Beyaz Tavus Bana Dedi ki...
PKK’yi tanımaya katkım adlı yazıya yaptığım yorum dikkatinizden kaçtı herhalde. Yazılarınızın ve isminizin bu yazıda nerede yeralması gerektiğini bulabilecekmisiniz? Hatta senin "benim liderim Mele Mustafa berzani" yazınızı okuyunca sizinle ilğili tespitleri yazdıklarınızla pekiştirdiginizin farkındamısınız? Yoksa bize "kara elmas" diyarı basın edebiyatından kriminal bir vaka olmaya devam mı edeceksiniz. Geçmişte yaptığınız yanlış-doğru yanlışları gelecektede bu mentaliteyle devam ettirmeyeceginizi umarak içinde bulundugun şeyin dışında olanlarca önceden göründüğünü kendi miladınla değerlendirecegin temennisiyle,
Kara Elmas Diyarının Şimal Yıldızı
PKK’yi tanımaya katkım adlı yazıya yaptığım yorum dikkatinizden kaçtı herhalde. Yazılarınızın ve isminizin bu yazıda nerede yeralması gerektiğini bulabilecekmisiniz? Hatta senin "benim liderim Mele Mustafa berzani" yazınızı okuyunca sizinle ilğili tespitleri yazdıklarınızla pekiştirdiginizin farkındamısınız? Yoksa bize "kara elmas" diyarı basın edebiyatından kriminal bir vaka olmaya devam mı edeceksiniz. Geçmişte yaptığınız yanlış-doğru yanlışları gelecektede bu mentaliteyle devam ettirmeyeceginizi umarak içinde bulundugun şeyin dışında olanlarca önceden göründüğünü kendi miladınla değerlendirecegin temennisiyle,
Sevgili yazı sahibi,
İlk yazınız olduğunu ve ilgi oranında yazacagınızı okuyunca büyük bir mutluluk ve heyecan duydugumu belirtmek isterim. Sitede yayınlanan yazıların en ve "ilk" düşünsel-olgusal-kişisel hesap ve yargılardan uzak bazı küçük "yaratılan ve yaratmaya" çalışan karşısında görünse bile düşünce sistematiğini aşamayan başkalarından beklentilerinizi anlıyor ve ilerde çok daha senin gibilerin "önde" olabileceklerine olan inancımı taşıyorum. Hayatımda bir saatliğine bile "düşünsel-eylemsel" anlamda bu hareketin (pkk-Apo)içine girmemiş, dışardan tarihsel gelişimini takip eden biriyim. (1978-1980, 1980-1983, 1984-1987, 1987 1990, 1991-1993, 1994-1997, 1997-1999- ve biçilen kefen)
yazdığınız yazının olgusal mantık çerçevesi, olayları pencerenizden sorgulamanız, kişisel bir "zavallılığa" düşmemenize kişisel katkı ve destek sunmayı bir borç biliyorum. İçinde bulunduğunuz hareketin farklı yıllarda kullandığı "süreç" kirliliğinin kısalığında yapılan "ilk"ler;
-1980'li yıllara kadar ideolojik-politik inşa sürecinde, ideolojik mucadele, politik dostluk dışı Sol, Kürd hareketlere karşı yapılanlar ve iç infazlar.
-1984' yılına kadar Kürd (anti sömürgeci) hareketlerin dışlanması, Türk sol ve sovyetik-baas-Suriye dnetimini kabulleniş (yanlış anlaşılmasın sair kurdi hareketlerin tek tük bireyler hariç tarih sahnesinde günahları daha büyük. Ayrıca ve teke tek sebepleri ile "kayda değersizlikleri" tartışılmalı.)
-1987 yılında Mardin bölgesinde ilk "duvar dibi" Hogır'lı sivil kürd katliamı.
-1989-1991 yılları arasında "ilk" çifte itirafçı kurumu ile hareketin devlet eliyle yakatılıp hareketin kitleselleşmesi. (Seğbetullah Batur) vakası; Binlerce köylünün ismini verip ve kent merkezlerinde özellikle üniveristelileri örgüt denetiminde örgütleyip yakalatması, gönüllü kendini yakalatıp askerin acemiliğinde "belgelenen " ifadesinde geçmişte Pkk ilişkili tesadüf hiç kimsenin yakalanmaması olayı. O dönemde avukat-gazetecilerde olması lazım. -Belge mutlaka okunmalı- (kahraman, itirafçı, kahraman, itirafçı Aygan vs.)
-1991-1994 arası Perinçek-Yalçın küçük-M.Ali Birand ilişkileri ve görüşmeler iyi incelenmeli.
-1991-1997 yılları arası özellikle 1993-1996 yıllarında sayıları binleri aşan "faili meçhul cinayetler" de öldürülen bir-iki (Nusaybinli doktor)istisna dışında öldürülenlerin hiç birinin geçmişinde Pkk hareketi ile ilişkisi olmayan insanlar olması. Bu hereketin içinde gözünü açan ve geçmişinde pkk'li olan hiç kimse cinayetlere kurban gitmedi. yaşadıgımız Amed'te o dönem bu tespitimize "devlet pkk lıları niye öldürsün. -"Yakalayıp bilgi alıyor ve bırakıyor. Bilgi kaynağı olarak kullanıyor" diyenlerden bilinmelerine ragmen tek gün yakalanmayanlar mevcut.(gerçek hain ve ihanetlerin affedilmesi, cezalandırmama)
1997-1999 ve sonrası iç tasfiye dönemlerinin hızlandırılması.(imha ve tasfiye edilenlerin hepsinin çok önceki yıllarda örgüt arşivindeki "defoları" gerekçe gösterilerek yapılması. Defosuz hiç kimsenin "yetkili" yapılmaması-(M.Şener 1986 yılında "tünel ihbarcılığından "devrim konsey üyeliğine, :M.selim Çürükkaya'nın yargılandığı 1980 li yıllar cezaevi süreci ve sonrası, kabul-inkar kitabını yazarak belğelendirdiği yargıçlık yetkililiğine,,,vs)
-1999 yılında "balon lider kişilik ile bir ulusun onuruyla oynama, bütünleştirme" dönemi; ilk aylardan sonra telaffüz edilmeyen İstihbaratçı, Asker, akedemisyen, stratejistlerden kurulu "başbakanlık eşgüdüm masası" faaliyetler ve kürdlere biçilen kefen.(Geçici söndürülmek üzere "eşgüdümlü" bilinçli sunulan belediye, vekil lider rezaletleri)
-2007 yılı yaşı 45 ve üstü farklı siyasal yelpazelerde yer alan insanların bireyselliğini "deli, hayın," sıfatlarıyla dışlamaya çalışan, kalanların tamamiyle grupsal ve bireysel "gecikmiş egolarını" tatmin etmeye çalıştığı, yeni balon tanrıların peşinden düşünce ve ardından "siyasal fahişeliği" sürüklendigi bir "dibe çöküş" yaşanmaktadır. Yazınızı bu anlamda "dibe çöküş olmaktan çok dibe vurduktan sonra yükselmeye başlayan bir kavmin "ilk" su üstüne çıkacakların işareti "baloncuklar" olarak görüyor. Bu baloncuklardan biri olmaya aday olduğumu belirtmek istiyor, "sivil" yazılarınızın devamını bekliyorum.
Her dünya görüşü doğrudan ya da dolaylu olarak belirli bir siyaset önerir ve çizer.Bilim, siyaset, sanat, edebiyat internet aracılığıyla kullanılarak hadsizlik ve "kirlilik" kültürü geliştiriliyor. Oysa kültür,
bir toplumun seçkinci ya da yığınsal ideolojisidir.. Ama yığınların gerçek ideolojisi degil. (zira sınıf çatışmalarına bağlı olarak kültür içinde bir çok eğilim vardır.)
Yazdığın bu metin kurdi bir aydın dürüstlüğüne ve bilimsel niteliğe sahip, yapılabileceklerle ilgili doneler taşıyor.
Selam ve sevgiyle
mihe xidir .. 06 May, 2008 03:30:26
Foto Hakkında : Son yolculuğumda, Almanya’nın Hessen Eyaleti Seligen şehrinde bir Kilise Müzesinde bulunan Beyaz Meleki Tavus ile iki gün geçirdim. Üçüncü gün bana açıldı ve onlarca fotosunu aldım. O bana poz verdi v eben denkleşörüme bastım. Bu işte onlardan bir tanesi.
Bunu da değerli okuyucumuz Mihe Xidir’ın yazısına hediye ediyorum.
Selam ve sevgiyle
Gülmüş



Yorumlar (1 gönderildi):
Gava ez chav li vî teyrî dikevim, xanim Leyla Zana dikeve hishê min, ku ez wê bi vî teyrî dishibînim! Xanim Leyla Zana, wek yekemîn jina Kurd, ku li navnetewî xelateka ashitiyê wergirtibû û wek jin bi salan di zindanê de bo doza gelê xwe razayî bû û di meclisa dujmun de wek mêran û wek shêran,kurd serbilind kiribû û loma jî li wir sitar nebibû, bi van kirin û bûyerên xwe, xemleka taze,wek per û baskên teyrê tawis ji me re pêsh dikir! Lê belê bi hinek nerîn û kirinên xwe jî, xwiyadike ku ew xwediyê lingên teyrê Tawise jî!
Madem gotina me ji teyr û teban û polîtîkvanên Kurd vebû, ez chend kesên din, ku xwe ne kêmî teyr û tebayan pêsh dikin, ji we re bêjim!Lê belê berya wê divê ez bixim bîra we, ku hîch mirovek ,bona ku ji wî re tê gotin " tu pilinge, tu shêre, tu gure" naxeyide û dilê xwe nahêle!Loma jî bila tu kes dilê xwe ji min negre û nexeyide , ku ez wan bi teyr û tebakî dishibînim.
Dibe ku di hemû zimanan de, waha jî di Kurdî de piranî li ser "rovî" gotin û meselok henin.Yek ji wan wahaye; "Rovî nediket qulukê, chû û hejek bi xwe ve kir!"
Li cem Kurdan bahsa polîtîkvanê wek rovî bê kirin, kî tê bîra we?
Bi xwe chaxa gotin tê ser berxê nêr ew hevoka nexwesh li pêy tê. "Berxê nêr ji bo kêrê ye!" .Nasir û Kanî Yilmaz tê bîra min!
Kew; "Dunya dujmunê kewe, kew jî dujmunê refê xwe" Jinên kurd!
Bizin, "Gava ecelê bizinê tê, diche û nanê shivanî dixwe!" Semdîn Sakik!?
Hirch. " Ji hirchê re gotin henekan bike,hirch chûye û tirrek kiriye. "Alî Sapan.
Mar; "Xwedayê mezin bi fihêl û dekên wî zanîbû, loma jî dest û lingên wî xist zikê wî" Apo/abdo
Yorum yaz