Anasayfa | Türkçe | Bir Ölüm Mevsimi Eylül ( Azad... ve Orhan...)

Bir Ölüm Mevsimi Eylül ( Azad... ve Orhan...)

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Azad ve Eşi...

‘ÖLÜM, ÖLEN İÇİN DEĞİL, GERİYE KALAN İÇİN BİR FELAKETTİR!..’ Sözünü unutmayın. Nihayetinde ‘Her yaşam, ölüme merhaba’ demek değil midir?

 

Dedim ya, en sıkkın ve en onulmaz anlarda, şiire ve edebiyata sığınırım diye. Zaten, böyle anlarda; bize ana ve yar kucağı olan sanat ve edebiyat değil mi?

Ve Cibranî yanımla şu tuşlara vuracak olsam;

‘Hayatın Borcu Var Bana,
Eylül; ömrümüzün bağbozum mevsimi. Hayat anamızın, zakkum çiçekleri bu iklimde boyverir.Fettan bir kadın şeklinde sunar bize kendilerini.
Bizki; sahralarda, Arap Çöllerinde susamış, sevda vurgunu vemiş, birer Mecnun’uz.
Leylalarımız düşmanın terkisinde birer rehin,yakutî gözyaşlarını döker bulgur bulgur. Yalvarırcasına bizlere, ‘Beni bırakma Mecnun. Beni sensiz koma bu zalimlerin elinde’ dercesine ve yorgun ve bitap ve harap halimizle, gözyaşlarına eşlik ederiz.
İşte bu yüzden bize sunulan her bade şarabı, zehir-zıkkım da olsa,Leylalarımızın elinden kevser suyu biliriz. İçeriz kana kana. Kendimizden geçeriz.

Unutmak ve unutmak
Böylesi anlarda ölümdür
Doğumumuz kayıtsız
Ölümümüz kayıtsız
Bir düşük çocuğuz hayatın künyesinde.
Bu nedenle hayat ana bize borçludur.

Bu Eylül sonlarına doğru ölüm kol geziyor etrafımızda. Azad’ın kalbine virüs bulaşır, Orhan’ın beyni karıncalanır. Kurdi kalp, ‘Gurbetistan ve kafiristanlar’a dayanamadı. Durdu duracaktı. Durdu. Yeni kalp bulundu. Alman doktorlar ‘Kaldığı yerden yola devam’ dedi. Azad gençti. Ülkesine gitti. Amca kızına tutuldu ve Pismam ile Dotmam evlendiler. Düğünlerini de yaptık. Mürvetlerini de gördük. Şad olduk. Ve şimdi ölüm haberiyle kahrolduk.

Oy oy...
Yine de oy hançerinle bağrımızı felek, dedik.
Feleğe gam etmedik. Cehalete yenildik.
Azad’ın kalbi Amed’de durdu.
Orhan tuttu kendini gurbette vurdu.
Tam yedi yerinden.
Ve ateşe verdi bulunduğu evi.

Yakarım Roma’yı demişti ye Neron. Acep Aşkın Kralı Neron mu oldu? Sevda halleri mi, yoksa psikolojik bir heyula mıydı yine. Ama ne Azad var artık, ne Orhan. Biz gurbette yasta, ana/baba, cümle bildik/tanıdık yasta.

Bitti.
Nokta koyuyorum.
Matematik Türkçe’siyle durumun izahı:

‘Sevgili dostumuz Baran Hemze’nin oğlu Azad’ın naaşı, bugece saat 22.00 surlarında defnedildi. Anası ve Babası cenazeye yetişti.
Öbür yandan değerli dostumuz İrfanin kardesi  ve Murat Dağdelen’in amcaoglu  Orhan Dağdelen; aynı zaman diliminde -daha önce gördüü psikolojik tedavileri- yeterli gelmemiş olacak ki; kendini vurup, bulunduğu binayı da ateşe vermiş. Bu olayın detaylarını tam olarak bilmiyoruz. Ve taziye evinde bunlar da konuşuluyor, yüreğimizi dağlıyor.

Eylül zalim aydır.
Aman ha aman, kendinize sevdiklerinize dikkat edin. Ve en önemlisi de;

‘ÖLÜM,
ÖLEN İÇİN DEĞİL,
GERİYE KALAN İÇİN BİR FELAKETTİR!..’
Sözünü unutmayın.

Nihayetinde ‘Her yaşam, ölüme merhaba’ demek değil midir?
Ölüm uzak dur!..
İşim var.
Bir de seninle uğraşmayayım.

Sevgiyle, sevgili dostlarım.
26 Eylül 08


Önemli Duyuru

Gelen e-post ve talepler üzerine taziye evinden iki telefon veriyoruz.
Bizzat ulaşmak isteyenler aşağıdaki telefonlara başvurabilir.

Baran Hemze tlf  0090 535 225 45 10    020 838 64 172

Mehmet HEMZE      0049 172 648 50 98
Mehmet Çetintaş : 0049 163 472 27 42

 

Yorumlar (5 gönderildi):

seyidxan .. 26 Sep, 2008 07:03:59
avatar
Ji malbata wi ra xede sebr u tehemil bide.ci ye wi cinet be...
Ruken .. 26 Sep, 2008 09:43:53
avatar
Ailesine ve Kürt halkına başsağlığı diliyorum.Üzücü bir durum ama ölüme her zaman kapı açık ne yazık ki, ne zaman isterse o zaman gelir. Ve kaçınılmaz olan tek olgu, güçlü olan. Tekrardan basağlığı ve sabır diliyorum ailesine. Kürtler ne acılar yaşamadı ki, Acılarımızın son bulması dileğiyle.
cemal Yılmaz .. 26 Sep, 2008 08:02:54
avatar
Ölüm adın kalleş olsun,
Bu kez de, Azad'ı buldun; ömrünün baharında.
Ailesi ve Kürd halkının başı sağolsun.
Cemal Yılmaz
birindar .. 27 Sep, 2008 02:23:37
avatar
Aylesine ve kurt halkina bassagligi diliyoruz. esengul ve birindar.
sidar .. 06 Oct, 2008 07:39:45
avatar
13, 14 gün oldu gideli!
Ve ben halen kapıdan içeri girmeni
bekliyorum.
Artık olmadığını kabullenmek ne güç bir bilsen!
Ansızın bırakıp gitin bizi o ruh nasıl terketi o dağ gibi bedeni.
Ama aslında daha 20 yaşındaydın senden evvel vardı gidecekler
tatlı canınla tez canlılık etin sırayı bozdun Azadım.

Her çığlık adını haykırıyor.
Seni andıkça yüreyim kanıyor
Bir bilsen hasretin nasıl kasıp kavuruyor,
benden evvel gitmeseydin Azadım.

Anıları hançer eyledin yüreyimize.
Rüyaları mesken eyledin kendine.
Göz yaşlarını nivan ettin evimize,
Benden evvel gitmeseydin Azadım.

Yoklığun halan rüya bana,
O güzel gülüşünün olmadoğını
Farzetmek bile yalan bana,
Hasretinle yanmak bunden sonra kadermiş bana,
Benden evvel gitmeseydın Azadım.

Kim derse seni bir deha görmüyeceğiz, yalan söyler.
Bu hasret elbet bir gün biter.
Sen gelme biz geliriz Azadım.

Azad amca oglu seni hiç unutmuyacağm.

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin