Şamar Oğlanı "Kürd"ler Gündemi Belirledi (!)
Ancak, statükocu siyasi partilerin Kürdlere nasıl baktığı-çatıştırdığı ve kullandığı temelinde önemli bir ayrıntı gözden kaçtı.(!) Bu ayrıntı gibi gözüken ”şey” aslında Kemalist Rejim’in temel ”şey”lerindendir. Biz bu yönüne vurgu yapmak istedik. Dengir Mir Mehmet Fırat, 8 Ağustos 1943'te Adıyaman Kâhta'da doğdu. Babasının adı Ali, annesinin adı Münevver'dir. Yani : ”Kürd” Kemal Kılıçdaroğlu, 17 Aralık 1948'de Tunceli Nazimiye'de doğdu. Babasının adı Kamer, annesinin adı Yemuş'tur. Yani :“Kürd”
Haber Yorum:
TBMM’de merakla beklenen randevu bugün gerçekleşti. CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu, AKP'li Mir Dengir Mehmet Fırat'a yönelik iddialarını sıraladı ve Fırat da söz konusu iddiaları yanıtladı. Bu açık oturum bir yönüyle, siyaset-rant-mafya ilişkisinin Türkiye’de rejimin korunması adına bir yaşam tarzı haline gelmiş olduğuna delalet ettiği için önemli, ikinci yönüyle de her türden sorunların açık tartışılmasının önünü açtığı için demokrasi ve şefaflık açısından önemlidir. Ancak, statükocu siyasi partilerin Kürdlere nasıl baktığı-çatıştırdığı ve kullandığı temelinde önemli bir ayrıntı gözden kaçtı.(!) Bu ayrıntı gibi gözüken ”şey” aslında Kemalist Rejim’in temel ”şey”lerindendir. Biz bu yönüne vurgu yapmak istedik.
Dengir Mir Mehmet Fırat, 8 Ağustos 1943'te Adıyaman Kâhta'da doğdu. Babasının adı Ali, annesinin adı Münevver'dir. Yani : ”Kürd”
Kemal Kılıçdaroğlu, 17 Aralık 1948'de Tunceli Nazimiye'de doğdu. Babasının adı Kamer, annesinin adı Yemuş'tur. Yani :“Kürd”
Burada Kemalist Rejim ve onun kurucusu-kollayıcısı olan CHP’nin ırkçı, şoven, faşist ve Ergenekon türü çetelerin siyasi ayağı olduğuna değinmeyeceğiz. Ancak, bu ”düello”da da görüldüğü gibi, Kürdler; Kemalist Sistem’de hangi partide yer alırsa alsın, onlara biçilen rolün değişmediğinin kanıtlanmış olması açısından önemlidir. Bu ”düello”da bilerek yada bilmiyerek gözden kaçan-kaçırılan en önemli ayrıntı, açıkça çatıştırılan bu iki siyasetçinin de Kürd kökenli olduğu gerçeğidir. Bu yol cumhuriyetin tüm süreçlerinde etkin olarak kullanılmış ve teslim etmek gerekir ki, başarılı da olmuştur.
Genel anlamda politikacıların mal varlıkları siyasette çok hassas bir konudur. Özellikle ileri demokrasilerde kamuoyu politikacıların mal varlığıyla ilgili haberleri yakından izler ve siyasetin finansmanını da çok yakından takip eder.
Ayrıca siyaset meydanına akan suların kaynakları takibe alınır ve siyasetle ticaret arasındaki ilişkiler de yasalarla düzenlendiği gibi politikacılar bu tür konularda yakın markaja alınır. Aslında demokrasileri de demokrasi yapan temel ilkeler arasında açıklık ve şeffaflık başta gelir. Yolsuzluk yapan kim olursa olsun hesabı sorulur. Yani Türkiye’de olduğu gibi yolsuzluk hiç kimsenin yanına kar kalamaz. Demokrasinin etkin olduğu ülkelerde, kamuoyu politikacıların haksız mal edinmeleri karşısında çok duyarlıdır ve tepkisini de hiç gecikmeden verir. İşte; rüşvet ve yolsuzluk demokratik ülkelerde bu şaffaf politika ve etkin denetimden dolayı asgariye indirilmiştir.
Türkiye’de ise, politikaya aktif katılmanın kıblesi haksız rant elde etmeyi amaçlar. Parlementer sistemin işlevini yerine getiremediği, parlementonun bir makyajdan öte bir anlam ifade etmediği, aslında militarist güçlerin egemen olduğu tüm kapalı rejimlerde olduğu gibi, Türkiye’de de bir dönem parlementer olan bir kişinin, tüm sülalesi ile birlikte yaşam boyu ekonomik sıkıntı çekemiyecek düzeyde devlet olanaklarını hortumlayarak palazlandıklarını herkesin bilmesine rağmen, hırsızların itibar sahibi unsurlar olarak toplumda saygı gördüklerine de hep tanıklık ediyoruz. Bu kirli sistemin hep böyle işlediğini bilmeyen mi var ? Elbette biliniyor. Ama hırsız hırsızı kollar ! Ve Türkiye’de düzen hep böyle işlemiştir.
Politikanın ekonomik rantı amaçladığı Türkiye gibi ülkelerde hırsızlar ortaya çıkartılamaz. Kazaran yargıya intikal eden yolsuzluk davalarında ise, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral İlhami Erdil vakasında olduğu gibi, komik bir ceza ile geçiştirirler. Nasnamenews (S.A)



Yorumlar (7 gönderildi):
1-Asiret yapisinin eskiden beri var oldugunu ve halen de devem etmekte oldugunu ve asiretlerin asiri derece de menfaatperest yapilarindan dolayi menfaat catismalari zaten yuzyillar boyu kurd ler arasinda olmasi gereken birligi engellemektedir.Sunu cok yakindan bildigim Dengir Firat ailesinin siyasi yapilanmasiyla aciklayabilirim;
Osmanlinin son donemlerinde Kahtada hukum suren iki buyuk asiret arasinda toplu bir asiret savasi hukum surmekte(Dengir Firat'in Dedesi Hci Bedir Aga nin liderligindeki Res'u turkcesiyle Risvan asireti ile ve gine Dengir Firat'in Halasinin kocasi yada babasinin halasinin kocasi Sukru Aga liderligindeki Mirdes asireti arasinda)
3 yil suren bu topyekun asiret catismasinda kesin bir galibin olmamasina karsin Res'u asireti daha az bir kayipla varligini surdurebilmis ve bu arada M.Kemalin Anadoluya gecisini iyi takip eden Haci Bedir Aga M.kemal'in kazanacagini bir takim tesadufler sonucu kestire bilmis ve M.Kemal ile iliskiye gecmis ve daha uzunca anlatilabilecek kurnazca plan ve cikislarla M.kemal'in yaninda yer almis ve sonucta 3 donem Meb'us olmus ve mahalli rivayetlere gore gene Kemalistler tarafindan zehirlenerek oldurulmus.Ote taraftan Haci Bedir Aganin M. Kemal'in yer aldigini goren Sukra Aga da olaylari disardan takip etmis ve artik o cephede kendisine yer olamdigini anlamis ve Seyh Said hareketine kadar beklemis,Seyh Said herakatina katilmak uzereyken yakalanip,herekete katilamadan tutklanip hareket bastirildiktan sonra harekette Seyh Said le aktif olarak savastigi gerekcesiyle kardesi Nuri agayla birlikte asilmistir.Tabii bu olay alttan Res'u asiretinin ve diger kucuk asiretlerin ve ozellikle Sukru aganin amcasi oglu tarafindan istiklal mahkemesine verdigi aleyhteki ifadeler ve dilekceler sayesinde olmustur.Bu olaylardan sonra Res'u asireti gittikce gelismis,Mirdes asireti ise gittikce kuculmustur ve bu asiret husumeti halen de devam etmektedir,her zaman zit siyasi kutuptadirlar ancak ikiside hic bir sekilde herhangi bir kurt hareketine yakin olmamislardir.(Mirdes asiretinden rahmetli Osman Sebri ve Res'u asiretten rahmetli Hemres= Hamdi Turanli haric)Dolayisiyla birbirlerine karsi ayakta kalabilme mucadelesi adina Duzen partilerinde yer almaya can atmislardir ve atmaktadirlar.Iste Catistirilmlarinin nedenlerinden biri.
2-Kurd ozgurluk mucadelesinin ozellikle 1938 den sonra ancak ve ancak sol hareketler icerisinde yer alinarak bir sonuca varilabilecegi dusuncesinin cok yaygin bir sekilde savunulmasi sonucu Kurd halki icerisinde bir isci sinifi hareketi olustrulup ve bu isci sinifi ile kurd ozgurluk mucadelesinin zafere kavusabilecegine inanilarak kurd halkinin bir kismi feodal aga,bir kisminin feodal seyh,bir kisminin isbirlikci,bir kisminin hain olarak damgalanmasi sonucu bu zavalli ulus paramparca edilerek bu gunlere gelinmistir.(devletlesememis,baski ve zulum altinda inim inim inleyen esaret altindaki bir ulusun isci sinifinin nasil olusturulabilecegini de hala anlayabilmis degilim)Zira PKK nin ismi de buradan gelmektedir.Hareketi baslatirken ayni mantikla hareket edildi ve hareketin gelisimini Kuzey Kurdustan'daki feodal olarak adlandirdiklari arazi sahibi ve aga olarak adlandirilan ekonomik ve siyasi olarak fazla guclu olmayan aileler yada asiretlerle kan dusmanligina girisilerek bir nebze de olsa basari sagladilar ve sonra daha guclu Asiretlerle catisarak bir suru genc inanmis yurtsever insanlarin heder olmasini saglamislardir.Diger taraftan catistiklari bu asiret yada aga olarak adlandirilan aileler ve yandaslari da bir sekilde isbirlikci olmaya zorladilar(Ki bu asiretlerin icerisinda cok sayida gercek yurtsever kurd aydinlari oldugunu bilir ve bizzat bunlarla konusmuslugum ve dostluklarim olmustur.
Tabii bu tarihi perspektif gecmise dikkatle bakildiginda bu anlayisin kurd ozgurluk mucadelesi icerisinde kendiliginde olusmus olmadigini rahatlikla gorebilmek mumkundur.Devletin istihbarat orgutler.askeri ve sivil ajanlarin,Perincek gibi devletin suyu bulandirma gorevlileri olaylarin bu asamaya gelmesinde onemli rol oynamis ve hala oynamaktadirlar.Tipki gecmiste asiret liderlerinin arasina girip paramparca hale getirdikleri gibi 70 li yillarda da gelisen ozgurlukcu hareketler icerisine de girip ayni seyleri yapmislar va yapmaktadirlar.
Sahsen ben bunlari bir sekilde de suclamiyorum bana gore en buyuk suclu bunlarin icimize girmesine izin vermis olmak yada icimize gizlice girmis olmalarini gorememis olan bizler ve kurd halkina onderlik adina yola cikip da bunlari gorememis yada bizzat bilerek bunlara alet olmus sozde Kurd onderleridir asil suclu olan.
3-Ozellikle Dersim isyanindan sonra bolgede TC kendince bir rehabilitasyon calsimasi baslatmis amac oldurmedikleri yada olduremedikleri insanlari kazanmakti.Burada laiklik silahini ustaca kullanarak bolgenin cocgunlukla alevi Kurdlerden olmasi nedeniyle alevi-Sunni ayrimciligini ustaca islemis ve bunda bir hayli de basarili olmus.Sanki Osmanli doneminde Alevi-Sun'i kurd`ler birlikte kardesce yasamamis ve birlikte Osmanli Turk zulmune birlikte maruz kalmamis gibi o bolgedede kemalist laik bir kitle olusturmustur.70 li yillarda sol gencligin kurd harekleri disinda ozunde Kemalist olan Turk solu icersinde yer almis olmalarinin nedeni budur.
Durum bu olunca daha cok samar oglani olacagiz ve daha cok catistirilacagiz birbirimize karsi.
Sunu da belirtmek isterim ki Dengir Firat'la bir kac ozel sohbetim olmustur,bireysel olarak hic de Kurd ozgurluk mucadelesine uzak ve yabanci degil,Kurd halki bir sekilde Kemalist dusuncelerden ve ajanlarindan kurtarilirsa mucadele gercek bir Kurd ulusal mucadelesine donusturulurse gozunu kirpmadan yer alabilecegi izlenimi birati bende.
Yeterki agasi,seyhi,koylusu,okumusu,okumamisi,aydini,cahili olarak tum Kurd halkini kucaklayan gercek bir ozgurluk mucadelesinin verebilelim.
SELAM VE SAYGILARIMLA
Not: belirttiginiz web adresinize ulasamadik.
Nasname.
Yorum yaz