Saldırılar Sola, Demokrasiye, İfade Özgürlüğüne Yöneliktir
Aydın, demokrat, devrimci insanlara yönelik bu tür saldırılara yabancı değiliz. İnsan hakları dile getirildiğinde, Kürdlerin Ulusal talepleri işlendiğinde, Ermeni Soykırımı ile ilgili bir etkinlik olduğunuda, Özce; sistemi rahatsız eden her hangi bir etkinlik olduğunda sistem bekçileri hep saldırmışlardır. Düne kadar MHP çatısı altında beslenen faşistlerin, gericilerin yaptığı butür çirkin saldırıları bugün Kemalist Sol yapıyor. "Yetmez Ama Evet" diyen devrimci, demokrat, yurtsever insanlar sistemi ve sistem savunucularını rahatsız etmiş durumda. Bu nedenle de Türkiye'de Kemalist sol, Kürdistan'da da PKK, sistemi korumak adına MHP'nin saldırganlık işlevini yerine getiriyorlar. Bu çirkin saldırıları lanetlerken, miadını doldurmuş olan Kemalizm ve yerel ayaklarına karşı taviz vermeyeceğimizi bir kez daha haykırıyoruz.. Özgür Bireyler Topluluğu
Basına ve kamuyouna,
İki gündür, tek merkezden planlanmış gibi, "Yetmez ama evet" kampanya forumları saldırıya uğruyor. Saldıranlar, kendilerine solcu sıfatını layık gören insanlar. İstanbul'daki foruma "Öğrenci Kolektifi" adındakiler, İzmir'deki foruma ise ÖDP önlüklü insanlar saldırdı.
Saldırı, her şeyden önce, sola, demokrasiye, ifade özgürlüğüne yöneliktir.
Her iki saldırı da her şeyden önce, şiddet içermektedir. İzmir'de gerçekleşen saldırı, yine yeşil boyalı bir saldırıdır. Yoldaşımız Roni Margulies'e geçtiğimiz yıl da ÖDP üyeleri tarafından benzer bir saldırıda bulunulmuştu.
Her iki saldırıda da saldırganlar, "Devrimcilerin adını ağzınıza alamazsınız" gibi histerik konuşmalar yapmışlar, saldırı sırasında ve saldırıdan sonra bir dizi yalan söyleyerek saldırganlıklarını meşrulaştırmaya, kamuoyu nezdinde haklı kılmaya çalışmışlardır. İstanbul'daki saldırıyı yapanlar, Mahir Çayan ve Deniz Gezmiş'e "darbeci" dendiğini iddia etmekteler. Bu toplantıda ne Mahir Çayan ne de Deniz Gezmiş'in adlarından bir kez bile bahsedilmemişken, saldırganlar, sol kamuoyunda destek bulmak için bu türden yalanlar söylemektedirler. Bu yalanlar, toplantıya neden yumurtalarla geldiklerini gizlemeye yetmiyor yine de.
İstanbul'da da İzmir'de de saldırganlar ne derlerse desinler, sonuçta bir toplantıyı sabote etmeye çalışmış, demokratik bir ortamı şiddete bulamayı hedeflemişlerdir.
Amaçları nedir?
Neden tek merkezden düğmeye basılmış gibi "Yetmez ama evet" kampanyasının toplantıları panik içinde sabote edilmeye çalışılmaktadır?
Hangi yöntemleri tercih ettiklerinin farkındalar mıdır?
Bu soruların yanıtını bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey, birileri tarafından bir şiddet sarmalına çekilmek istendiğimizdir. Şiddetin, şiddet doğurması talebiyle karşı karşıyayız.
Ama biz Devrimci Sosyalist İşçi Partisi üyeleri buna izin vermeyeceğiz. Geçmişte olduğu gibi bugün de kendini solda görenlerin birbirine karşı şiddet uygulaması soldan başka herkesin işine yarar. Ama sola tek bir gram yararı yoktur. Bu yüzden, kendisini solda gören kurumların genel merkezlerinin, saldırgan tutumlar içindeki üyelerine yaptırım uygulayacağını umuyoruz.
Herkesin demokratik alanda kendi kampanyasıyla ilgilenmesi en doğrusudur. Bizler, "Yetmez ama evet" kampanyası içinde tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
DSİP Genel Başkan Yardımcısı Şenol Karakaş
Nasname/Haber Yorum
Kaynak:



Yorumlar (2 gönderildi):
Yorum yaz