12 Eylül’ün En Zengin Paşası
Allah, kendisine "Yürü ya kulum" demişti, ama Tahsin Şahinkaya'nın nerelerde yürüdüğü ve hangi yolları kat ettiği bir türlü ortaya çıkmadı. Türkiye'de bir ihtilal yönetimi vardı ve böyle bir sorunun sorulması bile intihar anlamına gelirdi. Ardından da 1982 Anayasası'na konulan geçici 15. maddeyle diğer Konsey üyeleri ile birlikte Şahinkaya da "dokunulmazlık zırhına" büründü. Ancak, fısıltı gazetelerinde Şahinkaya ismi bir seramik fabrikası ve F-16'ların alımı sırasında verildiği iddia edilen 23 milyon dolarlık rüşvetle anılır oldu.
Tahsin Şahinkaya Time Dergisi’nin Dünyanın en zengin 50 generali listesinde..
12 Eylül zengini paşa, 30 yıldır Anayasa madde 15'ten yırtıyor..
Dünyaca ünlü Time Dergisi'nin 'Dünyanın en zengin 50 generali" arasında gösterdiği 12 Eylül'ün kudretli generali Tahsin Şahinkaya'nın babası "Topal Mehmet"in cebinde 1 kuruş bile yoktu.
Dünyaca ünlü Time Dergisi'nin "Dünyanın en zengin 50 generali arasında gösterdiği Tahsin Şahinkaya, Topal Mehmet'in oğluydu. Şahinkaya Ailesi, 1. Dünya Savaşı sırasında eski adı "Horovi" olan Trabzon'a bağlı Düzköy'de yaşıyordu. Yöredeki herkes gibi, onlar da açlık sınırındaydı. Şahinkaya'nın babası Mehmet Bey, Rus işgali ile birlikte köyünü terk edip, Merzifon'a kaçmak zorunda kaldı.
Giderken de yanında bir çöp bile götüremedi. Merzifon'da bir evlilik yaptı ve Tahsin Şahinkaya dünyaya geldi. Daha sonra askeri okula giden ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na kadar yükselen Tahsin Şahinkaya, 12 Eylül Darbesi ile birlikte "Milli Güvenlik Konseyi Üyeliği" sıfatını kazandı. Türkiye'yi yöneten 5 kişi içinde yer aldı. Ardından da Time Dergisi'nin araştırması sonucu "Dünyanın en zengin 50 generali" arasına girdi.
23 MİLYONLUK RÜŞVET
Allah, kendisine "Yürü ya kulum" demişti, ama Tahsin Şahinkaya'nın nerelerde yürüdüğü ve hangi yolları kat ettiği bir türlü ortaya çıkmadı.
Türkiye'de bir ihtilal yönetimi vardı ve böyle bir sorunun sorulması bile intihar anlamına gelirdi. Ardından da 1982 Anayasası'na konulan geçici 15. maddeyle diğer Konsey üyeleri ile birlikte Şahinkaya da "dokunulmazlık zırhına" büründü. Ancak, fısıltı gazetelerinde Şahinkaya ismi bir seramik fabrikası ve F-16'ların alımı sırasında verildiği iddia edilen 23 milyon dolarlık rüşvetle anılır oldu.
Demokrasiye geçildikten sonra Şahinkaya hakkındaki iddiaların araştırılması için TBMM'de bir araştırma komisyonu kuruldu. Şahinkaya'yı, Anayasa'nın Geçici 15. maddesi kurtardı ve ANAP'lılar ile birlikte bağımsız milletvekillerinin verdikleri oylarla aklandı. Anayasa uyarınca hakkında dava açılması mümkün olmadığından, hiçbir yolsuzluk iddiası soruşturulamadı.
NASIL ZENGİN OLDUĞUNU ASKERİYEYE SORMAK LAZIM
Şahinkaya'nın baş döndürücü yükselişi, hep muamma olarak kaldı. Üstelik, kendisini ve ailesini tanıyanlar da o günden bu yana "Nasıl?" sorusuna cevap verebilmiş değiller.
Şahinkaya'nın asıl memleketi olan Düzköy'ün eski Belediye Başkanı Avni Akdeniz (77), "Nasıl zengin olduğunu ben bilemem" dedi: "Topal Mehmet burada berberlik yaparmış.
1917-1918 yıllarında Rus işgalinden canını zor kurtarıp Merzifon'a kaçmış. Ben bilemem, oğlu nasıl zengin olduysa oldu. Onu askeriyeye sormak lazım, askeriyede zengin oldu. Babası buradan giderken bir çöpü yoktu. Nasıl zengin olmuş, onu askerler iyi bilir." Akdeniz, 12 Eylül 1980 İhtilali'nin ardından "memleketimizin çocuğu" deyip, Şahinkaya'yı ziyaret için Ankara'ya gittiğini de belirterek, şunları söyledi: "Önemli adamdı, Türkiye'yi idare eden 5 kişiden biriydi. Beni yanına bile sokmadı. Açık söylüyorum, memlekete de hiçbir faydası olmamıştır. Burada uzaktan akrabaları var. O dönemde dedesinin kardeşi Ahmet Şahinkaya ile görüştüklerini biliyorum. Fakat ona da faydası olduğunu sanmıyorum. Zaten Ahmet Bey vefat etti. Burada sadece çok uzak akrabaları kaldı." Akdeniz'in söylediklerini, Düzköy'e bağlı Aykut Beldesi'nin yeni Belediye Başkanı Muhammet Topaloğlu da doğruladı. Topaloğlu, "Buradaki insanlar ekonomik zorluklar yüzünden sürekli göç ederler. Düzköy'ün tamamı bir kişinin olsa, Ege ve Akdeniz'deki normal bir insanın standardını yakalayamaz" dedi.
ANAYASA'NIN 15. MADDESİ SORUŞTURULMASINA ENGEL
1980 İhtilali'nin mimarı Kenan Evren, hep "Ülkeyi uçurumun kenarından çekip aldık" sözlerini tekrarlayıp durdu. O günden bu yana da Evren ve arkadaşlarının ülkeyi kurtarıp kurtarmadıkları tartışılıyor. Ancak, tartışılmaz gerçek, dönemin Milli Güvenlik Konseyi Üyesi Tahsin Şahinkaya'nın kendisini çok iyi kurtardığı!
Buna karşılık Şahinkaya'nın hangi sihirli formülü kullandığını bilen yok.
Hakkında soruşturma yapılmasına Anayasa'nın geçici 15. maddesi hep engel oldu.
Önümüzdeki 12 Eylül'de yapılacak referandumda "evet" oyu çıkar ve anayasa değişirse, belki o zaman Şahinkaya ile ilgili soru işaretleri de aydınlığa kavuşabilecek.
HAKKINDA YILLARDIR ARAŞTIRILMAYAN İDDİALAR
Tahsin Şahinkaya, 11 Eylül 1980'de ABD'den döndü, ertesi gün darbe oldu. İşte Şahinkaya ile ilgili yıllardır bir türlü araştırılamayan iddialar: n 19 Mart 1976'da Northrop uçak şirketi, askeri uçak alımları için Türkiye'de bazı yetkililere rüşvet verdiğini açıkladı. Pek çok ülkede hükümetlerin başını yiyen bu skandal, Türkiye'de araştırılmadı. n Yıllarca süren F-16 uçaklarının ihalesi 1983'de sona erdi.
Amerikan Kongresinde hakkında soruşturma açılan General Dynamics Şirketi'nin eski Başkan Yardımcısı Veliotis, Türkiye'ye 23 milyon dolar rüşvet verildiğini açıkladı. TBMM'de bir araştırma komisyonu kuruldu. Şahinkaya, ANAP'lı ve bağımsız milletvekillerinin oyu ile aklandı. n Şahinkaya'nın adı, ünlü MİT Raporu'na da girdi: "Tahsin Şahinkaya, Sarı Avni, Behçet Cantürk, Dündar Kılıç, Fahrettin Aslan ile inşaat ve ihale mafyasıyla ilişkilidir. Bu alandaki ilişkilerine ait ifadeler ve teyp bantları bulunmaktadır." n Amerikan Senatosu Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı'nın verdiği bilgilerle yazılan mektup, Devlet Başkanı Kenan Evren'e gönderildi. Mektupta, Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya'nın rüşvet aldığı tarif ediliyordu. Ancak, bu mektupla ilgili hiçbir işlem yapılmadı. (TAKVİM)



Yorumlar (1 gönderildi):
ile sonuçlandı. Siz EWETçiler inanıyormusunuz ki 5 GENERALler,Kenan ewren, Nuredin Ersin Tahsin şahinkaya yargılanacaklar. Haydi canım.Türkiye Dewletinde bu bir şaka olmalı.Şaka yapıyorsunuz.Ardındaki yasalardan haberiniz yokmu? Erbakan "Hoca efendileri" nasıl hapisten kurtardıkla-
rını unutunuz galiba... Yaşlılıktan dolayı EW HAPSİ. Bitti.boş hayallere kapılmayın. Tabi bu ew hapsi türkler için geçerli. KÜRTler için geçerli değil.Şu anda nice Kürd insanı 70 yaşını geçtiği halde hala zindanlarda.Hata hafızam beni yanıltmıyorsa bundan 2-3 sene ewel 78 yaşında bir KÜRD dedemiz sért hapishanesinde hayatını kaybeti. (Allah rahmet etsin.) We 15. madde değişecek, generaller yargılanacak, cezaewine girecekler.Biz KÜRT EWETçiler ne kadar safız...Durun bakiyim. Diyelim ki yargılandı.Warsayalım ceza da aldı we hapishaneye konuldular. Nasıl hapishane? BODRUM WİLALARIndan ne farkı olacak ki bu hapishanelerin. hapishanelerin İç donanımları Generaler için kral dairelerinden ne farkı olacak? Diyelim ki generaler ceza aldı, İdam edilenleri geri getirecek mi? İşkencede hayatını kaybedenleri geri getireceklermi? Kaybedilenleri ortaya çıkaracaklar mı?Yoksa yargılanıp ceza alacak olan bu generallerimizin ömürlerinin son yıllarını gürültüsüz bir ortamda geçirmeleri için kendilerine sunulacak bir ödül olmnasın mı? Her biri 90 yaşına merdiwen dayamış,(90 nı aşanlar bile war)bu insanların nesini hapishaneye koyacaklar? Hayretime giden, Türkiyede o kadar keskin sol Türk, Kürt örgütler war iken,Nasıl oluyor da bunlar bugüne kadar kuzu kuzu Willalarda yaşadılar, hakketikleri cezalara çarptırılmadılar.Asıl yargılama we ceza kendi yöntemleri olan işkence ile idam we cezalandırma olmalıydı...Lütfen beni yargılamayın ,haksız değilim.Aynı yöntemi onlar yapıyorlar da mübahtır, Dewrimciler yapınca mı...
Yorum yaz