Bebelerin Gamzelerinde Aşkım
Seni bir mısraya yazdım. Seni bir sıraya yazdım. Ya söküp atacağım seni içimden, ya da yazacağım. Yazıp yayıp bir mezar kazacağım içimde. Burda gömülü bir ses var. Sese ses vermeyin. Sizi de sessizliğe mahkum edecek.
Behlül Aramî
Ömür dediğin neki?...
Kocamış adamlığımla; yanağıma kondurulan üç buseye bir ömür vermedi mi? Seni içimde bir hain hançer gibi sakalmadım mı? Sesinde boğulmadım mı? Şehvet komalarına girerken, seni güldürmedin mi?
Güldün ve geri çekildin.
Susstum. Şaştım ve mermeri büst kesildim.
Sen yar, ben duvar oldum.
Sen kaçan, ben kovalayan oldum.
Adını koyamadık bu sevdanın. Sen beni kendin mi sandın? Ben Avrupalarda bile dağ soluğumu saklıyorum koynumda. Çıkarıp bir kaçak tütün sarıyorum. Dumanını boca ediyorum ciğerinin üstüne.
Ömür dediğin neki?
Ben seni değil, mahsur kalan dugularımı sevdim.
Zindandaki sarılışımı bir esmeri kadına. Duvarlara fısıldaşmalara. Ruyalarımın bile mahsara altına alınışına isyen ettim . Sessizlikten, sesine vuruldum.
*
Niye öyle yaptın?
Ben sana ne kötülük yaptım ki? Ellini sallasan, ellibiri bulacağın bir diyarda; benim gibi yarım yamalak insandan ne estedin. Örümcek kadın öpücüğünle, benim uyaranım oldun.
Adını Nisan koydum. Nisan ki dört mevsimin en zalim ayıdır. Nisan aşklarının sırılsıklam olduğu, zindani duyguların anımsandığı Nergis çiçeğidir.
Kestin tüm bağları bir bir.
Sana kolay olan bana zordu. Sana zor olan, bana zulümdü biliyor musun?
Gözlerin güzel, dedin ve ogün feri uçtu gözlerimin.
Dino dedin divane oldum.
Seni bir mısraya yazdım.
Seni bir sıraya yazdım.
Ya söküp atacağım seni içimden, ya da yazacağım. Yazıp yayıp bir mezar kazacağım içimde.
Burda gömülü bir ses var. Sese ses vermeyin. Sizi de sessizliğe mahkum edecek.
Öfkenin atına bindim.
Terkime tatminsiz dugularımı aldım.
Ve savurdum bebelerin gamzelerine.
Onlar benim en bereketli tarlam çünkü.
Ömür dediğin ne ki?
Uyumak ve unutmak gibi bir şey.
27 Nisan 08



Yorumlar (0 gönderildi):
Yorum yaz