Kimi Halıcı, Kimi Bender Bildi
Ama hepsi yalan ölüm gerçek. İKİSİ DE VEFAT etti. Bizim Tarihçi Cemişd Bender olarak tanıdığımız insan hakkın rahmetine kavuştu. Uzun zamandan beri beynindeki tömürle mücedele ediyordu. Ailesine metanet, dostlarına başsağılığ diliyoruz. NASNAME
M. Halıcı’dan C. Bender’e...
Bülent Habora
Geçtiğimiz nisan ayında, İzmir’deki TÜYAP Kitap Fuarı’nda ilk kez karşılaştım Cemşid Bender’le. Onun Kürt tarihiyle ilgili bir kitabını okumuştum. Biraz uzak olduğum bir konu üzerine oldukça çok şey öğrenmiştim o kitaptan...
İlk kez gördüğümü sanıyordum Cemşid Bender’i ...
Sonra aylar geçti. Türkiye Yazarlar Sendikası İzmir Temsilciliği’nin bir toplantısından sonra dostlarım Ş. Avni Ölez ve Tacim Çiçek’le birlikte, bir yerde oturduk. Tacim’in elinde iki kitap vardı. Biri Dr. Mehdi Halıcı’nın “Konya Sazı ve Türküleri”ydi, öteki de Cemşid Bender’in “Çatıdaki İsa” adlı romanıydı.
“Konya Sazı ve Türküleri”ni hemen aldım Tacim’in elinden. Çünkü Mehdi Halıcı’yı çok eskiden tanıyordum, Konya’dan. Ben, 1963-1965 arasında, 27 Mayıs 1960’ın nimetlerinden yararlanarak askerlik görevimi “Yedeksubay aday öğretmen” olarak Konya’da yapıyordum.
Konya’nın içinde 3 aylık öğretmenlik yaptım. Sonra Göksel Arsoy’un kaytarmalarını yazdığım ve fotoğraflarını çektiğim için, ben de aynı biçimde kaytarmış durumuna düştüğümden, Konya’nın Büyükburnak köyüne sürülmüştüm. Konya’daki üç ayım içinde her gün iki yere uğrardım. Biri Yeni Konya Kitabevi’ydi, diğeri de Mehdi ve Feyzi Halıcı kardeşlerin halıcı dükkânıydı. Orada Konya içinden olsun, dışından olsun çok önemli kişilerle tanıştım. Örneğin bunlardan biri Refi Cevad Ulunay’dı. Ama söz aramızda pek sevememiştim kendisini. Yeni düzene karşıydı, anladığım kadarıyla.
Mehdi ve Feyzi Halıcı’lar, dönemin önemli dergilerinden biri olan Çağrı’yı yayımlıyorlardı. Ve ben de o dergiye zaman zaman yazıyordum. Askeri öğretmenlik görevim bittikten sonra da bir süre gönderdim yazılarımı.
Anımsadığım kadarıyla Mehdi Halıcı derginin sahibiydi, Feyzi Halıcı da Yazıişleri Müdürü.
Boş, yüksek tavanlı bir halı mağazasıydı. Ben daha çok Feyzi Halıcı’yla konuşurdum, belki o da bir şair olduğu için. Mehdi Halıcı zaman zaman konuşmalarımıza katılırdı...
Sonra Feyzi Halıcı, Adalet Partisi’nden milletvekili oldu. Koptum ondan...
Yıllar sonra bu iki kitap geçti elime. Gerçekten bir kültürü tanıttığı için, bence çok önemli olan, “Konya Sazı ve Türküleri”nin arka kapaktaki tanıtım yazısının sonlarında şöyle yazıyordu: “Mehdi Halıcı’nın Çatıdaki İsa adlı bir de henüz basılmamış romanı bulunuyor.”
Kitap 1985’te basılmış. Ve 10 yıl sonra Çatıdaki İsa yayımlanıyor (Berfin Yayınları), 1995’te. İlk sayfalardaki bilgilere baktığım zaman Cemşid Bender’in Mehdi Halıcı olduğunu öğreniyorum.
1963’teki simsiyah saçlı (aklımda kaldığı kadarıyla) Mehdi Halıcı Ağabeyim, 2003’te günümüzün usta adı Cemşid Bender olarak çıkıyordu karşıma. İnsan şaşırmaz mı? Aynı şaşkınlığı sevgili Ş. Avni Ölez de yaşadı o gün. Çünkü o da, Çağrı’ya şiir gönderirmiş, o yıllarda...



Yorumlar (2 gönderildi):
Yorum yaz