Öcalan : Ben Savunmalarımda Cumhurriyet ve Türkiye Aleyhine Tek bir Şey Söylemedim.
Şam’dayken oturduğumuz binaya askeri bir ateşe geldi. Biz Şam döneminde bu kişinin bizi bombalamak için geldiğini düşünmüştük. Bulunduğu binaya bu nedenle gitmiyorduk. Ama daha sonra fark ettim ki bu kişi dolaylı bir diyalogun önünü açmak için gelmiş olabilirdi.
"İşkence ve psikolojik saldırı" altındaki "Kürd Halk Önderi" Öcalan TC`ye bağlılığını vurguluyor . Ona "işkence" eden , saldıran ve psikoljik baskı altına alanlar Patagonya adlı devlet mensuplarıdır.(!)
Abdullah Öcalan avukatları ile haftalık olağan görüşmesini gerçekleştirdi.
Ben Türkiye ve Cumhurriyet aleyhine konuşmam.
" Savunmalarım halen mahkemeye ulaşmadı, AIHMe gönderilmemesini anlayamıyorum. İki günlük bir şey, neden göndermiyorlar? Ben bu savunmalarımda Türkiye aleyhine, Cumhuriyet aleyhine bir şey söylemedim. Zaten tek bir cümlede Türkiye’den bahsediyorum. AİHM bu konuda direnmeli, savunmalarımı almaya çalışmalı. Ben bu savunmalarımda kapital sistemi değerlendiriyorum ve çözdüm. Benim savunmalarım Marksı aşan bir nitelikte. Sanırım savunmalarım yüzünden ciddi ideolojik bir sarsıntı yaşayacaklar, bu nedenle kaygılılar. İlker Başbuğun son dönemlerde ulus-devleti gündeme getirmesi, korumaya çalışması yine Erdoğan’ın bazı konuları tekrar gündeme getirmesi, benim savunmalarıma karşı yapılan bir şey. Ama mahkeme savunmalarımı alma konusunda direnmeli."
Yahudileride Ben Kurtaracağım.
" Ben savunmalarımda Yahudi halkını da değerlendirdim. Bu savunmalarımda Yahudilerin kurtuluşunun nasıl olacağını bunun alternatif çözümünü formüle ettim. Savunmalarımdan sanırım dış güçler de rahatsız oldu. Amerika ve İsrail’in baskıları var. Bu konuda, savunmalarımın mahkemeye ulaşacağı konusunda mahkeme güvence vermeli. Önemli bir konu. Bu durum savunma hakkımın engellenmesidir. Savunma yapamıyorum. Savunmalarımın devamını yazabilmem için de mahkeme bana garanti vermeli. Ve mahkeme bu baskılara karşı ağırlığını koyarak direnmelidir"
Avni Özgürel Beni Anlıyor!
" Avni Özgürel benim ben bu meseleyi bitirirsem beni de bitirirler dediğimi ifade etmiş. Türk aydınlarının bunları ifade etmesi önemli, çünkü bu sorunun çözülmesini istemeyen dış güçler var. Onun da kastettiği budur. Ben bunu hep söylüyordum. Bu sorunu çözmek istemeyen, çözümsüzlükten nemalanan güçler, gruplar, lobiler var. Türkiye bunları görmüyor"
Yahudiler İçin Alternatif Kurtuluşu Ben Sağlarım.
" Benim Yahudilik konusundaki görüşlerim açıktır. Yahudilere ilişkin düşüncelerimi bu savunmalarımda çok daha derinlikli ve Yahudi aleyhtarı yaklaşımları aşacak şekilde yazdım. Ben, Yahudi halkı için alternatif çözümü savunmalarımda açtım. Marks nasıl , işçi sınıfının kurtuluşu toplumun kurtuluşudur diyorsa, ben de diyorum ki, Yahudi halkının kurtuluşu, dünyanın kurtuluşudur. Ben Yahudilerin en büyük dostuyum. Düşüncelerim onların da kurtuluşu içindir. Ben Yahudilerin başına ikinci Hitler çıkmasın diye bunları söylüyorum. Ben her türlü milliyetçiliğe karşıyım. Türk, Kürt, Arap, Alman milliyetçiliği fark etmez, hepsine karşıyım, her türlü milliyetçiliği lanetliyorum"
Ben, Ben, Beni Yinede Ben.
" Türkiye, çok ciddi bir krize doğru ilerliyor. Türkiye, tarihi hatalar yapıyor ve ben Türkiye’nin bu tarihi hatalarında rol almak istemiyorum. Türkiye’nin tarihi hatalarını benim üzerimden açıklamasını ve bana mal etmesini istemiyorum ve buna izin vermeyeceğim. Bugün Türkiye’de yaşananlar tarihi yönleri de olan gelişmelerdir. Bugün yaşananlar, 1920lerde Kahire Konferansında alınan kararların sonucudur. Cezaevinden bir arkadaşımın gönderdiği mektubunda da bundan bahsediyor. Ben de katılıyorum. Kahire Konferansı belgelidir. Bu Konferansta Ortadoğu’yu denetim altında tutmak için, Kürt sorununun çözümsüz bırakılması ve sürekli gündemde tutulması kararlaştırılmıştır. Kürdistan’ı dört parçaya bölerek Ortadoğu’daki dört devleti denetimi altına aldılar. Bu kararın alınmasında İngiltere etkili olmuştur. Bugüne kadar bütün çözüm girişimlerinin engellenmesi bu Konferans kararı nedeniyleydi. Benim burada tutulmam da bu nedenledir. Beni Türk yetkililere teslim eden Yunanlı Kostulas, kırk yıl Londra’da yaşamış. Sonra ortaya çıktı ki uluslar arası bir İngiliz ajanıdır, MI6 bünyesinde çalışmıştır. Uluslar arası güçler bu Konferansta alınan kararı uygulayabilmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar, yapıyorlar. Ben bu nedenle benimle görüşenlere, sorunu kendi aramızda çözelim, sorunun çözümünü dış güçlere havale etmeyin dedim. Sorunu kendi aramızda çözmek isteyen yetkililer de oldu."
Bu İşi Ecevit Çözecekti.
" Özal’ın girişimleri oldu. Bunu engellediler. Daha sonra Erbakan’ın girişimleri oldu. İzin vermediler. Ordunun bir kısmı da devreye girdi. Kıvrıkoğlu, zamanında bir Albayını göndermişti. Ordu kendi çözümünü böylece hayata koyacaktı. Buna da izin vermediler. Özal’ın çözümünü kabul etmediler, Erbakan’ın çözümünü kabul etmediler, ordunun çözümünü kabul etmediler. Yani böylece bu sorunu çözümsüz bıraktılar. Hatta 2002lerde Ecevit de girişimlerde bulundu. Ben buraya getirildiğimde benimle görüşmeye gelen yetkili, ben Ecevit adına sizinle görüşmeye geldim dedi. Ben şaşırmıştım. Rahşan affı denen şey, bizden bağımsız değildi. Buna da izin vermediler. MHPnin o dönem engelleyici bir tavrı vardı. Daha sonra Erdoğan’ın da aslında girişimleri oldu ama Amerika ve diğer bazı dış güçler tarafından bu durum engellendi. Erdoğan daha sonra orduyla anlaştı, iktidarda kalmasına karşılık olarak sorunu askere havale etti. İşte o bildiğimiz meşhur PKK ortak düşmanımızdır söylemi bu nedenle yapıldı."
"Ben Nasname Okuyorum"(H.Açar`a Yanıt !! )
Bakiniz http://www.nasname.com/Yazarlar/hacar/1869.html (Nasnamenews)
" Ben her türlü çözüm girişimlerine karşılık verdim. Buradan Cumhurbaşkanı Güle yazdığım 10 sayfalık bir mektup vardı. Benzer şeyleri bu mektupta da ifade etmiştim. Yine hücre cezamla ilgili Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesine sunduğum itirazda da barış ve çözüm için girişimlerimi anlattım. Gelen her türlü çözüm önerisini karşılıksız bırakmadık. Özal’ın çözümüne olumlu karşılık verdik, Erbakan’ın çözümüne olumlu karşılık verdik. Buraya geldikten sonra da barış ve demokratik çözümün gelişmesi için elimden gelen her şeyi yaptım ve yapmaya devam edeceğim. Çözüm konusunda bir kusur ve eksikliğimiz yok mu diye sorulursa, iki eksikliğimizin olabileceğini düşünüyorum. Bunlardan biri ben Şam’dayken oturduğumuz binaya askeri bir ateşe geldi. Biz Şam döneminde bu kişinin bizi bombalamak için geldiğini düşünmüştük. Bulunduğu binaya bu nedenle gitmiyorduk. Ama daha sonra fark ettim ki bu kişi dolaylı bir diyalogun önünü açmak için gelmiş olabilirdi. Ben o dönem bu konuda yanlış bir yorum yaptığımı düşünüyorum, onunla o dönem görüşebilmeliydik, onunla irtibat, diyalog, çözüm için bir fırsat olabilirdi. Yine Özal’ın yazdığı mektuba cevap konusunda geciktik. 99dan sonra, yani buraya getirildikten sonra ise, benim demokratik çözüm için üzerime düşeni fazlasıyla yaptığımı herkes biliyor"
Ergenekon !
" Özal çözümü olmadı, öldü veya öldürüldü. Erbakan’ın çözümü olmadı, seçimi kaybetti. Ordunun çözümü olmadı, Ecevit’in çözümü olmadı, Erdoğan’ın çözümü olmadı. Onun çözümü olmadı, bunun çözümü olmadı. Bunlar, devlet içerisinde 1990lardan başlayan ve hala devam eden bir krizin sonuçlarıdır. Bunun dışında 1995-99 arasında bu konuda PKK içinde de bir kriz vardı. Ben bu krizi aşmak için çok yoğun olarak düşünüyordum, çözüm geliştirmeye çalışıyordum. Hatta savaş böyle olmaz, savaşacaksanız adam gibi savaşın diyordum. Tüm çabalarıma rağmen PKK içindeki bu krizi aşamıyordum. Bilindiği gibi meşhur Diyarbakır üçgeninde yapılanlar vardı, sadece dışa yönelik değildi bunlar, PKK içerisinde de onlarca değerli kadrolarımızı, arkadaşlarımızın şahadetine de neden oldular. Sonra ortaya çıktı ki PKK içindeki krizin aşılamamasının nedeni, bunların çözümün gelişmesini istemeyen güçlerle ilişki halinde olması, Ergenekon ve Veli Küçükle bağlantılarıydı."
Avrupaya Çıktım Çünkü....
" 99a geldiğimizde, yani benim Şamdan çıkma sürecimde ise, gece-gündüz nasıl bir yol haritası çizmemiz gerektiğini düşünüyordum. Zaten önümde iki seçenek vardı. Ya dağa çıkacaktım ya da Avrupa’ya. Dağa mı, Avrupa’ya mı gitmeliyim, net bir karara varamamıştım. Dağa mı Avrupa’ya mı ikilemini çok yaşamıştım. O dönem dağa çıkmak benim için bir alternatifti. Neden kullanmadın? diye sorarsanız, dağa çıkabilirdim ama Türkiye 300 uçağı havalandırarak hiç kimseyi düşünmeden beni yok etmek için tüm Kürdistan coğrafyasını tuzla buz edebilirdi, halk büyük zarar görebilirdi. Bunun kimseye bir yararı olmazdı. Diplomatik ve siyasi çözüm çalışmalarının daha yararlı olacağını düşünerek Avrupa’ya çıktım. Avrupa’ya çıkış koşullarının olup olmadığını, diplomatik ve demokratik siyasi bir yöntemle çalışmalara devam edip edemeyeceğimi çok yoğun tartıştık. Hatta Yunanlı yetkililerle de görüştük, bunun üzerine diplomatik ve siyasi çözüm çalışmaları yürütebilmek için Avrupa’ya çıktım. Oraya vardığımda ise, koşulların oluşmadığını, batağa çekildiğimizi fark ettim ve sonuç bilindiği gibi buradayım."
"Tabii ki ben Kürt halkının onuruyum."
" Ben burada hala çözüm için çabalıyorum. Bir devlet yetkilisi burada gelip benimle görüşürse kimse bir şey kaybetmez. Ben öyle yetki, rütbe, makam, mevki meraklısı da değilim. Benim için önemli olan onurlu barış ve demokratik çözümün gelişmesidir. Çözüm gelişecekse ben olmasam da Barzani’yle, Talabani’yle, DTP ile de görüşebilirler. Yeter ki çözüm gelişsin. Ama Kürt halkı çözüm için tercihini yapmıştır, bunu görmezden gelemezler. Benim için Kürt halkının onuru diyorlar. Tabii ki ben Kürt halkının onuruyum. Bunu kendimi övmek için de söylemiyorum. Çözüm için etkili olacağım açıktır. Son yaşananlar da bunu gösteriyor. Kadınlar da bu dönem onurlarına sahip çıkmışlardır. Bu eylemlerde kadınlar da vardır. Halkımız kendi talepleri için harekete geçmiş, ayaklanmıştır. Hatta bu son yaşananlar ayaklanmayı da aşan bir tavırdır. Ayaklanmada kişiler bölük pörçük kendi başına dağınık hareket ederler. Oysa bu yaşananlar örgütlü, kararlı, kontrollü ve demokratik bir halk tepkisidir, bir ayaklanma değildir. Ben buradan halka eylem çağrısı yapmadım. Halkın kendi kararıdır, bu nedenle kendilerine eylem yapmayın diye çağrı da yapmıyorum. Aldıkları kararı, eylemliliklerini anlamlı buluyor ve selamlıyorum. Halkımız demokratik tepkisini yükselterek Hükümete ulaşırsa ve halk benden isterse müdahil olurum. Halkımız bana onurlu ve anlamlı bir diyalogun yolu açıldı ve gel arabuluculuk yap derse ben dâhil olurum. Bu konuda onurlu ve anlamlı bir diyalogun gelişmesi için üzerime düşeni yaparım, bugüne kadar da hep yaptım. Anlamlı bir diyalog olacaksa ben burada çözüm için hazırım. Tüm gücümle çözümün nasıl gelişeceğine yoğunlaşır, yol yöntem belirlerim, çözümü formüle ederim."
Hücre içnde Hücrede Gazete ve Radyo vermiyorlar ancak ben her şeyden haberdarım.
" Buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum; Türkiye çok ciddi bir krize çekiliyor. İzlanda gibi iflas edecek. Bunun farkında değiller. İşte faiz oranları biliniyor, yüzde yirmilerde. Türkiye dünyanın en yüksek faiz oranına sahip ülke, böyle ülke yönetilmez. Bir kriz halindeler, kriz derinden etkiliyor ama bunu gizliyorlar. Bu ekonomik kriz 2000lerde yaşanandan daha ciddi. Temelleri daha 90lı yıllara dayanıyor. Ama bunu görmüyorlar ya da görmezden geliyorlar, gizliyorlar. Bütün dünya başta da Amerika bir ekonomik kriz halinde, ve daha da derinleşti" diye konuştu. PKK'nin gerilla savaşını daha da derinleştirme kararı aldığına dikkat çeken Öcalan, devamlara şunları söyledi: " Ayrıca PKK, gerilla savaşını derinleştirecek, bunu ben söylemiyorum, bu PKK’nin kararı. Bu kararda benim fiili bir liderliğim yok. PKK, kendi kararını almış, ben yapın veya yapmayın demem. Ben burada kötü koşullarda yaşayan bir tutukluyum. Bulunduğum konum gereği halkın ve PKK’nin kararlarına etkim olamaz. PKK kararının anlamı şudur; PKK en güçlü dönemini yaşıyor. PKK, sistematik, kontrollü bir gerilla savaşına girebilecek gücü olduğunu söylüyor. PKK ye katılımlar da yoğundur; İran, Irak, Suriye ve Türkiye’den katılımlar vardır. Savaş derinleşirse PKK’yi de destekleyen güçler ve gruplar var, PKK’nin ittifakları var, yeni ittifaklarla daha da geliştirir. Ben PKK’yi tanıdığımdan dolayı söylüyorum, gerilla savaşını derinleştirirse Türkiye ciddi bir kaosa sürüklenir, hiç kimse bundan fayda görmez. 2004 yılından 2008e kadar onlarca insan yaşamını yitirdi, bunun kime ne yararı oldu. Sayın Erdoğan bunu dikkate almalı. İşte ben burada bu tehlike konusunda uyarıyorum, bu tehlikenin önüne geçmek için çözüm önerilerinde bulunuyorum. Ama anlamlı ve onurlu bir barış ve diyalog yolu açılmazsa, ben bir şey yapamam. PKK ve halk kendi kararını alır ve hayata geçirir."
Moralimi Bozamazlar ben direnirim !
" Burada yaşanan sıkıntılar, psikolojik gerginlik devam ediyor, benim moralimi bozmaya çalışıyorlar. Benim moralimi kolay kolay bozamazlar. Çünkü ben kendi moral gücümü kendim yaratıyorum. Yine gazeteleri düzensiz veriyorlar. İdarenin bana yönelik bu tavırlarının nedenini anlamaya çalışıyorum. Ben burada Diyarbakır’daki gibi, Kemal Pir arkadaşlar gibi bir direnişe girebilirim. O direnişe büyük saygım var ama benim tarihi sorumluluklarım var. Benim buradan ölümün çıkmasının hiç kimseye faydası olmayacak, hatta kıyamet kopar. Bu nedenle benim tarihi kararım, kendi eylemimle yaşamıma son vermeyeceğimdir. Ben burada her şeye rağmen sağduyumu koruyacağım. Burada kendi irademle yaşamıma son vermeyeceğim, böyle bir şey olursa bilinsin ki bu benim iradem dışında gelişmiştir. Ben ölümden korkmuyorum. Ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin umurumda değil ama benim en büyük çabam tarihi sorumluluğum gereği olabildiğince uzun ve sağlıklı yaşamaktır. Bana verilen ilacı, yeniden kullanmaya başladım. Bu ilaçtan sonra idrara çıkmam çok seyrekleşiyor, Ayrıca vücuttaki kaşıntılarım yeniden başladı. Vücudumda lekeler oluştu."
Ağaçlandırın . Kadınlara özel selam. Nuh`un Anısını yaşatın.
"Ergenekon yargılaması gerçek anlamda bir yargılama değil, faili meçhul cinayetlerin çözülmesine girmeyecekler anlaşılan, şov yapacaklar. Ben buradan Avrupa ve Türkiye’deki tüm dostlara selam söylüyorum. Türk aydınlarının barış için girişimlerini anlamlı buluyorum ve önemsiyorum. Almanya’daki ve Avrupa’daki sosyalistlere de selam söylüyorum. Burada ve Türkiye’de yaşananları bilmeli durumun ciddiyetini görmelidirler. Bunun dışında ben, tüm halkımıza, her köyün kendisine ait ağaçlandırdığı koru alanlar yapsın. Özellikle Cudi Dağı ağaçlandırılabilir. Cudi Dağı dememin sebebi, Cudi Dağının Nuhun Gemisinin orada olduğuna inanılmasıdır. Yani bu ağaçlandırmalar Nuhun anısına yapılsın. Ama onun dışında tüm köy ve yerleşim yerleri kendilerine ait ağaçlandırmalar, korular yapabilirler. Ben buradan tekrar söylüyorum. Sağduyumu koruyacağım. Halkımıza selamlarımı sunuyorum. Kadınlara da özel selamlarımı sunuyorum. Cezaevindeki arkadaşları selamlıyorum."
ANF`den Derleme
2008-10-26 12:20:01
Nasnamenews (H.A)



Yorumlar (22 gönderildi):
Yazdiginiz yayinladiginiz hic bir sey bos degil.
bunu APO bile kanitliyor. iskence dediler siz yalan dediniz ortaya cikti.
Halis bey Albayla görüsüyordu dedi bunu kanitladi Apo bunun aciga ciktigini anladi kivirmaya basladi.
bu adam Türkiyeye hizmet ediyor dediniz apo kendisi dogruluyor ama ne yazikki onun taraftarlari bunu anlayamiyor bakin glöreceklsiniz yine bin dereden su getirecek bu kürt düsmanini aklamaya calisacaklar.
fayda etmez cünkü Nasname var.
selamlar.
Bakin neler diyor
1- avrupada batakliga cekildim devlet beni o batakliktan kurtarip imraliya getirdi!!!
2-Samda turk albayin kaldigi binada kalmaya korkuyordum diyor. Oysa ocalan bu binada yanliz korumalari olmadan kaliyordu ve boylece bu albayla kolayca gorusebiliyordu.
3-PKK gerilla savasini derinlestirecek diyor ve ardindan ekliyor ben bunu demiyorum pkk diyor. Mesaj acik "savasi derinlestir"
4-Ocalana gore avni ozgurel de olayi anlamis dis gucler savasin bitmesini istemiyormus!!! dis gucler ha!!! yahu kandilde senin adina savas karari cikaran Mahmut Sakar dis guclermi?
Öcalan : Ben Savunmalarımda Cumhurriyet ve Türkiye Aleyhine Tek bir Şey Söylemedim.Demiş:"Bekada iken Kürtlerin kahpe ve korkak iki yüzlü olduğunu söyledin ama...Senin ne mal olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz ama keşke Memolarda anlayabilseydi.
daha dün Avukatlar aynen söyle bir aciklama yaptilar.
2008-10-25 14:51:01
FLASH - İmralı'da şimdi de psikolojik baskı
"24 Ekim 2008 tarihinde Sayın Abdullah Öcalan koşullarına ilişkin şunları belirtmiştir. İmralı Cezaevinde yaşadığı tecrit ve izolasyonun artarak devam ettiğini, cezaevi personelinin kendisine yönelik psikolojik baskı uygulamaya dönük tavırlarını sürdürdüğünü, odasında bulunan tek dalgaya ayarlı radyoyu dinlemesinin dışarıdan sinyallerle engellendiğini, odasında bulundurabildiği tek kitabının yerine yenisinin verilmediğini, günlük basına erişiminde yaşadığı problemlerle birlikte fiili bir hücre cezası yaşamakta olduğunu belirtmektedir. Ayrıca kendisine dönük bu uygulamalara karşı, Adalet Bakanlığı tarafından başlatıldığı açıklanan bir soruşturmaya ilişkin bilgisi olmadığını belirtmiştir. Adalet Bakanlığı ve Cumhuriyet Savcılığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumlara yaptığımız başvurulara rağmen, henüz konuya ilişkin hiçbir yanıt alabilmiş değiliz."
Radyo dinleyemiyor , kitap vermiyorlar , Gazeteler yok bunu Apo kendisi söylüyor dünkü aciklamada bu gün ise söylediklerinin hepsi aktüel ve basinda yer alanlar. örnegin samdaki albay kimsusu sayin H.Acar in haberi . Avni özgürel Taraf ta ve Nasnamede yayinlandi bu nasil istir anlamis degilim adam hem her seyden haberdar hemde radyo gazete vs yok diyor.
biri bunu aciklasin bizim bijicilere.
selamlar.
Tabii, Tabii, Abdulah Saddam ! Tüm Kürdlere her türlü hakareti yapar, yapma hakkına sahip ! Ancak patronları „Genelkurmay Çetesine ve denetimindeki Terörist Cumhuriyet’e“ toz kondurmaz. Çünkü kendisine verilen görevler arasında bırak tenkid etmeyi, eleştirmek bu yok.
Abdullah Saddam, o devlet ve çeteye kısmen muhalif hükümete saldırma hakkını kendinde buluyor, ama şefleine ve onların mütefikleri CHP ye değil. CHP’ye sadece orada-burada, arada-sırada çağrıda bulunur. O kadar. Bi yazı ile BU TESCİLLİ KÜRD DÜŞMANI gerçek kimliğini ortaya koyuyor.
Sahi bu adam niçin kafayı kadınlara takmış?
Her AVGÖR' de kadınlara özel selam gönderiyor...
Bu konuda Şemdin Sakık' ın '' APO'' adlı kitabından bir bölüm aktarmak istiyorum.
-----------
'' kendisi evlendiği halde ulaştığı her insanın evlenmesini engelledi ve evli olanların da arasını bozdu.''..
''Neden henüz c....olgunluğa ulaşmamış kızları taciz etti?...
Neden kızlara;'' Gelin sizi yoğunlaştırılmış eğitime alayım''deyip,evine aldıktan sonra,onlara istemedikleri ilişkileri dayattı?...
Neden, birlikte olduğu binlerce kadına c.....ilişkiyi yasaklayıp ilelebet karıları olarak kalmaya zorladı?....
Neden,sayılamıyacak kadar çok kadınla birlikte olduğu halde kadın-erkek ilşkisini her insana yasaklamaya kalkıştı?....
Neden özellikle birlikte olduğu kadınları teker teker ölüme gönderdi?...
Neden,yıllarca ırzına geçtiği kadınlar için:'' Kürt kızları çirkindir,kirlidir vb.''sözlerle aşağıladı?..
Onun(APO) için kadın;bağnazlığını gizlemenin demir perdesidir.Bu perdenin arkasına gizlenere, gerçek niyetini gizlemeyi başardı.
Onun için kadı, erkek militanlarıdağlarda tutmak ve onların feodal gururlarını kamçılamak
için kullanılan bir araçtır,dopingdir...
Temsil ettiği yetkiyi,kadınlarla olan ilişkilerinde kötüye kullandı.şayet bu hususlarda yargılansaydı,onlarca kez en ağır cezalara çarptılacaktı...
-----------------
Sanırım Apo' nun kadaınlara ''kadaınlara özel selam'' göndermesinin sebebini şimdi daha
iyi anladık.
Şimdi de Aynı kitapta yer alan,Ali haydar Kaytan(Fuat) ve Abdullah öcalan arsaındaki bir konuşmayı aktaaraalım.
''...
-Fuat Uykun mu geldi? O koca kafan düşecek diye korkrtum,yoksa bu gece uyumadın mı?
-Uyudum başkanım sadece düşünüyordum.
-Neyi düşünüyordun? Düşünceli halinden korkmaka gerek,yoksa yine eski karın Seher' i mi düşünüyordun?
-Hayır başakanım!O,artık benim için bir haindir.Başkanıma ters düşen bana da terstir.
-Ama karnını şişirmiştin,O da tutturmuş 'çocuğu doğuracağım' diyordu.
-Evet başkanım,çocuğu doğurmak istiyordu, onun aklı ancak o kadarına eriyordu.
-Ama sen de onun gibi düşünüyordun.
-doğrudur başkanım,ilk başta ben de çocuğu doğurtmadan yanaydım.
........
Apo ile Fuat arasında bu diyaloğ sürüp gider.Konuşmanın sadece bu bölümünü aktarıyorum.
İsteyenler kitabı temin edip,bütününü okuyabilirler.
Kaytan' ın karısı Seher halen İsveç'te Baki Karer'le yaşıyor.Bilmem çocuk özlemini giderdi mi gidermedi mi
Ve bilindiği gibi;( Fuat) Ali Haydar Kaytan,cenin halindeki öocuğu düşürtür ve bir naylon poşet içerisinde yanmakta olan sobaya atar.Böylece Apo' ya ne kadar sadık bir mürit olduğunu ispatlar. Apo için öz çocuğunu cayır cayır yanmakta olan sobaya atan bu insan müsvetesinden
ve onu buna mecbur eden canavardan insanlık ve ülke adına ne beklenebilir ki?
Ve Kaytanhalen sadık müritliğine Kandil de devam etmektedir.İmralıdaki israhatgahındaki sahte peygamber de her hafta avukatları vasıtasıyla ''kadınlara özel selam'' göndermeye devam etmektedir.Allah(C.C.) etmesin kazaran bunlar bir devlet kursa,nice olacak hallerimiz kardeşlerim. Bir düşünün hele..
bizler gerçek yurtsever kürtler olarak kurdistan devrimine inandık.bu sebepten de ekonomik,sosyal vs bir çok şeyi bir tarafa iterek sadece sadece devrimin militanları olduk bir çok şeyimizi de feda ettik gerekirse yarın da ederiz ama eğer inanırsak.
bizler her şeyi bir taraf iterken bir taraftan da düşmanla iş birliği yapıp ekonomik rant sosyal rahatlık vs gibi bir çok zenginliği edinen çok sayıda kürt de oldu hala da bu devam etmektedir.defalarca bunların ihaneti düşmanlığı,suçluluğu pkk tarafından dile getirilirken ve yine esas suçluların bu olduğuna kanaat getirilken nedense bunların kıllarına dahi bir zarar gelmedi bir tek fiske dahi yemediler.ve şuan sultanlar gibi bir yaşam da yaşamaktalar.öte taraftansa pkk içinde gerçekten samimiyetiyle yer alıp da yanlış bulduğu bir takım sebeplerden dolayı pkkden kopanlarsa ihanetle suçlanarak peşleri bırakılmadı ve yeri geldiğinde de infaz edildi.
şimdi sormak istiyorum neden acaba sistemle eş güdüm hareket eden bir tek kürde dahi zarar gelmedi?
ey serok, artik burdan bizi gozetledigini biliyorum,Allahini seversen soyle;bu kadar enformasyonu nasil eritiyorsun ey buyuk serok!hani senin dindar olmadigina inanmasam kesin ermis sayacagim,ancak seni hangi felsefeye sigdirsam desem sigmazsin,bende sasirdim,hani her seye yetisiyorsun masallah, kadin islerinde jinekoloji kafayi yiyecek.ekonomi desen izlanda'ya dahi hucrenden recete yazabiliyorsun.faiz oranlarinin yuksekliginden yakinmissin!lutfen soyle serokum turkiye likidite sorununu nasil asacak!
sosyo-politika desen son 24 yilin manifestosunu sen yazdin ey ortadogu halklarinin onderi!din desen dunya'nin en kadim yahudi halkina kurtulus mujdeledin.felsefe desen cozmedigin baslik kalmadi, felsefenin olumsuz sorularinida eminim cozmussundur.
olum'dende korkmadiginida buyurmussun serok! O mahkeme onunde iki buklum olusunda neydi oyle,el kol hareketleri,hezeyan/heyacan/telas neyi kurtarmaya calisiyordun.mazlum fakir canlarimi?o gunden sonra binlercesi senin guzel hatirin icin heder edildi.
ey serok senin mahkeme onundeki cesaret!inden oturu vallahi kurt oldugumdan utandim.eger siradan bir kurt cobaninin cesareti varsa sende bende insan degilim.ama hicbir kurdun tenezzul etmeyecegi korkaklik,ihanet,kurnazlik,desisecilik,ahlaksizlik,vefasizlik kurd nefretinin haddi var hesabi yok.
tarih merxaslara ihanet etmez ****.tarih bir damla kan'a ihanet etmez ****.ittihatcilardan yuzlerce politik maymun vardi,senden cok cesurlardi ama hic birinin hatirlandigina sahit oldunmu.?
ayni ucuz oyun, kirli iliskilerin desifre oldukca tersyuz edip muhaliflerine karsi kullanma oyunu.senden habersiz PKK den veli kucuk yada devletin herhangi bir assubayi ile birak iliskiyi, yan bakana ne diyordun. isbirlikci!hain!satilmis!
simdi nede guzel kirli iliskilerini fotografa ustalikla yerlestiriyorsun.serok!senin zaten batma vaktin gelmisti ve TSK en son seni ortadan kaldirip,halki galeyana getirip kurt halkindanda binlerce insani katledip sonra istedigi darbeyi kolaylikla yapacak.zaten sen darbe maymunlugu yapmaktan baska birsey yapmadin.ALLAH SENI KURT HALKININ BASINDAN EKSIK ETSIN
Bu "AVDO"denen modern kurt dehak"ni savunmak icin insanda biraz akil ve vican olmali.Kesinlikle toplu akil tutulmasi var.Yoksul mazlum kurt halkinin siradan insanlarin duygularina saygi duyuyorum.Ofkelerini acilarin,magduriyetlarini yuregimde hissedeiyorum.Koylerinde surulmus,bagi-bahcesi viran olmus,buyuk kentlere yokluk ve aclikla yuzyuze milyonlarin cigligina anlam veriyorum.Son 8-yilin en nitelik ulasal talep iceren "Anadilde egitim talebi" beni mutlu etti.Bunun disinda tum eylemler turk-genelkurmay imrali yonlendirmeleriyle aktif ve pasif eylemlere hep kusku ile baktim.Son donemlerde yapilanlar amiyane deyimle pespaye gerekcelerle bir halki boyle ucuz manupilatif yonlendirmelerle bir halkin eenerjisini disavurumunu kaygi ile izliyorum.Anliyorum gec uluslasmanin sancilari agirdir.Avrupalilar 150-yil evel,Turklerde 80 yil evvel bu sorununu cozduler.Basimizda kendi halkina karsi orgutlenmis bir parti olursa,basinda ozel harp dairesinin yetistirdigi "AVDO"olursa,akil hocalari D.Perinc,Y.Kucuk,M.Belli,Ismet IMSET"ler olursa,Iradeleri kirilmis ic ikdidarsizlasma sonucu devsirme uydu kisiliksiz newidigu belirsiz "AVDO KONSEYI"olursa birak bu halk bir seyler kazanmayi elindekileri bile kaybetmeye tarihsel olarak mahkumdur.Bu lanetli Apo denilen silik ,korkak,duskun,hasta ruhlu megolman koca bir halka ayen ve beyan alay edercesine oyun oynuyor.urt halkinin yarattigi cani ve kaniyla olusturulan butun kurumlari kendi tekeline almis isbirlikci hasta ruhlu megolmana durmadan metiyeler dizen liyakatsiz,ongorusuz aydin ve toplum muhendisi gecinen sonradan gorme konformisler,maske takip nemalanan ikiyuzlu murekkep yalamislara buyuk ofke duyuyorum.Gozgore gore bir halkin dusleriyle,umutlariyla kaniyla saltanat kuranlarin,tarihsel bir toplu hiyanetin figuranlari oldugunu tarih yazacakdir.Biz kurdistan sevdalilari,delileri hakikat araycilari,erdemli breyleribu gercekleri haykirmakla tarihe vicdani bir nt dusmenin erdemliligi herseye degerdir.Selam ve saygilariml...
kesinlikle sen TSK yi da cozmuzsun!.imrali camiinde cemaate imamlik! ta yapiyorsun,kimbilir....
sayin baskan! 80'den sonra fiili darbe olmadi, ve sen yilbasi hindisi gibi besleniyorsun.sana iyi bakiliyor darbe gunu gelinceye kadar...sen hesaplarini iyi yaptigini zannediyorsun,ancak unutma bu halk buyuk cogunlukla sectigi basbakaninin asilmasina ses cikarmamamistir.kurd halkida bir kemalist/ergenekoncu arkandan yas tutmaz.
Bay Serok gene gariban Marx'a yüklenmiş.İşe bak,ben de İslamcı bir Kürt olarak şimdi Marx'ı savunmak zorunda hissediyorum kendimi.Yahu sen kim Marx gibi bir dehayı,Marx gibi her hücresi asaletten bir pırıltıyı püskürten insanı aşmal kim.Ben bir müslüman olarak Marxist ideolojiye düşmanım,Marx'ın ateist yaklaşımlarını mahkum etmek için her çabaya varım.ama yiğidi öldür hakkını yeme diye bir laf var.Marx gerçekten ezilen halklar için hayatını çileye teslim etme asaletini göstermiş bir düşünürdür.Vahşi kapitalizmin insanlık dışı uygulamalarını mahkum etmek için didinip durmuş,maddi bir sefaleti bile bu uğurda kolaylıkla göğüsleme büyüklüğünü göstermiş kişidir.Apo ne demeye getiriyor anlamak kolay değil.Acaba,Marx bile benim yanımda gösterdiğim düşünce tekamülünde bir hiç midir demek istiyor,yoksa Marxın koltuğuna göz dikip Marxizmin esas PİR'i artık benim mi demek istiyor?
Pek anlayamadım,ama iyi anlamış bulunuyorum mki bzimki kafayı sıyırmış.TC sanırım yavaş yavaş bunu Hasan Mezarcı yapacak....Şimdilik yarı Hasan Mezarcı mesabesinde tutuyorlarsa,sebebi Kürtlere biraz daha zarar vermesini sağlama niyetlerinde aranmalıdır.Değilse çoktan üstünü başınıı yırtan biri haline getirvermiş olurlardı,ki bunun devlet için zor birşey olduğunu sanmayalım.Şimdilik askeri vesayet sistemi için bulunmaz bir enstrumandan başka bir şey değildriir
Öcalan...
Beyefendi kalkmış savunmalarım derken dünyayı ekonomik krizden kurtarma sevdalarına düşmüş.Breh breh bereh...Keynes'in kemikleri aha şimdi sızlar,ve ne kadar tarihe mal olmuş baba iktisat teorisyen var ise mezarlarında dört dönüyorlardır şimdi.Biri Ameikalılara haber versin de İmrali'ya bir heyet yollamalarını hatırlatsın,ne gereği var bilmem kaç yüz milyar dolar ek bütçe ayırmalarına.Apo'dan alsınlaar sihirli reçeteyi,olsun bitsin.Dünya rahat bir nefes alsın,biz Kürtlerin de 6 milyar dünya nüfusuna bir hizmetimiz dokunsun,ne de olsa yarım da olsa Apo Kürt kökenli sayılır.
Bizim ki ne olduysa oldu,İmraliya misafir olduktan sonra iyilik meleği rollerine hepten kaptırdı kendini.Bir gün Türkiyeyi kurtarıyor,bir başka gün ortadoğuyu,o olmadı avrupayı kurtarıyor.400 yıllık avrupa tarihini aşıyor,onlara yep yeni ufuklar gösteriyor...Bağrı açılmadık parlak(!) teorilerle kürtler hariç dünyada ne kadar kıta,ne kadar devlet ne kadar toplum varsa Abdullah'ın hepsi için kurtuluş reçeteleri hazır.Mübarek muskacı dükkanına çevirdi İmralı adasını.Kurtarılmadık yahudiler kalmıştı,bu seferki av.görüşmelrinde o müjde de geldi.Takip etmedim ama Telaviv'de havai fişek gösterileri görkemli miydi haber verin lütfen.Yahudileri de ben kurtaracağım diyor.Allah Allah nasıl yani?Hamas İsrail'i mi işgal etmiş?Dünya para hegamonyasını elinde tutan musevi patronlar dilenciliğe mi başlamış?Yahudi kurtuluş hareketleri golan tepelerinde falan gerilla savaşı vermek üzere dağa mı çıkmış,nedir?Dünyada Yahudiler kadar özgür ve rahat kim varki AbdullaH'ın kurtuluş reçetesine munazır olsun bu kavim?
Yoksa bilemediğimiz bir cinlik göstererek Yahudilerden intikam mı almak istiyor bizimki?
Hani İmralida bulunmayı biraz da Mossad'a borçluya Apo,o bakımdan diyorum.Siz misiniz beni dayılarıma erken teslim eden ben sizi kurtarayım da görün hesabı...Olur mu olur,Aponun Kürtleri 30 şu kadar yıldır nasıl kurtardığını gören İsrailli yöneticiler belki de şu an panik yaşıyorlardır da...Belki de bu korkudan dolayı her tarafta kolları olan İsrail istihbaratı bizimkinin savunmalarını el altından engelliyor,ne bileyim.BU savunmalardaki "Yahudileri kurtarma reçetesi" gün yüzüne çıkarsa bu belayla nasıl baş ederiz diye kaygılandıkları için...
Gelelim Avni Özgürel'e yaptığı göndermeye.Ne kadar kalpazanca olayı saptırıyor farkında mısınız?
Avni Bey Apo Ergenekon uzantısıdır diyor açıkça,ve buna dair hem tarihi bir tanıklık yaparak "ben apoyu bunların derneğinde çaycılık yaparken gördüm diyor hem de Apo bu savaşı sürdürmeye mahkumdur çünkü onlara bağlıdır diye ifşa ediyor.Ama Bay Öcalan,cepheden Avni Bey'e cevap veremediği için adeta alttan alıyor ve Avni Bey'in gururnu okşama kurnazlığına kaçarak;"o şunu bunu kastetti" diye konuyu saptırıyor.Böylece aklı sıra A.Özgürel'in o'nun suratına doğru püskürttüğü o sıvımsı şeye karşı "yağmur bu ya rab şükür" deme yüzsüzlüğü göstererek üstüne atılı suçu savmaya yelteniyor,ama sirkatin söylerken merdi kıpti durumuna düşmekten kurtulamıyor tabii.Yazık ki bu gerçeği göremeyen tek kesim divane müritler oluyor,yoksa herşey ayan beyan ortada...
Netice itibariyle,bu büyük kürt halk önderi,öteden beri postacı avukatlar vasıtasıyla iki şey yapıp iki duruma kendini düşürmekten kurtulamıyor:1.Saçma sapan teoriler ileri sürüp kendini komik duruma düşürüyor.2.Bir kurtuluş lütfu versinler diye TC Devletine sürekli yaltaklanarak,kendini çok rezil duruma düşürüp Kürtleri kahrediyor.
Değinmeden geçemiyeceğim,her seferinde kadınlara özel selam yollaması ruhlarını ve bedenlerini kirlettiği bayan gerillaların şahsında Kürt Kadınına karşı işlediği aşağılık suçlarını örtbas etme gayretinin suçluluk psikolojisi içgüdüsüyle dışa vuran savunma refleksinden başka birşey değildir.Bunu anlamamak için Apoya kör mürit olmak lazım...En sembol Kürt kadınlarından biri Mehmet Şener'in annesiydi.O zavallı kadını aşağılayıcı bir sıfat ve oğlunun cenazesiyle ödüllendirdi Apo.Allah hala O'nu önemli gören bir kısım Kürtler akıl izan versin,ne diyelim...Celladına hayran,tecavüzcüsüne aşık,felakete ****üren reberine tapınan bir toplum iflah olur mu,plmuş mu? Tarihçileri toplayıp sormak lazım...Selam ve saygılar...
Değerli dostlar,evet,bugün bazı Kürt şehirleri ve bazı metropollerde bir takım gösterilere şahit oluyoruz,EWDO'nun kıl-tüy hikayeleri için veya son zamanlarda "beni çökertiler" zırlaması için.
Bir kere EWDO bu "beni omuzumdan bastırıp çökerttiler" itirafıyla ne mal olduğunu açığa tekrar vurmuş oldu,ancak hala bazı gözler,korkudan kaçan sevgilisi için kara sevdalı kızın gördüğü şeyi görmekten kendilerini alıkoyamıyorlar.Hani bilinenn hikayedir,kızın biri korkak birine vyrylmuş;bir kavga esnasında tavşan gibi kaçan çocuğa bakıp diğer kızlar demişki:Rebbené ma sen bu korkağa vuruldun?Kara sevda müptelası kız;hele rüzgarda savrulan saçlarına bakın siz diye cevap vermiş.Bizim müritlerin hali bu hal...Herif korkağın teki,her türlü teslimiyete teşne diye anlatıyoruz,müritler,hele siz rüzgarda savrulan lüle lüle saçlarına bakın diyorlar.Bundan 15 sene önce İstanbul'da bir karakola bir kağıt imzlatmak için yolum düşmüştü.İçeri girdim başkomiserin odasında bir tartışma vardı;orta yaşlarda bir Kürt vatandaş koltukta oturmuş polislerle ve başkomiserle tartışıyordu.Birden polislerden bir ayağa kalk diye sert bir hitapta bulundu.Bizim vatandaş polise bakıp "amirin burda sen muhatap değilsin" dedi evvela.Sonra aynı lafı başkomiser de söyleyince;"bana bak beyefendi dedi,ben 300 ailenin başı sayılan bir kişiyim,kimsenin karşıısnda esas duruşa geçmem,kendinize gelin" diye mertçe bir çıkışta bulundu.Başkomiser önce afalladı sonra polisler dahil hepimizi dışarı çıkardı.Biz kapının önünde beklerken içeri çay servis edildi...İşte onur böyle birşeydir.Apo böyle yapacağınıza beni öldürün,dedim diyor.Bre korkak,"beni öldüreblirsiniz ama diz çökertemezsiniz" diyerek direndim de hele de,biz de işte BU! diye azıcık gurulanalaım...Yok,bu herifte asalet yabancı bir kavram.
Esas diyeceğim şu:Evet günlerdir gösteri mösteri yapılıyor ancak siz bu gösterilerin 20-30 milyonluk bir halk topluluğunun ne orandaki yansıması olarak görüyorsunuz?
En büyük gösteriler bir kaç yüz kişiyi geçmiyor.Bugün Hakkari'deki miting bir kaç binin altında görünüyordu.Üstelik miting...Başka bir Kürt şehrindeki taş atan topluluk kameralar alttn-üstten,yandan arkadan göstere göstere bitirmediler,10 -20 kişişydi,hepsi bu.Nedense Türk medyası bu gösterilere mal bulmuş mağribi heyecanıyla kamera çeviriveriyor.Diyarbakır protestoları da hiç ama hiç kitlesel değildi.Üstelik Erdoğan'ın generallere hulus çaktığı bir oratmın sıcaklığında,yani nerdeyse AKP tabanının isyanlarda olduğu bir an diliminde...Bu durum Apo ve borazanı DTP'nin dibe vurduğunun resmidir aslında.Resmidir de,bu sefer şansları Erdoğan Efendiden yana yaver gitti.Tayyip general zılgıtına eyvallah dedi de,bunlar biraz daha prim toplama şansını elde ettiler,yoksa vaziyetleri feciydi...Çok iddialı söylüyorum,bu Erdoğan'ın son asker yalakalığı sözkonusu olmasaydı açık farkla AKP Diyarbakır Belediye başkanlığını çantada keklik sayabilirdi,halkın bu kadar sıtkı sıyrılmış DTP'den.Ama şansları var,belki de bilinçli bir şekilde Türk genelkurmayı Tayyip'e yönelen Kürt teveccühünü kırmak için Taraf gazetesini bahane ederek bir çıkışta bulundu,bu noktayı iyi irdelemek lazım.Çünkü iyi farkediliyor ki Apo tarikatının mevzi kaybetmesi herkesten çok generalleri üzüyor...
ben hepinizin yorumlarini okuduktan sonra yorum yazmaya karar verdigimde
nasnamenin yorum aktarirken kisi hak ve ozgurluklerine saygili olacak sekilde yorum yazmasini onermis aksi taktirde yorumlar yayinlanmayacaktir denilmis...
bence hepiniz bu saygisizlik icindesiniz boyle bir prensibi varsa nasnamenin bu yorumlarinizi yayinlamamisi gerekiyordu.yayinlamissa bu yorumlari nasnamenin kendiside bir saygisizlik icindedir.
apocu degilim sizcide degilim sadece dogru anlamda kurt halkinin degerlerini savunurum.farkli bir dusunceyi savunup diger kurt mucadelesini veren taraflari asaglamam onlari dusmanin gozunde dusurmem onlarin verdigi mucadele ne kadar eksikse ne kadar yetersizse buna ben bir kurt olarak engel olmam ve boylesi cirkin ifadelerle onlara yuklenmem.bu yuzden olmali hala kurtlerin bir vatani olmuyor bu yuzden olmali kurt hala ulusal bir bir bilince kvusmuyor.hepiniz pkk den ayrilmis belli bir zamandan sonra apoyla dusunceleriniz ortusmemis olabilir.ancak bazi degerleri savunurken veya kurtlerin hakini savunurken kurde bir seyler kazandiran politika yaparken.seninle ayni amacla bir seyler yapan kardesine karsi neden bu kadar saldirganca davraniyorsun.diyelimki kurtler bugun apodan vaz gecti ne olacak kurtler kazanacakmi sanki kurtler bir yere gelecekmi siz bir sey olurmussunu.yaptiginiz ve soyledikleriniz apoya yonelik olan elestiriler yerinde olabilir haklida olabilirsiniz.apo kendini canini kurtarmak icinde bu siyaseti yapiyor olabilirde.ama inanin sizin apoyu algiladiginiz gibi bu sekilde dusundugunuz gibi devlet onun soylediklerinden bu sonucu cikarmiyor.devlet onu hala orgut lideri onu hala halkina verdigi mucadeleye bagli birisi olarak goruyor.eger apo boyle dusmus tukenmis teslim olmus bir kisilikse sizin apoyu cesaretlendirecek apoyu o kosullarda direnme devlete yaranma politakalar yapmasi yerine devlete kafa tutacak tutumlar icinde olsaniz ona mucadele etme azmini verseniz ve onurlu bir lider olarak imralida bu devlete karsi dursa kurtler kazanmazmi.sizler ozgur bireyler kazanmazmissiniz ozgur bireyler ozgur bir vatani kazanmazmi.ben merak ediyorum siz kimden yanasiniz hangi taraftansiniz.durdugunuz yeri iyi belirleyin.ozgur bireye laik bir durus icinde olun ozgur bireyin gereklerini en iyi sekilde yapmaya calisin.apo camur atiyorsa.apoya camur atarak plitaka yapmak dogru degil.kendinizi kanitlamanizin en dogru yolu dusuncelerinizle dogru anlamda bir tutum tavir sahibi olmaktir boyle davrandiginiz taktirde inanin istediginiz olacak apo imralida yanliz kalacak.ama siz bu soylem ve uslupla onun etrafini dahada dolduruyorsunuz...saygilar
apocu gençlik biraz nasname oku ki hizaya gelesin.unuttugun kürdi degerleri yeniden kazanasın.belki bazılarınız bu siteyi ajanların sitesi olarak gösterebilirsiniz ama kimin kürtler için daha çok çalıştıgı ortadadır.dagda boş yere kurşun atmayı bana çalışma olrak göstermeyin lütfen.çünkü o kurşunlar boş yere, amaçsız sıkılıyor.
belli ki kafan çok karışık.
tek yapacağın şey serok'un çözümlemelerine
baş vurmak.gelse gelse o çözümlemelerde sıkılan palavralar sana ilaç gibi gelir.yoksa işin vahim,seni hiç bir doktor reçetesi bu kafa karışıklığından kurtaramaz.ama serok çok derin şeyler yazıyor benim seviyem o analizleri kavramaya yetmez diyorsan,Allah yardımcın olsun elimizden birşey gelmez.
beyefendi biz bir kerboranlı köylü kardeşimizi eleştirmiyoruz,burada ipliğini pazara çıkarmaya çalışılan kürt gençlerinden bir mardin,bir siirt bir bingöl bir bitlis-hakkari nüfüsu kadar kalabalık bir nüfusu hiç yere kurda kuşa yem yapmış bir dikta ruhlu zattır..."diyelimki kurtler bugun apodan vaz gecti ne olacak kurtler kazanacakmi sanki kurtler bir yere gelecekmi..." diye cümle kurman senin ne kadar büyük bir gaflet içinde olduğunu gösteriyor.evet,elbette sayın fuat çavgun'un da yerinde ifade ettiği gibi kürtler bu kanlı katili aşmaya başladığı gün çok şeyler değişecek ve gerçekten kürtler halk olarak elde etmeleri gereken hakların önündeki en büyük barikat ortadan kalkmış olacak...
CEDET AKBAY’ın son yazısını dikkatlice okumasını salık veririm keza HALİS ACAR’ın yazısını da. Bunlar yabana atılmayacak kadar önemli tespit ve söylemlerdir. Öyle havadan-sudan yazılmış basiz virrer yazı değil.
KİMİLERİ ne Kurd ve Kurdistan’ın „başlangı“cı ve ne de „sonu“durlar. Kendilerine böyle bir misyonu yükleyenler, dost olmadıkları gibi, doğadan ve insanlıktan nasibini almamış olup vijdanı ve imanı zayıf insanlar. Bunlara kanmamalısınız. Dr. İsmail Beşikçi de hapis yattı. Ve „ o „ asla teslim olmadı, arkadaş, dost ve yoldaşlarını ele vermedî, şapır-şapır konuşmadı…
Bu Av.Gör.notlarında tuhafıma giden ağaçlandırma hikayesine bir mana vermeye çalıştım,işin içinden çıkamadım.Bu Kürtlere biraz da hakaret içermiyor mu?Kimileri ekolojist doktrin mülahazası cihetiyle değerlendirmeye kalkacak tabii,fakat bu mide bulandıran bir maskaralıktır,tek kelimeyle...12 Eylül cuntası da vakti zamanında bize tuvalet kültürü aşılama seferberliği başlatmıştı,dipçik zoruyla..Düşünebiliyor musunuz,şimdi Avrupa'da falan yaşayan bir kardeşimiz sözgelimi İsveçli bir Kürt dostuna Öcalan Liderimiz şöyle şöyle bir talimat vermiş diye bir anlatsa,muhatabının yaşayacağı şaşkınlığı düşünebiliyor musunuz?!.Nasıl yani,siz Kürtlerde hiç yeşillik kültürü yok mu?Talimatla mı evinizin balkonuna çiçek,bahçenizin duvar dibine ağaç dikiyorsunuz? derler adama...
Belki de Aponun günahını alıyoruz,başka bir durum bahis konusu olmalı.
Zekice iletilen bir şifre gibi.Eğer adresi gerilla olan bir şifreyse;kanaatimce,taktik savaşta mayınlamaya ağırlık verin talimatı var bu şifrelerde.Cudi Dağı öncelikli bir alan olarak işaret edilmiş.Yok böyle bir niyet sözkonusu değilse ve hakikaten Apo doğal bir ruh haliyle halkımıza bunu tavsiye ediyorsa,benim de bu kutsal zatın müritlerine ve avukatlarına acil çağrım şu olur ki,behamahal ne yapıp etsinler bunun akıl sağlığı için gerekli sağlık hizmeti taleplerini İmrali komutanlığına iletsinler.Artık nasıl olur bu onların bileceği iş,ama,bu saatten sonra Apo'nun avukatlardan çok psikiyatristlerin karşısına çıkmasında büyük yarar var.Marxı aşma sendromundan sonra köylüye yeşillik kültürü aşılama sendromu..bakalım sırada ne var?
Bu herif alemi sersem,dünyayı kör varsayarak her türlü hezeyanda bulunma hakkını kendinde görüyor,ve ne versem yerler hesabıyla Kürtlere sesleniyor,hadi O'nu anladık,müridlerinde hiç mi utanma yok?
Yeter artık bu saçmalıklar diyenler ne zaman seslerini yükseltecek?
bende daha bu adama ''serok'' diyen insanlari anliymiyorum.
karl marx'in unlu bir sozu var...''cehalet ayricalikli insanlarin kullandigi ustaca bir silahtir'' diye...bu sahis bunu gercekten kullandi..!!
Yorum yaz