Anasayfa | Türkçe | Sorun Aygan Mı, Sistem(ler) Mi?

Sorun Aygan Mı, Sistem(ler) Mi?

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image A. Kadir Aygan

A.Aygan’ın, ANF’ya yaptığı açıklamayla başlayan yeni durum rahatsız edici olsa da, yaşadığı olumsuzlukları dikkate alarak kendisini anlama çabamızın devam edeceğini belirtmek istiyoruz. Ancak bu anlama, haksız suçlamaları kabullendiğimiz anlamına gelmemeli. Yerel sistemi rahatsız eden herkes benzeri suçlamalara maruz kaldığı için, Nasname ve yazarlarına karşı yapılan suçlamaları da ciddiye almıyoruz.

 Nasneme'nin Derli Toplu ve Genel Görüşü 

     SORUN AYGAN MI, SİSTEM(LER) Mİ?   
                             
12 Eylül’ün insanda yarattığı ilk çağrışım, darbe, cezaevleri, işkenceler, idamlar ve her türlü insanlık dışı uygulamalardır. Bu uygulamaların, 12 Eylülü fiili olarak yaşayan insanlarda, fiziki ve psikolojik açıdan çok ciddi tahribatlar yarattığı bir gerçek. Ancak sistemin bu tahribatlara karşın toplumsal değerleri yok etme noktasında başarılı olduğu da söylenemez.

 Sistemin esas başarısı, tüm baskılara rağmen teslim alınamamış insanların düşünce yapısını şekillendirebilmesinde yatıyor. Bu şekillendirmeyi sadece baskılarla yapamayacağını gören devlet, karşıtıymış gibi algılanan ve bu nedenle de sistemden rahatsız olanların çekim merkezine dönüşen ikinci (yerel) sistemi devreye sokarak amacına ulaşabildi.

İki karşıt sistem gibi görünen ama özünde birbirini tamamlayan bir birliğin iki farklı görünüşü olan devlet ve Öcalan, birbirlerinin eksiklerini tamamlayarak sistemin istediği insan tipini yarattılar. Bu insan tipinin belirgin özelliği, topluma olduğu kadar uğruna mücadele ettiğini düşündüğü değerlerine de yabancılaşmasıdır. İki sistemden birinin uygulamalarına tabi tutulan bir insanın psikolojik sorunlar yaşaması kaçınılmazdır. Her iki sistemle de muhatap olan birinin durumu daha zordur kuşkusuz.

Hele hele bazıları var ki, her iki sistem içinde yer almakla kalmayıp onlar arasında sık sık yer değiştirmek zorunda kaldılar/bırakıldılar. Her açıdan çok ağır yaşayan bu kesimi, yargılayıp mahkûm etmek yerine onları anlamak ve olanaklar ölçüsünde de yardımcı olmak gerektiğine inanıyoruz.

Bu anlama ve yardımcı olma gerekliliği, insani olandan koparılmışlıktan rahatsızlık duyan ve insanlığına geri dönmek isteyenler içindir kuşkusuz. Şekillendirilmesi sistem(ler) tarafından tamamlanmış ve bu durumu benimsemiş olanlar için yapılacak bir şey kalmamış ne yazık ki.

Nasname olarak, A. Aygan’ın durumunu, ‘İnsani olandan koparılmış, ama bu durumdan rahatsızlık duyarak insanlığına geri dönmek isteyen’ olarak gördüğümüz için kendisini anlamaya ve yardımcı olmaya çalıştık. Yargılamadan ve sistemlerin rolünü göz ardı etmeden kendisini anlamaya çalıştığımız içindir ki, Nasname’de kendisini ifade etmesine zemin hazırladık. Ayrıca yaşadığı olumsuzlukları daha geniş bir kitleyle paylaşma ve iki sistemi de teşhir etme isteğinin gereği olarak, hem uzun soluklu bir röportaj ve video çekim hem de kitap projesine gereken katkıyı yaptık. Bu sürece Nasname okurları da tanıklık ettiği için ayrıntılarıyla anlatma gereği duymuyoruz.

A.Aygan’ın, ANF’ya yaptığı açıklamayla başlayan yeni durum rahatsız edici olsa da, yaşadığı olumsuzlukları dikkate alarak kendisini anlama çabamızın devam edeceğini belirtmek istiyoruz. Ancak bu anlama, haksız suçlamaları kabullendiğimiz anlamına gelmemeli. Yerel sistemi rahatsız eden herkes benzeri suçlamalara maruz kaldığı için, Nasname ve yazarlarına karşı yapılan suçlamaları da ciddiye almıyoruz.

İki nedenden dolayı A. Aygan’ı anlama çabamız devam edecek:

1-İki sistemin de kendisinde yarattığı düşünsel ve duygusal tahribat, insanca yaklaşmayı ve anlamayı, yardımcı olmayı gerektirdiği için…

2-Sistemlerden bağımsız olmadığını düşündüğümüz ANF gibi bir kurumun devrede olması, Aygan’ın yönlendirilmiş olma ihtimalini dikkate aldığımız için.

Bu iki nedenle bağlantılı olan başka iki nedenden dolayı da Aygan konusunu kapatıyoruz. Birincisi, İnsanlığına geri dönme niyeti varsa, tartışılarak daha fazla yıpranmaması ve dönüş noktasında umutsuzluğa kapılmaması için. İkincisi, esas sorunumuzun sistemlerin kurbanlarıyla olmayıp, sistemlerin kendisiyle olduğu için.

Tam da yerel sistemin çok ciddi olarak (Nasname vasıtasıyla) kamuoyunda tartışıldığı ve sorgulanmaya başlandığı bir dönemde, bu beklenmeyen gelişmeyi sadece tesadüflere bağlamak olanaklı değildir. Birden fazla ihtimali hesaba katarak, sistemleri sorgulamamıza engel olabilecek kişilerin ve kişisel sorunların gündemimizi işgal etmesine izin vermeyeceğiz.

 


                             
26 Nisan 08
 

 

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin