Bir Yürekten, Bir Edepten..(Ciwan ve Menekşe)
Bugün Bir Nisan, ya da NİSAN BİR. Bize iki yakuti imge düştü. Bir yürekten Menekşe Kaya, bir Edepten imge Ciwan Bilge. Hoşgeldiniz dostlar. Buyrun geçin, oturun divanımıza. Nasname sizinle daha da güzelleşecek. Nasname Yayın Kurulu
Merhaba NESNAME emekçileri, merhaba dostlarım yüreğinizle yaktığınız bu mum sadece bizim yolumuzu aydınlatmayacak günün birinde herkesin önüne bir ışık olacağınıza inanıyorum. Ayrıca izlediğiniz yayım politikası ile herkesin sesi, düşüncesi olacağınıza ve gölgelenmiş tüm yollarımızın güneşi olacağınıza inanıyorum. Bu çabanızda sizinle birlikte olmak ve az da olsa bir katkı sunabilmek beni de mutlu edecektir.
CIWAN BİLGE
Edebiyat tarihi nerdeyse insanlık tarihi kadar eskidir. Dünya edebiyatı farklı kültürlerin insanları arasındaki üşünce verişinin oluşturduğu bir alandır
Gerek sözlü gerekse yazılı edebiyat ilk önce Mısır ,Babil, antikçağ Anadolu,Kafkasya Çin ve Hindistan gibi uygarlıklarda sağlam temeller atılmış ve dünya medeniyetlerinin
Gelişmesine katkıda bulunmuştur.
Edebiyatın temel amacı dünyadaki tüm ırkları.kültürleri bir yandan birbirlerine tanıtırken diğer yandan iyi bir etkileşim sağlar bu da insanların daha çok birbirlerine karşı hoşgörülü ve dostane duygular beslenmesine neden olur.
Bu da bir nevi yeryüzündeki kin ve nefreti ortadan kaldırır.Edebiyatın gelişimiyle ilgili insanlığa kazandırdığı diğer önemli bir bakışta empati duygusudur.Ulus devletleri kendi içinde barındıran farklı etnik grupların kendi kültürlerini geliştire bilmeleri için olanak tanımalı bu konuda üzerine düşen görevi yapmalıdır çünkü farklı kültürlerin gelişmesi hem büyük bir zenginliktir hem de hakların birliği için zorunludur
Edebiyatın gelişe bilmesi için dilin önemi çok büyüktür.Dünyada ne kadar etnik kültür varsa kendi ana dilini iyi bilmeli ve edebiyatını kendi anadilinde geliştirmelidir.
Anadolu tarihine baktığımız zaman birçok etniğin bir arada yaşadığı realiteyi biliyoruz ama buna rağmen tek tip,militarist bir edebiyat anlayışı hakim bu da git gide bir kısır döngü içerisinde çoraklaşır.
Anadoludaki bu renga renk(kürt,Çerkez,Laz,Gürcü,Ermeni,Yezidi ve Alevilik) farklı kültürlerin gelişmesine tahammül edilmeli yoksa Anadolu edebiyatı kendini saymaktan tükeneceğini ve o güzelim kültürlerin ahengin kaybolacağı,dokusu bozulacağını iyi bilinmelidir,bunun farkında olup gereğini yapmayanlar tarih önünde hesap vermek zorunda olduğunu unutmamalıdır.
Ciwan Bilge



Yorumlar (1 gönderildi):
Gençliğin orta yerinde vuruldu gülüşlerim, zamansız bi yağmur bastırdı; yarım kaldı düşlerim.Belki bu yüzden yetimdir sevinçlerim.
Son konusmamizi dunmus gibi anmaktayim. „Ben suan gelemiyorum ama yilbasinda yanindayim. Bak ne olursa olsun geliyorum „degisinden üc gun sonra bu dunyadan göcmen simdi oldumu. Hangi kitapta , tarihte ve dinde yazar bu aci.
Iste geldi dayati kendisini bulusma zamanimiz. Ve takvimler hizla son yapraklarindan kopup, yeni bir surece mekan olmaya hazirlanirken gecmisi bir sir gibi gömüyorlar...
Biliyormusun ben sözümdeyim. Hala seni beklemkteyim hemde hic bir zaman gelmiyecegini bile bile seninle olan randevumu gözlerin gibi izlemekteyim. Tarih hep yanilgilar icerisinde belki bize bir yanilgi yapip sayfalarini geri cevirir,eski zamana bir yolculuk bana sunar.Hani bir dakika yada saniye gözlerinde o son bahari görmem icin bir iyilik yapar.
Biliyormusun ben her yilbasi yani gelecek butun yillarin yilbasi tarihinde seni bekliyecegim.Bugun nereye bakiyorsam sen ve annem kokuyor. hersey annem, sen ve ben oluyor. ve sonra arkadaki hayat gercegiyle karsilasiyorum. Yokluk o buyuk duygu kirginligiyla sarsiliyorum yorgun yüregimle.bilirmisin esmer yureklim insanin yaratmis oldugu o kucucuk hayalden uyanmasi yüreginde acilmis derin sancilar olustururken, ne denli korkunc tofan bir duyguyla bogulusunu. Birde hic tanimadigi duygularla,hic bitmiyecegini bildigi firtinayla karisik depremler uyanip ömür boyu bu aciyi kendi yüreginde tasimak zorunda olacagi gercekligi. En korkuncu kabullenemenin getirmis oldugu ve yaratmis olusturdugu o buyuk tahribat.Ben seni bekliyecegim randevumuz vardi sakin unutma ha birde yazilmis sözlerimiz ve bir avuc hayellerimiz vardi... Ne guzel aradan gecen alti yildan sonra ben seni sarabilme duygusundayim...Hade Bira bana bir saka yap. Bak bugun bir Nisan ve gelde su yüregime bir damla kardan ertilmis su dök. Gel be Esmer yüreklim.biliyormusun gittiginden beri senle kocak kocaga uyumaktayim.ve senle uydugum uykumdan uyanmak istemiyorum...tekrar basa dönüp o korkunc anilara dönmek istemiyorum. hep polayanacilik oynamak istesemde olmuyor olmuyor omuyor gercek serseri bir kursun gibi yuregime saplaniyor...
13 EKIMIN karanliginda basimda, yüregimde ve odamda dolasan ölümden kacmaya calistim:Gece boyunca ölüm vardi ve her taraf ölüm kokuyordu . ölümü burnumda his ediyorumdum ve ölüm beni ürkütüyordu ama ne yalan söyliyeyim sen hic aklimdan gecmiyordun.Cünkü senin ölümün bana cok uzakti. Bilemezdim senin toy yüreginle ve bilmezliklerine 19 yasina 19 gün kala bizi terk edecegin. Ve gece ölüm ve kan kokuyordu.o Korkunc duyguyla uyanirken sabahin selinde,yani Zamansız zamanların birinde alıyorum yine yürekleri parçalayan o acı haberi. Bütün gitmeler neden böyle zamansız esmer yüreklim. Bütün gitmeler neden ardında koyu bir sessizlik bırakır. Acep bize haksizlik ettigini düsünüyormusun Bira.Neden zamansiz gidişlerin ardında bıraktığı sorular bu kadar cevapsız.Ne cok cevapsiz sorular var simdi bizim aile ve dotslarinin gözyasina bogulmus sofrasinda.Yillar ve tarih sahitti Biz hiç sırtımızı çevirmemiştik ki ölüme, böyle zamansiz ve sessizce göcüp eksiltin bizi.Bir yanini bez topuna batirilmis atesten ignelere birakirken yüregimize.En guzel narin yaninda kara topraga armagan etmen. Ve bizi bir avuc kara topraga hasret birakman. Simdi oldumu be BIRA BIRAYEMIN simdi oldumu Welatemin.Şimdi dünyanın geri kalanından tecrit edilmiş kelimelerle biraz olsun hafifletmeye çalışsam da yüreğimin kar fırtınasını nafile, gittikçe şiddetleniyor anıların denizinde.Seni dusunurken zoruma gitmekte gurbet. Affet beni gelemedim son yolculuguna. Sinirlari zorladiysamda gecemedim telörgüleri.
Nereye dönsem kömür gözlü sen. Hangi yöne dönsem anamin kanlar icindeki o cigliklari, hawarlari ve sana özgü dile getirmis ülkemin yanik yüregindeki agitlar. ve babamin telefonun öbür ucundan gelen hergün biraz daha büzülüb imkansizlikla solmus yüreginden gelen caresiz icimi acitan o ses. Ve simdi senden bana kalan alti yildir görmedigim o karanlıkların hüküm süremediği tek alan olan yüregin.
En son senden gelmis olan Fotoraflara (cok yakiskli olmussun )karelerinin dışına taşan, insanı umuda buyur eden bakışlarının sıcaklığıyla ısıtmaya çalışıyorum yokluğunun soğuk rüzgarıyla üşüyen yüreğimi su kör olasi gurbet elinde. Hayatlarımızın ortasına oturan yarımlıkları bir bir yakmak istiyorum hayallerimizin ateşinde. Peki ya hayaller yarımlarla bölünmüşse esmer yüzlüm, onu neyle tamamlamalı simdi. Gelde su yarali yüregime bir cevap olustur yalandanda olsa bu saka günde. Bir Nisande ne olur. Hatirlarmisin bana Derdinki senin ismin her guzel seye yakisiyor. Simdi söyle be Welat senin o guzel ismin o mezar tasina hic yakistimi? Sana olan sevgim KÜRDISTAN kadar büyük... artik kavuşmamız FIRAT'ın DİCLE'sinden kopması kadar imkansız, gidişim HALEPCE katliamı kadar acıdır.... ama sana Newroz cocuklariyla bir demet gül yüregimden koparitip yolladim ve bir davet bir gece gelde derinliklerimde bana misafir ol. Newroza’te piroz be Birayemin Welatemin... ölüm kokuyordu ogece, ve ben bilmezliklerdeydim etrafimi kusatmis olan ölümden kurtulmaya calisirken gercek kursun gibi yuregime saplandi.!
Binefsa Nalin
Yorum yaz