Halis Açar: AKP Demokrasisi !
Beriwan gösteriye katıldı taş attı diye Amed`de zındanda hemde tek kişilik hücresinde.. Ve TC mahkemesi ilk celsede 13,5 yıl cezaya çarptırdı Beriwan`ı.. İzmir`de DTP konvoyuna taş atan ırkçılara ise ödül bravo ! Taş atan Kürd çocukları ile ilgili yasal düzenleme AKP tarafından tehdit unsuru olarak kullanılmakta. Milli eğitim Bakanı`nın Diyarbakır, Şırnak, Iğdır, Ağrı, Siirt, Urfa, Mardin,Bitlis, Hakkari, Batman ve Van Milli Eğitim Müdürlükleri ile ilçe Milli Eğitim Müdürlükleri'ne gönderdiği genelgede özel tarihlerde devamsızlığı olan Kürd öğrencilerin fişlenmesi istenmekte .
..
.
AKP Demokrasisi !
Beriwan gösteriye katıldı taş attı diye Amed`de zındanda hemde tek kişilik hücresinde..
Ve TC mahkemesi ilk celsede 13,5 yıl cezaya çarptırdı Beriwan`ı..
İzmir`de DTP konvoyuna taş atan ırkçılara ise ödül bravo !
Taş atan Kürd çocukları ile ilgili yasal düzenleme AKP tarafından tehdit unsuru olarak kullanılmakta.
Milli eğitim Bakanı`nın Diyarbakır, Şırnak, Iğdır, Ağrı, Siirt, Urfa, Mardin,Bitlis, Hakkari, Batman ve Van Milli Eğitim Müdürlükleri ile ilçe Milli Eğitim Müdürlükleri'ne gönderdiği genelgede özel tarihlerde devamsızlığı olan Kürd öğrencilerin fişlenmesi istenmekte .
Dağdan gelen PKK`lilere jet mahkeme ve silaha bulaşmadıkları savıyla serbest bırakma ancak Kürd Belediye Başkanları ve siyasetçilerine plastik kelepçeli tutuklama.
Siyasi partiler ve seçim yasasında statükoçu faşist partilerle jet uzlaşma.
Salt Kürdlerin TBMM`de hatırı sayılır bir oranda vekil bulundurmasının önündeki yüzde on barajı için CHP ve MHP ile uzlaşma..
Deniz Feneri adlı hırsızlık çetesinin davasında sessizlik ,
DTP davasında Hatayda Anayasa mahkemesi üyeleriyle buluşma ve kapatma davasını yönlendirme..
Savcının AKP kapatılması ile ilgili kulaklara fısıldadığı bir kaç söz üzerine herkese rest çekip anayasal değişiklik gerekirse referandum çığlıkları ..
İşte AKP Demokrasisi..
AKP`nın „DemokratikAçılımı“ sahtedir demiştim bundan aylar önce..
AKP bir görev üstlenmek zorunda kalmıştır. Demokrasi ve Demokratlıkla ideolojik olarak barışık olmayan bir geleneğin partisi olan AKP elbette Bağımsızlıkçı bir Kürd`ün nezdindede sömürgeci sistemin partisidir.her ne kadar statükocu Kemalist devletle sorunlu olsada özünde resmi ideolojinin savunucusu muhafızıdır.
TC mevcut statüyle yaşamını idame edemeyeceğini biliyor gelişen dünya , teknolojik büyüme uluslararası konjoktür artık mevcut statünün sürmesine olanak tanımıyor.
Ergenekon davasındada görüleceği gibi TC safralarını atıp yeni bir inşa süreci yaşamak durumundadır.
Derin Devlet yenilenmek zorundadır .
Kirliliği ayyuka çıkmış mevcut devlet organları yerine yenilerini idame ediyor.bu yenilenme süreci kimilerinin vurguladığı gibi ezilenlerin ve özellikle Kürd halkının lehine olmayacaktır .
Şürecin en politik ve aktif muhalefeti olan Kürdleri kontrol altında tutmak ve sürece entegre etme çabaları elzemdir TC için.
Kürdler bu gün uluslarası konjoktürde oldukça önemli bir konumdadır ve bu süreç Kürdlerin özgürleşmesini dayatabilir kaygısı sözkonusudur TC için.özellikle ortadoğuda dengelerin kilidi durumuna gelen bir Kürd dünyası söz konusudur. Uluslarası enerji projeleri devletlerarası çıkarlar bazı şeyleri dayatmaktadır.
Bu noktada uluslarası planlar dahilinde AKP uygun bulunmuş ve görevlendirilmiştir işin uluslarası yada dış boyutu kısaca bu.Değişim ve dönüşüm dayatmıştır buna karşın 86 yıllık Kemalist statükoyla şekillenmiş devlet bürokrasisi , sistemin sahibi olarak kendisini konumlandıran TSK ve yine sistemin bu militer yüzünün bir anlamda kamufle edilmesini sağlamaya çalışan ama özünde ceberrut militer yapının emrindeki sivil militerlerden oluşturulan CHP ve MHP gibi faşist partiler ve onlara oy vermiş kimliği ırkçılıkla igdış edilmiş kitlelerce ciddi bir direnç sözkonusudur.
sitemin sıkıştığı tek stratejik sorun Kürd gerçekliğidir. Sadece iç politikada değil aynı zamanda bölgesel ve uluslararası ilişkilerde gündemi önemli oranda meşgul edecek.
TC politik dengeleri lehine çevirmek için Kürdleri ekonomik, politik ve dinsel olarak tam bir kuşatmaya almaya çalışıyor. Bu süreci başarılı bir tarzda yürütebilmek içın elindeki tek silah, halkın manevi değeri olan ‘İslam’ı kullanmaya çalışmaktadır.
Askeri yöntemlerle Kürd meselesinin cözümünün söz konusu olmayacağı çok açık olarak kabul edilmiş durumda. Geriye İslam eksenli faaliyet kaldı. Bir bakıma bu onların kullanacağı son silahtır. Sistem kurumları Kürdleri etkisizleştimek içın ‘İslamcılık’ silahı üzerinde tam bir ittifak oluşturdular.
Devlet Kürdistan`da tarikat örgütlenmeleri için gerekli desteği sunmaktadır. Valiler Kaymakamlar, Emniyet Müdürleri, Sağlık Ekipleri, Milli Eğitim, İl Müftüleri gibi sistemin bütün kurumları İslamcı tarikatların üsleri getirilmiştir. Kürdistan`da tarikatlara ait vakıflar, devletin sınırsız parasal desteğını kullanarak çok kapsamlı bir faaliyet yürütüyorlar.
Türk İslam sentezi ekseninde uluslar arası alanda örgütlenen, ABD’nin kucağına oturmuş, CIA ile birlikte projeler üreten F. Gülen Kürdistan`da yürüttüğü faaliyetlerle ırkçı Türk islam sentezinin hayata geçirilmesi için sinsi bir örgütlenme içindedir.AKP `nin yedeklediği Fetullah Gülen hareketi arkasındaki muazzam sermaye desteği ve örgütlenme araçlarıyla(Basın yayın , Okullar..vakıflar vs.) ciddi bir asimilasyon ve Türkleştirme faaliyeti gösteriyor.
TC tarihinin en önemli davası olarak kabul edilen ve başlangıçta başta Kürd`ler olmak üzere sisteme muhalif Demokrasi güçlerinin desteklediği ve hatta umut olarak gördügü Ergenekon davasında gelinen nokta tıkanmakla yüzyüzedir.
AKP`nin yedeğindeki Fetullahçı basın yayın organlarının yarattığı bilgi kirliliği ve pazarlıklar sonucu Kürdistan`daki derin katliamların , asit kuyularının üzerini örtmekte ve dava sürecini tıkamaktadır.TC Başbakanı Erdoğan`ın daha önce General Büyükanıt`la Dolmabahçe’de yaptığı pazarlık ve anlaşma benzeri bir anlaşma bu Kez General Başbuğ ile ve C.Başkanı Gül`ünde katılımıyla gerçekleşmiştir.
AKP ve yedeğindeki Gülen hareketi benzeri ırkçı Türk islam sentezcileri kendi ideolojik bekaaları için sistemle uzlaşmış gözüküyor ve tabii Kürd açılımı adı verilen süreçte bir başka bahara ertelenmiş gözükmektedir.
Hal böyleyken Kürd kamoyunda ciddi bir kafakarışıklığı sözkonusudur. Süreci iyi okuyamayan ve özünde uluslarası konjüktürün dayattığı ve AKP dışında iktidarda kim olursa olsun uygulamak zorunda olduğu değişimler AKP `ye mal ediliyor, hatta neredeyse AKP bir Demokrasi kalesi olarak algılanıyor. Bir kısım Kürd okur yazarları açılımın öneminden , açılımın Kürdlere özgürlük olmazsada geniş haklar tanıyacağından Türkiyede Demokrasinin gelişeceğinden dem vuruyor ve bunun AKP `nın cesur statüko dışı çıkışından kaynaklandığını söyleyebilmektedirler. Kürd basın yayın organlarının bir çoğu adeta Fetullahçı medya organlarının ürettiği haberlerin servis aracı durumuna düşmek tehlikesiyle karşı karşıya bırakılıyor.
Kurumsal niteliği ve ideolojik yapısı nedeniyle politik islamın ve özellikle Gülen cemaatinin örgütlenemediği tek alan olan TSK`ne karşı Ergenekon, Balyoz , Islak imza gibi davalar ciddi bir balans ayarı aracı olarak kullanılmaya başlamıştır. Ve ne yazıkki bir kısım Kürd basını bunları göremeyecek noktada „objektif“ olarak ırkçı Gülen cemaati ile Kemalist statükocular arasında süren bu it dalaşında „taraf“ konumuna düşürülmektedir.oysa Kürd`ler bu it dalaşında tarafların birinin aracı değil çelişkilerinden yararlanan olmalıdır.Kemalist Faşist Statükocular ile ırkçı Türk İslam sentezci , otokratik AKP ve Gülen cemaati arasında Kürdler açısından hiç bir fark olmadığını düşünmekteyim.
Diğer bir kısım Kürd çevreside imralı odaklı teslimiyet politikaları sonucu içinden çıkılmaz bir noktaya evrilmiş . 30 yılı aşkın savaş ve sosyal politik birikimini Öcalan önderliğine ve O’nun yaşam koşullarına endeksleyen bu hareket gelinen noktada Kürd özgürleşmesi için ve Türkiyede yaşanan siyasi sürece ciddi bir aktör olarak müdahale edebilecek yetenekten yoksun bırakılmıştır , Kürd siyasetinde önemli bir güç olan bu hareket örgütlü olduğu devasa yapıyı ne yazıkki salt Öcalan`nın neokemalist teslimiyetçi politikalarına kurban etmektedir. Öcalan endeksli bu hareket önderliğinin derin(!) politik birikimiyle akla ziyan bir tıkanma ve yenilenememe süreci yaşamaktadır. İdeolojik olarak Stalin ve M.Kemal hayranı Öcalanla beslenen hareket . ideolojik dönüşümünü sağlayamadığı gibi konjüktürel olarakta süreci okuyamamakta , klasik 70 ler Stalinist katı sol statükoculuğu ile görece liberalleşme arsında zikzaklar çizmekte .
Kürd özgürleşmesi yada Kürdler için somut hiç bir politika belirleyememektedir.kabaca klavuzu Öcalan olanın politik duruşuda bu olur diyelim Öcalan ve PKK konusunu bir başka yazıya erteleyelim.
AKP tarihin en pragmatist partisidir ,kendi bekaası için ıdeolojık geleneğinden bile vaygeçebilen yedeğindeki Gülen cemaati ve onun uluslarası kirli destekçilerinin güdümünde gerektiğinde Kemalizmlede uzlaşabilmiştir.Askerin her höt dediğinde esas duruşa geçen bu Parti son generaller operasyonunda Başbuğ’la uzlaşmış. Uzlaşma karşılığında operasyon tıkatılmış generaller serbest bırakılmıştır.
Darbeci Faşist TSK`nın özellikle Kürdistan`da işlediği suçlar açığa çıktığı kadarıyla dondurulmuş, asit kuyularında katledilen Kürd yurtseverlerinin kemikleri görmezden gelinmiş hatta bir çok kuyudan çıkarılan kemikler keçi , inek vs gibi hayvan kemikleri olarak dava dosyalarına yansımıştır. Çılız kamuoyu baskısı sonucu açılan bir iki dava ise sürüncemede bırakılmış. Cemal Temizöz Adlı JİTEM`ci katil albay tutuklu olmasına rağmen görevinde tutulmuş; Cani bu sayede tanıkları ve mahkemeye gelen kayıp yakınlarını tehdit etmeye devam etmiştir.
Sokak gösterilerinde Kürd`lere , hak arayan işçilere kadınlara saldıran , sokakta, karakolda azgınca saldıran Fetullahçı ırkçı Polis özellikle mevcut iktidar tarafından sürekli onore edilmiştir.
(Dikkatimi çeken bir şeyede vurgu yapmadan geçemeyeceğim sabah öğlen, akşam TSK’ ya yüklenen Fetullahçı ‚’’Demokratlar’’söz konusu polis olunca nedense tek laf etmezler.Tarafsızlığıyla (!)’’TARAF’’ olan gazetenin , en etkili seslerinden biri olan Polis Akademesi öğretim görevlisi ,Asker vede Kürdler ile ilgili onlarca iddia ortaya atıyor her TV programında arzı endam ederken işkenceci Polis söz konusu olduğunda sessiz kalmakta hatta savunmaktadır.2007 yılından bu yana polisin çeşitli gerekçelerle öldürdüğü insan sayısı 103.sokak gösterileri , ışçi ve kamu çalışanı eylemlerinde yaralanan sayısı 1184.
Sokaklar poligona dönüştü. Polis atış talimi yapar gibi insan öldürüyor. Ve bu vakalar soruşturulmuyor.. Bir de kötü muameleve işkence var ki, bunların kaydını tam tutmak mümkün değil.)
Sonuç olarak Kürdler bilmelidirki AKP`nin vaad ettiği hiç bir demokratik çıkış yoktur. Görece Demokratik açılımlar süreçle, uluslarası dayatmalar ve konjüktürğn dayatmasıdır , iktidarı hazırlayanlar için bu sürecin götüreni bu gün AKP`dir. Hasbelkader iktidarda Saadet Partiside olsaydı bu süreç benzer şekilde işleyecekti.unutulmamalıdırki uluslarası egemen güçlere rağmen Türkiye gibi ülkelerde yaprak kımıldamaz.
Yaprağı kımıldatacak yegane güç örgütlü halk kesimleridir.
Halis A.ar
09.03.2010
.



Yorumlar (31 gönderildi):
CHP, MHP ve onları ülkemizdeki yansımalarıyla aynılaşan değerlendirmeleri(!) Nasname'de görmek çok ama çok üzücüdür!
Düşünce adına ileri sürülen saçmalıkları burada okumak gerçekten bizi üzüyor.
Nasname yöneticilerinden bir kalkıpta Allah aşkına bu saçmalıkları neden verdiklerini açıklayabilir mi?
Bir de sayın Açar'ın PKK tarafından saldırıya uğrama olayı vardı, ne oldu bunun sonucu? Sayın Açar tekrar Nasname'ye döndüğüne göre bu konuda bir açıklamanız var mı? Çünkü sayın Açar'ın söylediği gibi bir saldırıya uğramadığı ve bunun sadece bir korgu olduğu söylendi.
Sayın Açar mahkeme veya olaya ilişkin bir açıklaması var mı?
Neyse, herhalde boşuna çene çalıyorum. Alan memnun, veren memnun, sana be Sinan dediklerini duyar gibiyim. Ben ede kerhen de olsa, nasname'ye hoş geldin Sayın Açar diyeyim de adet yerini bulsun!
Son zamanlarda sitenizde yer verdiğiniz ve “yazar” sıfatı taşıyanlar tarafından kaleme alınan kimi yazılar, sizin ciddi analizlerinize, değerlendirmelerinize, duruşunuza zarar verecek kadar ciddiyetten uzaktır. Bunun son örneği ise Halis Açar imzalı AKP DEMOKRASİSİ başlıklı yazıdır. Bu kadar kafa karışıklığı yaşayan biri kendine yazar(!) dese de, eleştirileri kaldırabilecek ve içine düştüğü çelişkili durumu izah edebilecek kapasitede olmadığını düşündüğüm için, Nasname yönetimini muhatap alarak yorumumu yazıyorum.
Kürdistan’lı demokrat, yurtseverlerin AKP’ye yönelik eleştirileri ile Ergenekoncu Kemalistlerin eleştirileri farklı nedenlerden, farklı kaygılardan kaynaklandığı için, referansları ve eleştiri biçimleri de farklı olmalıdır.
AKP’nin Kürtlere özgürlük getirmeyeceği aşikârdır. AKP’nin sömürgeci devletin bir partisi olduğunu da herkes biliyor. Yine ortalama okur-yazarlar da biliyorlarki, sebep ne olursa olsun Kemalistlerle yaşanan hesaplaşmada Kürtlerin esas olarak yükleneceği kanat AKP değil Kemalistlerdir. Bunlar genel doğrular ve “yazar”ın yeni bir gezegen keşfetmiş gibi bize sunmasına gerek yok.
“yazar”ın kullandığı “otokrat” kavramının en çok kullanıldığı yer ODAtv’dir. Çok ilginçtir -Erdoğan ile Başbuğ anlaştı- tespitini yapanlardan biri de yine ODAtv’nin fikir hocası Yalçın Küçük’tür. ( Küçükün, 03.03.2010 tarihli “BAŞBUĞ VE ERDOĞAN TASFİYE İÇİN ANLAŞTI”)???
Yine “yazar” AKP’yi eleştirirken amacı hakkında da diyorki, “sürecin en politik ve aktif muhalefeti olan Kürdleri kontrol altında tutmak” Söz ettiği muhalefet Öcalan ve Ergenekon talimatlarıyla hareket eden PKK değil mi? Kendisinin de işbirlikçi dediği bir hareket nasıl oluyorda Kürtlerin en aktif ve en politik muhalefeti oluyor? Bu kafa karışıklığının bir açıklaması olamaz..
Anlaşılan yazarın teorik gıdası ODAtv’dir. Ve kafası da fazlasıyla karışıktır. Bu kadar kafa karışıklığı yaşayan birinin okuyucuyla buluşturulması okuyucuya hakarettir. Unutmayın Nasname’nin çok ciddi bir okur kitlesi vardır. Lütfen dikkat edin ve Nasname’nin Yurtsever, bilinçli, düzeyli değerlendirmelerine gölge düşürmeyin! saygılarımla
Nasname gibi bir sitede Ergenekon söylemleriyle AKP düşmanlığı yapan HALİS AÇAR adlı şahsın neye hizmet ettiğini kavrayabilmiş değilim.Şüphesiz AKP'nin eksiklikleri yanlışları mevcuttur ve eleştiririz lakin oligarşik sisteme karşı direnmeye çalışan bir partiye karşı bu hasimane tavır da çok da dostça değildir.Fetullah Gülen'e de saldırmak tamamen ERGENEKON mantığıdır.
HALİS AÇAR gitsin Roj TV'ye veya ART-ULUSAL KANAL'a çıksın daha çok dinleyici bulacaktır
Neyse, AKP-Islam-Fethullah mantrasi Aponun mantrasi. CHP'nin mantrasi. Askerin mantrasi. Turk yargisinin mantrasi. Ve sonunda Acar'in mantrasi!
Ne kadarda birbirinizin aynisi oldunuz? Turkiyenin sahiplerinin AKP olmadigini sokaktaki cocuklar bile ogrendi de Halis Acar anlamadi mi? Turkiye'nin kontrolunun Asker-Yargi-Ataturk cetesinin elinde oldugunu bilmeyecek kadar mi cahilsiniz?
Ben cahil oldugunuzu sanmiyorum. Islam'a olan dusmanliginiz artik gozlerinizi kor etmis. Kurdlerin cogunlugunun Musluman oldugunu da artik ogrenmelisiniz.
Bu korkunuzu Karayilan da dile getirdi. Apo yuzlerce defa dile getirdi. Baykalin zikri oldu artik. Bu korkunuz hakkinda Ergenekon binlerce dosya yazdi.
Binlerce Kurdu olume gonderen Apo ve Ergenekon cetesini temize cikaramayacaksiniz. Kurd dilini ortada kaldiran Apo-Ergenekon cetesinin suclarini AKP ye yuklemekle kurtulamazsiniz.
Sayin Acar anlat. Anlat da ne mal oldugunuzu ogrenmis olalim. Kurdlerin bir tarih suuru olustu artik.
Sevgilerle,
Ibrahim
Daha onceki bazi yorumlarin'da da belirtigim gibi kuzey Kurdistan bolgesinde'ki halkimizin sorununu T.C. tarihin'de ilk defa bu parti ve de onun olusumu olan bu hukumet eksiklikleri'de olsa gundeme getirmis durumundadir ve bunun cozumu icin'de Turkiyede'ki birtakim ozel engellemelere karsin'da bir yere kadar''da goturmek istiyor. Ama tabiki derin-devlet buna kolay-kolay da izin vermiyor, elinden geldigi olcu'de de bunu engellemege calisiyor. Bunun icin'de ergenekon araciligiyla bir takim provakatif eylemler, olaylar cikartmaktadir. Bu olan provakatif olaylar genel'de de bizim kuzey Kurdistan bolgesinde'ki kimi bazi ozel birimlerde on planda cikmaktadir. Suda bir gercek'ki; bu provakasiyonlari yapanlar'da yer altinda ergenekonla birlikte calisan kimi ozel provakatif kisiler tarafin'dan yapilmaktadir. Tamam zindan'da kalan o cocuk yasinda'ki Berivan'in almis oldugu o 13,5 yilik hapis cezasi hakkin'da soylemis oldugunuz haberle birlikte o kucuk yasinda'ki cocuklarimizi caddelerde, sokaklarda yaka-paca tutarak iceriye atilmalari ve de fislenmeleri, gibi seyler yapilmaktadir, ama bunlar neden yapilmaktadir, bunu sebebi nedir, diye sora bilirsiniz, yorum yapa bilirsiniz. Ama bakin daha kacgun once bu provakatif olaylara karsi PKK'nin serokunun eski avukatlarin'dan Irfan Dundar'in Sabah gazetesin'de yapmis oldugu birtakim onemli aciklamalari vardir, ''bu tur olaylarin tamamen birer provakasiyon oldugunu soylemektedir, bu cocuklari derin-devlet sirf ortaligi karistirmak icin ve de velveleye vermek icin boylesi provakatif eylemler yaptirmaktadir'' demektedir. Bugun Turkiye tarihin'de yillardir perde arkasinda olmus olan derin-devlet, ergenekon desifre edilmistir, eksikleride olda aciga cikarilmistir, bu yeralti dunyasina bagli olarak'da Turkiyede faili mechul binletrce cinayet'de yavas-yavas da olsa desifre edilmektedir. Ama derin-devlet, ergenekon bundan rahatsizlik duymaktadir, bunun icinde elinden geldigigince kendi ozel elemanlari araciligiyla bir takim provakatif olaylar yaptirmak istemektedir. Iste bizim o kucucuk yasinda'ki cocuklarimizi bilerek sokaklara gonderenler'den sormak gerekir, ''sizler nasil oluyorda bu yastaki cocuklarimizi sokaklara gonderiyorsunuz'' sorulmalidir. Bunlarin kimler tarafin'dan yapildigi'da artik gun isigina eksiklikleri'de olsa aciga cikiyor olmasidir. Bundan dolayi bizler eger birtakim yorumlarda bulunmak istiyorsak, var olmus olan bazi onemli gercekleri'de goz ardi etmememiz gerekmektedir. Bakiniz Turkiyede PKK yandaslarina yonelik olarak yapilmis olan bu son baskilar , saldirilar ve de tutuklamalarin devami Avrupa'da da surdurulmustir, bura'da da PKK'nin onemli bir takim birimlerine, evlerine baskilar yapilmistir, isimleri desifre olmus olan bazi kesimler tutuklanmis durumundadir. Iste bu durum bana gore gosteriyor'ki uluslararasi guvenlik gucleri'nin destegi ve de ortak cabasiyla ergenekon ve de ona dayali olarak faaliyetde bulunan kimi PKK'lilerin yakalanmilmasi olayidir.
Burada insan sunuda sormadan da edemiyor; yani demek istedigim, bir sure once Remzi Kartal'in onculugunde kimi bazi kisiler PKK'nin serokunun saglik sorunu icin aclik grevine gitmislerdi. Peki o zaman neden PKK'nin seroku kendisi icin boylesi eylemlerde bulunan insanlara yapilan bu saldirilara karsi boylesi bir eyleme girmeyi dusunmuyor.
Halkimizin ilerici, aydin, politikaci ve de yurtsever olan bazi insanlarimizin halkimizin sorununun cozumu konusunda bu hukumetle, AKP partisiyle diyaloga girmeleri gerekmektedir. Ve ellerinden geldigi olcude de oncelikle kendi aralarinda guc birligini yapmalari gerekir. Sadece yazmakla cizmekle bu isin cozulemiyecegini bilmeleri gerekir. Ozellikle'de yillardir yasamlarini avrupada surdurenler birazda olsa fedakarlik yapmalari gerekior. Kimi bazi zatlar yad ellerinde kalemsorluk yapmaktadirlar, bu konunun cozumu icinde durustce hic bir karkida da bulunmaktadirlar. Eger bizler bu onemli duruma dikkat edemezsek, o zaman'da derin-devletin engellemelerin'den kolay-kolay da hicde kurtulamayiz.
Selam alıp, selam vermesini de daha yeni yeni öğreniyordu.
Günlerden bir gün, tarlasında çalışan bir köylünün yanından geçer. Tüm gücüyle selam vermeye hazırlanırken; birden bire 'Bu sefer de olmadı mı?' diye köylüye seslenir genç. Köylü bakar bakar ve gülerek; 'Yok olmadı bu sefer de olmadı' der.
Bizim Xalis'inde hikayesi böyle. Uzun zamandır yazı yazmaya ara vermişti. Bir yazı yazdı. Dün telefonla konuştuk. Bir yazı yazdığını söyledi. Ve Nasname'ye gönderdiğini söyledi. Yazıyı görmemiştim. Biz konuşurken 'Hah yayınlandı' der demez ben hemen hatır isteyip yazısını okumaya başladım.
Güldüm.
Köylünün gence söylediği gibi 'Olmadı Xalis bu sefer de olmadı' dedim. Ama yazı yayınlanmıştı. Benim 'Olur veya olmaz' dememin bir anlamı olmazdı artık.
Biz Kuzey Kürdlerinin Kürd ve Kürdistan gibi çok ağır bir sorunun muhatabı AKP değildir. Ve inancıma göre AKP yerine TKP hükümet olsa da bundan daha fazlasını yapamaz. AKP mevcut durumuyla Türkiye'de burjuva anlamda da olsa bir demokrasi mücadelesi veriyor. Sorunlarımızı eski klasik ML literatür ve söylemlerle anlatmanın, onu dillendirmenin miadı doldu. Farklı bir dil ve söylem bulmak ve mevcut Türkiye'deki durumu iyi okumak zorundayız.
Hiç bir Kuzey Kürdünün AKP'ye Amerika'ya ve Fethullah Cemaatine karşı durmak onnları sertçe eleştirmenin bir manası ve önemi yok. Çünkü AKP de -şu anki durumuyla- TS Genelkurmay ve onları vasayetinde olan Yargı kıskacında
bulunuyor. AKP bir yandan Genelkurmay ve Yargı presi altında bulunuyor.
İnancıma göre AKP bugün Türkiye'de demokrasi mücadelesinde geçici de olsa bir taktiksel ittifak gücüdür. Kartlar tam açılmış durumda. Genelkurmay, CHP, MHP ve Ulusalcı güçler bir cephedir. Buna Öcalan ve BDP'si da katılmış durumda. Bu kadar geniş yelpazadeki demokrasi karşıtı güç dururken AKP'ye saldırmak bana akıl karı görünmüyor.
Selam ve sevgilerimle
10 Mart 10 Almanya
Şükrü Gülmüş
Bu yazıda düşünce yerine duygu önpalandadır. Sağlıklı ve siyasetten çakan bir beyinin ürünü değildir.
Bu yazı, Nasname'de değil de Türk Solu, ODATV, 2000'e Doğru kısacası ırkçı faşist sitelerde çıksaydı anlaşılırdı. Ama Nasname'de okuyor olmamız bir talihsizliktir.
Özgür bireyler topluluğu olduğu iddiası ile yola çıkmış bir Nasname, Kürt halkının düşmanlarına hizmet eden bu tür yazıları vermemelidir. Bu tür yazıların adresleri bellidir ama asla Nasname değildir.
Düşünce özgürlüğü adı altında kafasına esenin kendisini pazarlamak için süreç ile çelişen saçmalıklarını bu foruma taşımak, düşünce özgürlüğü ile açıklanamaz. Olsa olsa Nasname'nin ne yapmak istediğini bilmemesi ile izah edilebilir. Bu kadar da ilkesizlik olmaz.
Lütfen!!! Yazar veya yazı seçerken ilkeli olun!!!!
Saygılarımla...
Nasname dostu
Birey inandığını savunmak ve onu tartışmakla yükümlüdür. Bu yazıyı kaleme aldığımda tepkiler alacağımı ve dolayısıyla bir tartışma başlatacağımı biliyordum.elbette okurlar benim gibi düşünmeyebilirler. Elbette AKP ve O’nun yedeğindeki özel kuvvet Fetullah Gülen cemaatine sempatiyle bakanlar , bu çevrelerle dönemsel ittifaklar kuranlar olacak ve onların eleştirileri olacaktır bunu bekliyordum.
Ancak benim eleştiri ve tartışma ahlakım benim gibi düsünmeyen birinin yazdıklarını okuduğumda ona yönelik belden aşağı ve gayri ahlaki kişisel, seviyesiz saldırılarda bulunmak hakkım olmadığı yönündedir.
Ben Nasname sayfalarında baştan sona kadar katılmadığım , red ettiğim yığınla yazı okudum ve hiç bir zaman benden farklı düsünen yazan yazarların , yorumcuların kişiliğine saldırıyı ahlaki bulmadım.. dilimize peleşenk olan ve baştan beri savuna geldiğimiz özgür birey , farklılıkların biraradalığı espirişinin ruhuna sadık kaldım ki bu benim olmazsa olmazimdir.kimseyle aynı düsünmek zorunda olmadığım gibi kimseninde benim gibi düsünmek zorunda olmadığı ilkesi eleştirinin olmazsa olmazidir.
Eleştiri ahlaki dozunda olursa başım gözüm üstüne.bana feyz verir, olaki yanlışlarım vardır onları görmeme yol açar ve birikimim artar.
Kimseyle kişisel polemiğe girmek lüzumunu görmüyorum ilkesel olarak ancak bazen sabır taşı çatlıyor.
Yazdığım yazıları kimsenin icazetiyle kaleme almadım.almam.
Nasname`de bu güne kadar yaklaşık 200 makale bir o kadarda dosya haber yazdım.yazdığım her kelimenin arkasında durdum ki bu zaten Nasname`de yazmanın temel koşuludur diye düsünüyorum. Nasname`de yazan yazdığının arkasında durmak durumundadır.
Sevgili “eleştirmenler” benimde AKP , Fetullah Gülen ve Türkiyedeki siyasal durumla ilgili düsüncelerimin bir kısmı bu yazıdaki gibidir.
Olaki yazım Nasname okurlarının bir bölümünce hoş görülmesin. Olaki okurların çoğu benim gibi düşünmesin.bu doğal değilmi..?
Bir tartışma platformunda farklılık olmazsa , aykırı düsünenler olmazsa tartışma nasıl gelişir.Farklılıkların biraradılığı espirisi nasıl hayata geçer..?
Bu sayfada yazan herkes aynı düsünmek durumundamı olmalıdır..?
Nerde o çokça savunduğumuz , kendimize yakıştırdığımız Demokrasi ve Demokratlik.?
Sahi bizler nereye gidiyoruz. Neden bu tahammülsüzlük. ?
Garip değilmi. Aynı sayfada bir MHP`linin hikayesi hatta o MHP`li onore edilerek anlatılıyor. Kimsede ses yok. Ama Xalış Acar Sistemin yeni prensi AKP ve ırkçı Türk islam sentezinin bölgedeki özel kuvveti Gülen cemaatını eleştirdi diye hürra vurun e insaf hemde ne insaf.
Ergenekon , Yalçın Kücük adlı şarlatan , Genelkurmay , TSK , CHP adlı faşist parti , Soner Yalçın adlı canak yalayıcısı , APO ve PKK`sı vs, vs ile ilgili onlarca yazı yazmıs. Kürdistanı tavrı net olan ve bu konuda asla ödün vermeyen Xalis Açar nerdeyse Ergenekoncu ilan edilecek. Heyhat ki ne heyhat..
Sahi ben neyi savunacak yada yazacağım..?
Dünden beri değişik mahlaslarla beni Nasname yönetimine “ihbar” eden ey okur..bundan böyle yazacaklarımızı taa Karlsruhe ye gelip sizden icazet alarakmı yazalim.?
“Yazarlığımız” konusunda izninizi almak için Almanya seferinemi çıkalım..?
iyi hoşta bana bunca sallarken adalet denen duyguyu hiç düsündünüzmü..?
Halis Açar ismi ve cismiyle eksik ve fazlasıyla korkularıyla , cesaretiyle aha burada , ortada.?
Peki ya siz..?
Hangi adalet duygusuyla ve tabii Demokratlıkla gölgelere sığınıp yumruklarınızı sallıyorsunuz..?
Kürd`lerde hala yasayan degerli bir gelenek vardir. „düsmanin mert olanı , sinsi dostan daha değerlidir“
Ben kimliğimin ve yazdıklarımın her satırının arkasındayım ve yazmaya devam edeceğim. Varsın kimliksizler bana sallasın..
Bundan böyle ciddiye almadığım , ahlaki düzeyi düşük , ve gölgelere sığınıp sallayanların yorumlarını dikkate almayacağım.
Beklentim yazdıklarıma yönelik karşıt görüş belirtilmesidir ki bu şekilde elbette bende öğreneceğim!
Yazdıklarımın her satırının arkasındayım ve bunu sürdüreceğim.
Ben inandığımı savunur ve yazarım. İcazet bana göre değil.
Sevgili Smail , müzaffer , alişer , sükrü xoce konu ile ilgili bir sonraki yazımda iyi niyetli eleştirilerinizi dikkate alacağım katkılarınız ve iyi niyetiniz için teşekkür ederim.
Selam ve saygılar.
Bugün Kemalist statüko en sıkıntılı günlerini yaşamakta. ve buna, ister uluslararası konjonkturun dayatması olsun, ister AKP nin karaklı duruşu olsun her şekilde destek olmak lazım. unutulmamalıdır ki kürd sorununun çözümünde atılacak en önemli ve ilk adım, bu kemalist statükonun tasviyesidir. Bu bağlamda yazıyı yazan arkadaş, kürdlerin ne şekilde önünün açılacağına bakmadan kemalist diktatörlüğünün tasviye ediliş şekline itiraz ediyorsa bu statükocuların değirmenine su taşımaktan başka birşeye yaramaz.
Bugün hem türkler hem kürdler hem de TR de yaşayan her birey için en arzulanması gereken bu sistemin tasfiyesidir. önce bunun savaşını vermek gerekir ki kürd sorununa kolları sıvazlayıp başlayabilelim.
Yazarın Fethullah gülen ile ilgili söyledikleri ise uçuk olmanın ötesinde komik. "AKP`nin yedeğindeki Fetullahçı basın yayın organlarının yarattığı bilgi kirliliği ve pazarlıklar sonucu Kürdistan`daki derin katliamların , asit kuyularının üzerini örtmekte ve dava sürecini tıkamaktadır."
bu cümleyi söyleyebilmek için ya bu grubun basın yayın organlarını hic okumamış olmak veyahut da artniyetli olmak gerek. ben ilk seçenegin etkili oldugunu düşünmek isterim.
Son olarak bu yazıyı NASNAME adına ve yazar adına büyük bir talihsizlik olarak değerlendiriyorum.
Xali Arkadasimiz bu fikirlerini cesitli/bircok isimler altinda Nasname'de yorum olarak yaziyor uzun sureden beri. Gercek ismiyle yazmasini takdirle karsiliyorum. Sahte isimler arkasina saklanip yazmak yerine gercek isimlerle yazmak daha mertce birsey diye dusunuyorum.
Xalis arkadasimizin bundan sonra yorumlarini da gercek isimle yazmasini oneririm. Eger mumkunse, kendisi acisindan bir sakincasi yoksa $imdiye kadar hangi isimlerle yorum yazdigini da yazarsa cok sevinirim. Cunku bana bel alti saldirilarin, hatta bazen kufurlere varan yorumlarin cogunun bu arkadasimizdan geldigine dair ciddi $uphelerim var.
Kendisinden bir aciklama bekliyorum. Bir aciklama yapma zorunlulugu var Xalis arkadasimizdan.
Halis arkadaş tamamen duygusal ve herçın bir tavırla yazıyı kalemealmış,ayrıca Kürdistan'dan da hiç haberi yok.Uzaktan durbinle bakıp yazıyor.Biz bölgede yaşıyoruz,olup bitenleri gözümüzle görüyoruz. O taş atan çocuklara kimlerin o taşları attırdığını da çok iyi biliyoruz.Halis Açar arkadaş biliyor musun bu gün bölgemiz başka bir gücün yarattığı bir kurku atmosferi içirsindedir.Olup bitenleri objaktif değerlendirmek bile çok zordur.
Doğrusu o yazınız Nasname ye yakışmadı.Selamlar.
Ergenekon'un istedigi en onemli sey Kurt'lerin ofke ile hareket etmelerini saglamaktir. Ergenekon gucleri cok iyi bilirki ofke ile kalkan zarar ile oturur.Ofke aklin dusmanidir. Ofkeli olunca akilli dusunmek mumkun degildir. Yillarca Ergenekon zaten bunu yapmaya calisti. Soyleki: Kurtlere yaptigi zulmu iyice arttirdi. Amac Kurt'lerin ofke ile dolup siddete prim vermelerini saglamakti. Kurdurduklari PKK'yi bu ofkelerle palazlandirdilar.Amed Cezaevindeki iskenceleri bunun icin arttirdilar. PKK'de siddeti yuceltti. Zaten Ergenekon'nu da amaci buydu. Sonucta Turk ve Dunya kamuoyuna Kurt'lerin ozgurlugu icin mucadele ettigini soylettirdikleri ve Kurt'leri de ona inandirdikleri bir gostermelik kurumlarini yani PKK'yi terorist olarak tescil ettirdikten sonra Ergenekon'un zulumleri artik soykirimi duzeyine eristi. Artik Dunya kamuoyuna da teroristle mucadele ediyorum diyerek koy bosaltti, kitlesel katliamlar yapti. Hem kendi hemde terorist orgut adina isine nasil gelirse ona gore katliam ve zulumlar yapti.Lutfen bu yazimdan sonra ,yazinizin neye hizmet edebilecegi konusunda tekrar dusununuz.Iyi niyetle yazdiginiz bir yazi olsa da '' Cehenneme giden yollarda iyi niyetle doselidir.'' sozunu hatirlayin.Bu arada Sayin Gulmus'un size yazdigi AK Parti ile ilgili dusunceleri aslinda her Kurt aydinina,hepimize dogru ve saglikli yolu gosteriyor. Selam ve saglik dileklerimle.
Makalenin cok daha öncelerde Brayê Xalisin kaleme aldigi bazi güzel ve kaliteli yazi zincirine eklenmis zayif bir halka oldugu hissine kapildim vede üzüldüm.(Xalis daha Nasname yazariyken yazilarini takip ederdim ve etmeyede devam edecegim).
Deger verdigim halkimin vede nasnamenin bir mensubunun bugünkü kosullarda at izi ile it izinin birbirne karistigi bir atmosferde böyle kessin hükümler iceren ve yanlis bir taraf tutma hatasi beni extra üzdü.
(Neyse Sükrü Hoca zaten gayet güzelce fikrimide özetlemis ve acik net sinirdan vurmus yine...:)!
Bu yazisini okuyunca ister istemez Türk solu ile en azindan kelime benzerliklerinden kaynakli ortak bir tarafini ele vermis braye Xalis.onun icin pek fazla sasmadim.Cünkü Türk Mali sol-Devrimci bence ne kadar sözde ve siritiyorsa Kürd Mali sol-devrimci de belki onlarin bir derece daha iyi olabilir.(neticede kötünün iyisi de diyebiliriz ama sonucta oda sözde bence...cünkü bazi seyler toplumlarin genetik yapisina aykiri dogasina aykiri ondan)
TC de belli bir misyonla büyük laflar eden kisiler bence tamamen kendi egolarini tatmine yönelik ugraslar icindedirler.
Mesela Fabrikanin olmadigi sanayinin olmadigi sadece kerpic evlerin oldugu ve isci sinifinin olmadigi bir SAHADA adam mevcut Sahanin kosullarina tamamen yabanci bazi terimlerle ve laf cambazliklariyla kendi kisisel egolarini tatmine yönelik kendince hakli bir mücadele veriyor(saygim var ama oda onlar maalesef ukala ve bazen acaba österdigim saygiyi hakediyorlarmi diye kendimi sorgulamak zorunda kaldigim cok olmustur, cünkü saygi sevgi karsilikli olunca daha bir hos olur bence)
...ama untulmamalidirki her sahanin kendine özgü oyun kurallari vardir...
Netice itibariyle TC nin kendi icerisinde degisik kutuplar arasinda güc kavgasi olarak lanse edilen gelismelerde neden bir KÜRD yada KÜRDISTAN HALKINA SEVDALI biri cikipta 80 senedir tüm zulüm ve ipleri elinde tutan TSK-MILITARIST-LAIK tarafina hizmet eden,bir tavir takinir?
yada nasil olurda 80 senelik kurumlarin kutsal ve dokunulmaz sayilan prestijlerini yerle bir eden örnek : TSK VE SÖZDE LAIK VE SOL KESIMIN TÜM GERCEK YÜZLERININ ORTAYA CIKMASINA VESILE OLAN diger cephenin basin yayin vede ileri gelenleri hakkinda kendi keskin karsi bir tavir takinir?
bu anlayisin kime hizmet ettigi bellidir?( Yada sadece kendi egosuna hizmet eder bu anlayis pratikte ULUS kurtulusuna ve ULUS SEVGISINE BIR KATKI SUNMAZ)
ama bu anlayistaki misyonerler bunu unutmamalidirki günümüzde artik ismarlama terimlerle donkisotwari ve realizmden uzak hayalperest , komplo teorileriyle, tek boyutlu ve ego tatminine yönelik ideolojik cikislarin ne KÜRDISTAN halkina nede INSANLIGA artik birsey veremeyecegi kessin..Artik bunu görmek lazim.
Senelerdir tüm önemli köseleri elinde tutan sözde laik sol kesimin ve TSK nin dindar kesimi gerici , yobaz gibi asagilayici terimlerle asagilayip kendi egolarini tatminlerinin sadece kisa süreli kendi kendilerini tatmin etmekten baska bir ise yarayamadigida ortada.Hal waziyet bu iken biz Kürdlerin bunlardan hala ders cikarmamiz ne aci.Aci olan ise (af buyurun ama tesbihte kusur aranmamali) : türkiye deki bu it dalasinda kürdler niye illa bir taraf tutma yarisina giriyorlar anlamis degilim.Hadi diyelim bir taraf zorunlu ise : bir Kürd niye illa en azili Taraf ta dursun anlamis degilim.
bu anlayis ve yanlis tarafta durma öcalanin celiskileriyle birebir örtüsüyor : Mesela daha öncelerde Öcalan diyordu ki AKP nin yaptigi birsey yok.bu degisimleri isteyen AKP degil.Degisimi ve Reformlari isteyen gercek güc sahipleridir Bunlar istiyor AKP bunu sadece uyguluyor diyordu.(yada ayni seyi Ergenekon AKP yi asar diyordu baskalri isin icinde diyordu, o zaman Kürdistandaki hak ihlallaerinde de militarist hukukcularin provakasyonu denilebilir, o da AKP nin elinde degil denilebilir)
Simdi cikti Dün öcalan Diyorki AKP cözümün önündeki engeldir,Devlet Degisim istiyor ama AKP Buna engeldir diyor.(herhalde öcalanin ipinin elinde tutan gercek güc(!) sahipleri artik gercekten AKP nin kontrol edilemez olabilecegi korkusuna kapildiki ne diyeyim..
*******
Yani kisaca hangi taraftan bakarsan bak yaklasim tamamen sakat ve celiskili bir yaklasim.
*******
Brayê Xalis bunlarin kavgasi bir kenara dursun bizler insanimiza ulusumuza nasil ve ne yatirim yapiyoruz,egitim kurumlarimi aciyoruz,asiri dini hassasiyete sahip halkimizin yeni nesillerine ne vaad ediyoruz ona bakalim?
Cocuklarimizi emniyetle yollayabilecegimiz bir kolej matematik fen ilimlerini ve ayni zamanda kötü yollara düsmesini engelleyecek ne kadar egitim kurumu var biz kürdlerin?
Fedakar halkimizin cektigi acilarin belki bir nebze azalmasina vesile olur niyetiyle her ay her yil fedakarca milyonlarca tabir edilebilecek Ulusal mücadele adi altinda toplatilan paralarla 30 sendir neler insaa ettik?
2-3 nesil yetisti bu sürecte yetisen nesillerin aileleri gönüllüce yada zorla bagista bulundu ama simdi yetisen nesiller ortada yok olmus waziyette. cünkü birsey vermedik sadece para toplandi ve birsey sunulmadi,cünkü insana yatirim yapilmadi kurumlar olustrulmadi.cünkü bu anlayis "hersey vatan icin anlayisindan farksiz "
yetisen nesillere gelince:
ya omzunde che dövmesiyle yada boynunda Hz.Ali kilici fotosuyla bazilarida yeni moda apo resmiyle calisitigim yerde karsilasiyorum.(tabi yari bitkin halde diskoteklerde yaptiklarini birbirilerine anlatirken müdahale ettigimde banada saka ile karisik gerici yobaz tanimlamalari hazir aynen TC veriyonu gibi... yanlis imalat hatasi yüzünden...)
Neyse eger insana yatirim yapsaydik eger gercek anlamda walatparez vatansever olsaydik olsaydi kurumlarimiz organisationlarimiz,partilerimiz,aydinlarimiz bugün it dalasinda (yine af buyurun) zenginin parasi zügürtün cenesi misali bir hal icinde olmazdik.
Evet kendi kaliteli insan yetistiren egitim kurumlarimiz olsaydi belki simdi Özgür KÜRDISTAN DA ve halkimiz icin daha faydali ve farkli seyler tartisirdik.tanimlanan laik kesimin deyimiyle gerici yobaz kurumlarda bende egitim gördüm ama bu tanimlamalarinda yanildilar cünkü BILGI GÜCTÜR ; BILGI KIMDEYSE O GÜCLÜDÜR gercekligini göz ardi ettiler. Kisaca INSANA Yatirim yapan GÜCLÜ VE CAGA PARALEL EGITIM VEREN KURUMLARI olan taraf kimse günümüzde Güclü olan O dur. Güclü olan ise KAYA dan farksizdir artik rüzgarlarin siddeti ne olursa olsun kayadan koparacagi ise sadece KAYA nin TOZ u olur.Gerisi tefferuat ve bos laftir bence.(Saidi Nursinin talebeleri& yapitlari icin dedigi "Ben özgür Kürdistan nin tohumlarini atiyorum" anlayisinin hangi ezilen Kürde zarari olurdu,yetisen nesiller en azindan bu kadar telef olmazdi bence.
ne yapti Kürd ulus Mücadelesi veriyorum diyen organisation sadece halkimizin degerlerine sözde laik ve kemalist TSK gibi ambargo uyguladi,burada heppimiz kaybettik,cünkü tüm degerleri icine alan kurumlar olusturulmadi yada bu bilincli yapildi)
Artik sözde laik kemalist ve kanemici TSK nin mantigina paralel cikislardan KÜRD AYDINLARININ sakinmasini dilerim.ULUS un kurtulusu her türlü EGOIZM den daha üstün tutulmalidir.unutulmamalidirki mevcut STATÜKONUN devami herkese kaybettirir.inanci dünya görüsü ne olursa olsun her ezilen ferd ve birey birbirne muhtactir.kimse kimseden üstün olamaz cünkü hepsi ikinci ücüncü sinif bir köledir.(sözde laik ve kemalistlere göre DURUM BU VE ACI GERCEKTE maalesef bu)
zihinsel ve fikrisel olarak heppimiz özgür bireyle toplulugu oldugumuza inansakta gercek real anlamda özgür Kürdistan da gercek anlamda özgür olmak ümidiyle...
Düşünsel hiç bir yakınlığımız olmazsa bile ben varlığınızdan rahatsız olmadım hiç. yazılarınızda gerek görürsem katılmadığım yanlarıda açık açık yazma ve bunu yayınlama cesaretine vede açıklığına sahibim.
iftiradan korkarım hakeza sizin gibi dini bütün bir müslümanında bundan korktuğuna ,dini hassasiyetleriniz gereği bu konuda ilkeli olduğunuza inanmaktayım..
yanılıyormuyum..?
Sevgili Akbay yukarıdaki yorumunuzda beni özellikle sizin yazılarınızı hedef alarak belden aşağı vuran yorumları değişik mahlaslarla yazdığımı iddia etmişsiniz , hatta iddiayıda geçmiş buna kesin yargılar getirmişsiniz.
öncelikle belirteyim...
1.Ben yaklaşık bir yılı aşkındır sizin hiç bir yazınızı okumadım.
2. Nasname yayın kurulundaki görevimden ayrıldıktan sonra sizinkide dahil hiç bir yazarın yazısına tek satırlık yorum yazmış değilim.
3. Nasnamede sizin gibi yazan biri olarak en az sizin kadar mahlaslar arkasına saklanarak yazara belden aşağı saldıranları kınamış , onaylamamış biriyim.hakeza görevde bulunduğum süre zarfında birilerinin size yönelik o tür gayrı ahlaki yaklaşımlarınada bizzat geçit vermedim.
Şimdi sevgili Akbay.
Biliyormusunuz. odatv . Apocu basın yayın ve Fetullahçı basın yayının ortak yanı nedir..?
her üç çevrede çok iyi manüpüle yapar ve komplo üretir, her üç çevrede iftira ve asılsız kara çalmada uzmandır ki sanırım sizide etkilemişler.
Sayın Akbay bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunurmu bilmiyorum!!
Beni kaç ve hangi mahlaslarla yazdığımı açıklamaya davet etmişsiniz .
Peki ..
iddia sahibi sizsiniz o halde buyurun siz bunu kanıtlayıp teşhir edin.
konu ile ilgili size bilgi vermek ukalalık olmazsa gerek.
sayın Akbay IP numarası denen bir sey var ve bu sayede sizin veya benım yazılarıma kim nerden hangi IP numarası ile yazmış bunu tespit etmek çok kolay . hatta kim hangı ülkeden ve hangi IP numarasıyla yazınızı tıklamış bunuda çıkarmak çok kolay Nasname webmasteri olan arkadaşımız bunu kesinlikle yapabilir ve yapmalıdır.tabii iddia sahibi olduğunuz için bunu talep etmelisiniz.
buyurun iddianızı kanıtlayın aksi durumda sizi hem bilebildiğim islami kimliğiniz gereği hemde Nasnamede yazan bir yazar arkadaşım olarak asla istemediğim MÜFTERİ olarak ilan edeceğim.
inandığınız Allah ve O' nun peygamberi Muhammed hatırına iddianızı kanıtlamaya yada kamuoyu önünde gereğini yapmaya davet ediyorum sizi.
selam ve saygılar.
Ancak sayın Açar size çok önemli bir hatırlatmada bulunayım ki bireyler bile bazen evlerinin içindeki gelişmelerden ve gidişattan,-en azından kısmen- habersiz olabilmektedirler. Küçük mahalle örgütlenmelerinde bile kaypaklık ve ihanetin yaşandığını hatırlarsanız devlet gibi koskoca bir yapı-teşkilatın da sorunlarının o denli büyük olduğu da düşünülmelidir.
Adına ergenekon dediğimiz yapı ve benzerleri sadece AKP ve Fethullah Gülen cemiyeti dışında örgütlenmiştir diye bir kaide yok.Zaman gazetesinde bile....Pardon bu aralar bu hususlarda dikkatli yazmalı. Sayın Açar'ın dediği gibi IP numarası falan...Her neyse açıkça özetleyelim 'ergenekon adlı ahtapot veya aynı genleri taşıyan kardeşleri Gülen Cemiyeti'ni teğet mi geçmiştir ki aynı mantaliteyle manipülatif ve derin tezgah haberleri gündemlerine taşımasınlar? Birgün Zaman gazetesine kadar sızan komploculuğun da tarihi yazılır belki!...Bir conspiracy theory de bizden olsun?!..
Fethullah Gülen ve cemiyetini değerlendirirken cemiyet içindeki Nurcu müslümanlarla ihaleci ve karanlık boyutlara sahip kişi ve kuruluşları karıştırmayalım.
....
Bu arada;
Cuntacılara değenlere selam olsun.
Ahmet Kaya'ya gözyaşı döken Emine Hanım'a ve Tayyib'e selam olsun.
Neden mi?
Yazinizda "Yazdığım yazıları kimsenin icazetiyle kaleme almadım.almam.
Nasname`de bu güne kadar yaklaşık 200 makale bir o kadarda dosya haber yazdım.yazdığım her kelimenin arkasında durdum ki bu zaten Nasname`de yazmanın temel koşuludur diye düsünüyorum. Nasname`de yazan yazdığının arkasında durmak durumundadır" diyorsunuz.
Sayin Açar yazdiginiz 200 yazi ve bir o kadar dosyaya AKP`ye ili$kin bugunku tek yazinizin % kaci yansidi?
Yansidi ise Nasname okuyuculari uyudular mi ayni tepkileri gostermek icin?Yansimadi ise siz mi hidayete yeni erdiniz?Yoksa $imdi "bekara kari bo$amak kolay" anlayi$i ile mi hareket ediyorsunuz?
Eger son yazinizdakiler cok onceden sekillenmi$ ciddi bir fikri
pratik tavrin urunuyse bunu niye okuyuculardan mahrum ettiniz bugune kadar?
Editorluk rolune yattiysaniz bu eyyamci tavrin neresinde entellektuel namus vardir?
"Kemalist Faşist Statükocular ile ırkçı Türk İslam sentezci , otokratik AKP ve Gülen cemaati arasında Kürdler açısından hiç bir fark olmadığını düşünmekteyim."
Bu du$uncenizi Editorluk yaptiginiz donemde kac kez dillendirdiniz?
Dillendirmediyseniz entellektuel sorumluluk ve açiklik nerde?
Eger farki yeni farkettiyseniz AKP`yi ideolojik olarak daha once okuyamadaginizi da itiraf etmi$ oluyorsunuz!
Ancak siz koylu kurnazligindan pek geri kalmadiginizi farkliligin Kurdlerin ya$adigi tarihi trajedileri dile getiren AKP`yi de es gecmeyi icerdigini hangi sayfanin ustune yazalim?
Ittihat-Terakki zihniyeti ile Islamci Osmanli zihniyetlerinin celi$ik olup olmadigini ,Ermeni Jenosidini,Seyh Said,Agri, Dersim katliamlarini siz farklilik saymiyorsunuz?
Peki sizce fark nedir?
Peki Surgun nedir, tehcir nedir?
Malta surgunleri ile Dersim surgunleri arasinda fark yok mudur sayin Açar?
"Dersim katliamdir" anlayi$i ile "Dersim zaferdir" anlayi$i arasinda fark yoktur oyle mi?
Sizin mantiginizla Yahudi Soykirim aniti onunde ozur dileyen Angela Merkel ile Hitler arasinda da fark yoktur:Her ikisi de Almandir!
Yahu Allaha$kina siz bu "fark" tan ne anliyorsunuz?
Hic kimsenin bilmediklerini biliyorsunuz herhalde; siz neymi$siniz be abi!
Bay Açar,
Bir zabita olayi arkasindan kayip oldunuz;bugun ortaya ciktiniz.Ya$adiginiz bu farksizlik egrisi uzerinde cambazlik yaparak bize farksizlik dersi veriyorsunuz.Ama bilin ki Farksizlik egrisi matematigini taa lise yillarimizda okuduk.
Arkasindan dozunu a$mi$ ele$tiriden soz ediyorsunuz.
Sizin neyinize inanalim?
Siz yazdiklarinizla kalin;ozgursunuz.
Ama bizim de kül yutmama ozgurlugumuz var degil mi?
Tarih birgun bugun ya$ananlarin arka planini da yazacak!
Sizi tarihe havale ediyorum.
1990 "Bu gün güney doguyu verelim dedigin zaman,sivasa kadar talepler gelecektir...cünkü bu talebi yapabilecek seyler simdiden kazanmaya baslamistir.cok siki durmak lazim,taviz vermemek lazim bu mevzuda...Allah bastakilerin basina akil versin...esas derdin dermani olan recete ile isin üzerine gitmiyorlar(yani Türk islam bn.)
Islamin oradaki insanin derdine derman olmasi,recete olmasi acisindan yanlislik icindeler ve bu yanlisliklar insallah bu milete(Türk miletine bn.)pahalliya mal olmaz....
Akillari baslarina gelirde ne o tampon devlet(Güney kürdistan bn.)tesekül eder nede arkada gelenlerin istahlari kabarir"
Fethullah Gülen sevenlerine taktimimdir...ve ayrica belki daha bilmeyenlerimiz vardir düsücesi ile...eger bu konuda daha fazla bilgi edinmek istiyorlarsa,internette istedikleri bilgilere ulasabilirler
Artık türkiyede taşlar yeri yerine oturmaya başlandı. Mevcut siyasal yapılanmaların ve bireylerin hangi merkezi güçlerin patentlerine uygun siyaset yaptıkları açık ve net olarak anlaşılmış odu.
Eskiye nazaran kişi veya kurumlar saflarını beli etmeden cidi bir zorlamayla karşı karşıya kalmayacakları görünmekte.
Savaş tüm şidetiyle iki farklı cephe arasında geçmektedir. Birinci cephe çağa uyum sağlamada zorlanan, askeri vesayrti benimsenen,sivil halkın iradesini önemsemeyen türkiyedeki bütün kurum ve kuruluşları itiat ve tarakki zihniyrtine göre şekillendiren politikalarını red ve imha özerinde oluşturan militarist brokratik cephe.
İkincisi sağ kimlikli bir partinin öncülük etiği halkın iradesini esas alan avrupa birliğine sıcak bakan türkiyede var olan sorunları siyasetten çözülmesinden yana olan bir cephe.
Şimde bu iki farklı cephe arasında çok yanlı bir mücadele devam etmektedir DEVRİMCİ VE KÜRDİ kriterler değil insani kriterler baz alındığında dahi AKP nin bu hamleleri desteklenmelidir.
bundan şu sonucu çıkarmak gerçekçi değildir kayıtsız şartsız AKP desteklenmelidir AKPnin doğrularına doğru yanlışlarına yanlış insanlar diye bilmelidir...
Artık kırmızı çizgilerden söz ediyorlar, demokrasinin sınırlarından, eli döner bıçaklı “benim kendini koruyan vatandaşımdan” söz ediyorlar. Herkes gereken dersi alsın diye babalanıyorlar.
Demokrasi devlet için bir yüktür çünkü. Demokrasi yalnızca kitlelerin tepkisi yükselince devletin diline dolanır. Ancak; onun dilinde her zaman geniş yığınların aleyhine, burjuvazinin özgürlük alanının korunmasına dönük bir çarpıtmayla yer alır. Demokrasiden ne kadar çok söz ediyorsa, onu, geniş yığınlar için o kadar darlaştırmanın hesabı içindedir.
Bu kadar çok demokrasiden bahsederken, haklarını arayan kitlelere bu kadar çok saldırması tesadüf değildir. Devlet, “açılım” adını verdiği tasfiye süreçlerini, kitleler tasfiye planlarını boşa çıkardığı için, açık biçimiyle öne sürmekte, “açılımı” kapatmaktadır. En küçük bir hak kırıntısı bile, kitleler kullandığında, devlet için yıkım boyutunda bir sarsıntı yaratmakta, burjuvaziyi panikletmektedir.
Kapitalizmin demokrasi oyununda, kitleler haklarını kullanmamalıdır. İşin püf noktası burasıdır. Kitleler haklarını kullanırsa, bu sömürü sisteminin daralması, engellenmesi anlamına gelir. Bu yüzden kitleler demokratik tepki ve hak taleplerini ortaya koyduklarında “Demokratik Hukuk Devleti’nin” hiç de demokratik ve hukuki olmadığı atılan gaz, sıkılan kurşun ve vurulan copla birlikte ortaya çıkar. Ama en çokta bürokratların ve hükümet yetkililerinin “terör örgütlerinin provokasyon yapacağı duyumunu aldık” ve “hak aramanın kamu düzenini bozmaması gerektiği” söyleminde sırıtır.
Artık “kamu düzeninin bozulmaması” gereken zamanlardayız. Artık açılım makyajı dökülmüş, gerçek niyet ortaya konulmaya başlanmıştır. Habur’da Kürt halkı, Kadıköy’de yüz binlerce alevi oyunu bozmuştur. Ne Kürt halkı TRT ŞEŞ ve bir iki enstitü ile kandırılabilir, ne Aleviler çalıştaylarla oyalanabilir durumda değildir.
Bu yüzden devlet siyasi iktidar eliyle ceberut yüzünü ortaya koymaya, toplumun hak talebi olan tüm kesimlerine bütün şiddetiyle saldırmaya başlamıştır. Çalıştaylarını, açılımlarını, kapatma hesabını mağdurlara yıkabilmek için provokasyonlara başvurmaktan da geri kalmıyorlar.
Devlet son dönemde demokrasi ve kamu düzeni adına, hak talebinde bulunan her kesime zor kullanmaktadır. Tekel işçileri, demiryolu çalışanları, eczacılar, Kürt halkı, kentsel dönüşüme karşı barınma hakkını savunan gecekondu halkı polis copuna, gaza, gözaltı ve tutuklama terörüne maruz kalmaktadır.
Devlet, sorunlar karşısında bütün çatlaklarını kapatıp yekvücut davranabilme yeteneğine sahiptir. Binlerce yılın yönetme tecrübesidir. Mesela konu Kürtler olunca, Öymen, Şeyh Sait ve Dersim katliamlarını, Aleviler konu olunca AKP’ liler Maraş katliamını hatırlatıyorlar. Bir anda ayrılıklar siliniyor, tek bir devlet anlayışı açığa çıkıyor. Bunun karşında ezilen, sömürülen tüm kesimlerin de bir arada davranabilme, yönetilme alışkanlılarından kurtulabilme yeteneği kazanmaya başlaması yaşamsaldır. Bu da ancak tüm sömürülen, ezilen, baskı görenlerin, ayrımcılığa uğrayanların birleşik eylem ve örgütlenmeler yaratacağı bir diyalog içine girilmesiyle mümkün olacaktır.
Yillarca biz kurtler ocalanin pkksi bizi, kimi evrensel degerlerin ardina saklanarak paramparca etti,degerlerimizden uzaklastirip davamizin ozunu bosaltti diye boyle kuce bucaklarda isyana durduk........Insan haklari dediler Insani her duygu ve dusunceye yasak getirip bu dusunce ve duygu sahiplerini infaz ettiler...Ask dediler;asik olan kurt yigitlerini infaz ettiler...Demokrasi dediler;demokratik yonetim anlayisini onerenleri infaz ettiler...Ozgurluk dediler;ideolojik yada farkli nedenlerden dolayi aykiri dusenleri infaz ettiler...Anadil dediler;anadili sifir derecede kullanilir hale getirdiler...Bagimsiz orgut dediler;kendilerinin yasam hakkini taniyanlara yalaka oldular,kurtlerin cikarina uygun dusebilecekleri kendi cikarlarina ters geldigi icin dusman ilan ettiler...Kadin dediler;kendilerine cariyeligi kabul etmeyeni ajan ilan edip infaz ettiler...say say bitmez..Saymaya gerekte yok dogrusu..zira yillardir bu sitede bunlar yaziliyor...
Bu sitede en cok yazilan seylerden biride;ozgur birey,ozgur dusunce,ozgur kurdistan,ozgun elestiri,seviyeli tutum,farkliliklar,kurt ulusal mucadelesi.....uzayip gider..
Fakat soyle bir yazilari cikarip onumuze serdigimizde goruyoruz ki;Yorumcularin bir kismi kulaktan dolma salliyor..bir kismi kimi yazarlarin hazir yorumcusu,alkislayicisi durumunda,kendi dusunce fikirlerini yaratmak,yansitmaktan uzak,o yazarin dedigi herseyi oldugu gibi kabul etmeye mahkum bir fikirsizlik icinde...
KImi yazar arkadaslara bakiyorsun;kapatmis gozunu dort nala giden bir demokrasi oldugu cagrisini bir havari gibi yazip duruyor...Kendi soyledikleriyle,bu sitenin temel prensibiyle celisip duruyor...Bu site ozgur bireyler toplulugu ilkesi catisinda ayakta duran bir site degil mi?? OYleyse eger ,neden ozgur birey dusuncesine saygi gostermiyorsunuz?Elestiri hakkini kullaniyoruz demeyin sakin...Elestiri kisinin ifade ettigi fikir ve dusuncelerinin kokeni uzerine kaynaklik eden ana konuyu ele alip,yazan kisinin yansittigi fikrin eksik,yanlis veya hatalarini aciga cikarmaktir..Simdi yukarida Halis Acar'in yazdiklarina,yazisina konu ettiklerine bir bir bakiniz...Verdigi ornekleri ele alip onlara karsi ne ifade ettiginize bakin...Halis acarin verdigi hangi ornegi bir baska ornek yada savla curutmeye calistiniz?? Ne demis Yazar;Berivana ceza yolunu acan yasayi AKp santaj araci haline getirdi..Ve bunu nasil yaptigini aciklamis...Peki ahali,siz buna karsi ne ileri surdunuz?? Yukardaki tum yaziyi buraya alip her sava ve ornege karsi bir ornek vermenizi isteyebilirim.Bu benim en tabii hakkimdir..Cunku buraya yazarak herkes bu tabiligi kabul etmistir..
En degme demokratligi yaptigimizi savunuyoruz.Peki kime ve neye gore...
Yazarin dile getirdikleri dogru olsun yanlis olsun elestirme hakkina herkes sahiptir...Ama elestirmeye..Oyle kosede,sotede bekleyip,tepki ceken!!! bir yazi yazdiginda,tamam iste herkes muhalif,herkes kizgin ,bekledigim an geldi deyip itham ve iftirada bulunmak nasil bir kisilik ve ahlaki yaklasimdir herkesin takdirine....
Burda herkesin ortak bir noktada birlesiyor oldugunu goruyoruz.Bu da Akpnin Turkiyede demokratiklesme surecini baslattigi ve bu sureci yurutecek yegane guc oldugu ve dolayisiyla boyle bir kudrete sahip Akpyi elestirmenin bilincli bir kampanya oldugu gorusudur...AKpye yapilan elestirileri bu kadar tahammulsuzce karsilamanizi anliyorum..AKp inandiginiz gibi bir parti ise,Akpyi destekliyor iseniz,Akpnin daha fazla sey yapmasini istiyor iseniz o zaman DIKTATORLERIN dustugu hataya dusmeyiniz..Bir diktatorluk yaratip kendi ellerinizle yikmayiniz.Bir yerde bir tahammulsuzluk sert biz mizac ortaya cikariyorsa orada sorun vardir demektir..Gercekten Akpnin dogru ve iyi olani yaptigina inaniyorsaniz o zaman bu elestirilere kulak veriniz,bunlar uzerine dusununuz,her zaman alkislamak yerine yeri geldiginde elestirmeyide biliniz..Unutmayiniz ki sadece dogrularinizin yaninda olanlar sizin gercek dostlariniz olamaz..Sizde sadece akpnin dogrularinin gozu kapali destekleyicileri olup,yanlislarini dilegetirmezseniz yada dile getirenlere sempatiyle yaklasmazsaniz o desteklediginiz guc kaybeder..
Bence Halis acarin yazdiklarinda yanlis birsey yoktur.Bu benim dusuncem ve ben bu dusunceye suradanvardim.Halis Acar Akpnin iyi icraatlarinida bu yazida dile getirseydi sizin bu kadar tepki gostermenizi engellerdi.Sanirim Halis Acar su kaniya varmis{kendisi adina konusuyormusum gibi oluyor ama baska sekilde ifade edemiyorum} Nasil olsa bu siteyi takip edenler beni taniyor,dusuncelerimi biliyorlar,onun icin detaya girmeden kisaca akpnin yanlsilarini hatalarini v.s ortaya koyayim kanisidir..
Neden Akpyi elestiren herkes ergenekoncu ilan edilmeyi goze almalidir? Tipki bir zamanlar kurt vardir demeyi goze alanin,sonunu hazirlamayida goze almasi gibi...
Peki neden sadece ergenekoncu kesimle ugrassinda nasil ugrasirsa ugrassin mantigi icsellesti?Yani ergenekonun uzerine giderken,bir belayi bertaraf ederken yerine yerlesen yeni tehlikeyi gormezden gelelim,???
AHmet Hakanin dile getirdiklerinden farkli birsey dile getirmedi Halis acar...Ama Ahmet Hakan akpnin yandas medyasinda bile bu kadar tepki,hakaret almadi,almiyor...
Akpye gore Ahmet Hakan donektir...Tipki pkkye gore bizim donek oldugumuz gibi...Ama bence en demokrat islamci yazar Ahmet hakandir...Sizde ocalan ve pkkye karsi kendinizi oyle gormuyormusunuz Bizim Eskiler?Illa bir gucu kayitsiz sartsiz desteklemek mi gerekiyor?
Neden burada ipe sapa gelmeyen iddialarda bulunan,yazilar yazan birine bu kadar elestiri yapmadiniz?Yapmadiniz cunku icinizdeki kini kusacak sekilde yazdi.Onun icin dogru mu yanlis mi yazdi hic dikkat etmediniz ,etmiyorsunuz..
Neden kendisine masumane bir elestiri gelince hemen kizan,kufur eden,belden asagi vuran,taraftar-fanatik ilan eden oluyorsunuz?Cevdet Akbay siz ki mumin,din,iman deyip duruyorsunuz..Burda en mumin gecinensiniz..Halis Acar hakkinda iddia ettiginiz,itham ettiginiz seylerin gercekligine inaniyorsaniz eger,neden bu yaziyi ve bu yaziya gelen tepkileri bekediniz?Neden Nasname yonetimine bu kayginizi dile getirmediniz? AT iftirayi izi kalsin hesabi kokuyor burada.Dediginiz gercek olsa bile,kanitlansa bile burada onemli olan niyetinizdir.Bu niyet aciktir,nettir.Bu gercek ve dogru olsa yaptiginiz,kullandiginiz yontem,anlayis bir santajdir.Hukuk dersiniz,adalet dersiniz ama ne dhukukun ne adaletin geregini yerine getirirsiniz.Kendine mumin kendine demokrat..Bugune kadar firsat mi kolladiniz ?Eger oyle degilse neden daha once dile getirmediniz?neden burada paylastiniz bunu?Neden dogru olup olmadigini arastirmasi icin Nasname yonetminine basvurmadiniz?neden boyle bir kaygi sahibi oldugunuzu nasname yonetimi ile paylasip sonucu beklemediniz?Neden ya suphem yersiz se ne olacak o zaman demediniz?Neden bir kula haksizlik yapmiyormuyum kaygisina kapilmadiniz? Yoksa siz de birilerinin kalemsorumusunuz?
Yukarda Halis acar Akpnin diger yuzunu gostermis..Diger yuze karsi soyleyecekleriniz var mi?
Bu arada sayet benim de Halis Acarin bir Mahlasi oldugunu dusunuyor iseniz buyrun soyleyin..
Bu yazima transfer etmek isterdim 1994-2009 arasi tum verileri.Ama internet giri$i virus engelinden olsa gerek zorla$tirilmi$.
Sayin Açar;
Lutfen orada ozellikle 3 donemi ayri ayri incelemeye alin.1994-1998 (Awdo`nun yakalandigi yil),1998-2003 (AKP`nin hukumet oldugu yil) 2003-2009 (AKP hukumetleri donemi) olarak rakamlari mercek altina alin.
KCK operasyonu ne kadar AKP tasarrufudur bilinmez ama bilinen tek $ey varsa 90 li yillarda KUM uyeleri tek tek olduruldu.Gozaltisiz sualsiz,yargisiz...O yillarda TC sinirlari icinde ya$asaydiniz bir faili meçhulle $imdi toprak altinda olurdunuz.
Bu yakla$imi, olumu gosterip kansere razi etmek tarzinda ele alamazsiniz.Cunku Kurd varliginin red ve inkarindan vazgecilmesi de Faili Mechul Cinayet verilerinin sifirlanmasiyla ba$liyor.
IHD verilerine gore bilinen anlamdaki son Faili Mechul Kurbani 2003 yilindaki Siddik Kaya, yani AKP`nin hukumet oldugu yil!
Eger matematik te size bir $ey anlatmiyorsa hangi dili kullanmali?
Farki farketmeniz dilegiyle...
Ama Ayni Halis Acar da cok iyi bilmelidirki PKK devletin kemalizm sisteminin bir devami olarak AKP yi yerden yere vuruyor. Bunu Acar biliyor görüyor, ama Halis herhalde gecmis PKK tukatini yedigi olayina bir burc olarak bu yaziy yazmis olabilir kanaatindeyim.
Hatirlayin Halis Acar Pkk tarafiundan saldiriya ugradi diye bir belbele yayinladi herkes yani burda yorum yazanlarin cogu Hlisi destekler mesajlar verdi.
Halis NASNAMEDE bir yazi yazdi ve dediki bana kimleri tarafinda saldiri düzenlediklerini acikliyacagim.
Simdi sirasi geldi Halis o aciklamayi yapsin yoksa ben o destegi cekecegim.
Bazi yorumcu katilimcilarin hermen hepsi Tc tarinde inkarci sistemin dibine civi sükmeye gayret eden bir parti varsa oda AKP dir.
Halisin terminolojisi Imralide ki tipa tip aynidir. Dikkat edin ve Av. Göleri okuyun Kemalist pkknin basindaki Öcalan bu AKPyi kimler sikistirdigina dair buzuk agziyla aciklarken, ABD Ve Ingiltere özellikle kaynak olarak gösteriyor. Hlisde AKP devletin bir sitemi olarak kendi sasirtan kalemine sarmis bir seyler PKK nin ona verdigi tukatin(eyer dugruysa) özellestirisinin burcunu ödüyor.
Halisin kalemi hic de dogruyo söylemiyor. AKP kemalizme karsi mücadele ederken Halisin teslimiyet partisi olan Partiya karkerên Kemalistan(PKK) kemalizm savunmasinda israr ediyor ve Haligileri cokca aldatiyorlar.
Kürlerin siyasete ve Ortadoğu sınırları içersinde GÜÇ olabilir bir denge diye yatırım olabileek bir güç zannederken!mesajları almayan bir halk ve temsilcilerine,HİSLERİNİZLE halkların değerini,ufacık bir değersizden fazla değer verirseniz!bu değer ve kürdün inancına haksızlık olur.
Kişilerin ne olduğu bilinmezken,gerçek olanları unutup,çok aşağılara inmek.
Anlamıyorum,dünya ve dört işgalci devlet Kürdler adına siyaset üreterek kendini aklarken,KÜRDLER denilen bir mantık var ise?SİZLER adına ORTADOĞU sınırları değişirken !gözleriniz kör,kulaklarınız sağır ise,halisi bırakında,Dünyada ve Ortadoğudaki deyişimlere bakın dersem.
ŞİKAYETİM ve MUHATTABIM NASNAME ve YAZARLARI ve OKURUDUR.
Hisleriniz beni bağlamaz !beni bağlayan aklınızdır.
Akıl sizdeyse ve Süleyman akkoyun,
şükrü gülmüş,
Dedemircan,
Fuat ve
Gergerli ve bir çok Nasname yazarı susuyorsa ve hakikatları göremiyorlarsa,
bize susmak düşer.
Kemalizmin haydutlari olan Partiya Karkerên Kemalistan(PKK) yi destekleyen bilincli sözde Kürdler hala dünyadaki uluslararasi dengelerin nasil ilerledigini, ortadogu gibi bir bölgede yer alan Kurd ve Kürdistan topraginin isgal altinda imim inim inledigini birakip, arka plana itmeleri, bilerek ihanet ve düsmanlik siyasetine sarilip Kemalizmin Kürd düsmanligi siyasetini sürdürmelerini ve bunuda Kürd siyaseti olarak halka yansimalari nefretle izliyoruz.
Burda kimse AKP yi savunmuyor. Ama 85 yillik TC isgalci ve inkarci tarihinde cok önemli degismelere yol accarken, bunuda bizzat AKP hükümeti öncülügünde gerceklestirilmeye calistigini görmeyen akil fukarasi nüversite okuyop Kemalizm partisi olan pkkyi desteklenmesine calisilmasi bizzat kendilerini inkarin bir baska izahidir.
Burda Kimse de demiyor AKP Kurd ve Kurdistan ulusal haklarini vermeye hazir bir masada bekliyor. Diyer tarafta Kemalizmin Kürd düsmani olan kemalistlerin istekleri nelerdir?
Kemalist bir parti olan PKK neyi istiyor? Bu soru cok mu önemli?
Hayir Kemalistler acisinda; Biz devletin Tek bayrak, tek milllett ve devletten yana olduklarini bir deyil minlerce defa siz ... zekalilara deklere edilmedilermi? Edildi: Ohalde niye siz Kurd olamiyorsunuz? niye bu dünyadaki siyasi calkantiya birazcik olsun kafa yormuyorsunuz?
Kemalizmin ilkelerine sadik bir PKK AKP hükümetine Kürd istekli bir cabalari yok. Ya ne vardir? Bakin kizan kissin bu davda geri dünüs yok. Pkk Hükümete karsi elinde ne geldiyse ardina koymayan bir generalller tetikci örgütüdür.
Nasname elbette tavir koymasi gerekir. Koymasada olur, kimin devlet izmetinde siyast yaptiklarini acik olmasina ragmen.
Kemlist PKK bu acilimin ABD tarafindan zorla dayttigini defalarca aciklamalarda bulunmasi ve buna takiben MHP ve CHP de ayni baralelde bu AKP hükümete karisi kemalit pkk siyasetini desteklemesi, pkk ile beraber Kürd halkina karsi düsmanlik deyilse nedir?
Bakin siz kör deyilsiniz siz bilerek Kürd ve Kürdistan halkin adüsmanlik yapmasinda israr ediyorsunuz.
Îsmaîl Girikî
Sizin birkac mahlasla yazdiginiza dair ciddi $uphelerimi dile getirdim. Ciddi verilere dayanmayan iddialari dile getirmemekten ozellikle kacinirim. Farkli mahlas kullandiginiz iddiasi sadece bana ait bir iddia degildir, bunu siz de cok iyi bilirsiniz.
Size IP numarasindan tesbit edilen iki mahlasinizi misal vererek bu konuda iftira atmadigimi soyleyecegim. Bu mahlaslardan biri "Umut" digeri de "Baver18"dir. Her iki mahlas da sizin kullandiginiz bilgisayardan ciktigi IP numarasindan tesbit edildi. Siz de biliyorsunuz ki kullandiginiz mahlaslar bu ikisiyle sinirli degildir.
Mahlasla yorum yazmayi anliyorum, herkesin ozel durumu vardir; ama sizin gibi ko$esi olan, yazar birisinin farkli mahlaslar kullanmasini anlamakta zorluk cekiyorum (kullandiginiz Xalis Acar ismi de mahlas, malum).
Kac tane mahlas kullandiginiz beni fazla alakadar etmiyor, tuhafima giden, ayni iddialari defalarca farkli isimlerle buraya yazmaniz.
Mesela, ben israrla ve defalarca hicbir cemaatle organik bagimin olmadigini yazmama ve $iddete bula$mami$ her cemaate ayni mesafede oldugumu yazmama ragmen bana kar$i yazdiginiz yoruma bile "Fetullah ve onun cemaatine olan yakınlığınız" cumlesiyle ba$liyorsunuz.
Bu tavriniz bile $uphede hakliligimi gosteriyor.
Sayın Akbay fetullah gülen cemaatine yakınlığınız beni ilgilendirmediği gibi rahatsızda etmiyor.siz cemaate yakın değilim diyorsanız bunu doğru olarak kabul ediyorum .
bawer18 yada umut mahlasları ile hangi yazınıza yorum yazmış ve size hakaret etmişim. ki iddianız bu minvalde. size bu iki çok bilinmeyen(!) mahlası verenler onlarıda versinlerde sizde Müfteri olmaktan kurtulun!
sizin yazılarınıza (ki iddianız(iftiranız) bu yönlüdür)bawer18 veya umut mahlasıyla yazdığım yada farklı mahlasla yazdığım tek bır yorum olmamıştır.
sizinle ilgili tek yorum rahmetli Annenizin rahmete ermesi haberi üzerine yazdığım başsağlığdır onuda halis açar olarak yazdım. Annenize bir kez daha allahtan rahmet dilerim.
Sayın Akbay zülfüyare dokundum rahatsız ettim sanırım.
iddianız hala yukarıda ve kanıtlamanızı bekliyorum.
selametle..
ÇAĞ:
Kürtleri koruma altına alırken!Kürd aydınları nelerle uğraşıyor.
8O öncesinde kuzey kürdistanda Kürdler ve Kürdistan,
ön plada olması gerekirken!kaderimizi nagatife çeviren SOL DÜŞÜNCE ve savunucuları ön planlarda karar verici oldular.
İşte,o günden bu güne kader kürdler iflah olamadılar.
Kürd halkının beyinleri bir manyak işbirlikçinin emriyle yok edildiler,yurtseverler topraklarını terkedip metrepollara sığındılar.
Dahi olabilecek kürd zekaları yurt dışına ancak göçmen olarak yerleşebildiler.
Dünya siyasetinde dengeler yerini oturtulmaya çalışılırken,hakkını bir millet olarak elde edemeyen tek bir millet KÜRDLER.Ne ilginç,bu siyaset dünyasını önemsemiyorlar ki:
Bu sitede tarihsel hakların ön planda olması gerekirken,detaylarla uğraşmak gibi bir zahmete katlanmak.
Nasnamenin bir yazarının anlatımına hak vermemek haksızlık olur''doğruları savunmak,bazen izlere yanlış gelir ve dünyadaki doğruları sevmeyiz!bizleri poh pohlayanların yanlışlarını doğru göstermekten zevk alırız''doğrular acı olabilir ama akılcıdır ve halkların aradğı değerlerdir.
Bir deli bir kuyuya bir taş attı,bırakalım taş gittiği yere kadar gitsin.
Ama NASNAME,ŞOWNAME ye dönüşmesin..
Akılcı ve dünya şartlarındaki siyaseti izleyen,takip eden,
Okur ve yorumcunun aklına,bilgisine,yorumuna ihtiyacım vardır bir kürd olarak..
Nasnamenin okuru boş değildir,her yorumunun satır aralarında çok akılcı mesajlar vermektedir.
Benim,
en takdir ettiğim şey:Nasname okuru bu sitede şow yapanlara pirim vermiyor,
eleştiri silahıyla onları devre dışı bırakıyor,kırmadan,hakaret etmeden.
Yazdigim yorumun arkasindayim. Mustear konusundaki argumanlarinizi inandirici bulmuyorum, suphelerimi gidermi$ degilsiniz. Hakliligimi zaman gosterecektir. Polemige nokta koyuyorum.
Yorum yaz