Bu Devlet Laik Olamaz!
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın konumu ve kapsam alanı, aynı zamanda siyaseti vesayet altında tutan egemen elitin ikiyüzlülüğünün de net bir resmidir. Her konuda olduğu gibi, lakiklik konusunda da mangalda kül bırakmayan ve bir siyasi parti gibi tavır sergileyen askerin, bu konuya ilişkin konuştuklarına veya ittiraz ettiklerine hiç tanık oldunuz mu?
Modern çağda kurulan merkezi devletlerin, farklı bir kültüre, dile veya dine sahip olan toplulukları, tek bir milli kimliğe dahil etme çabası, ortak bir dilin ve kültürün vatan sınırları içindeki tüm topluluklara kabul ettirilmesinde entegrasyon esas alındı. Türkiye’de ise bu süreç, yani 1926-1930’lu yıllarda çok zalimce işletildi. Farklı dilleri, kültürleri ve dini inançları yok sayarak zorunlu ve kanlı bir asimilasyon tercih edildi ve Cumhuriyet’in temel bir politikası olarak yaşama geçirildi. Uluslararası koşullardan kaynaklanan nedenlerden dolayı da bu Çağdışı politikanın restorasyonu dışında hala sürekliliğini korumaktadır.
Örneğin;
Anayasa’nın 136’ncı maddesi diyor ki: “Diyanet İşleri laiklik ilkesi doğrultusunda bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek özel kanunla gösterilen görevleri yerine getirir.”
Anayasa’nın 10’uncu maddesi de diyor ki: “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi, inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle -bakın, dikkat edin- ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” diyor.
Ancak; Milli Güvenlik Kurulunda planlanan-kararlaştırılan ve Diyanet İşleri Başkanlığı eliyle devlet dini haline getirdiği Sünni’lik dışında kalan inançlara mensup toplum kesimlerine hizmet sunmuyor ve bu bir anayasal suçtur.
Oysa, Diyanet İşlerinin 70 bin din görevlisi ve devasa bir bütçesi var. Ayrıca, Diyanet İşleri Başkanlığı yurt dışı faaliyetlerde bulunur. Başkanlığın yurt dışı hizmet ve çalışmalarını koordine etmek üzere halen on sekiz ülkede büyükelçilikle bünyesinde din hizmetleri müşavirliği ve yirmi bir başkonsolosluk bünyesinde de din hizmetleri ataşeliği bulunmaktadır. Keza, bugün itibariyle Avrupa Birliği ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Japonya, Avustralya, Türk cumhuriyetleri, Balkanlar ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmak üzere toplam 32 ülkede bulunan İslami topluluklara yönelik olarak bilgilendirme ve din hizmetleri açısından rehberlik yapma faaliyetleri sürdürürmektedir.
Tezata bakın!
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın konumu ve kapsam alanı, aynı zamanda siyaseti vesayet altında tutan egemen elitin ikiyüzlülüğünün de net bir resmidir. Her konuda olduğu gibi, lakiklik konusunda da mangalda kül bırakmayan ve bir siyasi parti gibi tavır sergileyen askerin, bu konuya ilişkin konuştuklarına veya ittiraz ettiklerine hiç tanık oldunuz mu?
Dolayısıyla, Türkiye’de laiklik adına toplumsal gerginlik yaratan egemen asker ve sivil bürokrasi, 2009 Yılı Diyanet İşleri Başkanlığı Bütçe Kanunu Tasarısı’nı, Türkiye’nin “demokratik, lâik ve sosyal hukuk devleti” olduğu safsatasının neresine yerleştirecekler acaba? Merak edenler içinTasarıyı olduğu gibi aşağıya aktarıyorum.
NASNAMENEWS (SA)
2009 YILI DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI BÜTÇE KANUNU TASARISI:
DEVLET BAKANI MUSTAFA SAİD YAZICIOĞLU (Ankara) – Sayın Başkan, Komisyonun değerli üyeleri, kamu görevlileri ve basın mensupları; Diyanet İşleri Başkanlığı 2009 mali yılı bütçe kanun tasarısının görüşülmesine başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Anayasa ve yasaları bir bütün olarak ele alırsak Diyanet İşleri Başkanlığının dört temel görev alanı bulunduğunu görürüz. Din hizmetlerini yürütmek, yaygın din eğitimini gerçekleştirmek, toplumu din konusunda aydınlatmak, toplumsal birleşme ve bütünleşmeye katkı sunmak.
Diyanet İşleri Başkanlığı bu dönemde söz konusu dört alanı her türlü siyasetin dışında kalıp çağın ve toplumun ihtiyaçlarını dikkate alarak yeniden tanımlamış ve her bir alana yeni bir perspektif kazandırmıştır. Bu bakış açısının bir sonucu olarak taşra ve merkez teşkilatlarının toptan katılımıyla yoğun bir faaliyet ağının içine girilmiş, önemli icraatlar gerçekleştirilmiş ve bilimsel kriterlere dayanarak birçok proje başlatılmıştır. İçe kapanık değil, bilgi ve kaliteyi referans alan dışa dönük, açık ve şeffaf bir kurum olma niteliğine özen gösterilmiştir.
Sosyal içerikli din hizmeti: Sayın Başkan, değerli üyeler; Diyanet İşleri Başkanlığı geçtiğimiz dönemde din hizmetlerinin sınırlarının sadece ibadet ve mabetle sınırlı görmemiş, din hizmeti konseptini yine mevzuatların içinde kalıp yüce İslam dininin dindarlara yüklediği sorumlulukları dikkate alarak sosyal ve kültürel boyutlarını da kapsayacak şekilde yeniden tanımlamıştır.Bu olgu, dinlerin insanlığa getirdiği evrensel değerler ve sosyal kazanımlarla da örtüşmektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı söz konusu açılımı dinî yayıncılıktan yurt dışı hizmetlerine kadar faaliyet gösterdiği her alanda orantılı bir şekilde yansıtmaktadır. Din ne kadar sosyal bir kurumsa din hizmetleri de o kadar toplumsal bir işleve sahip olmalıdır. Bu nedenle din hizmeti sadece mabetlerin fiziksel yapısına hasredilecek bir alan değildir. Diyanet İşleri Başkanlığı geçtiğimiz dönemde din hizmetlerinin geleneksel unsurlarını disiplinli bir şekilde ifa etmeyi esas vazifesi olarak kabul etmekle beraber, bu çerçeveye çocuk ve gençlik sorunlarını, kadın haklarını, doğal afetler hakkında bilinçlenmeyi, engelli ve yaşlılara yönelik yeni yaklaşımları, çevre duyarlılığı, ekolojik dengenin ve aile yapısının korunması gibi pek çok unsuru da dâhil etmiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığı ailelerin ve gençlerin korkulu rüyası olan uyuşturucu ve bağımlılık meydana getiren maddelere karşı duyarlı olunması ve gereğinin yapılması hususunda halkımızı bilinçlendirmeye çalışmaktadır.
Yaygın din eğitiminde yeniden yapılandırma: Diyanet İşleri Başkanlığı geçtiğimiz dönemde yine yasal ve Anayasal sınırların kendisine tevdi ettiği bir görev alanı olarak yaygın din eğitimi konusuna yeni bir açılım kazandırmıştır. Bu dönemde hizmet içi eğitim kursları, Kuran kursları, yaz kursları ve eğitim merkezleri altyapı, içerik ve yapısal olarak yeniden gözden geçirilmiş, programlar bilimsel açıdan revize edilmiş, bu alanlara yönelik ders kitapları ve hazırlayıcı yasalar İslamın doğru bilgileri ve çağın gerekleri doğrultusunda uzman bilim adamlarına yeniden yazdırılmıştır. Kuran kurslarında okutulan kitaplar yıllık ve günlük planlar, sosyal faaliyetler, ilahiyat fakültelerinde alanının uzmanı öğretim üyeleri tarafından yazılmış, gözden geçirilmiş ve yeniden içeriklendirilmiştir. Böylelikle, Başkanlık, yeni nesillerin doğru dinî bilgiler ve modern kazanımlar ile paralel bir şekilde bilgilendirilerek yetiştirilmesine önem vermektedir.
Yaz kursları, örgün eğitimi, bilgi, ahlak ve sosyal etkinlikler açısından geliştirici bir işlev olarak yeniden yapılandırılmıştır.
Diyanet İşleri Başkanlığı din görevlilerinin eğitim seviyelerini yükseltmek amacıyla çalışmalar yapmış ve personelin meslek içi eğitimine yönelik bir seferberlik başlatmıştır. 1990’lı yıllarda başlayan ilahiyat ön lisans programına ilave olarak YÖK ve Ankara Üniversitesiyle varılan bir anlaşmayla bütün din görevlilerinin dört yıllık fakülte mezunu olmasının önü açılmıştır. Açık öğretim ilahiyat ön lisans mezunu personelin lisans tamamlamaları konusundaki uygulamalar bütün hızıyla devam etmektedir. Böylece her kademedeki din görevlilerinin yükseköğrenim yapmaları sağlanmış olacaktır.
Dinî bilginin yenilenmesi ve yaygınlaştırılması: Diyanet İşleri Başkanlığı artık bilgi üreten ve bu bilgiyi sağlam iletişim mekanizmalarıyla topluma sunan bir yapıya kavuşmuştur. Böylelikle ister ilkel, ister modern olsun her türlü batıl inanç ve hurafeye karşı toplumun daha duyarlı olması sağlanmaktadır. Halkımızı din konusunda bilgilendirme ve aydınlatma faaliyetleri hem hizmet verilen mekânlarda din hizmetlerinin bir parçası olarak hem de topluma ve ailelere yönelik düzenlenen bilimsel, kültürel toplantı, yayın ve yaygın eğitim programlarıyla sürdürülmektedir. Başkanlık hizmetlerinin toplumun her kesimine yönelik olarak programlamakta ve gerçekleştirmektedir. Örneğin, ülke nüfusunun yarısını oluşturan kadınlara yönelik hizmetler de son yıllarda bir denge yakalanmaya çalışılmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak toplumu din konusunda aydınlatmak görevini, çağın ve toplumun ihtiyaçlarını dikkate alarak yerine getirebilmek için farklı bir yayıncılık anlayışı geliştirmiştir. Artık, çocuklara, gençlere, kadınlara ve aydınlara hitap eden eserler üretilmektedir.
Toplumsal birleşme ve bütünleşmeye yapılan katkı: Diyanet İşleri Başkanlığının yukarıdaki başlıklar altında özetlediğim yeni hizmet anlayışının en temel gayesi şüphesiz ki toplumda birlik, beraberlik, yardımlaşma ve bütünleşme bağlarına katkı yapmaktır. Bu nedenle en titiz ve hassas olduğu konulardan birisi her türden siyasetten uzak durmaktır. Aynı şekilde, Başkanlık, toplumumuzdaki farklı inanç grupları, mezhepler ve oluşumlara aynı mesafede olan bir konumda kendisini görmektedir. Bunu yaparken toplumda hoşgörü kültürünün, birlik, bütünlük ve yardımlaşma anlayışının yerleşmesine, yerinde ve doğru bilgiye dayalı dinî düşüncenin gelişmesine toplumun ortak değerlerinin ve halkımızın duyarlılıklarının gözetilmesine ayrı bir önem atfedilmektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı hemen her fırsatta ülkemizde yaşayan bütün inanç gruplarının dinî öğretisine değer verdiğini, bu öğretilerin araştırma alanının içerisine girdiğini ve din hizmetleri açısından hepsine aynı yakınlıkta olduğunu ifade etmektedir. Bu olgu yansımasını dinî yayıncılık alanında da göstermektedir. Bugün ülkemizde görülen inanç gruplarının farklılığı mahiyetten ve özden ziyade şekilseldir. Bu bakımdan aramızda birlik ve bütünlüğü sağlayacak unsurlardan birisi de dinî, kültürel ve millî klasiklerimizdir. Bu gerçekten hareketle, Başkanlık ülkemizdeki bütün inanç gruplarının ana kaynakları, klasikleri ve temel eserlerinin Türkçe’ye çevrilmesi, basın ve dağıtımı konusunda imkânları ölçüsünde kendisini sorumlu görmekte ve katkı sunmaktadır. Fakat bu işlevi sadece o inanç grubunun hedef kitle olarak yapmamakta bütün inanç gruplarının hizmetine sunacak bir tarzda geliştirmektedir. Bu perspektifin ön adımını geçtiğimiz dönemde bir kısmını bastığımız Alevi Bektaşi klasiklerinin Türkçeye çevrilerek yayınlanması oluşturmaktadır. Caferi klasiklerine yönelik benzer bir program hazırlanmaktadır.
Yurt dışı din hizmetlerinde yeni açılım: Diyanet İşleri Başkanlığının bir diğer görev alanı ise yurt dışı faaliyetleridir. Başkanlığın yurt dışı hizmet ve çalışmalarını koordine etmek üzere hâlen on sekiz ülkede büyükelçiliklerimiz bünyesinde din hizmetleri müşavirliği ve yirmi bir başkonsolosluk bünyesinde de din hizmetleri ataşeliği bulunmaktadır. Ayrıca, müşavirlik ve ataşeliklerin emrine sınavla seçilmiş ve altı ay süreyle eğitime tabi tutulan 1.119 din görevlisi görevlendirilmiştir. Bugün itibariyle Avrupa Birliği ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Japonya, Avustralya, Türk cumhuriyetleri, Balkanlar ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmak üzere toplam 32 ülkede bulunan vatandaş ve soydaşlarımıza yönelik olarak bilgilendirme ve din hizmetleri açısından rehberlik yapma faaliyetleri sürdürülmektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığının bu dönemde yurt dışı hizmetlerini ilgili ülkelerin temel özelliklerini gözeterek yeniden değerlendirmiştir. Şartların zorunlu bir sonucu olarak Başkanlığımız özellikle Avrupa’da görev yapacak din görevlilerini yetiştirmek için uluslararası ilahiyat projesini geliştirmiştir. Bu program çerçevesinde Ankara ve Marmara Üniversitesi ilahiyat fakültelerinde eğitim gören hâlen 140 lisans öğrencisi bulunmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığının Türk cumhuriyetleri, Balkan, Kafkas ülkeleri, Türk ve Müslüman topluluklarına götürdüğü hizmet anlayışında da yeni bir açılım sunmuştur. Yerel değerleri evrensel kazanımları bilgi ve özgün yaklaşımları esas almıştır. 90’lı yıllara oranla her alanda bir istikrar yakalayan söz konusu ülkelerde daha kalıcı hizmetler götürmenin metotlarını araştırmış, ülkemiz insanı ile ilgili ülkelerin toplumlarının yakınlaşmasına önem vermiştir. Türk cumhuriyetleri ile Balkan ve Kafkaslarda yaşayan Türk ve Müslüman topluluklarının din görevlisi ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla açılmış bulunan Azerbaycan, Kırgızistan ve Kazakistan’da ilahiyat fakülteleri, Romanya ve Bulgaristan’da Yüksek İslam Enstitüsü ve İlahiyat Koleji, Azerbaycan’da Bakü Türk Lisesi, Romanya’da Pedagoji Lisesi ve Bulgaristan’da Rusçuk, Şumnu ve Mestanlı’da üç imam hatip lisesine hâlihazırda her türlü destek verilmektedir.
Türk dili ve kültürünün bütün öğrencilere öğretildiği bu okulların eğitim, öğretim giderleri ile öğretmen ve öğrencilerin ihtiyaçları Türkiye Diyanet Vakfı tarafından karşılanmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı Avrasya İslam Şûrası toplantılarının daimî başkanlığının getirdiği bir sorumlulukla bu toplantıların 7’ncisini 2009 yılının ilk yarısında yapmaya hazırlanmaktadır. Bu toplantıda eğitim, dinî bilgi kaynaklarının üretimi ve yenilenme yöntemi üzerinde durulacaktır.
Diyanet İşleri Başkanlığının son dönemde faaliyet gösterdiği bir diğer alan ise Afrika Açılımı’dır. Diyanet İşleri Başkanlığı öncelikle İstanbul’da uluslararası Afrika Dinî Liderler Toplantı düzenlemiş, 21 Afrika ülkesinin dinî idare ve başkanları toplantıya iştirak etmiş, toplantıda yapılan istişareler sonucunda dinî idareler arasında ikili iş birlikleri gerçekleştirilmiştir.
Sayın Başkan, değerli üyeler; hizmet ve faaliyetlerini yukarıda özetlemeye çalıştığımız Diyanet İşleri Başkanlığının 2009 yılı mali bütçesi 2 milyar 455 milyon 275 bin TL olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine teklif edilmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin hemen hemen tamamının personel giderlerine harcandığı her yıl somut bir şekilde ortaya konmaktadır. Fakat her defasında bu bütçenin çeşitli basın yayın organlarında polemik konusu hâline getirilmesi üzüntü vericidir. Bu konuda sürekli bilgilendirme yapılmasına rağmen aynı tutum maalesef sergilenmektedir.
2009 mali yılı bütçe tasarısının 1 milyar 955 milyon 485 TL’sinin personel giderleri, yani genel bütçenin yüzde 79,68; 251 milyon 454 bin TL’sinin sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderleri (yüzde 10,24), 228.418 bin TL’sini mal ve hizmet alım giderleri (yüzde 9,31), 16.990 bin TL’sini sermaye giderleri, yatırımlar (yüzde 0,69), 1 milyon 947 bin TL’sini transfer harcamaları, cari transferler (yüzde 0,08) oluşturmaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Yasası bütçe müzakereleri biter bitmez komisyonumuzda ele alınacak şekilde hazırlıklarımız tamamlanmıştır. Çok gecikmiş olan bu konu katkılarınızla bütçe görüşmelerinden hemen sonra sonuçlandırılmış olacaktır.
Özet olarak sunduğum bu bilgiler biraz daha detaylı olarak sizlere takdim edilmiştir. Burada yapılacak eleştiri ve katkılar bu hizmetlerin daha nitelikli ve kaliteli bir şekilde verilmesine vesile olacaktır.



Yorumlar (0 gönderildi):
Yorum yaz