"Türkiye Azınlıklar İçin Cehennem."
Hollanda'nın hükümet partisi CDA başkanı van Geel Türkiye'ye yaptığı görüşmelerden sonra azınlıklar politikasını anlattı. Üç ay önceki bu haberi Hollandalı okuyucunun yorumlarıyla Nasname okuyucularına sunuyoruz. Kaynak:Elsevier Nasname Tercüme
van Geel: Türkiye’deki azınlıklara baskı korkunç boyutta.
22 ocak 2008
CDA parti başkanı Pieter van Geel Türkiye’de dini azınlıklara yapılan baskıların korkunç olduğunu söyledi. “İnanç özgürlüğü ve düşünce serbestliği hala büyük baskı altında” diyor.
İslam ülkesi Türkiye’ye yaptığı ziyaretten sonra Türkiye’nin daha uzun süre düşünce özgürlüğü ve inanç serbestliğinden çok uzak olduğunu söyledi. Met het oog op morgen radyo proğramında yaptığı konuşmada “Bu durum düzelmeyinceye kadar Türkiye’nin AB ye girmesi mümkün değil” dedi.
YouTube Yasağı.
Bunun bir örneği olarak da Türk mahkemeleri tarafından MKemal hakkında bir filmin You Tube ye asılması dolayısıyla siteye yasak konulması.
Türkiye’nin AB ye alınması konusunda çok açık konuşmaların yapıldığını söyleyen van Geel, bu şartlardan taviz verilmeden ilişkilerin sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Ve Okuyucu Yorumları
Quillem
Eğer Hollanda gerçekten demokratik bir ülke olsaydı müslüman Türkiye’nin AB ye girme niyetini çoktan elinin tersiyle itmişti. Birbirinden tamamen farklı iki kültürün yan yana gelmesi imkânsız.
Dennus“Kürdler özgürlük savaşçısıdır
Tıpkı ikinci dünya savaşındaki Hollandalılar’ın Alamanlara karşı savaştığı gibi"
Yerinizde olsam tarih kitaplarını bir daha karıştırırdım. Hiç bir yerde Hollanda kadar Yahudiler toplama kampına gönderilmedi. Eğer özgürlük savaşçısı olmak bu ise, yanlış. Kürdler’le karşılaştırmamak en iyisi.
Toetanch
van Geel’in şimdiye kadar Türkiye’nin bu gerçeğini bilmemesi bana şaka gibi geliyor. Yanlız Türkiye’de değil, hiç bir islam ülkesinde diğer dinlere karşı saygı yoktur.
Acaba bütün bunları gözleriyle gördükten sonra kafasını çevirip Hollanda’nın şimdi düştüğü hali görebilecek mi acaba? Çünkü şimdi ülke müslümanların kuşatması altında olduğuna ve tıpkı Türkiye’deki gibi bir ortamın yaratıldığını farkedecek mi?
Kuran’da en açık biçimde İslam herşeydir, diğerleri kâfirdir ve katli vaciptir yazıyor.
Sorun sadece van Geel değil, politikacıların hemen hepsi de bu acı gerçeğe, artık halkın arasına sinmiş bu duruma gözlerini yumuyorlar. Aslında hükümetin bu naifliği veya naiflik oynamaları ülke için ve vatandaşın güvenliği için en büyük tehlikedir. Ondan sonra da bu korkaklığın üzerinde durup düşüneceğiz. Ama er veya geç bunun cezasını çekeceğiz.
Henk
van Geel Türkiye’yi yakından görünce korkunç gerçekle karşılaştığını söylemesi tabi ki beklenen bir şey. Eğer Türkiye’nin bu konuda işlediği suçları, azınlıklar üzerindeki katliamları, farklı düşünenlere ve hıristiyanlara yapılan zulmü görmezden gelir de uyursan, Türkiye’yi sıkıştırmazsan CDA başkanı olarak göreceğin korkunç manzara bu olur. Ama yine de toplumumuzu ve değerlerimizi babasının gibi Türk’e ikram eden vatan haini Groenlinksli Lagendijk’e akıl danışabilir. Biraz sonra Hollanda diye bir ülke kalmamış olacak ve bu feci durum aslında artık olmayan Hollanda Ülkeleri’nin Prensi tarafından da doğrulandı. Şimdi, bizim seçilmiş halk temsilcilerinden bundan sonra ne bekleyebiliriz? Az sonra Atatürk (size Hollandacaya çevirecek olursam; Türklerin sevgili Atacığı) bizim tarih kitaplarımıza bizim de atamız olarak geçecek. Hayır, onun yerine bana Fransız cumhurbaşkanı Sarkozy’yi verin. Onun kanında Macar var. Belki bilmezsiniz, söyleyeyim Macarlar Türkleri hiç sevmezler. (Hiç sevmezler terimi az bile söylenmiştir.)
c.th.de bruijn
Özür dilerim Martin, hükümettekiler ve benzerlerinin hıyarlıklarından ne diyeceğimi şaşırdım. Bu enformasyondan dolayı deformasyon oldu bende. Bu sayfada hükümettekilerin bizden daha iyi bildiklerini söylemesinden ötürü artık buraya yazmayacağım. Doktordan rapor alacağım, ah, midem bulanıyor. Galiba gene kusaca....
burak (din düşmanı bir Türk)
Allahım yarabbim! Bu CDA cı van Geel de havlıyor ve elli yıldır gazete haberi olan şeyi yeni keşfetmiş gibi konuşuyor. Yoksa yine bu beyimize oy mu lazım? Anayasamızda belirtildiği gibi din ile devlet arasında bir kalın çizgi olması gerekir. Burada da (Hollanda’da) maalesef bu yok. Eğer bir ülkede din motifli bir parti olabiliyor ve ülkeyi yönetiyorsa orada diktatörlük var demektir. Çünkü burada otomatikman düşünce özgürlüğü ortadan kalkar.
Lokal seviyede bir örnek verecek olursam Maastricht belediye meclisinde bir plan yürüyor. Bu planın bir kilise tarafından yürütüldüğünü de biliyorum. Her din saçmadır ve kimi boşta kalmış insanların yapışıp kaldığı bir kavramdır. Bütün dinlerin kurucusu iktidar amacıyla ve insanları kandırmak için bir din üretmiştir. Burada size Kudüsü İslam’dan kurtarmak için yapılmış Haçlı Seferlerini anlatmaya gerek bile duymuyorum. Orada herkes kılıçtan geçirildi. İslam yayılıyor ve onun için tehlikelidir.
keuleniscool
Bir Hollandalı ile Türk’ü nasıl birbirinden ayırırız?
Mahalle pazarına gidin ve bakın...
Bir kadının eşek gibi yüklendiğini ve önde yürüdüğünü görürsünüz, erkek on metre gerisinde yürür. Çölde deve sürücüsü gibi.
Her hafta aynı yerde aynı manzara.
Bakan Vogelaar’a soruyorum: Bunu Hollanda’nın kültürel zenginliği olarak mı kabul edelim?
keuleniscool
Turkiye saldırgan bir ülkedir ve öyle de kalacak.
Kürdlerle masaya oturmazlar!
Kürdler özgürlük savaşçılarıdır.
Tıpkı Hollandalıların Almanlarla savaştığı gibi.
Türkiye’de 80 milyon müslüman var ve müslümanlık her zaman savaş vaaz eden tek inançtır.
Türkiye tamamen bir Asya ülkesidir.
Türkiye AB üyesi Kıbrısı tanımak istemiyor.
Türkiye AB ülkesi................?
Asla........
İslam şiddeti kutsal görür.
Müslümanların kafasında her zaman homolara karşı bir nefret var.
İslam kadını aşağılar.
Müslümanlar kendi inançlarını tek doğru inanç görme hastalığı taşırlar.
İslam, öldürmeyi marifet sayan tek dindir.
11 eylül’ü ve van Gogh’u unutmayın!
İslamlar şimdi bin misli daha fazla öldürmek için nara atıyor!..
Pim Fortuiyn ne demişti?:İslam gericiliktir!
w.theune
Yanlız Türkiye değil, bütün müslümanlar diğer inançtaki azınlıklar açısından demokratik değil. Bu hastalıklı insanlar azar azar hayatı çekilmez yapıyor.
Igor
van Geel Türkiye’ye gitmeden önce havaalanında AB eşbaşkanı yarı Türk Lagendijk’ten akıl danışmıştır. Eğer gerçeği bilmek istiyorsanız bana inanın.
pema
Eğer van Geel sadece Türkiye değil, gelecek iki yılda AB’ye ortak olacak diğer sekiz müslüman ülkeye gidip etrafına bakarsa bizim yıllardır istemediğimiz o da istemeyecektir. Buna inanıyorum.
Dre
Diğer ülkelerin de Hollanda gibi olmasını sanmak kadar aptalca bir şey olur mu? Biz hıristiyanız ve müslüman ülkede hiç bir hakkımız yok. Onların burada var.
Mairam
Pieter van Geel,
Türkiye gibi büyük bir bir ülkede herşeyi bir anda değiştireceğinizi mi sandınız? Bu kadar derinlere kök salmış negatif alışkanlıkları? Okur yazarı olmayan koca kalabalıkları barındıran bir ahırdır orası, hem de bunu söyleyen CDA lideri. van Geel efendi, sana bir daha hatırlatayım: Bir toplumun içine yerleştirimiş cehaleti bir daha düzeltemezsin. AB bütün bunların üstesinden gelebileceğini ve başka bir yön vereceğini sanıyor.
Bu Hollanda da böyledir, biz de hollanda kimliğimizden vazgeçmiyoruz ama ülkeye yeni gelenlerin buraya uyum sağlamasını istemek bizim hakkımız. Yeni gelenler eğer uyum sağlıyorlarsa hoşörü göstermeli. Yoksa mahalleye tıkıştırarak kendilerine yer açma gayretleri değil amaç. İşte bu kadar basit, ama kararı veren thankthink’ler o kadar yeşiki çimen sanırsınız. Ne yazık ki onlar da onlara teslim edlir.
jeroen
Turkiye AB’ye hiç bir zaman olmamalı. Türkiye doğu üzerinde köprüdür ama yanlış yönde köprüdür.
Karanlığa giden köprüdür bu ve hiç açılmamalı. Tıpkı şatoların giriş köprüleri gibi açıldığı zaman içeri girenlerin dost olduğundan emin olmamız lazım.
c.th.de bruijn
Kapkaranlık bir ormanda sadece yolunu kaybetmemiş, aynı zamanda CDA lı yoldaşlarını kurtarmak için gözlerini de kapatmış. El ele daha güçlüyüz şarkısını söylüyorlardı, oyları sallandı biraz çünkü ormanın kıyısında kurt sesleri duydular, yoksa bşka bir şey miydi? ..........aniden! Martin korkunç kabustan uyanır gibi terden sırılsıklam uykusundan uyandı. O sırada arkadaşlarının onu çağıran sesini duydu: “Çık dışarı Martin oynayalım. (yardım edin, kusaca...) sorry.
Anton van Steenwijk
van Geel de dahil bizim politikacılar ne kadar saftaloz. İşte hiç bir bilgisi olmayan bu dünyanın en tuhaf insanları bizim adımıza kararlar alıyorlar. Türkiye’deki Hıristiyanlar ve öteki gayrı müslimlerimlerin bütün hayatları korku ve suikast tehlikeleriyle geçiyor, bunu bütün dünyaya duyurmaya çalışıyorlar. Ama bizim çok bilmişler gözlerini kapayarak Türkiye ziyaretleri yapıyorlar. Türkiye şu anda seküler görünüyor. Ama ne zamana kadar? Din sapıkları bu durumu değiştirmek için kendilerine iş çıkarıyorlar ve Erdoğan türban serbestliğiyle bir adım atmış oldu.
Ben iş için geçen ramazan ayında Konya’daydım. Benim otelimin etrafındaki sayısız camiyi gördüğüm zaman bana kılavuzluk yapan adama merakımdan dolayı şehirde kilise olup olmadığını sordum. Adam parmağıyla işaret edip “sus” işareti yaptı. “Can güvenliğin için kilise lafını etme” dedi. “Ama Hıristiyanlık inancı hakkında konuşabilirsin.”
Bu da hepsini anlatmıyor mu?



Yorumlar (0 gönderildi):
Yorum yaz