Anasayfa | Türkçe | Galilei Galileo, Jean D’arc vs.

Galilei Galileo, Jean D’arc vs.

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image

Aşağı yukarı beş yüz yıl önce Galileo Hıristiyan inancına ters düştü. Aslında Galileo inanan bir Hıristiyandı ve bu okullarda büyümüştü.

“Dünya dönüyor ve yuvarlaktır” dedi. “İşte bu yüzden gece ve gündüz, işte bu yüzden mevsimler var.” Bu buluşlarına ulaştığı zaman epey bir zaman söylemekten korktu. Çünkü İncil’de dünyanın yuvarlaklığı, kış ile yazın, gece ile gündüzün nasıl olabileceği üzerine her hangi bir somut bilgi yoktu.

Herşey bir kaç tane büyük din aliminin iki dudağı arasındaydı: God öyle istiyor.

Ama o çok inandığı God’a, gelecekte önüne çıkabilecek engizisyon cezasını da göze alarak buluşunu ilan etti. “Dünya dönüyor ve yuvarlaktır.”

Oysa o güne kadar her şey “God öyle istediği için”di, öyle inandırılmıştı insanlar.

Bu söylem o güne kadar ki “statüko”yu fena halde sarsacaktı. Çünkü inananlar için God’un halifeleri vardı ve onlar en iyi bilen, en iyi alimlerdi. Her söyledikleri doğruydu, onların dışında kimse doğruyu bilemezdi.

Galileo gibi sıradan bir dindar ve sıradan bir “talebe” nin bir başka şey bilmesi mümkün değildi. Eğer söyledikleri halk arasında yayılırsa, neüzü billah bir de doğru çıkarsa Kilise ve büyüklerinin tahtı sallanırdı ve inandırıcı olmaktan çıkardı.

Ortadan kaldırmanın yollarını aradılar, olmadı. Ayağına gittiler. Dediler ki “Yahu ne güzel geçinip gidiyoruz, bu senin yaptığın ekmeğinle, ekmeğimizle oynamaktır. Vazgeç.”

Olmadı.

Rüşvet verdiler, olmadı. Tehdit ettiler “seni asarız” diye. Yine olmadı.

Sonunda pes ettiler.

Çünkü elinde deliller vardı, ispatlar vardı. Galileo’nun elinde o güne kadar düşünemedikleri teleskoplar vardı. Tıpkı şimdiki bilgisayar ve internet gibiydi bu meret. Yıldızları ve güneşin hareketlerini tespit edebiliyordu.

Galileo’ya boyun eğdiler. İncil’i de, din bilginlerini de ona göre ayarladılar ve hem Galileo ve hem de Hıristiyan dini kazandı. Bilimin ve araştırmanın önü açıldı. Şimdi Galileo Galilei Hıristiyan aleminin büyük bir alimi ve yüz akı olarak anılıyor.

Şimdi sadece Hıristiyanların değil, bütün bir alemin unutulması mümkün olmayan bir bilginidir.

Jean D’arc, genç bir Fransız kızıdır. Daha on beş-on altısındayken İngilizler ülkesini işgal etmiştir. Kendisinin de pek çok yakını bu işgalde hayatını kaybetmiştir. Atına atlayıp askerlerin içine girmiş, elinde kılıcı ile askerlere müthiş bir moral vermiş, savaşmıştır.

Bu genç ve güzel kızın atının üzerinde kılıç sallamasından ilham alan askerler ölümüne savaşa dalmış, İngilizleri Fransa’dan kovmuştur.

Sonra ne oldu?

Fransız kiliseleri ve din adamları bu gidişten çok rahatsız oldular. Çünkü on beş-on altı yaşındaki bu güzel kız kilise ve rahiplerden daha büyük bir yere gelip oturmuştur. Jean D’arc’ı ortadan kaldırmak gerekmektedir. Çünkü o yaşadıkça Kilise’ye ve o dönemki kırallara “ekmek” yoktur.

Eften püften suçlamalar, komplolar ve ajan uydurmalarıyla suçlu duruma düşürülmüştür. Ondan bütün halkın önünde “suçalarını itiraf” etmesi istenmiştir.

O reddetmektedir.

Tek çare kalmıştır. Zındanda iken biri gönderilmiş, ırzına geçilmiştir. Koyu Katolik olan Jean D’arc bakireliği bozulunca yaşamak istememiştir artık. O koca kalabalığın karşısına geçerek “itirafçı” olmuştur ve idam edilmiştir.

Jean D’arc bir ihanetin ve iftiranın kurbanı olmuştur.

Geçenlerde Nasname Tercüme’nin buraya astığı yazıyı ben de okudum. Doğrusu ben İslam’ı ve Kur’an-ı küçük düşürecek bir şey bulamadım. Adamın biri bazı araştırmalar ve Yemen’de bulunan yeni belgelerle bir yazı yazmış ve yayınlamış.

Şahsen ben çok ilginç buldum. İnanıp inanmamak tamamen kişinin kendi elinde. Eğer bir buçuk milyarlık müslüman nüfusu var ise, bu inançla ilgili dünyanın her yerinde ve her zaman yazılar yazılır, yorumlar yapılır.

Her yazı yazanı İslam’ın düşmanı, en küçük farklı düşünceyi “Yahudi oyunu” ilan etmenin kime ne faydası olur anlamıyorum. Ne bu yazıyı okuyan müslüman dininden geçer, ne de bir başkası “tövbe” edip müslüman olur.

Yazılan nihayetinde bir gazeteden yapılan bir tercümedir.

Katılsanız da katılmasanız da şu anda bu yazı on binlerce insan tarafından okunmaya devam ediyor.
 
Şahsen ben de pek çok mele ve müftüden Kur’an-ın pek çok yerinin anlaşılmaz bir dilde yazıldığını duymuşumdur. Öyle olsa bile, Kur’an mübarek bir kitap olmaktan çıkmaz. İnanan inanır, okuyan okur, yorumlayan kendi anladığınca yorumlar.

Delikan’ın yazdıklarını okuyunca benim de yaşadığım bir olay geldi aklıma. Dokuz on yaşlarımdaydım. Babam nereden öğrenmişse öğrenmiş, Mevlidê Şerif’i okuyordu arasıra. Zaten evde başka bir kitap ta yoktu.

Mesela Güvercin Hikâyesi, Geyik Hikâyesi bana tadına doyulmaz birer masal gibi gelirdi. Okumak ister ama okuyamazdım. Babam bana iş yaptırmak için “git eşeği eve getir, akşama sana Güvercin okuyacağım” derdi.

Gerçekten de yapardım, Güvercin dinleyebilmek için.

Bu kitabı o kadar sevmiştim ki kimsenin evde olmadığı zaman elime kalem almış başka bir kâğıda çekmeye çalışmıştım. Amacım ertesi gün babama benim de bazı şeyler yapabildiğimi ispatlayabilmekti.

Tam dersimin en koyu zamanında köyümüzün melesi Apê Mehê ile babam içeri girdiler. Ben, Mevlid’i yazdığım için beni öveceklerini sandım.

Hayır öyle olmadı.

-“Kurrê min tu çi dikî? (Oğlum, sen ne yapıyorsun?) dedi ikisi de.

Önümde Mevlid’i gördü ikisi de. Önce Apê Mehê var gücüyle on yaşındaki bana yaman bir tokat yapıştırdı.

-“Meke kurro, guneh e guneh!..” (Yapma ulan, günahtır günah!..)

Arkasından da babam bana iki tane destekli kondurdu. Kalemim, kâğıdım ve pek sevdiğim Mevlid’im darmadağın oldular.

Gözlerimden yıldızlar uçuştu. O günden sonra onları yazmadım, dinlemek istemedim. Arap harfine merakım da bitti.

Şimdi o harfleri gördüğüm zaman hala korkarım.

Metin Delikan’ı ve buraya asılan tercümeyi anlamanız için size üç tane hikâye anlattım. Bilmem yeter mi?

Bedran Bêdilî

5 mayıs 08

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin