Nasname Ozgur Bireyler Toplulugu: Kürdistan’da yapamadıklarını İsveç’te yaptılar! Kürdistan’da yapamadıklarını İsveç’te yaptılar! ================================================================================ Nasname - : on 16 Feb, 2010 09:37:00 -------------------------xxx------------------------Kürd Partileri; Kürdistan’da yapamadıklarını İsveç’te yaptılar! Bir araya gelmeleri sürekli sorun olan Kürd parti temsilcileri FKKS (İsveç Kürd Dernekleri Federasyonu) tarafından İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlenen konferansta bir araya geldiler. Konferansa Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) adına Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Hak ve Özgürlükler Partisi (HAKPAR) Genel Başkanı Bayram Bozyel ve Katılımcı Demokrasi Partisi (KADEP) Genel Başkanı Şerafettin Elçi, konuşmacı olarak katıldılar. FKKS Başkanı Aycan Şermin Bozarslan tarafından yapılan açılış konuşmasının ardından söz alan konuşmacılar, ikinci bölümde, Expressen Gazetesi yazarı Eşref Okumuş’un sorularını ve üçüncü bölümde de misafirlerin sorularını yanıtladılar. Salondaki izleyiclerin hem Kürdistan’ın her dört parçasından ve hem de farklı parti ve fikirlere mensup olmalarına rağmen, ilk defa aynı salonda bulunmaları dikkat çekiciydi. Konferas, FKKS’nin bütün misafirler için düzenlediği Akşam yemeği ile son buldu. Yaşından dolayı ilk konuşmayı yapan KADEP Genel Başkanı Şerafettin Elçi, Kürd Sorunu’nun demokrasi ile direkt alakalı bir sorun olduğunu, AKP’nin tasarladığı açılımların malum nedenlerden dolayı, Kürdler tarafından destek görmemesinin Hükümeti ürktüğünü, Kürdlerin anadilde eğitim hakkının mutlaka anayasal güvenceye alınması gerektiğini ve dünya egemenlerinin bölgede Türkiye’ye önemli bir misyon yüklediklerini, bundan dolayı da Türkiye’nin iç sorunlarını çözmek zorunda olduğuna da işaret ederek, Özgürlükçü ve sivil bir anayasanın yaşamsal önemi üzerinde durdu. Elçi ayrıca, Avrupa Birliği üyeliği normlarının Türkiye'nin daha da demokratikleşmesini beraberinde getireceğini ifade etti. Elçi, halen var olan askeri darbe ürünü 12 Eylül Anayasası'nın mutlaka değiştirilmesi gerektiğini de belirterek, Türkiye’nin idari yapısında değişikliklere gidip merkezi yönetim sistemi yerine eyalet veya federal yapı biçiminde yapılanmasının gerekli olduğunu öne sürdü. Şerafettin Elçi, sorunun çözümünde BDP gibi partilerin muhatap alınması gerektiğini de ayrıca ifade etti. BTP Milletvekili Hasip Kaplan ise, 86 yıldan sonra TBMM'de Kürd Sorunu’nun tartışılmaya başlandığını, Kürdlerin çoğunlukta bulunduğu illerde artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını ve olmayacağını kaydederken, artık bu halkın TBMM'de temsilcileri olduğunu, 99 belediye başkanı bulunduğunu, güçlü yazar ve medyaları olduğunu söyledi. Kaplan, AK Parti'nin Kürd Sorunu’nu çözme konusunda samimiyetine inanmadığını, belediye başkanlarının tutuklanması ve çocukların hapse atılmasının bunu ispat ettiğini, silahları susturmanın, insanları dağdan indirmenin muhatabı İmralı ve Kandil olduğunu, legal zeminde ise, Kürd Sorunu’nun barışçıl ve demokratik çözümünün de muhatabı BTP olduğunu savundu. Kaplan ayrıca, Kürdlerin kendi arasındaki silahlı çatışmaların tarihe karıştığına da vurgu yaptı. HAKPAR Genel Başkanı Bayram Bozyel de, AK Parti'nin başlatmış olduğu demokratikleşme adımlarını olumlu bulduklarını, bunun Kaplan'ın dediği gibi PKK mücadelesi ile değil, 86 yıllık Kürd mücadelesi ile elde edildiğini söyledi. Bozyel, demokratik açılım projesinin AK Parti iktidarından önce Avrupa Birliği'nin zorlamasıyla başladığını savundu ve AK Parti'nin bunu devam ettirdiğini söyledi. Bozyel, AK Parti'nin demokratik yapılı bir parti zihniyetine sahip olmadığını, statükocu olduğunu, böyle bir partinin zihniyet değişimini gerçekleştirmesinin zor olduğunu ama bunu daha çok kendisini iktidarda tutmak için sürdürdüğünü öne sürdü. Bozyel ayrıca, sürecin bir devlet politikası olduğunu, Kürdlerin bu sürecin dinamik gücü olduğunu ve DTP’nin de muhataplık konusunda net olması gerektiğinin vurguladı. Her üç parti adına konuşma yapan katılımcıların ortak vurgularından: a) Kürd politik aktörler arası diyalog, uzlaşı ve birlikte çalışabilme kültürünün önemi, b) Zor temelinde sorunların çözülemeyeceği, c) Türkiye’nin demokratik değişim ve dönüşüm sürecine katkı sunulması, d) Askerin siyaset üzerindeki vesayetine son verilmesi, e) Sivil ve özgürlükçü bir anayasanın gerekliliği, f) Ve sürecin Kürd halkının lehine geliştiği gibi noktalarda görüş birliği çıktı. NasnameNEWS/İsveç-Stockholm