Kürdistan’da yapamadıklarını İsveç’te yaptılar!
Bir araya gelmeleri sürekli sorun olan Kürd parti temsilcileri FKKS (İsveç Kürd Dernekleri Federasyonu) tarafından İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlenen konferansta bir araya geldiler. Konferansa Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) adına Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Hak ve Özgürlükler Partisi (HAKPAR) Genel Başkanı Bayram Bozyel ve Katılımcı Demokrasi Partisi (KADEP) Genel Başkanı Şerafettin Elçi konuşmacı olarak katıldılar.
-------------------------xxx------------------------
Kürd Partileri; Kürdistan’da yapamadıklarını İsveç’te yaptılar!
Bir araya gelmeleri sürekli sorun olan Kürd parti temsilcileri FKKS (İsveç Kürd Dernekleri Federasyonu) tarafından İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlenen konferansta bir araya geldiler.
Bir araya gelmeleri sürekli sorun olan Kürd parti temsilcileri FKKS (İsveç Kürd Dernekleri Federasyonu) tarafından İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlenen konferansta bir araya geldiler.
Konferansa Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) adına Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Hak ve Özgürlükler Partisi (HAKPAR) Genel Başkanı Bayram Bozyel ve Katılımcı Demokrasi Partisi (KADEP) Genel Başkanı Şerafettin Elçi, konuşmacı olarak katıldılar. FKKS Başkanı Aycan Şermin Bozarslan tarafından yapılan açılış konuşmasının ardından söz alan konuşmacılar, ikinci bölümde, Expressen Gazetesi yazarı Eşref Okumuş’un sorularını ve üçüncü bölümde de misafirlerin sorularını yanıtladılar. Salondaki izleyiclerin hem Kürdistan’ın her dört parçasından ve hem de farklı parti ve fikirlere mensup olmalarına rağmen, ilk defa aynı salonda bulunmaları dikkat çekiciydi. Konferas, FKKS’nin bütün misafirler için düzenlediği Akşam yemeği ile son buldu.

Yaşından dolayı ilk konuşmayı yapan KADEP Genel Başkanı Şerafettin Elçi, Kürd Sorunu’nun demokrasi ile direkt alakalı bir sorun olduğunu, AKP’nin tasarladığı açılımların malum nedenlerden dolayı, Kürdler tarafından destek görmemesinin Hükümeti ürktüğünü, Kürdlerin anadilde eğitim hakkının mutlaka anayasal güvenceye alınması gerektiğini ve dünya egemenlerinin bölgede Türkiye’ye önemli bir misyon yüklediklerini, bundan dolayı da Türkiye’nin iç sorunlarını çözmek zorunda olduğuna da işaret ederek, Özgürlükçü ve sivil bir anayasanın yaşamsal önemi üzerinde durdu. Elçi ayrıca, Avrupa Birliği üyeliği normlarının Türkiye'nin daha da demokratikleşmesini beraberinde getireceğini ifade etti. Elçi, halen var olan askeri darbe ürünü 12 Eylül Anayasası'nın mutlaka değiştirilmesi gerektiğini de belirterek, Türkiye’nin idari yapısında değişikliklere gidip merkezi yönetim sistemi yerine eyalet veya federal yapı biçiminde yapılanmasının gerekli olduğunu öne sürdü. Şerafettin Elçi, sorunun çözümünde BDP gibi partilerin muhatap alınması gerektiğini de ayrıca ifade etti.

BTP Milletvekili Hasip Kaplan ise, 86 yıldan sonra TBMM'de Kürd Sorunu’nun tartışılmaya başlandığını, Kürdlerin çoğunlukta bulunduğu illerde artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını ve olmayacağını kaydederken, artık bu halkın TBMM'de temsilcileri olduğunu, 99 belediye başkanı bulunduğunu, güçlü yazar ve medyaları olduğunu söyledi. Kaplan, AK Parti'nin Kürd Sorunu’nu çözme konusunda samimiyetine inanmadığını, belediye başkanlarının tutuklanması ve çocukların hapse atılmasının bunu ispat ettiğini, silahları susturmanın, insanları dağdan indirmenin muhatabı İmralı ve Kandil olduğunu, legal zeminde ise, Kürd Sorunu’nun barışçıl ve demokratik çözümünün de muhatabı BTP olduğunu savundu. Kaplan ayrıca, Kürdlerin kendi arasındaki silahlı çatışmaların tarihe karıştığına da vurgu yaptı.

HAKPAR Genel Başkanı Bayram Bozyel de, AK Parti'nin başlatmış olduğu demokratikleşme adımlarını olumlu bulduklarını, bunun Kaplan'ın dediği gibi PKK mücadelesi ile değil, 86 yıllık Kürd mücadelesi ile elde edildiğini söyledi. Bozyel, demokratik açılım projesinin AK Parti iktidarından önce Avrupa Birliği'nin zorlamasıyla başladığını savundu ve AK Parti'nin bunu devam ettirdiğini söyledi. Bozyel, AK Parti'nin demokratik yapılı bir parti zihniyetine sahip olmadığını, statükocu olduğunu, böyle bir partinin zihniyet değişimini gerçekleştirmesinin zor olduğunu ama bunu daha çok kendisini iktidarda tutmak için sürdürdüğünü öne sürdü. Bozyel ayrıca, sürecin bir devlet politikası olduğunu, Kürdlerin bu sürecin dinamik gücü olduğunu ve DTP’nin de muhataplık konusunda net olması gerektiğinin vurguladı.

Her üç parti adına konuşma yapan katılımcıların ortak vurgularından:
a) Kürd politik aktörler arası diyalog, uzlaşı ve birlikte çalışabilme kültürünün önemi,
b) Zor temelinde sorunların çözülemeyeceği,
c) Türkiye’nin demokratik değişim ve dönüşüm sürecine katkı sunulması,
d) Askerin siyaset üzerindeki vesayetine son verilmesi,
e) Sivil ve özgürlükçü bir anayasanın gerekliliği,
f) Ve sürecin Kürd halkının lehine geliştiği gibi noktalarda görüş birliği çıktı.
NasnameNEWS/İsveç-Stockholm
a) Kürd politik aktörler arası diyalog, uzlaşı ve birlikte çalışabilme kültürünün önemi,
b) Zor temelinde sorunların çözülemeyeceği,
c) Türkiye’nin demokratik değişim ve dönüşüm sürecine katkı sunulması,
d) Askerin siyaset üzerindeki vesayetine son verilmesi,
e) Sivil ve özgürlükçü bir anayasanın gerekliliği,
f) Ve sürecin Kürd halkının lehine geliştiği gibi noktalarda görüş birliği çıktı.
NasnameNEWS/İsveç-Stockholm



Yorumlar (16 gönderildi):
Bu tür suçlama sahiplerinin ne kadar zavallı ve niteliklerini de ayrıca ele veriyor.
Kürdler adına yola çıkan parti ve oluşumların demokratik bir platformda buluşmaları çok önem arzeden bir yaklaşımdır.
Bu katkıyı sağlayanlara teşekkür ediyoruz,kürd halkının bu günkü süreçte yapacağı en acil durum birbirini anlama ve tahammülşeklidir.
Kürdler çözümlerin ancak bilimsel ve akılcı metotlardan geçtiğini kabul etmelidir.Birbirine tahammül edemeyen kürd değildir.
Kürdler asgari müştereklerde birleşmeleri ve yeni dünya siyaseti içinde yerlerini almaları bir sorumluluk olmalıdır..
Kurt temsilcilerinin, buyuk cogunlukla ayni noktalara vurgu yapmasi sevindirici.Bu sunu gosteriyor;aslinda kurtlerin istem ve amaclari arasinda bir fark yoktur,ancak bu fark malum noktada nifak olarak ortaya cikiyor her zaman..
Hepsi Akpnin bu surecin asil aktoru olmadigina,mevcut gundemde tartisilanlarin kurtlere fazla birsey kazandirmayacagina,esas olan kurtlerin anadilde egitim ve kendini yonetme{eyalet,federasyon gibi..] biciminde cozum arayisi olmasi..ve kurtlerin ortak,birlikte hareket etmeleri...
Evet sahislarin canini kurtarmanin pesinde olmayan,kurt ve kurdistanin gelecegini dusunen bir guc olmamiz dilegiyle..
Degisen dunyayla birlikte degisen Turkiye'de hersey degisiyor. Degismek zorunda birakiliyor. Bu degisimden, degi$ime kar$i en cok direnen TSK bile etkilendigine gore Kurdlerin bundan etkilenmemesi mumkun degildir.
BDP, HAKPAR ve KADEP'in temasi olumlu olmakla birlikte, bunu "KUrdler birle$ti" $eklinde abartmamakta fayda var. Her$eyden once BDP'nin boyle bir bile$meye sicak bakmayacagini soylemek icin cok gerekcemiz var. Yani BDP hala burnundan kil aldirmayan bir pozisyondadir.
Ayrica, bu temasi "Kurd partiler arasinda gorusme" olarak gormek de yanilticidir lakin HAKPAR ve KADEP genel baskan duzeyinde katilirken BDP milletvekili seviyesinde katilmistir.
Herseye ragmen degisim kendisini gosteriyor. Degismemekte israr eden, halkin beklentilerine cevap veryemey partiler tarihe gomuleceklerdir.
Kurdistan bayraginin orada olmasi herhalde PKK ve Ergenekon camiasinda elestirilecektir.
PKK yonetiminden A. Haydar Kaytan, Roj TV`de newroz kutlamalari jeneriginde yer alan Kurdistan bayragindan dolayi agir elestiriler yapmis ve sikilmadan o bayraga "pacavra" demisti.
Geçmişe baktığımızda pekte inandırıcı gözükmüyor,zira BDP nin kuruluşunda zuhur eden olayları gözardı edemeyiz,ne şekilde müdahale edildiği herkesin gözünden kaçan bir olgu olmadığı gibi tekrar tezahür etmeyeceğinide kimsenin garantiliyeceğini sanmıyorum.Birleşmeleri konusunda birçok girişimleri sabote ettiklerini gözardı etmemekle beraber olaya tmkinli yaklaşmakta gerekir.aksi halde kürt halkını temsile soyunmuş olan legalitede bu görevi üstlenen partiler kürt halkını oyalamaktan artık geri durmaları daha evla olur.bu vesile ile kürt halkının sivil toplum kuruluşlarına ve aydın,yazar,çizer lerin olayı çok duyarlı bir şekilde takip etmeleri konusunda sorumlulukla ilgilenmelerini diliyoruz.
Zaten Elci iler Buzyel degisik telerden acldiklarini burda da gürmek mümkün.
Elci Hukumetin atmak istedigi adimlari Kürdler tarafindan desteklenmedigini hayifliyormus.
Bozyel, AK Parti'nin demokratik yapılı bir parti zihniyetine sahip olmadığını, statükocu olduğunu, böyle bir partinin zihniyet değişimini gerçekleştirmesinin zor olduğunu ama bunu daha çok kendisini iktidarda tutmak için sürdürdüğünü öne sürdü".
Kaplan zaten Imralinin yörüngesinde agim atma kabiliyetine sahip olmadigi gibi, gene Imraliyi muhatap olarak gösterdi.
Kürdlerin bir ayraya gelmeleri böyle deyildir. Bu olsa olsa bir kahve vede cay icme faslidir. Özel olarak zaten bir konferas deyildi.
Ergenekon terör örgütüne mensup olanlarin isi Kürdlerle nasil olur? 17 bin faili beli kisilerin bir yudum sigara dumaninda gazcen bir kemalizm zihniyetine sahip olan mahluklarin artik bu meseleyi birakmalari gerekir.
Elci ve Buzyel de bilemelerini isterim ki kemalizmin mensuplariyla Kürd meselesine girismek yanlisin ta kendisidir.
Batasona nin kendi halkina bir özgürlük istedigi icin ayrilikci olarak kendi beyaninda AIHM a suna Hukukun hukuksuzlugunu okuyan bu tiplerin Kürdlere verebilecekleri hic bir ayragi yoktur.
Foto muhabiri adeta bir göz kapama sirasina gecmistir. Bir sürü fotoda Nedense Elci nin gözleri kapali olark cekilmis.
Bir kac ayligina bu yokaridaki fotolar gecerlidir daha sonra güncelligini yitirir ve eski tas ve eski hamam.
Önemli olan zihniyet gegisikligidir. Kemalizmin hormunuyla besleyenlerin Kür halkina gölücük vermeleri hayra allamet deyildir.
Ez Duxwazim Kurd bibin yek. va partiya çiye ev partiye çiye?
Qey ma partiya hemû azadiya kurdistan naxwazin ?
ez ji ber wêne pir kêfxweş bûm
bijî kurd û kurdistan
bijî HPG
li evineki giran
ji xeweki sirin
ji dareka be pel
ji nergiz u sosina
ji diyare ask u evine
silave germ ji dosti
Berxweden û bebext(!)
Tû jimin napirsi disa ez ji te dipirsim?
Erê bra tu saxbi...
Onlarin resmi sitesinde o Qandilde "sözde" silahli kisiler Kurdistan icin fedai nöbetinde deyildirler, hic bir zaman olmadi ve olmayacaginida hem teoru ve hemde pratiklarinde hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor. Onlar Imralideki Genel kurmayin emir eri olan PKK nin basindaki ihanetkar ve Kürd düsmani Öcalan icin fedayilik yapmaktadirlar.
Bu böyle olunca haliyle Kürdistan halkina düsman olan bir varliga "bijit" denilmez. Genenler olursa ki arasira karsimiza aptalca binlar oluyor, bilmelidiler onlar Kürd düsmalarina Bijit diyorlar. Kendilerine bu slogani yakistiriyorsa bizde onlara diyoruz ki kahrolsun Kürdistan düsmanlari.
Yorum yaz