Abdülmelik Fırat:Anter cinayetinde sadece JİTEM değil PKK da var
Kürt siyasetçi Abdülmelik Fırat: "PKK'yı nasıl yönlendirdiklerini bana anlatan asker ve bürokratlar oldu. PKK Kürtler için tuzaktır. Kürt aydınlarının öldürülmesinde JİTEM'in yanı sıra örgütün parmağı var"..
"Kürtlerin bilgesi" olarak kabul edilen Fırat, tam 58 yıldır siyasetin içinde. Yakın tarihin özeti olarak karşınızda duruyor. Diğer taraftan PKK son dönemde yeniden ses getiren eylemlerine, saldırılarına hız verdi. Ayrıca Güneydoğu'da yeniden sokak olayları yaşanmaya başladı. Bir de İmralı'da tutuklu bulanan Öcalan'ın açıklamaları... PKK ne yapmak istiyor? DTP neden çizgisini sertleştirdi? Öcalan'la cezaevinde görüşen generaller kim? En önemlisi de Ergenekon davasından hareketle derin devlet-PKK ilişkisi söz konusu mu? Çünkü Fırat, yıllardır Öcalan'ın derin yapılarla ilişkisini söylüyordu. Hatta Öcalan, Fırat'ın açıklamaları üzerine bir dönem MİT'le ilişkisini kabul etmek zorunda kalmıştı.
* Çıkışından itibaren PKK'nın derin devletle veya istihbaratla ilişkili olduğunu söylüyorsunuz. Sonunda Ergenekon iddianamesinde de PKK'nın Ergenekon tarafından yönlendirildiği bilgisi yer aldı... PKK, derin devlet tarafından kurulmuş bir organizasyondur. Abdullah Öcalan da "Kendimi MİT'ten zor kurtardım" diyor.
* PKK'nın derin devletle bağlantısıyla ilgili size gelen somut bilgiler var mı? Ergenekon'da Savcı, bunun üzerinde çalışıyor. Bir şeyler ortaya çıkaracaktır. Savcı, zaten Ergenekon ile PKK'nın ilişkisini ifade etti.
* Çok da somut şeyler yok... Öcalan, Ankara'ya geldiğinde MİT'te çalışıyor. Öcalan'ın kendisi de bunu doğruladı. PKK, Kürt meselsinde bir oyundur. Dönemin bir MİT yöneticisi Öcalan ve arkadaşlarını Çubuk Barajı'nın kenarında topluyor. Ondan sonra Öcalan'lar, 150-200 Kürt genci ve aydınını öldürdü. Sonra da Bucak ailesine saldırıp Suriye'ye kaçtılar. Suriye'ye geçince o ülkenin istihbaratının kontrolüne girdi. Ama yakalanıp tutuklandıktan sonra yeniden tamamen derin devletin kontrolüne girdi. PKK, Kürtlerin genç çocuklarını dağa çıkarıp heba ediyor. Kürt meselesinin çözümüne dair projeleri yoktur. Kürt gençlerini harcayan bir aygıttır. PKK, son yıllarda da JİTEM'le iç içe çalışıyor.
* JİTEM'le mi? Evet. Birbirlerine karşıt olduklarına bakmayın, perdenin arkasında sarmaş dolaşlar. Bakın, Kürt aydınları PKK-derin devlet ilişkisine sessiz kalmıştır. Neden sadece PKK değil, çünkü JİTEM de var. Kürt aydınlarını öldürüp tasfiye ettiler. Bunlara faili meçhul deniliyor. Bunların bir kısmını JİTEM, bir kısmını da PKK öldürdü.
* Musa Anter cinayeti kimin işi, neden öldürüldü? Suikastı yapanlar PKK'nın itirafçısı. Musa Anter yaşlıydı, yani söyleyeceğini söylemişti. Öldürülmesini derin devlet niye istemiş olsun ki! Musa Anter, dik yapılı adamdı. Onların içinde kişiliğini muhafaza ediyordu. Oysa PKK'lılar Öcalan'a tabi olmayanı istemez. Bu PKK'da rahatsızlık yaratıyordu. PKK, Anter'in tasfiyesini, yani ölümünü istiyordu. Bu cinayette sadece JİTEM yok, PKK da var.
* Bu bilgiler nasıl size geliyor? Benim ailem bin yıldır orada yaşıyor. 1950'de parlamentoya girdim; 58 yıldır siyasetin içindeyim. Siyasetçileri tanıdığım gibi işadamlarını, bürokratları ve generalleri de tanıyorum. Şimdi gelip bana Öcalan'ı nasıl yönlendirdiklerini anlatan asker ve sivil bürokratlar var. Bu bana açıkça anlatıldı. İkincisi MİT, son döneme kadar bizim ne yediğimizi, hatta ne renk elbise giydiğimizi kontrol ediyordu. Şimdi MİT ve askerde bizim de tanıdıklarımız var. Aralarında bizim tarafın çocukları var. Onlar da bize gerçekleri anlatıyor. Yani ben 1960 darbesinin olacağını 1959'da Adnan Menderes ve diğerlerine söyledim; "Bana darbe olacağını söyleyen subaylar var" diye. Ama anlatamadım. Menderes'in yanına bir general gelip gidiyor, öbür subay gelip elini öpüyordu. O bunlara aldanıyordu. Mesele bu. O nedenle Öcalan'ın ilişkilerini biliyorum.
***
CHP, dedemin gömüldüğü yere halkevi açtı
* Öcalan'ı ziyaret ettiği söylenen paşalarla ilgili tartışma var... Görülmüş şey değildir; idamla yargılanmış birinin avukatlarına verdiği talimatlarla örgütü yönetmesi. Öcalan'ın avukatları gidip yüz yüze oturup, "Al bunları, ver bunları" demiyor. Oradaki cezaevi yöneticileri "Görülmüştür" dedikten sonra o notlar avukatlara veriliyor. Burada örgütü yönetmesinin önü açılıyor. Yönlendiriliyor. Öcalan'la ilk görüşen Çevik Bir'dir. Sonrasında başka paşalar da görüştü. Aslında görüşmeyen paşa yok. MİT Müsteşarı da görüştü. Kürt sorunu PKK dışında çözülmek istenmiyor. Bu derin devletin isteği. Kürtlerin yüzde 20'si PKK'ya oy veriyor.
* PKK'ya oy verdi derken DTP'yi mi kastediyorsunuz? O partiler kendi başlarına kurulmadı. PKK kurdu. Aslında o partilere oy verenler PKK'ya oy veriyor. Burada şu önemli: Kürtlerin yüzde 80'i niye oy vermiyor? Üstelik o Kürtler de PKK'dan daha ileri derecede haklarını; dillerini, kimliklerini istiyor.
* Kürt sorununun muhatabı PKK değil geriye kalan Kürtler mi diyorsunuz? Kimse dönüp de Kürtlerin yüzde 80'i ne düşünüyor diye sormuyor. Devlet çıkıp bu memleketin temel meselesinde Kürt siyasi parti liderlerini, kanaat önderlerini çağırıp "Ne istiyorsunuz" demiyor. Muhatap olarak Kürt çocuklarını kandırarak dağa çıkarıp avcılara heba eden PKK'yı alıyor. Ama kötü olansa demokrasiyi, insan haklarını savunanların da Kürt meselesini PKK'ya getirmesidir. PKK nedeniyle Türkiye'de ve dünyada sanki Kürtler teröristmiş algısı oluştu. Kürt sorunu PKK'yla başlamadı onunla da bitmez.
* DTP'ye ne diyorsunuz? Çizgisini iyice sertleştirdi. Öyle davranmak zorundalar. PKK'dan listeye girip milletvekili oldular. Onların da siyasi ümitleri var. Başka bir yön de açık değil.
* PKK'nın eylemleri ve Güneydoğu'da yaşanan olaylar, seçimleri kaybetmemek için olamaz mı? Temel neden Ergenekon davası. Burada PKK güçleniyor. DTP de güçlenir. Dolaylı bir etkisi var.
* DTP Diyarbakır'ı kaybedebilir mi? Kaybetmez. Siyasiler ve şimdiki iktidar partisi de PKK'nın dışındaki yüzde 80 Kürt'ün oyunu Kürt sözcüğünü kullanmadan almak istiyor. Geçen seçimde AKP'ye oy verdiler. Çünkü Başbakan, "Kürt sorunu benim sorunumdur" dedi. Sonra da unuttu. Son gidişinde de işadamlarına "Çözeceğim" diyor. Açık açık adım atamıyor.
* Çözüm? Devlet Kürt meselesini insan hakları ve hukuk ölçeğinde çözmeli. Halk, dilinde eğitim ve medyasını istiyor. Kimsenin kafasında ayrı yaşamak yok. Dedem Şeyh Said'e kadar ailemiz siyasetle meşgul olmamıştı. Nedeni de Kürtler Osmanlı'nın yıkımında İngilizler ve Fransızların tahriklerine rağmen Türklerden ayrı hareket etmedi. Bu konuda Kürtlerin Osmanlı'nın bürokratik ve askeri yetkilileriyle anlaşmaları var. Mustafa Kemal de Amasya Beyannamesi'nde "Bizim mücadelemiz Kürt ve Türklerin birlikte devlet kurmasıdır" diyor. Milli Mücadele'yi birlikte verdik. Kürt ileri gelenlerinin evinde Mustafa Kemal'in yazdığı mektuplar var. Ama Lozan'dan sonra verilen sözler tutulmadı. 1925 Şeyh Said isyanı bu nedenden kaynaklı. Dönemin Kürt aydınları, yazarları, aşiret liderleri Şeyh Said'den Kürt davasının başına geçmesini istiyor. '



Yorumlar (22 gönderildi):
1-Derin devlet bitmeden Pkk davsı bitmez zira kullanan odur.
2-İnsan hak ve hürriyetlerine asla müsade edilmez,demokrasiye asla geçilemez zira Derin devletin müsadesi yoktur.Faili meçhul cinayetler,Krizler,sağ sol ileri geri Kürt Türk Alevi sünni,İlerici gewrici laik anti laik oyalamacılığının temelinde derin devlet vardır.Peki bu derin devlet kim?Pkk yı Türklere karşı Türkleri Pkk adı altında kürtlere karşı kışkırtan savaştıran Kim?Kandile kadar gidip Pkk üst düzye sorumluları ile görüşüp akabinde Türk genelkurmayı ile görüşenler kimler?Hem Pkk ya hemde TSK ya maddi destek vererek savaşın devamlılığını arzu eden güç dengelerini muhafaza edenler kimler?İşte bu soruların cevabını bulduğumuzdas meseleler çözülecek.Gerçi Nasnameyi takip edenler hayli uyandı ama yetersiz,Demekki ilim olmadan aydınlanma olmuyor aydınlanmadanda sağı solu dostu düşmanı pek fark edemiyoruz.Uayanacağız herhalde..
Sitenizi düzenli takip ediyorum.Sizinle bazı konularda farklı düşünsek te,bu farklılıkları zenginlik ve katkı olarak algılıyorum.Birbirimizle aynı düşünmek zorunda değiliz.Aynı düşünmesek dahi Kürt yurtseverliği gibi ortak ve önemli bir paydamız olduğu için birbirimize tahammül etmek zorundayız.PKK bir Aborjin hareketi ya da Nikaragualı'ların ulusal kurtuluş mücadelesi değil.Bir takım kurucularının farklı ilişkileri olsa dahi tamamen Kürt dinamikleriyle gelişen ve devam eden bir hareket.Bu dinamiklerde zindan direnişleri,bu dinamiklerde büsbütün bir halkın canı,kanı ve emeği var.Bu dinamiklerde kendine yurtseverim diyen her Kürdün katkısı var.Ben fanatik PKK ci ler gibi kendisi dışındaki oluşum ve kişileri reddeden bir zihniyette değilim.Siteyi düzenli takip ettiğim halde,bazı yazıları tebessümle karşılayıp bazılarına öfkelendiğim halde şimdiye kadar hiç yorum yazma gereği duymadım.Ama bugün nedense birşeyler yazma ve birkaç soru sorma ihtiyacı hisettim.
Abdülmelik FIRAT;Şeyh Said'in torunu,birkaç dönem parlamenterlik yapmış,darbeler yaşamış,bu darbeler sonucu zindanda kalmış önemli bir siyasi kişiliktir.Ama ben bu kişiliğin son on yılına kadar hiçbir döneminde Kurdati adına bir katkısını okumadım,duymadım ve görmedim.
A. Melik FIRAT'ın bu kerameti kendinden menkul yurtseverliği nerden gelmektedir?
Şeyh Said'in torunu olmak önemli bir Kürt yurtseveri ve şahsiyeti olmak için yeterli bir kıstas mıdır?
Musa Anter gibi tüm hayatı Kürt Hareketi'nin içinde geçmiş onlarca Kürt yurtseveri ve bilgesi sizin tarafınızdan "Kürt Bilgesi" sıfatı alamazken,çeşitli eleştirilere uğrayıp hakaret yerken,tüm siyasi hayatı Demokrat Parti ve devamı olan siyasi hareketlerde geçmiş,Menderes ve Demirel'den hiç ayrılmamış,1991 yılı gibi tüm Kürt dinamiklerinin ayakta olduğu bir dönemde (bu dönemde hepiniz PKK liydiniz.Kürt hareketi dalga dalga yayılıyordu) DYP Erzurum Milletvekili olarak meclise giren SN FIRAT'ın "KÜRT BİLGESİ" sıfatı nerden gelmektedir?
Bu sıfat bu kadar ucuz mudur?
HAKPAR içerisinde o kadar önemli Kürt şahsiyeti ve siyasetçisi varken A.Melik FIRAT'ı HAKPAR Genel Başkanı yapan ayrıcalık ve önem nedir?
Eleştirilerinizden herkes payını almışken SN FIRAT'ın sütunlarınızda hiç yer bulmamasının nedeni HAKPAR Genel Başkanı oluşu mudur?
Öcalan aslında bir dönem onu onore etmişti.MED TV yi açtığınızda karşınızda Melik Fırat,kapattığınızda Melik Fırat vardı.Melik Fırat'ın gözaltına alınması programın yayını kesilerek halka duyuruluyordu.O zaman yapılan gibi sonradan yapılan ajan yakıştırması da hiç hoş değildi ve çok çirkindi.Tıpkı şimdi yapılan Kürt Bilge'si lanseleri gibi.
"Kim izin veriyor?" sorusuna "Ocalan'in kaldigi Imrali kimin kontrolunde?" sorusuyla cevap verilebilir. Bunun cevabi da acik: derin-TSK.
Derin devlet cokertilirse PKK hamisiz, destekcisiz kalir. Ocalan'in son gunlerde "Benimle gorusun" israri bundandir. Sirtini dayadigi guc gozlerinin onunde yok olup gidiyor.
Ortaligi karistirarak patronu derin devletin omrunu uzatmaya calisiyor ama cok yaniliyor. Yalcin Kucuk'un dolmusuna biniyor; Kucuk'un kendisine faydasi yok ki Ocalan'a olsun. Kucuk yakin bir zamanda gozaltina alinirsa sasmamak lazim.
Masum ve mazlum Kurdlerin kanina eli bulasan bu veya su sekilde cezasini cekiyor, cekecek.
melik fırat son 6 yıldır sağlık sorunlarından dolayı tedavi görmekte ona rağmen apo ve derin devleti aşan bir gazeteci yazar görüşme talebinde olursa yılda bir bir de ropörtaj yapmakta ama ne yazıkki basın aponun dışında kimseye yer vermez
melik fıratın dyp den aday olmasını karalama olarak kullanmanız ard niyetinizi ortaya koymakta bu kürt ahmet türk ve abisi abdurrahim türk te bir zamanlar chplerde yeraldılar çünkü kürdistan barış partisi yoktu
ama dikkatli ropörtajı okusaydınız dyp nin kürt politikaları yüzünden istifa etti diyor.
apo hazretleri 96 da melik fırata partinin başına geç dedi kabul etmedi sonra da hain ilan etmeye başladılar
hakparı kuran o ve 2 sene önce de sertaç bucağa devretti partinin unursal başkanı
onun kürt bilgesi sözünü de ne nasname ne sabah gazetesi ne de ben taktım adam bir bilge ve yaşayan çok az dil bilginlerimizden biri
karalamak sevmediğimiz için ajan ilan etmek çok kolay
bu gün apo dışında herkes hain durumda
şıvan perwer gibi bir insana bile hain ajan denilen bir yerde yaşıyoruz
sayin firat'in omru kurt ulusal/insani varolus tarihinden bagimsiz degildir.Henuz kurtler toplu direnis ve sorgulamalarin cok uzaginda iken Sehit seyh said dedeleri,kutlerin modern tarihindeki ilk baskaldiriyi kurt ulusal/insani varolus tarihine kaniyla yazmistir.bu realite ve sayin firat'in dedelerinin mirasina kaygisiz sahip cikmasi ona, hakli onur ve nam kazandirmistir. apo ona herhangi makam veya mevki tayin etmedi,zira kendi makami abdonun yedi sulalesinin yetisemeyecegi kadar yuksekti.hakli olarak her kurt gibi hareketi tanimis ve liderinin kirli/karmasik/bulanik iliskileri onuda her onurlu kurtler gibi oradan uzaklastirmistir.aynen rusya'nin ona kucak acmasi ve sonrasinda turk albay ile samimiyetini gorunce kapi disari etmesi gibidir.tabii olarak onu tanimiyanlar onun sahsina degilde kurt ozgurluk hareketine sempati duyarlar.ve sonra ona elini veren yedi sulalesini kurtaramaz.insani kirli bir carkin icine surukler ve seni ne mucadele etmeye nede ayrilmaya mecbur birakir.yani ondan beklenen(TSK)kurt cocuklarinin kirletilmesi yada tas alti edilip itlaf edilmesidir.Ben sahsen Bu adamin orgut sosyolojisi cok dusunmusumdur.acaba;yaratilmaya calisilan yeni kurt kimligi,ideolojisi,davranis kaliplari ve papagan misali serok/merok/gerok/tirok tekerlemelerin ulusal hareket icin ne ifade ettigini cook dusunmusumdur.normal bir kurt cocugu cok renkli bir yaraticiliga sahiptir,giriskendir,atilgandir,caliskandir.sahip oldugu ailevi degerler/gelenek/insani tecrubeler geregi cok verimli olabilir.Ayrica iki gununun bir olmamasi geregi,kendisini iyi yonde gelistirmeye yonelik bir anlayisa sahiptir.bu cocuklar onun tezgahina duser dusmez;degisim/donusum baslar.var olan enerjisi topraklanir,yuzundeki yasam belirtileri fatkli yerlere kanalize edilir.farkli ve sempatik olmayan bir kurtce dayatilir.aynen med/medya/roj tv nin dil politikasi gibi insana sevdiren degilde insani iten bir kurtce dayatilir.sanki kendinizi bu zor ve gicik dili ogrenmek icin fazla zahmete sokmayin, birakin bunu hic gulmesini bilmeyen,yuzunde hayat/sefkat belirtisi olayan roj spikerlerine.sonra hayatla beraber erkekligide,kadinligida birlikte oldurup apo nun(hasan sabah misali)dusunmeyen gormeyen muridleri haline getirmeler.Allah askina, kurt cocuklari daglara yonlendiren/direnise yonlendiren geleneksel kurt asaleti degilmidir.?niye kampin girisinde herseyi onlardan alir ve onlari hashasini yapar.Son soz kurtler ihaneti/kardes kanini/koruculuga/isbirlikcilige/ apo nun dayattigi realite yuzunden bulastilar ve itildiler.sayin firat'in geleneksel/modern egitimi,medeni durusu,geleneksel kurt mirligi,vijdani/deger yargilari/kurt sevkati/odedigi bedeller/davaya sadakati ve bugunku dimdik durusu ile apo nun durusu arasinda hic benzerlik gorebilirmisiniz.saygilar
...Apo diyorki ben PKK yi bitirirsem beni de bitirirler diyor.
....Peki PKK yi devam ettirenler kimler?Madem ki sen Kürt halkı için kendini feda ettin çok büyük fedakarlıklara katlandığını söylüyorsun o halde açıkla?Söyle kim bunlar. Sana böyle bir misyon biçen kimler İsrail mi_İsrail güdümündeki TSK mı kim.
...Garip olaylar oluyor,Genelkurmay başkanı Diyabakıra geliyor stk ile görüşüyor şehir sakin sessiz,Ne zaman başbakan giiderse ortalık savaş alaı gibi her yerde ateş ve kepenk kapatma olayları malum hadiseler.Vallah benimde aklım karıştı.Neden ona öyle buna böyle!?Acaba Amed belediye başkanı PKK ve DTP genelkurmayla ortaklaşa AKP ye karşı cephemi aldılar!?Yani bu zatı muhtermler aman burada akp kazanmasın demokrasi gelmesin biz askeri vesayetetle daha iyiyizmi demk istiyorlar?Ergenekoncular yürüyüş yaptı bir ses gene duymadık.Hasılı kelam diyarbakırda bir dümenler dönüyor ama ne!?Hatta bütün güney doğuda.Acaba diyorum TSK PKK DTP MOSSAD ve CİA bölgede ortaklaşa bir planlarmı çeviriyor evet strateji uzmanları sorum sizlere merakımızı giderin bakalım?Stki Zilan özellikle bu tahlili tahkiki sizden istirham ediyorum.
Sevgili ERDEM kardeş,belliki Apo'cu hislerin seni harekete geçirdi ki ''Yaşayan En Büyük Kürt Bilgesi'' Üstad Abdulmelik FIRAT'a saldırdın...Tabi buna şaşırmamak lazım çünkü Apocu hareketin özünde vardır:Kürdi olana karşı çıkmak...Onun için ya ŞIWAN'ın sazını kırdılar,Barzani'ye düşmanlar...Belliki sen gündemden bihabersib herşeyden evvel ''kürt bilgesi'' sözünü nasname eklemedi haberin orjinalinde bu vardı...İkincisi bu sıfatı sadece belli gruptan insanlar değil çok farklı kesimden insanlar kullanmaktalr ...Keşke Apocular öve öve bitiremedikleri Musyafa Kemal'i onda biri kadar kürdi olnalra değer verseydi...
Peki Abdulmelik Firat neden daha önce bu kadar net bir sekilde iddialerini söylememistir? Belki kisisel cikarlari bunu gerektirmemistir. Ama var olan gercek sayin Abdulmelik Firat agzindaki baklayi cikarmis ve kendisini ele vermistir.
Sayin Abdulmelik Firat söyledikleri ile Büyük insan Sex Said'in kemikleri sizlamistir. Bari bundan böyle Sex Said'in adini agzina almasin.. Hem Sex Said hemde biz kürtler rahat ederiz.
sualinin cevabı zaten yazdıklarında var.
her şey açık değil mi?
askeri vesayet sistemi bu saatten sonra pkk varsa vardır,yoksa irtica diye ekmek çıkarırlar uzun bir müddet.
tabii türkiyede islamcılar akıllandı,fethullah gülen korkunç bir teşkilatçı,islamcılara bu sistemle yumruk yumruğa dövüşe girmenin boşa kürek sallama olacağını fehmettirdi.gerçi bu şekilde büyük bir yozlaşmanın da esiri oldu islami cemaatler ama olsun,karşı tarafı da köşeye yatırmak üzereler...sanırım hizbullah ta şiddetin askerin işini kolaylaştırdığını iyiden iyiye anladı.
biizm dindar kürtler de islami partilere oy verdiği sürece laikçi cephenin bir daha iktidar yüzü görmesi muhal,yani imkansız.o halde güvenlik-asayış konsepti çerçevesinde askeriye sınıfı neye sarılacak?tabiiki terörize edeceği ayrılıkçı(!)yapılanmalara...daha doğrusu bu tip yapılanmaların "kışlalarla" eşgüdümsel çata-pat tarzlarına.bakın pkk silahı bıraksın,kalıbımı basarım yeni bir APO er geç sahneye sürülecektir.kim bilir şimdiden ergenekon talim-terbiye akademisinden çaycılık eğitim devresini bitirmiş göreve hazır vaziyette bekletiliyor bile olaabilir bu yeni Kürt Halaskaranı...
birtakım karargahlarda kanlı seneryoların biri geliyor,biri gidiyor;bunu tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok.Yine bu karargahların ateş talim poligonlarında hedef tahtası olarak hem takkeli hem poşulu insan figürlerinin kullanılmakta olduğundan emin olabilirsiniz...askeri vesayet sistemi için elbette işler rayında gitmiyor:tam demokrasi beklentisi türk kesiminde de güçlü yankılara sahip.Asker cenazeleri etrafında kotarılmaya çalışılan haki renk sevdası aşılama çabaları terse evrilmek üzere.Acılı bir anne babanın ya da beklenmeyen bir kaç delinin rütbelileri yuhalaması herşeyi alt-üst edebilir bir anda.Bir numaralı Türk generalin geçenlerde çılgına dönmesi bu korkudan.Şoven duygu bulutlarını yeterince beslemek için akan asker kanını hammadde yapma uğraşları da nispeten ergenekon oyuncularından bazılarının şimdilik devre dışı kalmasıyla iyi bir hasılata dönüşmüyor.Elde var Ülkücüler,ama,semer kuşanma arzu ve iradesi eski heyecan tadından uzak hemi de besleyci arpa takviyesinde sıkıntı zuhuru sözkonusu gibi.Şu halde alfabenin diğer elemanlarına tekabul eden planlara bel bağlanıyordur.Ne olabilir?
Kürdistan'da PKK çizgisindeki şiddet cephesine de siyaset cephesine de taze kan pompalamak...Böylelikle güvenlik öncelikli politikaların askeri tonundan birşey yitirmesinin önüne geçmek ve AKP hükümeti gibi önümüzdeki seçimlerde tek başına güçlü bir siyasal iktidara tekrar mahkum olmamak...Bundan sonra neler olacak?
Elbette olmaması için duacıyız,fakat basireti bağlanmakta olan AKP yönetiminin de katkısıyla olacaklar bellidir:Tayyip Erdoğan danışmanlarının önüne leblebi niyetine koyacakları tabletleri yutar yutmaz Kürtlere sıcak gelmeyecek bir kaç laf daha söyleme basireti(!) gösterebilir...Newroz bayramına çok zaman varsa da sokak tiyatroları için yüksek DTP politbürosu bir gerekçeler zinciri oluşturabilir.İnandırıcılık katsayısı sıfır rakımlarda bile olsa Serok kaynaklı yeni bir "cyaaak" sesi bu cümleden sahne alabilir.Gösteriler esnasında bazı polislerin (dikkat edin asker demiyorum,fatura yanlış adrese gitmemeli)silahları yanlış ateş alabilir ve küçük yaşta bazı Kürt çocuklarının kanı dökülebiir,bunu bir yere not edin...Bazı polisler Kürtlerin asla tahammül edemeyeceği bir biçimde Kürt kadınlarına şiddet uygulayabilir saçlarından tutup yerlerde sürükleyebilir.PKK intihar bombacıları(!)İstanbul polis şefi Cerrah Beyefendi'ye bulundukları yerlerin koordinatlarını vere vere artistik bir yürüyüş yapmayabilir.Karakol baskını mı?Bunu unutun,bu müjdeyi ben veriyorum diye teşekkür de beklemiyorum ama en az 4-5 yıl (yani gelecek seçimlere kadar) asla bir daha karakol basma PKK tarihine geçmeyecek.Başka neler olabilir DTP güçlensin gerilla şahlansın diye???Ee kardeşim,listeye siz de bi omuz verin artık benim güzel "nasname" okuyucudaşlarım,strateji uzmanı bir ben miyim?
Sevgilerimle ve bütün bunlardan hiç birisinin olmaması temennisiyle...
Kurd Kawa.Kardeşim A.Melik Fırat neden bu meseleleri daha önceden söylemdi açıklamadı demiş..Herhalde gözden kaçmış halbuki Fıra abimiz bu önemli meseleyi yıllardı söylüyor,Belki nasname sütunlarına yeni yansıdığı için yeni söylemiş zannedilir.Değişik basında çıktı okuduk.Tabi burada kaçırlmaması gerekn husus haddim olmayara söylersem Terör hadiseleri bizim lehimizemi aleyhimize mi? ona bakmalı.Terörden Kimler istifade ediyorlar kimlerin işine geliyor.Birirleri devamlı silah satıp katliam yaptırıp,Yıkılan yuvalar üzerine kendilerine saraylar yaparken,kan ve göz yaşı üzerine kendi istikballerini zulümlerini devam ettirme adına gayret gösterenlerin gayretlerini ihanetlerini unutmamak lazım.Selamlar.
saygilar sefkan
sen biraz da saf "man" yani saf adam görüntüsü veriyorsun.
Abdulmelik Fırat bu söylediklerini on yirmi otuz yıl önce de söylüyordu,senin sabahı şeriflerin hayrola...
ama haksız da değilsin apocu propaganda makinası ilaç sıkan belediye motorları gibi her tarafı sis altında bıraktığı için bazılarının diğer kesimlerin söylediklerinden yazdıklarından haberi olmayabiliyor.
saygilar
Tanımadığınız bir kişi hakkında konuşurken veya ona cevap yazarken Cemalim,Mehmedim gibi mahalle ağzı ifadeler kullanmayın.Zira o kişi ne sizin Cemaliniz,ne sizin Mehmediniz,ne de sizin Erdeminizdir.
Başkası için de vahlar çekmenize gerek yok zira yine o kişi "en az sizin kadar" okuduğunu ve yazdığını anlama yeteneğine sahiptir.Eksikliklerim var deyip kendinize vahlar çekmeniz sizi daha da geliştirecektir.
APO cu duygularımla o yorumu yazmış olsaydım yazının içeriğini,PKK ve APO hakkında yazılanları eleştirirdim.Ben yazının içeriğini değil sahibiyle ilgili endişelerimi belirtmiştim.Yazının içeriğiyle ilgili en ufak bir değinmem olmadı.
Eğer APO cu duygularımla o yazıyı yazmış olsam "HAKPAR içerisinde çok önemli Kürt Yurtseverleri ve siyasetçileri varken" ifadesini sanırım kullanmazdım.
Mühendislik Fakültesi'ni bitirmiş ve Türkçe'ye de yeterince hakim olduğunu düşünen biri olarak o röportajın Ecevit Kılıç imzasıyla Sabah gazetesinde yayınlandığını ve "Kürt Bilgesi" ifadesinin Nasname'ye ait olmadığını sanırım farketmişimdir.SN Melik Fırat sizin için yaşayan en büyük Kürt Bilgesi olabilir ama benim için sadece entellektüel ve bilge bir insandır.Varsın benim nazarımda da bilgeliğin Kürt bölümü eksik kalsın.
Şıvan'a saldıran,konserini dağıtan,sazını parçalayan insanlar bırakın yurtseverlikten,insanlıktan nasibini almamış aşağılık ve iğrenç insanlardır.Kendisi dışındakileri reddedip kendini kutsayan hiçbir düşüncenin bizim sistematiğimizde yer bulmaması gerekiyor.Kendine Kürdüm ve yurtseverim diyen her insanın mücadele yöntemi farklı olsa da diğer Kürt ve yurtsever unsurlara saygılı olması gerekiyor.Hiçbir güç beni Şıvan dinlemekten alıkoyamadı,koyamaz da!Ama burda da bazı şeyleri belirtmek gerekiyor.
30 yıldır devam eden bir Kürt Hareketi var.Bu hareketin bazı kurucularının veya liderinin değişik bağlantıları olsa dahi tamamen Kürt dinamikleriyle gelişen ve devam eden bir hareket.Bu dinamiklerde büsbütün bir halkın direnişi,canı ve kanı var.
Güney Kürdistandaki kahraman peşmergeleri,onların direnişlerini sazına,sözüne döken bir üstadın, Kuzeydeki Kürt gerillaları veya peşmergeleri için yazacak veya söyleyecek hiçbir şeyi yok mu?Umutlarını,özlemlerini,hayallerini ve aşklarını halkımıza kurban eden yiğitler için söyleyeceği bir stranı yok mu?
Güneydeki tüm trajedileri dile getirirken,onlara ağıtlar yakarken,Kuzey Kürtlerinin büyük ozanımızın sazına,sözüne konu olacak trajedisi olmadı mı hiç?
Binlerce faili meçhul cinayet yaşandı Kuzeyde.Binlerce köy yakıldı,yıkıldı.İnsanlar Adana,Mersin,İstanbul gibi metropollerde açlık sefalet içinde yaşamaya mahkum edildi.Diyarbakır'da 10 metrelik alana 4 seyyar satıcı düşüyor.Bu zulüm neden büyük ozanımızın sazına konu olmuyor?
Bu insanların başka alternatifi vardı da mı PKK li oldular?
Varsın PKK li olsunlar.PKK bir Aborjin Hareketi ya da Nikaragua Ulusal Kurtuluş mücadelesi miydi?
PKK ve Öcalan karşıtlığı adı altında Kuzey Kürtlerine sırtını dönenler,onların trajedilerine sessiz kalanlar biraz da kendilerini sorgulayacaklar.Yurtseverlik adına değil INSANLIK adına!
Selam ve saygılar...
Nasname basinda yayinlanan ve Kürd meselesiyle ilgili Haber . Röpörtaj ve makaleleri okurlarinin bilgilenmesi amaciyla sayfalarina tasir bu Nasnamenin ilgili Makale yada habere birebir katildigi anlami tasimaz.
Ayrica HAKPAR ile ilgili bir iddianiz varsa bunu KImliginizi aciklayarak bize belgesiyle iletin yayinlayalim.
Selamlar.Nasname
Kurd aydinlarinin katledilme bicimleri,detaylari,cinayet orgusu,ve en onemlisi kimin isine yaradigi gibi noktalar faili mechul denilen cinayetlerde JITEM-Avdocu isbirligini beraberinde getiriyor.
Cinayetlerin kimin isine yaradigi sorusunun tek cevabi yoktur.Ayni cinayet, karsit gozuken iki tarafin farkli nedenlerle ayni anda isine yarayabilir.Daha acikcasi:Kurd aydinlarinin katledilmesi Avdoculara taban toplama,tabani kemiklestirme ve hareketlendirme firsatini verirken TC derin devletine de gercek muhaliflerinden kurtulma imkanini veriyordu.
Aslinda bu konuda en iyi yorum yapabilecek kisi Aygan`dir.
Su nokta hic ama hic unutulmamali:
Seytan detayda gizlidir!
Ve maalesef biz Kuzey Kurdlerinde detay
duygusu pek geliskin degildir...
Son olarak geçtiğimiz günlerde Sabah Gazetesine bu iddialarını yineleyen Fırat, gerçekleri tersyüz ediyor. Gerek Öcalan’ın, gerek Murat Bozlak’ın anlatımları, gerekse de Ergenekon iddianamesinde yer alan bazı bilgiler, öne sürdüğü iddiaların tersine, Öcalan’ın değil, Melik Fırat’ın Genelkurmay’la işbirliği içerisinde olduğunu gösteriyor.
DEVLET VEKİL YAPTI
Abdulmelik Fırat ilginç bir siyasi geçmişe sahip. Şeyh Said’in oğlu Ali Rıza Fırat 1950 seçimlerinde devletin asker-sivil bürokrasisinin tehdit ve baskılarıyla adaylıktan vazgeçirilirken, onun yaşı büyütülerek önce Demokrat Parti’den, ardından uzun yıllar AP ve DYP’den milletvekili yapıldı. Bu partilerin iktidarında Kürtlere uygulanan zulme ortaklık eden Melik Fırat, 1990’lı yıllarda, gelişen Kürt muhalefeti karşısında yeni bir misyonla görevlendirildi: HADEP’in başına geçirilerek legal Kürt muhalefetini tasfiye etmek.
Fırat, HADEP’in genel başkanı olmak için ilk hamleyi Ankara’da yaptı. HADEP Genel Başkanı Murat Bozlak’la görüşen Fırat, “HADEP’e genel başkan olmak istediğini” söyleyip “partinin kendisine teslim edilmesini” istedi. Bu talep karşısında şaşıran Bozlak kendisine, “Sayın Fırat, siz daha partiye üye bile değilsiniz, ama genel başkan olmak istiyorsunuz. Arabamı da, şoförümü de sizin hizmetinize sunayım, gidin il il dolaşın. Kongrede de aday olun, halk sizi desteklerse genel başkan olursunuz” dedi.
ÖCALAN NİYETİNİ ANLADI
Bu kadar zahmete katlanmaya niyeti olmayan Fırat, Şam’a giderek Öcalan’ı ikna ederse, onun talimatıyla direk partinin başına geçebileceğini düşünüyordu. Öcalan’la görüşmesinde, “devletin Kürt hareketinin başında kendisini görmek istediğini, eğer HADEP Genel Başkanı yapılırsa sorunun çözüleceği” mesajını verdi. Fırat, kısmen doğru söylüyordu. Gerçekten de devlet HADEP’in başında onu görmek istiyordu, evet ama bunu Fırat’ın iddia ettiği gibi Kürt sorununun çözümü için değil, legal Kürt hareketinin tasfiyesi için istiyordu.
Ancak Fırat, Öcalan’la görüşmesinde de istediğini elde edemedi. Fırat’ın niyetini anlayan Öcalan, avukatlarıyla yaptığı bir görüşmede, o ziyareti şöyle anlatıyordu:
“Ben Şam'dayken Melik Fırat yanıma geldi, gözleri yaşlarla dolu ‘Beni HADEP'in başkanlığına getir’ dedi. Ben de ‘Ben demokrat biriyim, git kendini halka ve partiye kabullendir, onlar seni başkan yapmak istiyorlarsa yaparlar’ dedim. Bu konuda çok ısrarcıydı. Doğan Güreş ve devletin bazı yetkilileri ile görüşüp yetki almış gibi bir hava yaratıyordu. Yani ben başa gelirsem bu sorunu çözerler, devlet de beni istiyor gibi bir hava yaratıyordu. Ama ben taleplerini kabul etmedim. Benle görüştükten sonra Güneye geçerek Barzani ve Talabani ile görüştü. Melik Fırat'ın amacı HADEP'in başına geçerek beni ve örgütü tasfiye etmekti. Bunu başaramayınca ayrı parti kurdurdular. Derin devletle asıl bağlantılı olanlar bunlardır.”
‘GENELKURMAY ONU İSTİYOR’ TAVSİYESİ
Şam’dan umduğunu bulamayan Fırat, bir kez de Avrupa üzerinden şansını denedi, PKK’nin o dönemki Avrupa Temsilcisi Şahin Cilo ile görüştü. Cilo, Melik Fırat ile yaptığı görüşmeye ilişkin olarak, şu bilgileri veriyor:
“Melik Fırat Önderliğin yanından direkt benim yanıma geldi. Bana ‘Beni HADEP başkanı yaparsanız, işiniz hal olur. Üzerinizde baskı kalmaz. Çünkü Genelkurmaylık beni kabul ediyor ve beni istiyor’ dedi. Bunu Selim Okçuoğlu ile yaptığımız görüşmelerde Okçuoğlu Genelkurmaylığın ‘M. Fırat’ı HADEP başkanı yaparsanız daha iyi olur’ tavsiyesini bize illetti. Ben de Önderliğin verdiği cevabı aynen tekrarladım”.
“FIRAT’I ŞAM’A BİZ GÖNDERDİK” İTİRAFI
Ergenekon iddianamesinde yer alan bir belge de, Fırat’ı yalanlarken, Öcalan ve Cilo’yu doğruluyor. İddianamede yer alan bu belgeye göre, Genelkurmay HADEP’in başına geçmesi için Abdulmelik Fırat’ı Şam’a, Öcalan’la görüşmeye gönderdi, ancak Öcalan bunu kabul etmedi. Belgede, Oğuz adındaki Özel Kuvvetler Komutanlığı Görevlisi, Öcalan’ın Adı verilmeyen bir avukatına, söz konusu olayı hatırlatarak, “Ancak Öcalan biz ona siyasilerden elçi gönderdik onları tartakladı. Cemil Bayık 'la birlikte Melik Fırat 'ı küfürle, tartaklayarak geri yolladı” diyor.
Birbirini doğrulayan tüm bu bilgi ve anlatımlar kimin Türk Genelkurmayı’yla ilişki içinde olduğunu ve kime hizmet ettiğini yeterince açıklamıyor mu? Yanıtı çok açık olan bu soruyu Kürt kamuoyunun vicdanına bırakmak belki de en doğrusu.
ama Nasname yinede yayinladi bizimde senin gibi degerli(!) habercilere cevap verecek sansimiz oldu.tesekkürler Nasname.
o cok objektif(!) kürd kamuoyunun vicdanina biraktiginiz müthis belgelerinizi okumak nasip oldu.
Sayin Yayla öncelikle belirteyimki ben A.Melik Firat i savunan hatta politik durusunu onaylayan biri degilim.
onun Kürd halkina karsi günah isleyenlerden biri oldugu konusunda netim.neyse bu ayri bir tartisma konusu.
ben sizin o müthis belgelerinize takildim.
M.Firat Ergenekon iliskisi var diyorsunuz. TC genelkurmayi ve Derininin adami diyorsunuz.
Bunu neye dayandiririyorsunuz bu cok önemli.
dört isim veriyorsunuz.
1-öcalan in aciklamalari bu sadece öcalanin Firat la ters düstükten sonra imralida yaptigi bir aciklama. malumunuz üzere öcalan kimle ters düsmüsse bu PKK kadrolari icinde gecerlidir ters düstügü herkes Ajan , isbirlikci vs diye itham etmis.yine ilginctir isler iyiyken bunlar ajan degil.
mesela Mehmet Metiner bizzat öcalanin onayiyla HADEP parti meclis üyesi , genel baskan yardimcisi olmus.kirk yillik kani olurmu yani misali.
Metiner HADEP genel Baskan yardimcisi oldugu dönem ile bu günkü durusundan hatta öncesinden farklimidir. bence hayir. ama bu adam HADEP yönetimndeyken pir u pak ses yok.
Tipki M.Can Yüce gibi örnegin Dogudan ypkselen güneste Partinin ideologu MK üyesi Cezaevleri sorumlusu. simdi ise ....
simdi siz öcalanin bu aciklamasiyla A. M . Firat i hain ilan ediyorsunuz.hani vicdan.?
devam edelim.
imrali sorustirma sürecine bakalim Sahin Cilo dediniz. onu kaynak gösterdiniz kim bu Sahin Cilo Kücük Güneyli öcalana köle bir kürd hani o öcalanin imralida savcilara ihbar ettigi avrupa sorumlusu. ikinci kaynaginiz bu kisilik.
Devam edelim ücüncü kaynak bu gün DTP sürecinden tasfiye edilen ic anadolu kürdlerinden Murat Bozlak ki Murat bozlak ilgili aciklamada sizin yazdiginiz gibi degil tam tersine Firat in bu istegini ona ilettigini gayet normal aktarir.
buda bir belge degil. dogaldirki A, Melik firat bir siyasetci ve Murat Bozlak ta hakeza siyasetci ve bu insanlarin arasinda bu ve benzeri dialoglar olur bu cok dogaldir.
gelelim asil taniginiza Ergenekon Dosyasinda Oguz adli özel harekatcinin oldugunu belirttiginiz dayanaginiza.
Sayin Yayla bakin dikkat edin burada baltayi ayaginiza vuruyorsunuz.
o dialogda A, M . Firattan cok öcalanin ERgenekon üyeligi ortaya cikiyor. bence siz o dialogu iyi okuyun iyi cözümleyin.
yine Ergenekon Davasi iddianamesini iyi incelerseniz öcalan ve PKK nin Ergenekon ile ilgisini eger bu kanit olarak degerlendirilecekse tam 6.000 kez göreceksiniz.
Veli Kücük ten tutun perinceke ondan tutun tuncay özkana , ondan tutun tolon ve eruygura ve daha kimlere kadar tonlarca ifade belge var.
yada sayin Yayla cok uzaga gitmeyin Nasname sayfalarini söyle bir karistirin bakin ne kadar cok belge bulacaksiniz öcalanin Ergenekon ve Derin devlet iliskisiyle ilgili.
oda olmadi size zormu gelecek o halde hemen Halis Acarin rusya günleri, albay komsu yazilarini okuyun yazilarin tarihine bakin ve hemen bu yazilardan bir sonraki tarihlerde öcalanin AV . Gör lerde yaptigi aciklamalara bir göz atin.
De hadi simdi sizi ben Kürd Halkinin vicdanina havale edeyim.
selamlar.
Yorum yaz