Halk İnfial Etmez
1970’lerin ikinci yarısındaki Maraş, Çorum, Tokat gibi büyük katliamlar ve girişimleri de benzer şekilde örgütlendi. Olayların içinde yer alanlar 12 Eylül’de okkanın altına girip de uzun hapis cezalarıyla içeri atılınca her şeyi açıkladılar: -Bizi devlet yönlendirdi. Elimize bombaları verenler sonradan gelip bizi tutukladılar! O zaman da biliniyordu böyle olduğu… Ama basın devlete tam bağlılık ruhu içinde “karanlık güçler” manşetleriyle halkı uyuttu.
Hatay Dörtyol ve Bursa İnegöl’de meydana gelen etnik kökene dayalı ırkçılık olayları şöyle yorumlanıyor:
-Halk infial etti!
Bu şekilde takdim etme mülki idarenin bakış açısıyla doğrudan irtibatlı olduğu aşikârdır.
Sivillerin kitlesel hareketleri tarihte hiçbir zaman kendiliğinden olmamıştır. Mutlaka örgütlü bir yönlendirme vardır.
Halk kim?
Aynı anda bin adım atan, beş yüz ayaklı yekpare bir dev mi?
Büyük kitleler bireylerden oluşmuyor mu?
Aynı anda yüzlerce, binlerce insanın aynı eyleme yönelmesi kolay değildir.
Bunun sayısız örnekleri vardır.
***
Mesela 21 Haziran 1934’te Çanakkale’de “halk” birden bire Yahudilerin dükkânlarına, otellerine, depolarına, evlerine yönelik saldırıya başladı. Bu saldırılar öğleden sonra Çanakkale’nin ilçelerinde, Tekirdağ’da, Çorlu’da Lüleburgaz’da yaşandı. Ertesi gün Edirne’ye sıçradı. Sonra Kırklareli ve ilçelerine… Yaşı 80’in üzerinde olanlar bu utanç verici olayları gayet net hatırlıyorlar:
-Yahudi yağması!
Tarihin bu karanlık sayfasına bakınca açık olarak görülüyor ki, olaylar kendiliğinden çıkmamıştır. O gün (21 Haziran 1934) Resmi Gazetede 2510 sayılı İskan Kanunu yayınlanarak yürürlüğe giriyor. Kananda “Türk kültürüne bağlı olmayanlar, Türk kültürüne bağlı olsalar bile Türkçe konuşmayanların memleketin bir yerinden başka bir yerine sevki için yetkili makam dahiliye vekaletidir” deniliyor.
Böylece devletin “Yahudileri göç ettirme” kararı, toplumsal destekle uygulanmaya başlıyor.
Buna da “halk infial etti” deniliyor.
***
6-7 Eylül 1955’de halk(!) bu sefer İstanbul’da Rumlara yönelik olarak “infial” ediyor!
Halk infialin gerekçesini İstanbul’da yayınlanan Ekspres gazetesi “Selanik’te Atatürk’ün evine bomba atıldı” manşetiyle ilan ediyor.
İki gün boyunca Demokrat Parti’nin militanlarının öncülüğünde büyük bir yağma yaşanıyor. İnfial(!) günlerce önce Demokrat Parti ilçe binalarında örgütleniyor. Ama esas kumanda merkezini yıllar sonra General Sabri Yirmibeşoğlu açıklıyor:
-6-7 Eylül Özel Harp Dairesi’nin muhteşem örgütlemesidir!
***
1970’lerin ikinci yarısındaki Maraş, Çorum, Tokat gibi büyük katliamlar ve girişimleri de benzer şekilde örgütlendi. Olayların içinde yer alanlar 12 Eylül’de okkanın altına girip de uzun hapis cezalarıyla içeri atılınca her şeyi açıkladılar:
-Bizi devlet yönlendirdi. Elimize bombaları verenler sonradan gelip bizi tutukladılar!
O zaman da biliniyordu böyle olduğu… Ama basın devlete tam bağlılık ruhu içinde “karanlık güçler” manşetleriyle halkı uyuttu.
***
Şimdi daha kökten bir operasyon için aynı manivela hareket ettiriliyor.
Her zaman iki cephe yarattılar.
1970’lerde sol-sağ vardı.
1990’larda laik-İslamcı cepheleri takdim edildi.
Dörtyol ve İnegöl’de 2010’dayız…
Yeni cephenin temeli de var: Türkler-Kürtler!
En eskisinden başlayarak bugüne geldiğimizde açık olarak görüyoruz ki:
-Halk infial etmez, ettirilir!
Nazım Alpman
İnternethaber



Yorumlar (0 gönderildi):
Yorum yaz