Anasayfa | Türkçe | PKK'yı Tanımaya Katkım

PKK'yı Tanımaya Katkım

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Halil Cibran'ın kedisi de böyle olur...

Ben entellektüel değilim, fazla lam cim bilmem. Okuyucu belki teorik olmayan dilimden hoşlanmaz, kendileri bilir. Kürt halkı gizli gizli de olsa çok şeyi konuşuyor artık. Köşe başlarını tutup, halkımızın özgürlüğü adına halkımızın düşmanlarına sünepelik edenleri artık konuşuyor. Uzman değilim ama bu camiaya yıllarımı verdim. PKK’nin kırmızı çizgileri vardır. İstese de asla aşamayacağı kırmızı çizgilerdir bunlar.


PKK'nin kırmızı çizgileri ne?
(1.Bölüm)

İhsan SERHED

Ben entellektüel değilim, fazla lam cim bilmem. Okuyucu belki teorik olmayan dilimden hoşlanmaz, kendileri bilir. Kürt halkı gizli gizli de olsa çok şeyi konuşuyor artık. Köşe başlarını tutup, halkımızın özgürlüğü adına halkımızın düşmanlarına sünepelik edenleri artık konuşuyor. Uzman değilim ama bu camiaya yıllarımı verdim.

PKK’nin kırmızı çizgileri vardır. İstese de asla aşamayacağı kırmızı çizgilerdir bunlar.

1- PKK asla TC´nin askeri olarak can damarı olan hedefleri vurmaz. Gücü olsa da yapmaz. PKK sadece üç-beş asker vurur, tedhiş kabilinden askeri eylemler yapar. Hodri meydan araştırın PKK askeri tarihini. Hareketli savaş gücüne ulaşmıştı ARGK. Ne oldu? Komutanlar öldürüldü, devlete itildi, intihara sürüklendi. Yani potansiyel görünce biçtiler. Yetmedi ARGK içinde Kürdistan kelimesi var diye kapatıldı. İzmit, Kırıkkale, Kıbrıs zehirlemesi, Ardahan intikamı vs hepsi aşağının emeğiyle olmuştu ve yapanların hemen hepsi PKK tarafından yokedildi. İkisi hariç, onlar da karanlığa karıştı.

2- PKK merkezi, kendi bünyesinden TC´yi kalbinden vuracak eylemleri eski adı HPP (Hêzên Parastina Partiyê) denen muhbirciler vasıtasıyla haber alır ve eylemi daha ana rahmindeyken engeller. İstanbul´daki köprüler olayı, 40 kiloluk nedense hep cürük çıkan bombalar, öldürülen benim bildiğim 6 kadro. İsim de verebilirim, Halk mahkemelerimiz olsaydı hemen gelirdim. Zaten sır da değil bunlar.

3- PKK, tarihi boyunca Kürt ve Kürdistan adına bir kurumlaşmaya izin vermedi. Yarattı, kullandı, yoketti. Altan gelen emekle kurulmuş olanları da ele geçirdi. KNK, Med TV,  PKDW, Türk Turizmini boykot güçbirliği vs. PKK Kürt ve Kürdistani bir malzeme olarak kullandı, yükselince budadı.

4- PKK yetenekli, yurtsever, zeki ve etkili Kürtleri asla sevmez ve istemez. Biri PKK içinde hayin ilan edilmişse, öldürülmüşse bilin ki o çok iyi biridir. Bu tabiat kanunu gibi doğrudur.

İstanbulda Mustafa Pusa ve 11 yurtseveri İkibine Doğru dergisi "Şener´in adamları" diye hedef yaptı. Ağrılı ressam olan bu şahıs MLSPB adına, Ceyhan dahil 6 sene (5 yada 7 de olabilir) zindan yatmış ve PKK ye katılarak Ortadoğu sahasına çıkmıştı. Neden vurulduğu hakkında kişisel olarak bir fikrim var, ama bu fikirdir sadece emin değilim, o yüzden yazmıyorum. 

Kars Selim´de en az 50 yertseveri devlet katletti biliniyor ama PKK yaptı. Selim çok yurtsever bir kaleydi. Varto, yurtsever Kerem Geldi, Mehmet Şirin ve nicelerini devlet katletti ama gerilla içindeki birimler camilerde bunu PKK yaptı diyerek Varto’nun yurtsever geçmişi olan Şêx Seid´ten beri etkili olan kabilelerini devlet yanlısı yaptılar. Kurun halk mahkemelerini gelek ifade verek. Bu PKK kontra örgütü oldu, 1993'te Öcalan eliyle iç operasyon tamamlanmıştı, anlaşma yaptılar. Artık PKK onların elindeydi. Artık sadace kandırmaca yoktu. Hem kandırmaca hem de Kürt ve Kürdistana vurmaca başlamıştı.

Ege AHKO projelerinin emektarları nerede? Bolu dağlarında Kürt (ve yoksul dürüst Türk) gençleri taşın altına gömüldü. Öcalan ekibi pusuda bekler, avın tam hedef olmasını, hazır lokma olmasını sağlar, öyle yerler.

5- Tepe yerleri tutulmuş. Özellikle 99´dan sonra çok uzmanca TC ortaklığıyla atama ve görevlendirmeler yapıldı. Uygun kişiliksiz yoksa, devletten takviye ettiler. Belçika konsoloslarının kızları oğulları nedense kahvelerini Roj TV de içerler. Herkes bilir ama konuşmaz. Konuşurum, mahkemelerimiz olsaydı. Düşmana zırnık kadar fayda gelmesin diye susacak da değiliz. Ben sıradan bir yurtsever olarak çok şey belgelemişsem, birgün topraktan çok delil çıkacak. Yeterki Kuzeye alternatif olacak gücün sesi duyulsun. Avrupa Apocu (ben Kürt demiyorum) derneklerinin tepelerinde birden ortaya çıkmış, Kürtçe bilmeyen, kimsenin tanımadığı kimseler kimdir? Ben Aysel T. imiş, avukat-kuryeymiş, İHD de etkili olmuş filanca bayan mıymış, sözde Kürdi gazetelerin tepelerinde gezinen H.A. imiş filandan bahsetmiyorum, Avrupa sahasında etkili olarak örgüt işi yapanları diyorum. Bu ekip yine Almanya’yı Avrupa’yı yakıp-yıkacak ve fatura Kürtlere kesilecek. Aklı olan Kürt bunları evine sokmamalı, eylemlerine katılmamalı, para vermemelidir. Alman hükümetleri de "cahilin cahili, acemi geri zekalılıklar"ından vazgeçip, oyunlara gelmemeli. TC ye el verdikçe ne hale geldiğini gördü. Bu tiyatro bitsin artık, yine can yanmadan.

6- PKK Güneye karşı kullanılmaya mahkumdur. PKK oraya esir olmuş, TC-Apo ekibi tepede, Güney Kürdistan TC´nin stratejik olarak karşıtı, hedefidir. Sonuç? Kimse meselenin halen eleştiriyle, uyarı bilmem neyle halliyle milletimize zaman kaybettirmesin. PKK, Kuzeyde küçük bir iki eylemle işini götürecek, TC oraya girmek istedikçe birden nedense balon kabilinden asker vuracaktır. Dünya kamuoyu da "Bakın sınırda karakol bastılar, asker vurdular, esir aldılar. Türkiya kendini savunmalı" diyecek. Denklem ve oyun TC' yönetiminde değil ama sans, süreç ve ortam ABD ve AB' nin TC'ye göz yummasını sağlıyor. Güneyli güçlere 5-10 yıl şans tanıyalım, daha işin başındalar ve zordalar. Yoksa Güneylilerin de çizgileri sağlam değil. Bir kaç sene taşımızı yanımıza bırakalım, Güney kendini değiştirmezse hesaplaşalım. Orayı TC´nin arka bahçesi yapmaya serokların, hızbların hakkı yoktur. Geri feodal, 1500 yıl önceki hayatı özgürlük diye 21 yy da yutturmak mümkün değil. PKK orda tuzaktır, düşmanın dolaylı içe batmış hançeridir. 2004 yılına kadar herkes yurtsever kanadın Apocu çeteye egemen olmasını bekledi. Ölen öldü artık APO.TC çetesi egemendir.

İlk yazımdır uzatmayayım. İlgi olursa yazarım devamını, yoksa da siz sağ ben selamet. PKK nin turnusol kağıdı nedir? Mesela Duran Kalkan´a deyin "Kürtçe öğren". 40 yıldır orda Kürdistan için savaşıyor güya, Kürtçe bilmez. Sizce çok mu normal? O doktora deyin "Tanrı aşkına gel GAP´a, Amed´deki o malum tesislere, Wan ordaki o tekniklere.. yaw Allah için düşmanın merkezlerinden birine eylem yap.". Yapmaz. Gücü vardır hem de on misli. Ama TC´den izin çıkmaz. Gelin temiz bir Kürdü vurun, seve seve gelirler. HPG kendi yoldaşlarını öldürmekte dünya rekoru şerefine ulaşmış bir orducuktur. Kani´yi profesyonelce vurur da "25. ci Güneye Türk girişinde" nedense tek mermi patlatmaz Kuzeyde.

Sahi TAK´ı duyan var mı? TAK taksi ve kamyonet mi yakıyor? Bunlara inanan da bunlar gibi olsun. Kürt ölmeyen bir şeydir. Ha hoo kaç Moğol, kaç Rom, kaç Îsmetê Kerr gördük. Kaç Rayber, Kaç Qaso, Kaç APO gördük...

22 Nisan 08

Yorumlar (5 gönderildi):

Ali Gun .. 22 Apr, 2008 04:12:12
avatar
''PKK'yi Tanımaya Katkım''Başlıklı yazının yazarı daha kibar, net, kısa ve daha belgelere dayalı yazılar yazabilirse Kürd ve Kürdistani siyasete hada çok katkı sunabilir. En önemlisi de bu yazdıklarından çıkan sonuç nedir? PKK'nin kuruluşundan bu yana TC Devletinin kontrolü altında hareket ettiğini mi vurgulamak istiyor. Kendi düşüncelerini daha net belirtebilmeli. Basarilar, teşekkürler.
Ihsan Serhedi .. 22 Apr, 2008 05:37:55
avatar
Eger C Koridoru E. Özel Günü ise elbette derim ki konusak. Ben magazinleri severim ama itibar etmem. Etmedigim birsey de ajanlarin rolüdür. Ajanlarin öyle kaale alinacak rolleri asla olmaz. Güclü kisilikli insan zaten ajan olmaz. Cakal cukalleri yaparlar kionlarinda tarihte sinek kadar dahi rolleri yok. Tamam teknigin var baska. Hele ki UKM lerde ve tabanin halk ise. Halkin istihbarati onlarin CIA MIA sindan yüzkat saglam ev yaygindir. Diyecegime hemen geleyim: Öcalan ta Ankara grubundayken devletin iliskilenmesi normaldir. Devlet isini yapar. O zaman ama TC o kadar yetenekli degil. CIA TC'nin tepsindeyken ancak CIA istese modern iliskilenme yöntemleri gündeme gelirdi. Velhasil o zamanki Öcalanin devlet bagini fazla ciddi bulmuyorum. Yani yoktu demiyorum. Ciddi ve belirgin degildi. Kaldiki Hayriler, Pirler vs daha yasiyor. Öcalani yükselten psikopatik, kariyerist, makyevelist özellikleri ve muazzam propagandaciligiydi. Öcalan asla teorisyen olamadi. Olanlardan da nefret eder. O ama hakkini verelim cok güclü bir nutukcu ve propagandisttir.

Uzatmayayim. Asil iliskilenme Bekaa sahasinda basladi. Özallar, gazeteciler, Kücükler, Perincekciler falan isin kabasi. Istihbaratindan, Cemal'ine, devlet teoriseyini Murat Belgesinden Yalova kaymakamina yanina gitmeyen kalmadi. Yalcin Kücük etkisizdir. Arastirintüm tezleri mezleri Fransiz Arsivlerinden calinmis doktora tezleridir. Türkler belli. Kürtler ise okumuyor, dünyadan bihaber. Kücükler böyle yükseldi. Asil iliskiler baskaydi. Yani 1993'te PKK tamamen ele gecirildi. Serhildanlar durduruldu. Ic saglamdi artik. Tasviyeler tamamdi.

Belgeye gelince, evet öylesi daha iyi ama burasi da internet sonucta. Ayrica sanki Kürtler hicbirsey bilmiyor, not etmedi demeye geliyor ki bu da yanlis. Hayir. Cogu uyandi. Alternatif ariyor Kuzey´de. Yaralarini sariyor. Ve en önemlisi yorgun ve hayalleri satilmis vaziyette.

Kurun siz caliskan aydinalrimiz "Yaralari sarma komitesi", "Kuzey dosyasi", "Kirli savas magdurlarini rehabilite merkezi", "Temsili Kürt Onur Halk Mahkemesi" ne bileyim birseyi, gelelim. Cuvaldizi kendinize batirin lütfen. Hepimiz sucluyuz kekê min.

Saygilar
savas .. 23 Apr, 2008 06:46:05
avatar
yazara saygillar.ilk kez gercekler alt altta siranlanmis mantik temelinde.temennim devamidir.saygilar
cemal .. 27 Apr, 2008 02:53:22
avatar
Sayın Ihsan Serhed'in sade ve samimi bir üslupla kaleme aldığı yazı gerçek anlamda bir katkıdır. Keşke bildiklerini özetlemeden yazsaydı.O zaman daha fazla katkısı olurdu. Esasen bu mücadeleye büyük katkı sunmuş değerli insanların biraraya gelip, yeni kuşakları aydınlatacak tecrüblerini aktarmaları ve bu durumu kurumsal hale getirmeleri gerekmiyor mu? Artık zamanı değilmidir? Gerçekler acıda olsa anlatmaktan geri kalmamak gerekiyor. Kürdistan davası uğruna hiç bir engel tanımadan ölümü göze almış insanlar acı gerçekleri açıklamayı mı göze alamazlar?
Acı gerçeklerimiz ile ile ilişkin yapılan her açıklama şüphesizki ileriye doğru atılmış cesaretli bir adımdır.
mihe xidir .. 04 May, 2008 03:16:18
avatar
Sevgili yazı sahibi,
İlk yazınız olduğunu ve ilgi oranında yazacagınızı okuyunca büyük bir mutluluk ve heyecan duydugumu belirtmek isterim. Sitede yayınlanan yazıların en ve "ilk" düşünsel-olgusal-kişisel hesap ve yargılardan uzak bazı küçük "yaratılan ve yaratmaya" çalışan karşısında görünse bile düşünce sistematiğini aşamayan başkalarından beklentilerinizi anlıyor ve ilerde çok daha senin gibilerin "önde" olabileceklerine olan inancımı taşıyorum. Hayatımda bir saatliğine bile "düşünsel-eylemsel" anlamda bu hareketin (pkk-Apo)içine girmemiş, dışardan tarihsel gelişimini takip eden biriyim. (1978-1980, 1980-1983, 1984-1987, 1987 1990, 1991-1993, 1994-1997, 1997-1999- ve biçilen kefen)
yazdığınız yazının olgusal mantık çerçevesi, olayları pencerenizden sorgulamanız, kişisel bir "zavallılığa" düşmemenize kişisel katkı ve destek sunmayı bir borç biliyorum. İçinde bulunduğunuz hareketin farklı yıllarda kullandığı "süreç" kirliliğinin kısalığında yapılan "ilk"ler;
-1980'li yıllara kadar ideolojik-politik inşa sürecinde, ideolojik mucadele, politik dostluk dışı Sol, Kürd hareketlere karşı yapılanlar ve iç infazlar.
-1984' yılına kadar Kürd (anti sömürgeci) hareketlerin dışlanması, Türk sol ve sovyetik-baas-Suriye dnetimini kabulleniş (yanlış anlaşılmasın sair kurdi hareketlerin tek tük bireyler hariç tarih sahnesinde günahları daha büyük. Ayrıca ve teke tek sebepleri ile "kayda değersizlikleri" tartışılmalı.)
-1987 yılında Mardin bölgesinde ilk "duvar dibi" Hogır'lı sivil kürd katliamı.
-1989-1991 yılları arasında "ilk" çifte itirafçı kurumu ile hareketin devlet eliyle yakatılıp hareketin kitleselleşmesi. (Seğbetullah Batur) vakası; Binlerce köylünün ismini verip ve kent merkezlerinde özellikle üniveristelileri örgüt denetiminde örgütleyip yakalatması, gönüllü kendini yakalatıp askerin acemiliğinde "belgelenen " ifadesinde geçmişte Pkk ilişkili tesadüf hiç kimsenin yakalanmaması olayı. O dönemde avukat-gazetecilerde olması lazım. -Belge mutlaka okunmalı- (kahraman, itirafçı, kahraman, itirafçı Aygan vs.)
-1991-1994 arası Perinçek-Yalçın küçük-M.Ali Birand ilişkileri ve görüşmeler iyi incelenmeli.
-1991-1997 yılları arası özellikle 1993-1996 yıllarında sayıları binleri aşan "faili meçhul cinayetler" de öldürülen bir-iki (Nusaybinli doktor)istisna dışında öldürülenlerin hiç birinin geçmişinde Pkk hareketi ile ilişkisi olmayan insanlar olması. Bu hereketin içinde gözünü açan ve geçmişinde pkk'li olan hiç kimse cinayetlere kurban gitmedi. yaşadıgımız Amed'te o dönem bu tespitimize "devlet pkk lıları niye öldürsün. -"Yakalayıp bilgi alıyor ve bırakıyor. Bilgi kaynağı olarak kullanıyor" diyenlerden bilinmelerine ragmen tek gün yakalanmayanlar mevcut.(gerçek hain ve ihanetlerin affedilmesi, cezalandırmama)
1997-1999 ve sonrası iç tasfiye dönemlerinin hızlandırılması.(imha ve tasfiye edilenlerin hepsinin çok önceki yıllarda örgüt arşivindeki "defoları" gerekçe gösterilerek yapılması. Defosuz hiç kimsenin "yetkili" yapılmaması-(M.Şener 1986 yılında "tünel ihbarcılığından "devrim konsey üyeliğine, :M.selim Çürükkaya'nın yargılandığı 1980 li yıllar cezaevi süreci ve sonrası, kabul-inkar kitabını yazarak belğelendirdiği yargıçlık yetkililiğine,,,vs)
-1999 yılında "balon lider kişilik ile bir ulusun onuruyla oynama, bütünleştirme" dönemi; ilk aylardan sonra telaffüz edilmeyen İstihbaratçı, Asker, akedemisyen, stratejistlerden kurulu "başbakanlık eşgüdüm masası" faaliyetler ve kürdlere biçilen kefen.(Geçici söndürülmek üzere "eşgüdümlü" bilinçli sunulan belediye, vekil lider rezaletleri)
-2007 yılı yaşı 45 ve üstü farklı siyasal yelpazelerde yer alan insanların bireyselliğini "deli, hayın," sıfatlarıyla dışlamaya çalışan, kalanların tamamiyle grupsal ve bireysel "gecikmiş egolarını" tatmin etmeye çalıştığı, yeni balon tanrıların peşinden düşünce ve ardından "siyasal fahişeliği" sürüklendigi bir "dibe çöküş" yaşanmaktadır. Yazınızı bu anlamda "dibe çöküş olmaktan çok dibe vurduktan sonra yükselmeye başlayan bir kavmin "ilk" su üstüne çıkacakların işareti "baloncuklar" olarak görüyor. Bu baloncuklardan biri olmaya aday olduğumu belirtmek istiyor, "sivil" yazılarınızın devamını bekliyorum.
Her dünya görüşü doğrudan ya da dolaylu olarak belirli bir siyaset önerir ve çizer.Bilim, siyaset, sanat, edebiyat internet aracılığıyla kullanılarak hadsizlik ve "kirlilik" kültürü geliştiriliyor. Oysa kültür,
bir toplumun seçkinci ya da yığınsal ideolojisidir.. Ama yığınların gerçek ideolojisi degil. (zira sınıf çatışmalarına bağlı olarak kültür içinde bir çok eğilim vardır.)
Yazdığın bu metin kurdi bir aydın dürüstlüğüne ve bilimsel niteliğe sahip, yapılabileceklerle ilgili doneler taşıyor.
Selam ve sevgiyle

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin