Anasayfa | Türkçe | Serdar Roşan:12 Eylül Referandumu; Evet, Hayır ve Boykot

Serdar Roşan:12 Eylül Referandumu; Evet, Hayır ve Boykot

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image

Kürt tarafının bu demokratik mücadelede, yani Türk demokrasisinin yerleşmesinde tarafsız olması mümkün müdür? Kimi Kürtler bizi ilgilendirmez diyor, biz ezilen sömürge bir ulusuz, egemenlik hakkımız çiğnenmiş ve Türk kurumlarının konumu bizim sorunumuz değil ve o kurumları meşrulaştıracak hiç bir şeye katılmayız diyor. Teorik olarak doğru olabilir ama















12 Eylül Referandumu, Evet, Hayır ve Boykot

Serdar Roşan


Malum, 12 Eylül’de Türk anayasa paketi referanduma sunulacak.

Bu paketin ne olup olmadığı konusunda çok şey yazıldı, söylendi, tekrar etmenin gereği yok.

Lakin bu referandum da ‘evet, hayır’ veya ‘boykot’ diyenleri düşündüğümüzde, bu referandumun kafaları pek karıştırdığı açıktır.

Boykot diyenler: BDP ve çevresindeki kurumlar, STK’lar, bazı Kürt aydınları. Bunlara bir de bazı Türk sol örgütlerini veya aydınlarını ekleyebiliriz. Gerekçeleri farklı.

Hayır diyenler: CHP, MHP ve statükocu tüm Türk dernek ve partileri, aydınları, yazarları.

Evet diyenler: AKP, Türk liberal ve demokrat aydın ve yazarları. Pro-Kürt partilerden Kadep, Hak-Par, Demokrat Kürtler arayışı adlı grup ve birçok Kürt aydın ve yazarı. Diyarbakır ve diğer bir çok Kürt şehrinde faaliyet gösteren STK’lar.

Bu haliyle basit bir referandum olmadığı anlaşılıyor.

Herkes 12 Eylül generallerinin Anayasasına karşı olduğunu söylüyor, ama demek iş kapıya dayandı mı, bu söylenenlerin pekte öyle içten söylenmediği anlaşılıyor.

Kenan Paşa ve yoldaşlarının hazırlatıp referanduma sundukları Anayasa öyle mahkem temeller üzerinde kuruldu ki bize yedi demir kapı arkasında saklanan ve yedi dev tarafından korunan prensesi hatırlattı.

Türk demokrasisinin kurulması, elde edilmesi, yani prensese kavuşmak için demokrasi savaşçılarının yedi demir kapı arkasındaki prensesi kurtarması gerekiyor. Anayasa maddeleri bu devleri andırıyor. Bir ikisini alt etmek için kolları sıvayan Türk Meclisi, çareyi referandumda gördü.

12 Eylül’de evet oylarının çokluğuyla AYM, HYSK ve vesayetçi rejimin askeri kanadı zayıflatılırsa, bir iki kapı açılıp mücadeleye devam edilecek.

Bu mücadelede benim üzerinde durmak istediğim Kürt tarafının tutumuyla ilgili.

Biz Kürtler, Türk tarafının Kürt sorununa pek eğilim göstermediğini ve destek olmadığı söyleriz. Haklılık payı olmakla birlikte artık Türkler arasında da Kürt dostlarının oluştuğu ve bunların küçümsenmeyecek bir güce sahip olduğunu görmekteyiz. Bu sevindiricidir.

Türk tarafındaki demokrat, liberal, muhafazakâr ve sosyalist insanların veya kesimlerin Kürt sorununun çözümü meselesine kafa yorması Kürtlerle konuşmak istemesi, dayanışması olumludur. Birçok Türk yazarı, aydını, gazetecisi risk alarak kendi devletini, hükümetini eleştirmekte ve sorunun tartışılmasına destek olmaktadır. Uzatmıyorum, bilinen şeyler.

Bunları söylememin nedeni şu: Biz Kürtler Dr. İsmail Beşikçi’nin Kürt sorununa ilişkin çalışmaları ve eserleri ile hep sevindik ve onun şahsında da olsa bir bütün olarak ezen ulusun zayıfta olsa bir umut ışığı barındırdığını düşündük.

Birçok Türk aydın ve yazarı ile fikirlerimiz çakışmasa da ortak kimi noktalarımızın var olduğu inkâr edilemez.

Türk demokrasisinin bildiğimiz örnekleriyle tam demokratik bir rejime dönüşmesi kolay değil. Masaldaki benzetmeye uygun tarzda birçok kapının açılması ve devlerin yenilmesi gerekiyor. Bu mücadele değişik şekillerde ve değişik tarzlarda ortaya çıkıyor. Tek bir darbeyle sağlanacak bir durum değil. Reformlarla, zihniyet değişimi ve mücadelenin psikolojik, kültürel, sosyal ve siyasal dinamikleri ve alanlarıyla bağıntılı olarak çok yönlü olduğu tecrübe ile biliniyor.

Kürt tarafının bu demokratik mücadelede, yani Türk demokrasisinin yerleşmesinde tarafsız olması mümkün müdür?

Kimi Kürtler bizi ilgilendirmez diyor, biz ezilen sömürge bir ulusuz, egemenlik hakkımız çiğnenmiş ve Türk kurumlarının konumu bizim sorunumuz değil ve o kurumları meşrulaştıracak hiç bir şeye katılmayız diyor.

Teorik olarak doğru olabilir ama siyasal durum, hayatın kendisi öyle teorilere sığmayacak kadar çetrefilli. Türk yasalarındaki vaziyet, Türk demokrasisinin içeriği bizi doğrudan ilgilendiriyor. Birçok yasa maddesi günlük yaşamı, mücadeleyi şu veya bu şekilde doğrudan etkiliyor. Bizi ilgilendirmez tutumu reel durumla çelişik. Taktiksel bir tavır stratejik bir seviyeye çıkarılmamalıdır. Referandumun boyutu buna el vermiyor.

Kürtler kendi mücadelelerinde Türk tarafından her hangi bir destek gördüğünde sevinmekte ve buna büyük bir değer vermektedir. Türk tarafından gelen desteğin bizim için önemli olması ve bizi sevindirmesi olumluysa, acaba biz Kürtler birde meseleye ters tarafından bakamaz mıyız?

Hadi Türk kanunları bizi ilgilendirmez dedik, peki bize destek sunan Türklerin demokrasi mücadelesine destek vermemiz doğru bir tavır olmaz mı? Hep onlardan mı destek bekleyeceğiz? Biz de onlara destek olamaz mıyız?

Meseleye birde bu açıdan bakmakta fayda var gibime geliyor. Türk demokrasisinin doğru bir raya oturtulması mücadelesinde Türk demokrasi güçlerine destek vermeliyiz. Bu destek 12 Eylül’de evet oylarıyla sağlanabilir.

Bana göre bunu yaptığımızda ne Kürt mücadelesinden vazgeçmiş oluruz ne de onları ülkemizde meşrulaştırırız. Düşüncelerinden siyasal istemlerinden vaz geçen, gerileyen yok.

Kürtler açısından meselenin iki boyutu var:

1. Vesayetçi rejimin geriletilmesi ve sivil toplumun güçlenmesi önünde birer engel olarak duran AYM, HYSK gibi bürokratik kurumların yapısal değişikliklere uğratılması, hem Türk hem Kürt tarafının mücadelesi açısından daha olumlu bir ortam sağlayacaktır.

2. Kürt tarafı olarak, Türk tarafındaki ‘demokratik’ güçlere destek vermemiz gerekir. Desteğimiz onların borç hanesine yazılsın. Mücadele ve siyasi faaliyetler 12 Eylül referandumundan sonra kaldığı yerden zaten devam edecektir.

Ve Kürtler her halükarda bağımsız yapılarını koruyarak, güçlendirerek, kendi ulusal birliğini çoğulcu ve demokratik temeller üzerinde inşa ederek mücadelesine devam etmelidir. Kürt mücadelesinin farklı boyutlardaki sosyal, kültürel ve siyasal örgütlülük hali müşterek kurumsallaşmayı ulusal bazda sağlamalıdır. Bu birlik meselesi Kürtler açısından referandumdan daha önemli ve zaruridir.

Kürtler olarak kendi açımızdan, Kürt halkının mücadelesine destek beklerken, 12 Eylül’de Türk ‘demokrat’larına destek sunmamız yanlış olmaz.

Desteklemeli miyiz?

EVET!

2 Eylül 2010

srosan21@gmail.com

 

Yorumlar (5 gönderildi):

ali .. 03 Sep, 2010 09:12:40
avatar
sayın serdar roşan!
türk demokratları bizim bireysel demokrasi taleplerimize destek oldular. ama grub hakları konusunda kesinlikle bir söz daha ağızlarından çıkmadı. yeni demokrasi çıtası grub haklarıdır. ama türklerin grub haklarına destek karşılığında neymiz olacak.

bence yanlış bir önermede buluyoruz. en aydın türk bireysek haklarda hararetle kürtlerin haklarını savundu. çünkü bu onunda hakına kavuşmasıydı. ama her sabah grub ve ulusal haklara dair acaba hangi türk ne diyor diye heycanla ve umutla tüm gazetelerini tarıyorum. muhafazakar, liberal ve kemalist hey hat bir yazar bile bundan bahs etmiyor.

eskiden bireysel demokrasiy vurgu olan yazıları kürt stelerinde görmekten haz alırdık. ama şimdi hiç bir kürt sitesi bireysel haklardan hazz almıyor çünkü artık o eşik aşıldı. ve şimdi zaten hızlı demokratlarımızda bireysel demokrasiden bahs etmiyor.

gece dörtte başlıyorum meseime. sabah 8 kadar türk matbuatını takip ediyorum. muhafazakar basın tamaem yönelndirme üzerine kurulu bir basın olmuş. eskinin liberalleri de yönlrmeci olmuş. ULUSAL HAKKI TUTAKAKA ETMEYE BAŞLADILAR SAYIN PEK MUHTEREMLER. NEYMİŞ TÜRKLER NEREYE VARMIŞ Kİ KÜRTLER İSTİYOR. ayıp ötesi. önce bir milletleşelim sonra hastalıları ile uğraşalım. ama bizim için düşünen tüğm aydınların durduğu eşiktir...

bir diğer konu türk aydınları ve dokratları bzden destek istiyor. farkındayız. ama bu türk demokratları daha doğrusu türk muhafazakarları demokrasiye değil, brokrasye talip. kurumlara bir yerleşelim. eeee hsyk ve aym elimize eee bu yeni keismin son dönem psikolojik harb unsurlarını devreye koymaları, kck gibi ÖNCE ŞEYTANLAŞTIRIP sonra baskı unsuru kurmaları, polis ve mit iş birliğinde , kaset foryası, kara propaganda araçları, yalan enfermasyon gibi araçlar kullanmaya başlamaları dertlerinin demokrasi değil BROKRASİ olduğunu gösteriyor. onun için evet veya hayırdan ziyade olayı anlama çabası daha önemlidir.

türk aydını ulusal haklara karşıdır. bunu her sabah heycanla takip edipte bir kırıntı bulamadığım türk gazete ve matbuatından biliyorum. onun için bence saflığı bırakalım. iki tarafın güçsüz olduğu ve mücadele halinde olduğuu bir türk brokrasisi kürtlerin lehinedir. kokmayın ey kürtler. muhafazakarlar istesede cepheyi terk edemez. onun için bence paniğe gerek yoktur. ama ne zaman ulsal haklara dair tartışmalar ve niyet düzeyini aşıp, fiiliyata dair bir şeyler söylendi o zaman anları ki dertleri gerçekten sağlam bir ülkedir.

serdar roşan abey!
ben bir kürt genci olarak ihtiyarlarımız yorulmasını anlıyorum. ama türkün hile ve düzenbalığı karşısında ayık olmak zorundayız. işin öz tarafı...TÜRKLER ULUSAL HAKLARA ÖN AÇTIĞINDA KÜRT YANLARINDA OLUR. bireysel demokrasi laflarıyla demokrasi devri geride kaldı. bakın bireysel demokrasiyi tartışanı kaldımı. en kemalistinde dahi. onun için öyle kolay yelkenleri indirmemek lazım derim.
şeref başak .. 03 Sep, 2010 12:47:34
avatar
biz kürtler önce evet demeliyiz kürtlere şimdilik bişi olmayabilir fakat ilerki bir mücalede daha iyi en azında 12 eylülden hesap sormak kürtler için daha iyi olduğuna inanıyorum boykot hayır bize ne verecek onuda biliyorum biz tc vatandaşı olarak referanduma gidecez evet oyumuzu kulanacaz sivil bir cumhuriyet için askeri kurumun sivil denetiminde olması için daha çok nedenleri var hayırdan boykotan bize hayrı yokkkkk.
Fadil ali .. 03 Sep, 2010 03:44:00
avatar
Ali kardes istersen Türk demokratlari olarak size birde devlet kurup verelim, pkk yede teslim edelim yönetimini nedersiniz ?

derin pkk derin devletle isbirligi halinde bizim gencecik cocuklarimizi dograsin. kürd halkida bunlarin pesinden gidip boykot etsin.
Sonra Tayyip dussun chp mhp koalisyonu gelsin. O zaman bireysel haklari falan görürsünüz siz.
serdar .. 08 Sep, 2010 03:41:33
avatar
gecenlerde kisanak diyorduki bu bizim anayasamiz degil`biz kendi anayasamizi yapacagiz`velhasil kim neyi neden nasil konustugunu ve bunun anlamini biliyormu? herkes kendince biliyor... anayasa nasil yapacagiz? ankaradami? o halde yine illaki ya partiler uzlasmasi olacak (kisanak buna inaniyormu!!!) yada yine halk oylamasi:) dtp diyelim %100 kurt oylarini aldi gelecek secimde kendi anayasa taslagini hangi millletvekili sayisi ile goturecek referanduma? mhp tabanindanmi chp denmi oy koparacak... velhasil diyecegim degisim ve mucadele yasal yollardan göruluyorsa geregi yapilir bu da demektirki asker kenara cekilsin irade sivillessin tc de bu kadar basit.emine aynada diyorduki `kötunun iyisi yok`gerillanin ölmesi kötudur degilmi? evet, peki emine hanim ölen gerillanin yerlerde suruklenmeside ölmesi kadarmi kötudur bu savasta!(savas diyebiliyorsak buna) yani kisaca kurt halki realitesine gore temsil yapilmiyor malesef pkk ve dtp de peki bu kötumu evet peki emine hanim kötunun iyisi yok dersek senin tabirinle(ergenlik cagindaki genclerin humanite sovalyeligi) siz disinizdaki kurtlerin de sizi kokten red etmesi gerekiyormu? evet.boykot cikarsa fazla neymis anlami demokratik özerklikmi?(haftanin öcanca siyasi izafiyetle yorumu kadar esnek bir belirsizlik hali) buraya not dusuyorum. evet de ciksa hayirda öcalan savasi! baslatti yeniden neden ? 11 yildir icerde ama ölumcul savas! basliyacak . evet cikarsa frenlenebilir bu, tum ölumcullugunu gostermesine ragmen , sayet hayirsa öcalan daha yuksek moralle talimatlar verecek gorecegiz. neden denirse ikinci raund sudur askerin akp yi secimde goturmesi ki bu ancak pkk isbirligi ile olacaktir.peki öcalan bagimsizligami goturecek bizi hayir askerden kacmis essegimizi silah altina alacak yeniden.kötunun iyiside var kötunun kötusude, realistlik budur.boykot donkisitluktur bana gore oda degil aslinda cunku donkisot oyle inan digi icin saldirmisti yeldegirmenlerine, boykot ise oyle istendigi icindir.son olarak bunun acik ornegi sayin Ahmet Turk itiraf etmedimi`kurtler serbest birakilirsa icinde 12 eylul kelimesinin gectigi hic bir seye hayir demez`yani kurtler serbest degilin itirafi degilmi, sayin turk bakmayin siz bana ben ben degilim ki evet diyeyim demiyormu bu itirafla...bu is kurtler arasind ahavuz problemine donusturuldu neresi ters orantili neresi dogru diye bulandiriliyor oysa cok basit, degisiklige `yetmez ama evet` mucadeleye devam.
kerborani .. 08 Sep, 2010 08:34:22
avatar
serdar arkadas.fasıstler bze bıze anayasa yapmaz hak vermez..bız kendımızı anayasa yapmızı yapcagız..yaptgımız anayasa onemlıolan kurd halkın onemlı bı ksımının detegını almasıdır..yok bızı taleplermız sıvıl faszme goturmcez..dayataca..bıze hakımız olan anaysasyı fasıst sıstmem ve sıvıl faszme dayatacaz.ve gerceklestrnceye kadar ugruna mucadele vercez..

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu: