. Biz de yayınladık.

Lakin dost acı söyler misali açık konuşalım.
Bizi sevmek ‘suç’ bizimle olmak ‘ağır’ ve hayli de riskli.
Neden mi? Bir kaç cebahtan gelirler üstüne.
-Senin ne işin var o bölücülerle!..
-Demek sen de hainler arasına girdin haaa...
-Ya bu Nasname değil, küfürname, işleri güçleri Rêberimize hakaret etmek..
-Yandın kızım yandın....
-Hıh tam da yerini buldu. Özgür Bireylermiş...

Daha neler neler...
Biz hiç bir şey demiyoruz.
Sadece ‘hakikat bizi nereye götürse orda olacağız’ dedik on yıldır.
Söz onurdur. Onuru çiğnetmeyeceğiz. Ve ana hedefimize insanı koyduk. Bu yoldan geri adım atmayacağız.

Eğer gücün, takatın varsa, yaz. Bizimle olmaya devam et. Ama ne zaman dayanamazsan, ve gidersen; ilk günkü gibi yanımızda aziz kalacaksın. Biz gönüllü birlikten yanayız. Ve ayrılana da kızmayız. Demokrat  olamak kolay mı?
Hele Kürdsen, hele de Ortadoğuluysan...
Bence önce insan, sonra iyi bir demokrat kişilik..
İşte Nasname’de Özgür Birey olmanın iki madalyon yüzü.

Sana kolay gelsin.
Hep yanındayız.
Ama her şey seninle başlar ve seninle biter.
Bunu da unutma.

Sevgiyle.
Nas-Edi

 

Yorumlar (1 gönderildi):

N. Eminoğlu .. 10 May, 2008 02:42:29
avatar
Konuyla doğrudan ilgili değil ama
TEŞEKKÜR kelimesi ilgili yorumunuza bir anekdot:
Bu aralar Nubihar-Kent Yayinlarından çok güzel enfes hazırlanmış farsça bir dilbisi kitap elime geçti (denedim bir kürt bir ayda Farsça öğrenebilir) o kitapta SIPAS kelimesinin Farsça'da da TEŞEKKÜR anlamında kullanıldığını gördüm. Farsça ve Kürtçe akraba diller olduğundan(Arapça-İbranice, Türkçe-Moğolca, İspanyolca-İtalyanca arasındaki akrabalık ve yakınlık gibi.)SIPAS kelimesi Kürtçe kaynaklı olduğunu söyleyebiliriz. Fakat Soran Kürtleri SIPAS ı kullanıp kullanmadıklarını bilmiyorum. bilen varsa söylesin lütfen öğrenelim bunu.
En güzeli doğal olarak kullanılan kelimerdir. Yapma ve Zoraki Kullanılan kelimeler dilin tadını bozuyor. Selamlar

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin