Cemil Bayık'a Perinçek Silahları
Tutuklanan İP Genel Başkanı Doğu Perinçek hakkındaki suçlamalar arasında "PKK'ya verilmek üzere Kuzey Irak'a 24.00o adet silah göndermek," "Bilecik toplantısı'na katılmak" ve "Örgütün belgesini kaleme almak" bulunuyor.
İSTANBUL - Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, "Ergenekon terör örgütünün üst düzey yöneticisi olmak" ve "Devlete ait gizli belge ve bilgileri temin etmek" suçlarından tutuklandı. Soruşturma kapsamında bugüne kadar tutuklananların sayısı 44'e ulaşırken, ilk kez bir sanık, 'yönetici olmak' suçundan tutuklanmış oldu.Ümraniye'de ele geçirilen el bombalarına ilişkin başlatılan Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, Serhan Bolluk, Adnan Akfırat, Ferit İlsever ve İbrahim Benli, dün saa 12.00 sıralarında Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Soruşturmayı yürüten üç savcı tarafından sorgulanan şüphelilerden İbrahim Benli serbest bırakılırken, Alemdaroğlu'nun da aralarında olduğu 4 kişi tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkeme sorgularının ardından 3 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Alemdaroğlu'nun ise hakkındaki delillerin tutuklanması için yeterli olduğu ancak yaşı ve sağlık durum göz önüne alınarak serbest bırakılmasına karar verildi. Alemdaroğlu'na ayrıca yurt dışına çıkış yasağı kondu. Adliye çıkışı açıklama yapan Alemdaroğlu, "Birileri, iktidar sahipleri Ergenekon üzerinden bir takım mesajlar iletmesini, Ergenekon üzerinden bir takım çalışmalar yapmasını mutlaka ödeyecektir." dedi.
İP GENEL BAŞKANI PERİNÇEK, ÖRGÜT YÖNETİCİLİĞİNDEN TUTUKLANDI
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ise, gece saat 02.30 sıralarında adliyeye getirildi. Savcılık sorgusunun ardından tutuklanma talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen Perinçek, mahkemedeki sorgusunun ardından "Ergenekon terör örgütünün üst düzey yöneticisi olmak" ve "Devlete ait gizli belge ve bilgileri temin edip elinde bulundurmak" suçlarından tutuklandı. Perinçek sabah 08.30'da adliyeden çıkartılarak cezaevine götürüldü.
PERİNÇEK HAKKINDA PKK'YA SİLAH GÖNDERDİ SUÇLAMASI
Mahkemedeki savunmasında hakkındaki iddiaların hayal mahsulü ve çelişkili olduğunu öne süren İP Genel Başkanı Perinçek'in, "PKK'ya verilmek üzere Kuzey Irak'a Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 24 bin adet silahıyla ilişkili olduğum belirtilmektedir. Bu kadar silah 120 ton yaptığı ve 12 TIR ile taşınabileceği dikkate alındığında gerçekle hiç ilişkisinin olmadığı anlaşılmaktadır. Benim Bilecik toplantısına katılmam söz konusu değildir. Bana yöneltilen suçlamalardan birisi de Ergenekon yapılanması olarak belirtilen örgütün belgesini kaleme almaktır. Bu belge dikkatlice incelendiğinde benim karakterimle, üslubumla ve mücadelemle kesinlikle bağdaşmamaktadır" dediği öğrenildi.
Bölücü terörle ve çetelerle sürekli savaş halinde olduğunu ileri süren Perinçek, CIA'nın partisi olarak nitelediği AK Parti'nin komplolarıyla bu suçlamalara maruz kaldığını iddia etti. Perinçek, "Parti binasında yapılan aramalar tamamen usulsüzdür. Burada bulunduğu söylenen belgelerin ya da CD'lerin bizzat bana dayandırılması suçun şahsiliği ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Benim hakkımda asılsız birçok iddiada bulunan Tuncay Güney'in yaptıkları, kişiliği, kendi beyanında kendisinin homoseksüel olmasını belirtmesi ve halen Amerika'nın verdiği 10 yıllık vizeyle Kanada'da hahamlık yapıyor olması, bu kişinin beyanlarına itibar edilmemesi için yeterlidir. Benim şu anda sanık olarak burada bulunmam bile benim yöneticisi olduğum iddia edilen örgütle hiçbir ilgimin olmadığının kanıtıdır. Kesinlikle delilleri karartma ve kaçma şüphem de yoktur. Benim kişiliğim, yaptığım mücadele bunun en büyük kanıtıdır. Dosyada bulunan ve emniyette bana okunan telefon görüşmelerinin tamamının içeriğini kabul ediyorum. Bunların hiçbirinde, hiçbir şekilde suç olan bir görüşme yoktur. Dolayısıyla tüm bu hususların birlikte değerlendirilerek serbest bırakılmamı talep ediyorum." şeklinde konuştuğu öğrenildi.
Adliye çıkışında açıklama yapan Doğu Perinçek'in avukatı Mehmet Cengiz ise, "İşçi Partisi çetelere, gladyoya karşı mücadele etmiştir. Doğu Perinçek gladyo örgütlenmesinin başı gösterilmektedir. Sorgular boyunca nihai hedefin TSK olduğunu gördük. Bunu millet önünde protesto ediyoruz. Doğu Perinçek hakkındaki tek kanıt 2001 yılında Tuncay Güney adlı provokatörün CIA tarafından devşirilmiş bir kişinin ifadelerine dayanılmıştır ve Ergenekon örgütünün üst düzey yöneticisi olmakla suçlanmıştır" dedi.
ADNAN AKFIRAT HAKKINDAKİ SUÇLAMALAR
Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen sanıklardan Adnan Akfırat kendisine ait olduğu belirtilen belgelerin gizli olmadığını, gazeteci olduğu için mesleğiyle ilgili herkeste bulunabilecek belgeler olduğunu savundu. Veli Küçük'ü tanıyıp tanımadığı sorulan Akfırat, "Veli Küçük, Endi mağazalarının yöneticisiydi. Ben de çalıştığım kurum için reklam almaya çalışmıştım ancak vermedi. Kendisiyle bir de Adnan Gürses'in cenazesinde karşılaştık" dedi. Tutuklanan şüpheli Zekeriya Öztürk'le ilgili olarak da, "Ulusal kanalda program yapıyordu. Provokatör olduğu için işine son verildi" diye konuştu. Akfırat, Uğur Mumcu cinayeti ve Nesim Malki'nin borçlu listesinin kendisinde bulunma nedenini de gazeteci olmasına bağladı.
FERİT İLSEVER VE SERHAN BOLLUK HAKKINDAKİ SUÇLAMALAR
Sanıklardan İP Genel Başkan Yardımcısı Ferid İlsever de, suçlamaları kabul etmedi. Parti binasında ele geçirildiği öne sürülen Yargıtay krokisinin ve güvenliği ile ilgili bilgilerin bulunduğu CD ile ilgisinin olup olmadığı sorulan İlsever, söz konusu CD'yle hiçbir ilgisinin olmadığını iddia etti.
Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni sanık Serhan Bolluk ise, savunmasında hayatının, dosya kapsamında isimleri geçen ve daha önce gözaltına alınan ya da tutuklanan çetelerle mücadeleyle geçtiğini savundu. Bolluk, "Ortada gerçekten bir çete vardır. Ancak bu benim suçlandığım çete değildir. Maalesef bazı yargı mensuplarının da içinde olduğu anlaşılan çetedir" ifadelerini kullandı (CHA)



Yorumlar (13 gönderildi):
Yani 24 bin değilsede ateş var duman çıkmıştır bir aliş veriş vardır. Nasıl ki avukat Kandil’de savaş kararı vermişse bu cetrefilli de olsa, Apo da bu çetenin içindedir. Belki de af sözu almıştır. Dikkat ederseniz AKP ye saldırmakta; CHP’den, MHP’den ve askerden daha öndedir derin devlet yerine AKP ye saldırıp kımden yana olduğunu gösteriyor.
Peki ne olcak durum ne olacak!.. Kuzeyın durumu ve aynı zamanda ona bağlı olarak bu muğlaklık. Yani, bitişe giden durum nasıl değişecek?
Tarihin Öcalan hakknndaki hükmü bana göre eşi benzeri olmayan bir ihanet örneği olacaktır!!!
Öcalan, Apoculuk denen zorbalık, faşist Kemalist katil Türk devleti gibi alternatiflerini boğma dışında hiçbir işlevi olmayan paravan bir suç örgütüdür... Tıpkı faşist sömürgeci Türk devleti gibi... Apocu hareket içinde yer alan hatalı arkadaşlarımız Apoculuk denen zorbalığın ne demek olduğunu artık anlamalı ve bilince çikarmalıdırlar.
Yaşasın pkk'nin devrim şehitleri...
Yaşasın Kürdistan davasında şehid düşen canlarımız...
Deli devris....
DTP'liler de, PKK'liler de, 30 senedir Kürdler için mücadele ediyorlar. DTP'li olanların da, PKK'li olanların da, çocuğunun hayatı ya dağda, ya hapiste, ya da karakollarda çürüdü. Dayak yediler ve yerlerde süründürüldüler.
Diyarbakır'da bir milyona yakın insan Newroz kutlayabiliyorsa eğer, bunun bedelini ilk etapta kendine PKK'liyim, DTP'liyim diyen insanlar ödediler. AKP, Kürdler için ne yaptı? Polisleri halka saldırtmaktan başka. Ayıp bu yaptığınız be!. Kendi halkınızın değerlerine böyle saldırırken, biraz elinizi vicdanınıza koyun!. Eleştiri yapın, ama herşeyi ayaklar altına almayın. Hepimize yazık oluyor!...
saygilar
Yorum yaz