Anasayfa | Türkçe | Türk Basınına Çağrımızdır!..

Türk Basınına Çağrımızdır!..

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Nasname Çocukları

Aynı düşünmeyebiliriz. Demokrat veya en az meslaktaşlıkta buluşabiliriz. Sizin gücünüz var. Yazılı ve basılı basınsınız. Bize örnek olmanız gerekir.

 

Değerli Bilim Adamı sayın İsmail Beşikçi hocamızın, Türk Basını ile ilgili bir belirlemesi vardı: ‘Türk Basını, MiT’in bir şubesi gibi çalışıyor’ diyordu.
Biz kendisin yapmış olduşu tesbiti; altın bir çerçeve içine aldık. Ezberledik. Ve kulaklarımıza küpe yaptık. Ne kendisini ne de bu belirlemesini unuttuk ve unutacağız.

Bu belirleme içinde iki üç örnek verelim.
Birincisi Doğu Perinçek’in Aydınlık Gazetesi ve 2000’E Doğru dergileriydi. Karışymış görünüp; en çok TC Genel Kurmayı ve devletini koruyandı/hala da öyledir. Öyle olduğu da Ergenekon Davası’yla somutluk kazandı.
Ankara PKK’sı ve Abdullah Öcalan hakkında ise bir başka taktik kullandı. Karşıymış gibi görünüp, O’nu ve partisini en çok besleyen kaynaktı.

Ankara’dan yola çıkıp, taa Mardin’e kadar yayılan bir dağıtımla; ‘Apocuları ifşa Ediyoruz’ adı altında, Abdullah Öcalan’ı meşrulaştıran, yaşatandır. Sırt sırta vererek her zaman en zorlu anlarda birbirlerine destek oldular. Bu anlamıyla en tipik Türk Basını örneğidir.

Bir de olumlu olanları sayalım. irili-ufaklı bazı yayın organları ve bazı vicdanlı, demokrat Türkiyeli Aydını mutlaka saymak gerek. Altan Kardeşler; bunun en belirgin olanlarıdır. Hele de son zamanlarda Ahmet Altan’in başında bulunduğu TARAF; Türk Basını’nın yüzakıdır.

Bu saydığimiz aydın ve demokrat şahsiyetleri ve Tarafı bir yana alırsak; geri kalanların tümü sayın İsmail Beşikçi Hocamızın belirlemesi içinde yerlerini alır.

*
On yılı bulan Nasname yayın faaliyetimiz içinde; yüzlerce kez haber konusu olduk. Haberlerimiz alındı. Manşetler yapıldı. Ne hikmetse bizi bir türlü doğru bir yere koyamadılar. En çokta yakıştırdıkları şey; ‘PKK muhalifi Kürt Sitesi’ oldu.

Evet!..
-PKK muhalifiyiz. Ama Ankara PKK’sı ve Abdullah Öcalan’in tek şef gören, cebberut ve Faşist karekterli harekete karşıyız.

-Kürt düil Kürdüz!..
Uluslalcılığımızı toprağa ve insana bağlılıkla ölçüyürüz. Topraktan önce de insan, diyoruz.
Bu nedenle Özgürlük ve Bağımsılıktan bir milim aşağı inmiyoruz. Halkımız özgür, ülkemiz bağımsız olmalıdır. Ve her Kürd insanı için bunu istemek ekmek/şu/hava/güneş ve şu kadar bir gerekliliktir.

-Muhalifiz!..
Yanlız Ankara PKK’sı ve Öcalan’a karşı değil, TSK, Genel Kurmay, ve TC devletine de o kadar karşıyız. Bu karşıtlığımız ‘Tüm Türklere Ölüm!.. Ordusunu ve devletini külliyen ortadan kaldırmak’ değildir. Bu Ortasaya’nın bozkırlarından gelen, at sırtında, bir elde kılıç bir elde ‘kur’an’a sarılan Moğol anlayışının artık bağ ve bahçeleriyle gülistan olan Kürdistan’ımızdan pılını pırtını toplayıp gitmesini istemek hakkımızdır.
Yanlız bunlara da değil, halkımızın değerlerini çarçur eden, umudunu rüsva eden, muhalefet gibi duran sahte muhalif parti, örgüt, hareket ve kişilere de karşıyız.

Biz; en üst mertebede sevgiyi,insanı, ülke ve halkı hak görürüz. Biz umudun, onurun, özgürlük ve bağımsızlığın düşünce fedaileriyiz. Kalemlerimiz silahımızdır. Kendi toparaklarımız üzerinde dilediğimiz gibi yaşamaya yeminliyiz.

Nasname’nın çıkış şiarı: ‘Söz onurdur. Onuru çiğnetmeyeceğiz.’ Bugün düşünce militanlığı mücadelesi veriyoruz, yarın elbette bu bereketli topraklardan politik aktörler çıkacaktır. Ama biz aday değiliz. Zaten, bu çıkışımızla politik aktörlükte harakiri yaptık. Bedenlerimziden boy boy güzellikler fışkıracaktır.

Hiç tanamayan ve bilmeyenlere şunu diyoruz:

www.nasname.com : Özgür Bireyler Topluluğudur!.

Bu kadar sade ve yalın anlatım yeterli gelir. Bunu söyleyemeyecek her yayın organı, kişi, yapı, kurum, parti ve hareket kelimenin gerçek anlmıyla artniyetlidir. Yalancıdır ve iftiracıdır.

*
Son zamanlarda Nasname’miz bir umut kaynaği görülmeye başlandı. Halkmız artık dertlerini, sorunlarını ve yıllarca birikmiş sırlarını bize açıyor. İşte bunun için de çok bilinçli bir şekilde Bab-i Ali’nın en kem gözlü bazı basın-yayın organları haberlerimizi alıyor, röpörtajlarımızı yayınlıyor,fotolarımızı kullanıyor.

Bu çok doğal bir şey.
Hatta internet Gazetesi olarak, bizim açımızdan sevindiricidir de. Lakin adeta bir sömürgeci mantık devrede.
Franz Fanon’un Barbaları Beklerken eserinide dile getirdiği gibi; ‘Sömürgeci zihniyet sahibi efendiler, sömürgeleştirdikleri halkın evlatlarının adını söylemezler. Onlar isimsiz hitep ederler.’
Aynı anlayış bu Türk Basınında var.
şahıslara; heyy.. Hoyy.. Lo, kıro, lan.. hışt, pişt derken; bizim payımıza da; ‘Bölücü ve yıkıcı bir internet sitesi...PKK karşıtı bir Kürt Sitesi..vb.’ Bir şey... Ama ne olduğunu söylemiyorlar. Onlara çok zor geliyor. Bu zorluğu da iyi anlıyoruz.


Bu hafta içinde; Vatan ve Bugün Gazeteleri Ergenekon’un bir numaralı tanığı Tuncay Güney’le yaptığımız röpörtajda, yayın Editörü olarak –bu satırlarının yazarının- adını sildiler. Nasname mahrecini belirtmediler.
Kendilerine telefon ettik. Düzelteceğiz dediler. Düzelttiler ama hıç bir açıklamada bulunmadılar. Bugün Gazetesi Haber Merkezi ‘Biz Haberi Vatan’dan almıştık. Onlar düzeltilerse biz de düzelteceğiz’ dediler ve akıllarınca bizi ektiler.

14 Eylül 08 Milliyet ve onu mütakip internethaber de Nasname mahrecini belirtmemiş. Ama ne hikmetse bu sefer Şükrü Gülmüş adını söylemek zorunda kalmışlar.

Bikez daha belirtiyoruz.
Düşman da olsak, bunun da bir kuaralı ve kaidesi var. Bize düşman olabilirsiniz. Lakin mert düşman olun.

Aynı düşünmeyebiliriz.
Demokrat veya en az meslaktaşlıkta buluşabiliriz.
Sizin gücünüz var.
Yazılı ve basılı basınsınız.
Bize örnek olmanız gerekir.

Biz bu on yıllık bir sürenin emeği hatırına sizi bikez daha doğru tavıra davet ediyoruz. Basın ahlakı falan da demiyoruz. Çünkü ahlak da göreceli bir kavram artık.
Hatırlatmak ve uyarmak görevimiz.
Uyarıyoruz.
Adımızı döğru söyleyin:
www.nasname.com : Özgür Bireyler Topluluğu.. Birilerine karşı ve taraf olunmadan BİREY olunamaz mı? Bakın bu Birey yelpazemizde Kürdistan’daki tüm milliyetler, halklar ve azınlıklar yanında Türk komşularımız da var. Buna en iyi örnek de Tolga Eren’dir. Yani Tolga; ‚Türk içın ne varsa Kürd içinde, olmalıdır. Tüm azınlıklar ve farklılıklar kendilerini özgürce ifade etmelidir,diyor.

Bizce bu kadar yeter.
Komşuluk hakkı bu işte.
Selamlarımızla.

Nasname Editörü

Yorumlar (4 gönderildi):

munzur mahmutoglu .. 23 Sep, 2008 01:23:25
avatar
Sayin NASNAME editorlugune!
Kaleme aldiginiz yazi yerinde ve nitelikli bir cevap.Sanirim ikinci Dunya savasin sonuna dogru Zekariya ve Sabiha SERTEL"in sahibi oldugu demokrat bir gazete basiliyor matbasiyla birlikte yakiliyor.Bu kari koca úzun yillar yurt disinda multeci yasadilar.Bu kanli sistemde buyuk basin hep gudumlu ve sahibinin sesi gorevini her donem surdurdu."turkiye turklerindir"logosu bulunan hurriyet"gazetesinin ilk sahibi Sedat SIMAVI"dir kendisi sebatayist donmesi ailece goc edip simdi Isvicre"de yasiyor.Simdiki Dogan medya grubun basi Aydin Dogan rivayet edilirki kurt donmesi.Islamci Medya gurubu baskani CALIK kendisi cerkez"dir.Boyle kirli bir medya aginda etik beklemek mumkun degil.Turk basini devletin ideolojik aygitlarinda biridir.Yapacagimiz iki sey var birincisi hukuki haklarimizi kullanma ikincisi buyuk basini almayarak protesto etmek.Selam,saygilar
seyidxan .. 23 Sep, 2008 03:00:52
avatar
turk basinina iliskin tespitleriniz dogru ve yerindedir.pkk ye uhalif oldugunuzda sayin curkkaya ile turk basininda yer almayip olumlerden olum secip penaber oldunuz.fakat bu a.aygan simdi yurtsever oldugunu idaa ediyor hatta meydan okuyor kim daha yurtsever diye, olcuyu ne aliyor.ayrildiginda solugu jitemde......
ekrem .. 23 Sep, 2008 03:40:06
avatar
doğu perinçek.aydınlık ilk çıktığı günlerde tüm haberlerini mit ten alıyordu ve mit in yayın organı gibiydi.biz o gurupla 1974 lerde ters düştük onlar devrim savaşla olmaz derlerdi yani kansız olur derlerdi.biz onlara sosyal faşist derdik.şimdi işgal edilmiş bir toprakta rant ve gelir getiren kaynaklar var oldukça işgalciler sana bırakırlarmı.orasını adam işgal etmiş.tüm zenginliklerini ve iş potansiyelini sömürmeden.teslim eder lakin koskoca tuz gölü gibi kuruttuktan sonra.yani işgalciyi svaşarak bedel ödiyerek ancak çıkartabilirsin.taraf gazetesine gelince doğrudur size uyar yani nasnameye hemen hemen aynı çizgide diyebiliriz.
Süleyman Akkoyun .. 23 Sep, 2008 06:19:56
avatar
Türk yazar ve çizerlerinin devlet tarafından ısmarlanan Abdi İpekçi cinayetinin tetikçisi Ağca’nın cezaevinden erken salıverilmesine karşı gösterdiği olumlu tepkiyi, neden fail aynı güç olan (asker) Şemdinli olayı ve Ergenekon Terör Örgütü’nün Kürd ayağına ilişkin göstermediği sorgulanmalıdır. Keza, Türk Medyası (Taraf Gazetesi gibi istisnalar dışında) devletin Kürdistan’da işlediği cinayetlere karşı, Özel Harp Dairesi’nin legal bir kolu gibi haraket ediyor. Türk Medyası Türkiye koşullarına göre çok büyük ekonomik birikim ve çağın en ileri teknolojisine sahiptir. Devlet olanaklarının kendilerine hortumlanması ile palazlanan bu güç, militarist egemen yapı tarafından rehin alınmıştır. Kürd Sorunu ve özgürlükler kapsamında statükocudur ve Genelkurmay’ın bir birimi gibi hizmet sunmaktadır! Dolayısıyla bu kurum da kirli, ırkçı, şoven ve gericidir! Türkiye’de demokratik bir yaşam tarzının egemen kılınabilinmesinin önünde (askeri bürokrasi gibi) engeldir ve mutlaka aşılmalıdır.

Türk Medyası’nın bu haliyle insanlık adına bile olsa, Kürd halkına sunabileceği olumlu hiç bir şey yoktur. Kürdler; kendi Ulusal Medyası’nı oluşturabildiği oranda statükocu Türk Medyası’nın toplumda yarattığı zihin kirliliğinden kurtarabilme olanağına kavuşabileceği gibi Mehmetçik Medyası’nın gerçek yüzünü de Türk ve Kürd kamuoylarına gösterebilme şansını yakalar.

Kürdlerde bunu başarabilme potansiyeli vardır ve umarım halkımız bunu da başarır.

Daha geniş bilgi için bakınız:

http://www.nasname.com/Yazarlar/sakkoyun/69.html

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin