Anasayfa | Türkçe | Öcalan, Hiç Bir Zaman TC Devletiyle Köprülerini Atmadı.

Öcalan, Hiç Bir Zaman TC Devletiyle Köprülerini Atmadı.

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image

Abdullah Öcalan, hiç bir zaman TC devletiyle köprülerini atmadı. İlişkilerini koparmadı. Hem düsünce olarak, hem stratejik olarak hem bilgilendirme ve gerçek muhaliflerini yok etme olarak.. Her dönemde devlete sadakatini göstermiştir. İmralı'ya alınmayla beraber hiç tartışma gerektirmeyecek kadar bu ilişki açıktır. Genelkurmay Eşgüdüm Dairesi tarafından yöneltiliyor Öcalan. Yani baş ellerinde, gövde dışarda. Bu baş da malesef gövdeyi istediği rotaya sokuyor. PKK falan yok. Öcalan'ın Avukatlar Örgütü var. Bu, dünyada ilktir.

 

 

 

 

Yayın koordinatörümüz Şükrü Gülmüşün geçtigimiz günlerde  Tempo dergisi ile yaptığı röpörtajın tam metnidir.Nasname

Sayın Şükrü Gülmüş

Türkiye’de yayın yapan Tempo Dergisi’nde yayınlanmak üzere “PKK-Derin devlet ilişkisi” üzerine bir haber hazırlıyoruz. Konuya ilişkin Türkiye’den görüştüğüm bazı isimler, mutlaka sizin de görüşlerinizi almam gerektiğini söylediler. Son günlerde şu konu çok tartışılıyor: Kimilerine göre devlet, kimilerine göre ise derin devlet uzun yıllardır PKK ile görüşüyor, hatta pazarlıklar yapıyor. Konuya ilişkin Abdullah Öcalan da avukatları aracılığıyla gerek tutuklanmadan önce, gerekse tutuklandıktan sonra İmralı da Türk yetkililer kendisiyle görüşerek, Kürt soruna ilişkin pazarlık yapmaya çalıştıklarını iddia etti. Buradan hareketle;

* Devlet yetkililerinin PKK ile görüştüklerine dair bilgiye sahip misiniz?

 

Evet. Hem de bu PKK denilen teşkilatın oluşmasından beri. Bazı ilişkiler direkt olmaz. Bu ilişki, ne Avni Özgürel"in dediği gibi "Abdullah Öcalan ofisoy olarak" çalışması ne de kimilerinin Mehmet Eymür"ün söylemine dayandırarak "Zarf usülü olarak" çalışmasıdır. Böylesi adamların görevi, "stratejik ajanlık"tır. Yani devletle aynı kulvarda işi götürmedir. Ankara PKK'si başından beri şu adamlarla kontrol edildi. Abdurrahman Ayhan, bu Pilot Necati (Kaya) denen unsuru taşıdı. Pilot, 1979"lara yani Öcalann Suriye koruması'na kadar devam etti. Bu bir 'sırra kadem' olarak çekildi. Ve bence hala yaşıyor. Fehmi Yılmaz ve en son Kesire Yıldırım -Öcalan'laşarak devam etti. Bunlar iç bağlantı ve kontrolü saglayanlardi.

 

Daha sonra ise, Basın-Yayın ağıyla Öcalan'la bağ kuruldu. Başından günümüze kadar görevinin başında olan Hüseyin Aykol mesela.. Hala Öcalancı basında. Yalçın Küçük denen adıçük ama marifeti büyük adamın herzeleri biliniyor. Bana göre Diyarbakır Bağlar Belediye başkanı Yurdusev Özsekmenler ve Akın Birdal'e kadar devam eden bir zincir ve iletici kayış var. Biz bunlara ifte kulak' diyoruz. Bunlar bilinenler. Bir o kadar da bilinmeyenler var. Ve İmralı avukatlarının tümü, bu hizmet şekbekesi içindedir.

En iyi belge ve tanığı da yazarlarımızdan Halis Açarn Hasan Atilla Uğur haberinde görmek mümkün.

*PKK ile derin devlet mi yoksa devlet mi görüşüyor?

Dünyanın hiç bir yerinde devletler homojen değildir. Heterojen ve farklı gruplar vardır. Öcalan ve PKK'yi yaşatan, asli devlettir. Asli devletin kendisi bizzat Ergenekon'dur. Bu Ergenekon'un da pespaye ve yorgun malzeme haline gelmiş olan bazı uzuvları var. İlkinde görüşenler, bu ıskarta artıklarıydı. Ama bunlar çuvalladı. Çuvallayınca da asli ve askeri zinde güçlerin, devlet sahiplerinin hışmına uğradılar. Yani 'Başaramadınız, adamı kullanamadınız ve başarısızsınız. Bu halde gideceksiniz' dediler. Emekli paşalar ve onların ekibi ABD'nin de istemiyle gidecek. Kısacası, devletin bir kanadı görüş. Zinde olanlar kendini sağlama aldı. Bir anlaşma saglandı. Ama pazarlık için hala direniyor. Tasfiye edilecek Ergenekon kanadi icine girmek istemiyor. O da suçu 'iç çeteler'ine yüklemek gayretinde.

 

*Bu görüşmeler ilk ne zaman başladı? Bilginiz varsa anlatabilir misiniz?

İnancıma göre TC Devleti durduk yerde kendisi örgüt kurmaz. Kurulanların içine sızar. Liderlerini elde eder. Ve beynine hakim olur. Olmadıklarını, boyun eğdiremediklerini fiziki olarak tasfiye eder. Dr. Şivan (Sait Kırmızıtoprak) ve İbrahim Kaypakaya örneği gibi. T-KDP'si sekreteri Derwêşê Sado (Derviş Akgün) gibi elde eder. Ama Faik Bucakkatleder. 'Ankara PKK'si ve bunun başındaki Abdullah Öcalan, hiç bir zaman TC devletiyle köprülerini atmadı. İlişkilerini koparmadı. Hem düsünce olarak, hem stratejik olarak hem bilgilendirme ve gerçek muhaliflerini yok etme olarak.. Her dönemde devlete sadakatini göstermiştir.

İmralı'ya alınmayla beraber hiç tartışma gerektirmeyecek kadar bu ilişki açıktır.

 

Genelkurmay Eşgüdüm Dairesi tarafından yöneltiliyor Öcalan. Yani baş ellerinde, gövde dışarda. Bu baş da malesef gövdeyi istediği rotaya sokuyor. PKK falan yok. Öcalan'ın Avukatlar Örgütü var. Bu, dünyada ilktir.

 

*Hangi kademelerden görevliler PKK ile görüştü?

Benim tanıdığım Ankara PKK'si ve Öcalan teşkilatında kademe yok. Var yok Öcalan'dır. Öcalan da Bekçi Murtaza dahil herkesle görüşür. Yeterki kendisi adam yerine konsun. Gerisi teferruattır.

 

*Bu konuya ilişkin hiç size teklif geldi mi? (Yani aracı olmanız istendi mi?)

Ben neyim ki bana teklif gelsin.. Ben 11 yıl kaldığım zindanda bile bu teşkilatla 6 yıl kapıştım. Sonra, ne Öcalan beni sever ne de ben Öcalan günahım kadar severim. Onun sadık kulları dururken bize ne hacet.. Bu soruyu es geçiyorum. Bunu da beni tanımamanıza bağlıyorum.

 

*PKK’yı derin devletin (Hatta MİT’in) kurdurduğu, kolladığı iddiaları mevcut. Buna katılıyor musunuz? Türk Silahlı Kuvvetleri isteseydi PKK’yı bitirirdi, ama ülkedeki mevcut gücün korumak için bitirmiyor tezini savunanlar da var. Bu konudaki görüşlerinizi aktarır mısınız?

 

Bu konu yıllardır tartışılıyor. Ben de en son noktayı Tarihin Eleği çalışmamla koyacağım. Ancak Kürd ve Kürdistan sorunu vardı. Bunun mazisi yüzyılları alır. Bu sorun olduğu için Abdullah Öcalan var oldu. Yani Öcalan, Kürd ve Kürdistan Sorununun yaratıcısı değildir. Ama Öcalan ve onu sahaya sürenler, ona katkı sunup, gelişiminin önünü açanların kafasındaki plan tutmadı. Önce dokunmadılar, hatta gelişmesine yardımcı oldular. Öcalan çok iyi eğiterek bu PKK'ye hakim olmasını sağladılar. Bu konularda hem devlet hem de Öcalan başarılı. Devlet yardım ve olanakla, Öcalan da içerde adam vurmakla, gerçek Kürd dava adamlarını bitirmekle- görevini başarıyla yaptı. Lakin evdeki hesap pazarda tutmadı. Kürdün Sorunu ülke, bölge dinlemedi. Dünya ölçekli bir hal aldı.

 

Devlet Öcalan elde etti. Onu eğitti. Ruhunun derinliklerine kadar hakim oldu. Onun kadar Türk Devletine hizmet eden Kürd nufüsuna kayıtlı bir başka insan bulamazsınız.

 

Ok yaydan fırladı.

 

Öcalan kucaklarına aldılar. Ama Kürd Milli Uyanış ve Kurtuluşunu durduramazlar.

 

Öcalan ve onun PKK'sına hakim olsalar bile Kürd Halkının Davasını bitiremezler. Bu noktada bence de Öcalan ve teşkilatı ayrı, Kürd Halkının Özgürlük ve bağımsızlık hakkı ayrıdır diyorum.

Şu anda ise Öcalan yaşatan devlettir. Genelkurmaydır. Bu konuda eşitzlik var. Biz de eşit ortam ve fırsat bulursak hem Öcalanbitiririz hem de PKK Kürd PKK'si olur.

Artık Öcalan ve devlet (TSK) aynılaştı.

Öcalancılar biz Kürdlere karşı bir ehir korucuları' görevini görüyor. Bunun devamından nemalanan çok farklıçler var. Şavaş birilerine para ve imkan sağlıyor. Kaybeden halklardır. Bu savaşın kazananı çok ama kaybedenleri ise; Kürd ve Türk halkıdır. Bu bir gerçek.

RöpTempo Dergisi

Editör (Politika)

Cemal Subaşı

Nasname

 

Yorumlar (5 gönderildi):

Lesar xapiti .. 22 Nov, 2008 03:02:09
avatar
merhaba Xoce, gercekten bu röpotajda damardan girmissin seni kutluyorum. Bence birini untmussun o da halen görevini büyük bir zevkle yürüten Duran kalkan.Duran konusunda PKK disindaki tüm yurtsever kesimler Duranan Kalkan'in halen bu görevde oldugudur.
Muzaffer Saglam .. 22 Nov, 2008 03:02:39
avatar
Ben Keke Sukru'nun soyledikleri'nin hepsi'nin gercekleri yansitgin'dan dolayi, buna da fazla ekliyecek baska bir sey bulamiyorum. Kendisi'nin de belirtigi gb. yillarca PKK'nin degisik kademelerin'de aktif bir sekilde halki ve ulkesi Kurdistan icin mucadele etmis, degisik kademelerde gorev ve sorumluluklar almis, yillarca ''meshur'' Diyarbakir zinda'nin da kalmis ve degisik zamanlarda da Bekaa'lara kadar gitmis. Oralarda, Sam'da Ocalan'in villasin'da vs. olup bitenlerden bilgisi ve haberi vardir. Ayrica gerek hem PKK'nin onemli ve de degisik kadrolar'inda gorev almis kisilerin ona anlatimlari ve de Jitem gb. faili mechul cinayetlerin sebekesin'de zamanla gorev almis ve vurucu guc olarak kullanilan kisilerin anlatimlari vardir. Bana gore bu anlatimlar hem halkimiz acisin'dan, hem de hem dunya ve Kurd-Turk kamuoyu acisin'dan yararli bilgilerdir. Kuskusuz bana gore daha anlatilmasi gereken cok seyler vardir, ama o da yeri ve zamani geldigin'de kamuoyuna yansitilacaktir.
mehmet .. 22 Nov, 2008 07:31:37
avatar
Selam sayin Hocam. Yillarca kurt halkinin mucadelesi icin, pkk saflarinda bulundun. Bunun icinde pkk yi hepimizden daha iyi taniyorsun. Bunu kabul ediyorum.Pkk nin ne soyledigini biz biliriz ama sen neler yaptigini ve neler yapmak istedigini daha iyi bilirsin. Bu anlamda her aciklamaniz ben ve benim gibi gercek anlamda kurt halkinin demokratik ve ozruluk mucadelesine dogru bicimde katki sunmak istiyenler icin cok onemlidir.
Bugun sayin Fuat Cavgun arkadasinda kurt ulusal hareketi ile ilgili yaptigi tespitler oldukca yerinde ve doru tespitlerdi. Ben Sukru Hoca'nin ve Fuat arkadasin yazilarinida goz onunde bulundurdugumda daha da kafam netlesti ve pkk hakinda bende su tespiti yapmak istiyorum.
T.C Devleti her zaman Kurt Ulusal Kurtulus Mucadelesini hazirliksiz yakalamak icin oyunlar dezgahlamistir. T.Cuhmuryetinin kurulusunda da Kurtlerin asiretci yapisindan yararlananarak bolmus ve yenilgiye ugratmistir. Seyh Sait Efendi'nin hareketini de Dersim Hareketinden izole ederek ve hazirliksiz ken harekete zorlamis ve bu sekilde yenilgiye ugratmistir.Dersim Hareketini de ayni sekilde alevi bir hareket olarak sunup sunni kurtleri hareketin disinda tutmayi basarmis. Ozellikle Kurt Ulusal Kurtulusu ulusal bir cizgiye oturdugu 60 li donemlerde de devlet kirli oyunlarindan vaz gecmemistir. Ama ozellikle DDKO donemi ile baslayip DDKD ile devam eden sorecte Kurdistan'da hem Turkiye KDP si hem DDKD hem DHKD ve Rizgari ile KUK hareketleri ile Kurtistan'da yeni bir mucadele yeni bir uyanis basladi. Dunyadaki sosyalist hareketin hizlanmasi ile ayni doneme denk dosen bu Turk Sosyalist Hareketi de Bati da ciddi bir guc kazanmisti Turkiye Isci Partisi 15 miletvekili ile parlementoya girmisti. Ama devlet Turkiye'deki sosyalist hareketi silahli mucadeleye zorladi kirdan sehire gerill mucadelesi, sehir gerillasi derken hareket isci sinifindan koparildi silahli mucadeleye zorlandi ve bunlari etkisizlestirmek halktan koparmak icin catisma ortamini yaratti ve boylece elde edilen bir cok mevzi elden cikip heder oldu.
Kurdistan'da da mucadele artik ciddi anlamda kitlesellesmis bir cok il ve ilcelerde Beledyeler kazanacak hale gelmis ve tumuyle demokratik zeminde yuruyen bir mucadele olarak hergun buyumekte idi.Iste tam bu noktada Devlet kollari sivadi ve mu Ulusal ve sinifsal karektere sahip olan demoratik zeminde ulusal ve demokratik mucadele yuruten hareketlerin karsisina PKK yi cikartti. 12 eylul 1980 e kadar pkk devlete karsi hic bir eylem yapmadi ama butun demokrat hareketlere saldirdi butun orgutlerden en ileri gelen insanlari oldurdu bunu dogru bulmayan arkadaslarini bile hic gozunu kirpmadan katl etti.Devlet turk sol hareketini marjinallestirmisti sira kurt yurtsever hareketlerinde idi bunu da pkk eliyle terorize ettikten sonra Corum'da Maras'ta ve Kurdistan'in bir cok yerinde katliamlar yapti alevi -suni catismasini da buna ekliyerek ve hepsini bir butun olarak ta 12 eylul fasist askeri darbesine gerekce olarak gosterdi.Boylece hem Kurdi Kurde kirdirtti pkk eli ile, hem alevi halkimizi katl etti hemde yine suni halkina bunu yaptirdi. Hem kurt hareketini terorize etti hemde de kendine fasist askeri darbenin gerekcesi yapti. Kurt Ulusal Hareketinde yer alan partiler orgutler dernekler darma dagan edildi binlerce genc insanimizi hapishanelere tikadi. Sorgusuz sualsiz zindanlarda curuttu.Boylece 12 eylulle bir donemi kapatigini dosunen TC derin bir nefes aldi. Yurt disina cikan hareket mensubu insanlarin bir cogu yurt disinda cok ciddi sikintilar yasadiktan sonra yeniden bir toparlamaya dogru yol almisken pkk silahli mucadele karari aldi ve bir cok orgutten insanin katilimi ile silahli mucadele basladi bu da TC icin binlerce mezarinin koylerin yikilip yakilmasina binlerce hayvanin telef edilmesine binlerce kurt gencinin olumune ve yuzbinlerce kurdun yerinden yurdundan surulmesine neden oldu. buna karsilik elde edilen kazanimlarda yok degil elbette ama bu kazanimlarda suanda ne yazikki Abdullah Ocalan'in ruh haline piskolojisine kurban edilmektedir. Buda gosteriyorki Abdullah Ocalan Ankara'dan yola cikarkende devletin hizmetkari olarak yola cikti ve bircok yurtseveri katl etti bir cok orgutu dagitti. devletin yapamadiklarini pkk ye yaptirdi.
Buda demek oliyorki pkk hic bir zaman devletin kontrolu disinda hareket edemedi ve hep bir sekli ile devletin kontrolunda calisti. Hareket icinde ozgur birey anlayisini yikti biraz farkli dosunen olursa da hepsini ajan olarak niteleyip yok etti ama kendi ajanligina bu halkin sesiz kalmasi da bir o kadar aci bir olaydir.
Abdullah Ocalan yakalandigi gun itibari ile devletin hizmetinde oldugunu ilan etti. Avrupadan ve dagdan insanlar getirip teslim etti verdigi ifadelerle insanlar yakalandi ve bildigi herseyi devlete acik ve sacik bir sekilde anlatti. Bu samimi itraflar la kendine inananlari bu sefer tek tek ele verdi. Gerilanin Ulke disina cikmasi talimati verdi. Bir cok insani bu geri cekilme karari ile Turk Ordusuna oldurttu. Benim amcam oglu bu geri cekilmede sehit oldu ve icerde tutugu 500 e yakin gerila birligine ise hic bir destek verilmeden bir cok catismalarda bu insanlarimizi Turk Ordusuna vurdurttu bunlarin icinde benim kardesimde sehit olanlar arasindadir. Kuzey Kurtistan'a verilen bunca zarar yetmezken Guney Kurdistan'daki Mucadeleyi bogmak ve yenilgiye ugratmak icin Turk Ordusu ile birlikte hareket etmekten geri kalmadi bunun icin silahli mucadele baslatti ve Turk Ordusu da karakollarimiza saldiran pkk gucleri Barzani ye siginiyor diyerekten Irak Kurtistan'ini hedef gosterdi. Bunuda bu halkin gormemesi belki de en kotusudur Belkide bu halkin bu sorunu gormemesi kendilerine yapilan en buyuk zarardir. Bununlada yetinmedi Abdullah Ocalan kemalizmin en buyuk savuncusu durumunda ve bunu gizlemeden de yapiyor.Hindistani Israili AKP yi Yahudileri bir butun olarak dusman gosterip Kemalizmi de ovuyor durumuna geldi ama hala insanlar eskisi kadar olmasada sayin demeye devam ediyor.
Bu halkin gercek anlamda Kurt hak ve ozgurlugune inandigina ben can-u gonulden inaniyorum. Ve hala bu halkin Abdullah Ocalan Kurt halkina hizmet ettigine inaniyor. Abdullah Ocalan'in ne yaptigina tam anlam verememistir. Bir gun mutlaka Bunu gorecektir ve ulusal cizgiye cekilecektir. Ben buna butun yuregimle inaniyorum. Nasilki suanda bu yapilan yanlislarin cogunu cok sonradan goren bircok insan gibi biraz gecte olsa gorecekler. Selam ve devamla hoscakalin.
mehmet OLCER
KAMO .. 22 Nov, 2008 08:53:24
avatar
ilk defa şükrü xoceyi bu kadar bilimsel konuştuğunu gördüm tebrikler.
Şükrü Gülmüş .. 22 Nov, 2008 09:52:14
avatar
KAMO İÇİN
Lesar xapiti, Muzaaffer Sağlam kardeşime teşekürler. Mehmet Ölçer kardeşimi de okudum. Düşüncelerini söylemesi güzel.
Ve KAMO'ya gelince. On da bir fıkra anlatacağım:

Arabın biri boş havuzda yüzüyor. Kulaç kulaç üzerine atıyor. Kan-ter içinde. Arkadaşı onu izliyor. Bu durumuna hayret ediyor.

-Seydi ne yapıyorsun?
-Kör müsün, yüzüyorum.
-İyi de havuzda su yok ama..
Yüzen Arap hiddetle ayağa kalkıyor ve:

-Biliyorum seydi biliyorum. Bir de su olsaydı.. Olsaydı da beni görseydin...

Bizim de o hesap Kamo/Mamo!..
Hoca böyle de konuşmasını bilir. Yazar da. Hele bir de canlı yayın hakkı elde etseydi, karşımda da bir sergerde olsaydı.. olsaydı da göreydin.

Selam ve selametle.
Hüç bir şeyimiz olmasa Nasname'miz var.
Ve hedefimiz belli NasnameTV olmadan ben göçmem bu dünyadan bilesin!...

Xoce

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin