Nasname Ozgur Bireyler Toplulugu: Uğur Mumcu "Özel Harp Dairesi" tarafından öldürüldü! Uğur Mumcu "Özel Harp Dairesi" tarafından öldürüldü! ================================================================================ Nasname - : on 28 Dec, 2009 07:27:00 --------------------------xxx-------------------- Uğur Mumcu'nun öldürülmesi de diğer faili devlet olan cinayetler gibi, bilinçli olarak bir muammaya çevrildi. Oysa, Mumcu öldürülmeden önce Ortadoğu'nun güçlü bir istihbarat örgütünde çalışan “Janin” adlı bir bayan tarafın ve kimler tarafından öldürülmek istendiğini ilişkin uyarılmış ve isterse kendisini koruyabilecekleri teklif edilmişti. Zira Uğur Mumcu söz konusu olan devletin Ankara temsilciliği ile sık sık görüşür ve ilişkileri de çok iyi idi. Yani, Abdullah öcalan ve devlet ilişkisinin deşifre edilmesini isteyen MİT'ten birilerinin Mumcu'ya bilgi sızdırdığı gibi, Mumcu'nun iyi ilişkiler içerisinde olduğu Ortadoğu'nun güçlü istihbarat örgütü de bilgi ve belge vermişti. Mumcu bu olayı araştırmaya başlayınca ve günlük yazılarında bunun sinyalini de verince, hem öcalan'ın, hem de onu büyütüp besleyenlerin eteği tutuşmuştu. Mumcu, 8 Ocak 1993 tarihli "ültimatom” adlı bir yazı yazmış ve "Yakında yayımlanacak bir kitabımda, Kurt milliyetçileri ile istihbarat örgütleri arasındaki ilişkilere ışık tutacak çok ilginç belgeler açıklayacağım” diyordu. Uğur Mumcu öldürülmeseydi, Abdullah öcalan ve onun 1972'de yakalanmasına neden olan o meşhur “Şafak Bildirisi”nin mimarı Doğu Perinçek deşifre olacağı gibi, DHKP lideri Dursun Karataş'ın kimler tarafından cezaevinden kaçırıldığı anlaşılacak ve PKK'nin diğer sol örgütlerin üzerine neden gittiğinin yanı sıra, kaotik bir ortam yaratarak 12 Eylül darbesine zemin hazırladığı da ortaya serilecekti. öcalan, bu tür kirli işler için atadığı “Bekir” kod adlı Hakan Yılmaz üzerinden Doğu Perinçek ile ilişkisini sürdürüyordu. Hakan Yılmaz, aynı zamanda PKK'nin Ankara yapılanması için de sorumluluk yetkisi ile donatılmıştı. Bu kişi şimdi nerede, ne yapıyor? Bu konuda bilgi sahibi değilim. Uğur Mumcu önce Yalçın küçük tarafından bu olayı deşmemesi konusunda uyarıldı. Mumcu'nun bu olayın beşini bırakmayacağı Ergenekon tutuklusu Tuncay özkan'ın Mumcu'nun çalışmalarından haberdar olması ve eriştiği bilgileri Aydınlık'ta çalışan Ertunç'a aktarması ile kesinleşmişti. Bunun üzerine Yalçın Küçük, Doğu Perinçek ve öcalan arasındaki yoğun trafikten sonra ortadan kaldırılmasına karar kılınmıştı. Mumcu olayını Kurkut Eken'e havale ettiler. Korkut Eken de eylem için Mahmut Yıldırım (Yeşil) ve İrfan özcan'ı görevlendirdi. Uğur Mumcu'nun arabasından arta kalan. Bu foto Bayan Mumcu'ya "Stockholm Sendromu"nu mu yaşatıyor dersiniz? Bu olayda kullanılan tetikçiler ise; 1-İrfan özcan: “Reis” olarak tanınıyor. Aslen Amasyalı ve uzun yıllar Azerbaycan'da kaldı. ülkücü kökenli ve çeçenistan'a savaşçı yoluyordu, para karşılığında Azerbaycan'da Halk Cephesi öylelerine silahlı eğitim veriyor ve Yalova çınarcıkta özel birlikler yetiştiriyordu. Bunun yetiştirmiş olduğu gayri resmi birlikler Azerbaycan'da CEVADOVA ve MİT destekli darbe girişiminde bulundu. Bu kişi ayrıca Tuncay özkan'ın gizli ortaklarından olup, Kanal Biz adlı TV ye para sağlayan kişi ve aynı zamanda Tuncay özkan'ın gizli kasasıdır. Azarbeycan'da bulunduğu sırada arabasında yüklü miktarda patlayıcılar ile polis tarafından yakalandı. Ergenekon turuklusu Veli Küçük devreye girerek o'nu kurtardı. 2-Alayi Bey Uslukaya: Bu şahıs Van doğumlu olup, Doğu Perinçek'in sadık adamı ve tetikçisidir de aynı zamanda. Bu kişi Doğu Perinçek için tehdit oluşturuyor diye Ankara-Mamak yolunda bir arabanın içinde kafalarına sıkarak iki kişiyi öldürdü. İsimlerini hatırlamıyorum. Ancak, Ankara Emniyeti Cinayet Büro Amirliği'nde dosyası mevcuttur. Alayi Bey USLUKAYA, aşağı Ayrancı da güvenlik cad/defne sokak no/23/4 bu adresinde kalıyordu. Şu anda İstanbul Esenyurt ta kalıyor. Eski bir Anaokulu öğretmeni bayan ile dost hayatı yaşıyor. Uzun süreden beri beraber yaşadığı bu bayan, aynı zamanda o'nun parasını işletiyor. Halen Van'da yaşayan babası, Şakir Uslukaya ise, JİTEM-Ergenekon adına faaliyet yürütür ve yılda en az üç kez oğlunu ziyaret adına gizlice gelir gider. Bu şahıs aynı zamanda bir Köy Ağası'dır. 3-Mikail Sarı: Gerçek adı, Mehmet Cemal Kulaksızoğlu'dur. Türk İntikam Tuğayı (TİT) kurucularından ve bir ara MİT'e de çalıştı. BAYBAŞİN'ler ile bir ara Eroin işleri ve ortaklık gibi işler yaptı. 4-Semih Tufan Gülaltay: Uğur Mumcu'nun aracına bombayı yerleştiren kişidir. Kurtuluş dergisinde çalışan iki kişiyi DHKPC'lidir diye Altınşehir'deki bir inşaat alanında öldürdü. Bunların da isimlerini hatırlamıyorum. Ama Polis kayıtlarına birinin başı kesildiği için dosyaya "Kesik Baş" olarak geçti ve Polis kayıtlarından isimleri öğrenilebilinir. Semih Tufan da TİT kurucularındandır. Ergenekon Terör örgütü'ne ait belgelerin önemli bir kısmı bu kişi tarafından saklanmaktadır. Musa Anter olayında adı geçen “Hogır” kod adlı Cemil Işık'ı PKK'nin de yardımıyla Almanya'ya vaatlerle götüren ve Almanya'da öldüren-susturan da bu kişidir. Bu saydıklarımın tümü 26 Aralıkta basılan ve eski adı özel Harp Dairesi olan Kontrgerilla Karargâhı ile bağlantılıdırlar. Sonuç olarak; Uğur Mumcu cinayeti, 26 Aralıkta aranan özel Kuvvetler Komutanlığı ile onun Türk ve Kürtlerden oluşturduğu paravan örgüt bağlantılarının açığa çıkmaması ve toplumun Şeriat geliyor, Türkiye bölünüyor gibi yapay gerekçeler ile gererek, kirli ve derin ilişkilerin açığa çıkmamasından kaynaklandı. Azat Ararat Not: Açık kimliği, geçmişi, şimdiki konumu ve neden mahlas ile yazmak istediği gibi konularda bilgi sahibi olmamıza rağmen, bu iddialar, iddia sahibini bağlar. "Azat Ararat" mahlası ile bize yazanın iddiaları haber değeri taşıdığı için verilmiştir. Dolayısıyla, Nasname; bu iddiaların sahibi olmadığı gibi, suçlama ve eleştirilerin de muhatabı değildir. Nasname