Baydemir Demokrat Mı, Sahtekâr Mı?
Baydemir’in samimiyeti; ‘kendiliğinden katılmamaları', “doğal boykot”u da kendi hesabına yazıp yazmamasında ortaya çıkacaktır. Şayet Baydemir son referandumdaki katılma/katılmama oranlarını kendi hesabına yazmadan böyle bir tutum takındıysa, Özgür Bireyler Topluluğu olarak kendisini alkışlayacağımızı ve bu demokratik tavrının yanında olacağımızı belirtiyoruz..
Dört Eylül günü basına yansıyan bir haber; özlemini duyduğumuz, demokrasiye özgü demokratik ve dürüst bir duruşa işaret ediyordu.
Söz konusu haberde; Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, 'beklediğimiz boykot oranına ulaşamazsak meşruiyetimiz tartışılır’ diyordu.
Baydemir, ilgili açıklamasında belli oranlar vererek çok net bir tutum sergilemişti:
“Bir kere referandumda kim yüzde kaç almış ona bakılmaz. Türkiye genelinde 'evet' ne kadar çıkmış, 'hayır' ne kadar çıkmış, 'boykot' ne kadar çıkmış ona bakılır. Diyarbakır için de ne kadar sandık başına gidilmiş, ne kadar gidilmemiş ona bakılır. Diyarbakır'daki boykot oranı yüzde 51'in altında olursa, boykot kampanyasını sürdüren BDP'nin ve belediye başkanı olarak benim meşruiyetim tartışma konusudur. Protesto kampanyasını yürütüyorum ama sandık başına gitme oranı yüzde 55 olursa o zaman ben kendimi sorgularım. 'Ben bu halkı doğru temsil etmiyorum' derim ve gereğini de yaparım.”
Baydemir bu “demokratik” tavrında samimi mi, değil mi?
Baydemir’in “demokrasi dersi” verdiği açıklamasında iki farklı oran ortaya atıyor;
1- “Diyarbakır’da boykot oranı yüzde 51’in altında olursa, boykot kampanyasını sürdüren BDP’nin ve belediye başkanı olarak benim meşruiyetim tartışma konusudur”
2- “Protesto kampanyasını yürütüyorum ama sandık başına gitme oranı yüzde 55 olursa o zaman ben kendimi sorgularım. 'Ben bu halkı doğru temsil etmiyorum' derim ve gereğini de yaparım.”
Bilindiği gibi seçimlerin/referandumların bir özelliği de ‘seçime/referanduma katılma oranı’dır. 12 Eylül’de yapılacak referandumda katılma oranları ile ilgili bazı tahminler yapılıyor. Bu tahminler bilimsel açıdan bir veri olarak alınamaz. Sağlıklı ve üzerinde yorum yapılabilecek veri ise, en son referandumdur.
21 Ekim 2007 pazar günü, “Cumhurbaşkanın halk tarafından seçilmesi” maddesiyle ilgili Anayasa değişikliği oylandı.
Bu son halk oylamasına katılım oranı yüzde 68 idi.. Yani ‘doğal boykot’ olarak görülebilecek olan referanduma katılmama oranı yüzde 32 idi.
Baydemir’in samimiyeti; ‘kendiliğinden katılmamaları', “doğal boykot”u da kendi hesabına yazıp yazmamasında ortaya çıkacaktır.
Şayet Baydemir son referandumdaki katılma/katılmama oranlarını kendi hesabına yazmadan böyle bir tutum takındıysa, Özgür Bireyler Topluluğu olarak kendisini alkışlayacağımızı ve bu demokratik tavrının yanında olacağımızı belirtiyoruz..
Şayet Baydemir; bütün katılmayanları hesaplayarak ve doğal katılmamaları da “boykot”çuların hanesine yazarak böyle bir çıkış yaptıysa, halkı kandırdığını, kurnazlık yaptığını, demokratlık maskesi altında üç kâğıtçılık yaptığını söyleme hakkımız doğar.
13 Eylül’de hep birlikte Baydemir’in hangi sıfatı/sıfatları hakkettiğini hep birlikte göreceğiz!
Nasname/Haber Yorum



Yorumlar (10 gönderildi):
Öcalan'a karşı net tavır koyamayan kiç kimsenin yeni bir liderlik veya bağımsız bir misyon geliştirmesi düşünülemez.Parlamenterlik, belediye başkanlığı, encümenlik gibi olanakların da PKK nin denetimine girmiş olması Kürdlerin gelecekteki umutlarını karartmıştır.
Bunu aşmak için mutlaka tüm halkı kucaklayacak yeni bir Kürdî örgütlenme ile demokratik ve Kürdistanî bir cephenin oluşturulması elzemdir.
Emine ayna da ''partimizin (DTP) kapatılması durumunda dağa çıkacağız'' diyordu.Eğer Ayna dağa çıktıysa; Baydemir de istifa edecek.
.Bakın DTP nın kapatılma sürecine ilişkin açıklamalara.Sine-i Millete dönüyoruz diyen de bu arkadaşlar degilmiydi.
Ne oldu DTP kapatıldı ama kimse o kovulduğu meclisten ayrılmadı...
İstifa ederim diyor, sormak layim kendisine,bu kararı kendi özgür iradesi ile mi almış yoksa İmralının emri ile????
Örneğin, 28 Mart 2004 yerel seçimlerinde Diyarbakır şehir merkezinde 272.425 kayıtlı seçmen vardı. Bunlardan 122.258 kişi sandık başına gitmiş. Yani katılım % 44.88
Osman Baydemir bunu iyi biliyor.
Dolayısıyla tam sahtekarca bir iddia ortaya atmış oluyor!
Şimde bende bu komik soruya;
Yani:Baydemir sahtekarmı?yoksa Demokratmı? sorusuna şöyle komik bir cevap vereyim.
Ortaokul son sınıfta 4 kafadar arkadaştık.
Üçümüzün sewvdiği kız var,fakat birisin yoktu.
Ona dedikki falancayı tavlarsan;ssana yemek ziyafeti var.
O arkadaşta sözmü dedi evet söz dedik..
Başladı O kızı tavlamaya..
Aradan altı ay geçti müsbet yada menfi bi habewr yok.
Arkadaşa ne oldu?Altı ay geçti netice nedir dedik.
Valla ben bu işten yenik çıktım dedi.
Neden?
Ula gardaşım ben kıza işraet ediyorum hiç bir karşışılık alamıyorum hayret ediyorum.
Acaba körmü benim işaretlerimi görmüyoyormu diye dikkat ettimki..
Meğer kızın gözleri şaşı imiş.
Sağ gözü sola bakıyor sol gözü sağa bakıyor bir türlü kontak kuramadım ben bu işte yenildim dedi.
Evet işte Baydemir'in ''Demokratmı yoksa ''Sahtekarmı''mısorusunun cevabı hikayede saklı herhale anlaşılmıştır.
Tabi biz yemeği afiyetle yedik.
O arkadaş şimdi göz doktoru.
arada uğrayıp konuyu hatırlayarak gülüşüyoruz.
13 Eylül Kandırılan Kürdlerin sahtekarları sorgulamaya başladığı zamanın başlangıcı olarak tarihe geçecektir.
O zaman kimse o referanduma karsi oy kullanmayacakti, yani ortada bir yaris yada mucadele yoktu. Kabul edilecegi onceden belli olan birsey icin insanlarin sandik basina gitmemis olmasi hic bir anlam ifade etmez. O zaman zaten herkes evet diyordu. Simdi ise durum oldukca farkli. Simdi cok ciddi bir mucadele var uc blok arasinda 'evet, hayir, boykot'. Oyle olunca sizin yaptiginiz degerlendirme oldukca yanlistir. Nispeten son secimlerdeki katilim oranini baz olarak alsaydiniz degerlendirme daha objektif olurdu. Ama durum yine birebir ayni degildir. Kurdistan'daki katilmama orani bence yuzde 90-95 civari bdp nin hanesine yazilmalidir. Ama eger bdp batidaki kullanilmayan oylari da kendi hanesine sayarsa o zaman bir yanlisliktan, bir kandirmacadan soz edilebilinir.
Yorum yaz