Nasname Ozgur Bireyler Toplulugu: Boykot'un Kürtçe Anlamı Boykot'un Kürtçe Anlamı ================================================================================ Nasname - : on 07 Sep, 2010 04:50:00 . . . . . BOYKOT’UN KÜRTÇE ANLAMI….. BDP seçimlerde boykot kararı aldı. Yeni hazırlanan Sivil Anayasa için ‘sandığa gitmeyin!’ çağrısı; kimilerine göre Kürt halkı üzerinde ‘aba altından, sopa göstermek’ mesajı olarak algılanıyor. Oysa Öcalan kısa bir süre önce yaptığı açıklamada "paketin desteklenmesi için değil, Kürt sorununun çözümü için Anayasa'ya Kürtlerin kültürlerini güvence altına alan bir madde eklenmesinin yeterli olacağını" söylemişti. Şimdi ne değişti de bir maddenin eklenmesi ile problem çözülecekken boykot kararı alındı.. Elbette sandığa gitmek gibi, gitmemek te kişisel bir tercih olarak görülebilir. Ama bu tercihin Kürt halkının temsilcisi olduğunu iddia eden, siyasi bir otorite tarafından baskı altına alınmaya çalışılması, Kürt Halkını rahatsız etmiş ve huzursuzluğa sebep olmuştur. Pek çok okurumdan aldığım maillerde ‘biz küçük bir kasabada yaşıyoruz, herkes birbirine akraba. Ben sandığa gidip oy vermek istesem de fişlenmemek adına gidemiyorum’ şeklinde sıkıntılarını ve yaşadıkları psikolojik baskıyı açıkça ifade etmektedirler. Kürt halkının diyolog sürecine girmesi, boykot kararından çok daha önemli ve yapıcı bir sürecin başlangıcı olabilirdi. Ancak halkın iradesine ipotek koyarak, darbecilerin hazırladığı anayasaya ‘evet’ yada ‘hayır’ deme hakkının elinden alınması mantık sınırlarımı zorlamaktadır. Dostça ve kardeşçe yaşamanın yolu; darbecilerin hazırladığı, ayrımcılığı körükleyen, köleliği meşrulaştıran, kutsalları ve kavramları halka zorla dayatan darbe anayasasını değiştirmekten geçeceğine inanıyorum… Cumhuriyet'in kurulmasını izleyen yıllarda, devlet daireleri, okullar ve "kamuya ait" yerlerde Kürtçe konuşma yasaklandı. Yasaya karşı gelmenin cezası "5 kuruş"tu. Oldum olası herkesin bir türlü tarifini bulamadığı kamusal alan tartışması ve türban yasağı geldi aklıma. 1944 yılında hazırlanan Türk Dil Kurumu sözlüğünde, Kürt sözcüğünün karşısında şöyle yazacaktı: "Çoğu dillerini değiştirmiş Türklerden ibaret olup, bozuk bir Farsça konuşan ve Türkiye, Irak ve İran'da yaşayan bir topluluk adı ve bu topluluktan olan kimse." deniliyordu Kürt halkına.. Önceleri, toplumda şuan konuşulanlar konuşulmuyor hatta toplumda sansür uygulanıyordu. Kürtlerin doğuda yaşadığı sıkıntılar sorunlar gündeme gelmiyor, getirilmesine izin verilmiyordu. Bugün Kürt varlığı kabul edilir hale geldi. Kürtçenin apayrı bir dil olduğu, hatta bir Hint-Avrupa dili olduğu kabul ediliyor Af Yasası'ndan, eve dönüş yasasından bahsediliyor… Kürtçe devlet hizmetinden bahsediliyor… … Son 30 yılda Kürt meselesinde hayati olmasa bile önemli değişiklikler olmadı mı bu memlekette? Toplumsal mutabakat ve Diyologla pek çok şeyin aşıldığına, sivil anayasaya boykot kararı almanın Kürt halkının haklarını elde etmesi açısından asla uygun olmamaktadır… Bunun yanında; kürt halkının haklarını savunduğunu iddia eden siyasi otoritenin boykot çağrısı ise; bazı kesimler tarafından düşünceye ve tercihe ipotek koyma olarak algılanmaktadır. Pek çok aydın, düşünür ve siyasetçi ile beraber kürt halkının boykotu doğru okuyup bu kararın tehdit olarak algılanması ve fişlenecekleri korkusunu bünyesinde barındırmaktadır…… Tüm bunlara rağmen ;Dicle Üniversitesi Sosyal Araştırmalar Merkezi tarafından Diyarbakır'da yapılan referandum anketinden 'evet' oyu çıkıyor…. Referandum anketine katılanların yüzde 48'i referandumda ‘evet’, yüzde 16'sı ‘hayır’ oyu vereceğini belirtirken, boykot kararına uyanların oranı yüzde 36'da kaldı. BDP seçmenin yüzde 47'si ise sandığa gideceğini söylüyor.... Yeni bir sivil anayasa yeni müzakere süreci demektir. Yeni anayasa barış olma bilinci ile çözüme ulaşmadır. Yeni anayasa geçmişin hesabını bir nebzede olsa sorabilmektir.. Yeni anayasa; yapılanların kar kalmayacağının mesajının darbecilere ve darbe heveslilerine verilmesidir. Eğer ki; eşit, kardeşçe, özgürce, beraber ve birlik, toplumsal uzlaşı içinde yaşamak temel hedef ise ;YETMEZ… Ancak; gelecek nesillerimize onurlu bir gelecek bırakmak için YETMEZ…ama yinede EVET…. . Aytaç Kılınç ÇAMAN . . .