Metin Timoçin :Kürd Yöneticilerin Anlama Kıtlığı!
Bir yazımda, Başkan Barzani ve Cumhurbaşkanı Talabani'nin öncülük yaptığı Irak Kürdistan'ında ki politik uygulamaların eleştirilmesinin Kürdlerin hayrına olduğunu söylemiştim. Kürd yöneticilerin özellikle Kerkük'te işleri berbat ettiklerini söylemiştim.
Bazen eğri oturup doğru konuşmakta fayda vardır. Şöyle biraz geriye çekilip olayları dışarda izlemek insana genel olarak olaylara bakma imkanı verir.
Bende bazen böyle yaparım. Mesela Kürd meselesine bakmada bazen kendimin Kürd olduğunu unuturum. Böyle yapıncada bütün Kürd yöneticileri herhangi bir yönetici olup karşıma çıkarlar. Böylelikle günahları ve sevapları ile fikir eleğimden geçerler.
Bir yazımda, Başkan Barzani ve Cumhurbaşkanı Talabani'nin öncülük yaptığı Irak Kürdistan'ında ki politik uygulamaların eleştirilmesinin Kürdlerin hayrına olduğunu söylemiştim. Kürd yöneticilerin özellikle Kerkük'te işleri berbat ettiklerini söylemiştim.
Bir okurumuz da yazıya cevaben: Niye Kürd yöneticiler ne yaptıklarını bilmiyorlar mi? Yapılması gerekenler vardı da yapmadılar mi? babında sorular yöneltmiş, Kürd yöneticilerin her şeye kadir olduklarını ima etmeye çalışmıştı. Soruların amacı cevap almak olmasa da, ciddi sorular olduğundan bir iki laf etmede fayda vardır.
Birincisi, Kerkük konusunda Kürd yönetenleri işin başında çok büyük hatalar yaptılar. Kerkük Referandumu söz konusu olduğundan herşeyi bilen tavırlara girerek kimseye danışmadılar. Dünyada bu gibi refarandumların nasıl yapıldığına bakmadılar. Bu konuda uzman olan, hukuk inasanlarına danışmadılar. Böyle oluncada Kerkük Referandumu gibi çok önemli bir madde ancak bir - iki paragirafla geçiştirildi.
Şöyleki;
Mesela referandumda kimler oy kullanacak? Hangi nüfus sayımları dikkate alınacak? Saddam'in getirdikleri Arablar hangi yöntemlerle geldikleri yerlere gönderilecek? Gönderilecek insanlara onların Kerkük'de doğan çocukları da dahil olacak mi? Bu insanlar gitmezlerse ne yapılacak? Bunun için bir zaman dilimi var mi? Bu zaman diliminda insanlar gönderilmezse ne yapılacak? Referandum ne zaman yapılacak? Verilen tarihte yapılmazsa alternatif ne olacak? Referandum sadece Kerkük ilini mi kapsayacak?
Maddede Kerkük dışında bulunan "Münakaşali" bölgelerden bahs ediliyor. Hangi bölgelerdir bunlar?
Yukarıda ki sorular sadace bir kaç tanesi. Mesela Kosova referandumunu okuduğunuzda bunlar hepsi belirtilmis. Gözlemcilerin kim olduğundan bile bahs ediliyor.
Peki bizim liderlerimiz ne yaptılar? Bir cümle ile işi bitirdiler: Kerkük refandumunun Aralık 2007 de yapılması için herşey yapılçaktir. Nokta. Kesin tarih bile belirtilmemiş.
Şimdi soruyu yeniden sormada fayda vardır: Kürd liderler bizim kadar bilmiyorlar mi? Cevap; hayır bilmiyorlar.
Şimdi Kürd liderlerin Kerkük refarandumundan daha vahim olan ve nedense bir çok Kürd fikir insanın görmemezlikten geldiği başka bir konuya değinelim.
1992 yılından beri neredeyse kendi başına yaşıyan Kürd bölgelerinin güvenlik güçleri birleştirilmemiştir. Ekonomisi Erbil ve Süleymaniye merkez olmak üzere halen iki başlıdır. Eğitimi iki başlıdır. Bütün bakanlıklar iki büyük parti arasından dağıtılmıştır. Bakan bir partidense, bakan yardımcısı diğer partidendir. Böylelikle biribirini kontrol ederek iş yapmalarını olanaksız kılmaktadırlar.
Kürd liderler biliyorlar... Ama galiba biraz fazla biliyorlar. Birazda diğer insaların da birşeyler bildiklerini görüp danışsalar fena olmaz ama, galiba başka bahara...
Metin Timoçin



Yorumlar (5 gönderildi):
Kerem ke bixwine ci dibeje Serok Mesud Barzani derheqa Kerkuk u Kurdistan.Bawer dikim ku belki hevce te heye ji bo agahbûnî.Adetê Kurdên Bakur ew e:Li jer (Basur) Kurd qet tist nizane.Edi nizanim ew mezinatiyê Kurdên Bakur ji Tirk tê ger sedemeki din tune?
Ez dikarim bejim ku Kurdên Basur ji aliyê êntellektuel ji me fersah fesah pesda ne.Agahkarên wan ji bi tevayi bi nav u deng in wek Galbraight u ez hevi
darim ku ger Kurdên Basur tistên wek gotina te birva dikin, hingê Agahkar weki Galbraight karbidestên Kurdên Basur hisyar dikin!
Bi silav,
http://www.kurdmedia.com/article.aspx?id=15020
Yazdigimiz yazilarda fikrimizi belirtiyoruz. Dogaldirki her zaman nesnel olamiyoruz. Sayin Barzani ve Talabani hakinda da yazdigimiz seyler tam istedigimizi yansitmaya bilir. Ama hic bir zaman "kucuk" gorme benim aklimin ucunda gecmez. Aksine Kurdluk davasinda Irak Kurdistaninda yasayan insanlarin bizlerden (en azindan benden) cok daha ileri oldugunu da biliyorum. Ben bunu Kanada da bire bir yasiyorum bunu.
Bu nedenle kucuk gorme gibi ufak bir hissiyata neden olduysam ozur dilerim.
Sayin Barzani'nin verdigi roportaja gelince; bu roportaji bir kac hafta once okumustum. Bana gore Baskan Barzani'nin verdigi en dogru en kapsamli roportajdir. Ama ne yazik ki Sayin Barzani'de benim dediklerimi dogruluyor. Verilen sozlerin tutulmadigindan bahs ediyor.
Tabii ki verilen sozler tutulmaz. Sayin Barzani bilmiyor mu devlet iliskileri soz ile yurumez? Bunlarin ayrintili anlasmalara dokulmesi gerektigi bilmiyor mu? Biliyor da yapmiyor diyorsaniz, o zaman durum daha da vahimdir.
Bakin Kerkuk konusunda agzi yanan Kurd liderler Petrol Yasasina ufleyerek yaklasiyorlar. Bu konuda danismanlari var eski ABD'nin Hirvatistan Buyukelcisi Galbraight gibi. Keske Kerkuk Konusunda da ayni hassasiyeti gosterselerdi.
Ben dediklerinizi anliyorum. Ama inanin ki yazdiklarimiz da yalan degil. Su anda Irak ordusu Xaneqîn gibi Kurd illerinin kapisina dayanmis. Eger Kurdler parmaklarini Talabani ve Barzaninin gozlerine sokmazlarsa su anda ki iki basliligi gidermezler. Ve Irak ordusunun onunde yenilgi kacinilmaz olur. Kurdlerde Talabanistan ve Barzanistan'a haps olmak zorunda kalirlar.
Bakin, benim bir daha ki yazimda Irak Disisler Bakani Hosyar Zebari'de bahs etmem gerekir. Su anda Maliki butun kotu fikirlerini bu "Hasan Xeyri" eliyle uygulamaya calisiyor. Boyle insanlara dikkat etmek gerekir.
Turkiye Kurdleri'nin kendini begenmislikleri vardir. Alin Ocalan'i. Adam Marks'i bile geride birakti. Bizim en akillimiz odur iste. Gerisinide artik siz karar verin. Adam 50 yildir mucadale verdigini soyluyor. Ailesinden kimsenin burnu kanamamis. Yegenlerini "Partinin" paralari ile Avrupada okutuyor. Kardesi Osman'a bir kac es ("avrat") aliyor. Bu akillilik degilde nedir?
Kusura bakmayin. Yazdiginiz guzel Kurdceye karsin Turkce yazdigim icin.
Bende bir link vereyim.
http://www.kurdmedia.com/article.aspx?id=15072
Bi silav
Öyle sanıyorum ki(biz Kürtler) Siyasetin temel ilkeleri ile siyasetin kendisini birbirinden ayırma becerisini gösteremedik.Oysa siyaset ayrı şey, temel ilkeleri ayrı şeydir. Söz gelimi, Resimden anlamak ile resim yapmak, aynı anlama işaret etmezler. Söz gelimi edebiyat eleştirmeni olmak, edebiyattan iyi anlamak iyi edebi eserlerin güvencesi değildir. Fark bilmek ve yapmak arasındaki uçurum kadar büyüktür.
Siyasetin temel ilkerleri, söz gelimi deniz fenerleridirler ama aydınlattıkları yol değildirler. Aydınlanmış yol ile aydınlanmış yolda yürümek eş anlama gelmezler. Siyasi prensipler açısından Kerkük mutlaka Kürt çoğrafyasına kazandırılmalıdır. Buna şüphe yok. Ama Kerkükü Kürt çoğrafyasına kazandırma çabaları nasıl bir seyir izlemeli, hangi imkanlar yaratıcı bir biçimde okunup, yaratıcı biçimde uygulamaya sokulmalı. İşte bu nokta siyasetin ta kendisidir ve biz siyasetin bu merkezlerinden uzak olduğumuz için de, prensip olarak bu politikaları yürütenlere güvenmek durumundayız. Bu durum nesnel olarak böyledir. Ve asgari saygıyı da ve asgari krediyi de hak eder. Sonra unutmayalım her şeyin bir doğal evrimi var. Bir kendi farkındalığı var ve bu siyaseten çok önemlidir. Son söz önemli olan ne yöne gittiğinizidir. Nasıl gittiğiniz değildir.Yani pusula vasıtadan daha önemlidir.
Google'de adinizi girdim karsima alabildigine uretken bir insan cikti. Guzel Kurdcenize gipta ettim.
Buna ragmen yukarida yazdiklarinizdan pek bir sey anlamadigimi soylersem, beni bagislayin. Yillar oldu Turkce ile fazla hasir nesir olmadigim.
Sunu soyluyeyim; resim yapan ile resimden anlayan, edebi eserler veren ile edebi eserleri elestirenden yola cikarak, siyaset yapanlar ile bizim gibi disaridan bakanlari (yani anlamadan elestiren) iliskilendirmeye calisiyorsun, yaniliyor muyum?
Sokratesvari bakildigindan haklisiniz. Ama hic bir resamin gidip sokakta gezen birinde oy isteme endisesinin oldugunu sanmiyorum. Edebi eser verenin de. Yani iki olgu tek basina var olma ozelligine sahiptirler.
Ama siyasetciler oyle degillerdir (siyasetbilimciler demiyorum). Siyasetciler sokaktaki olmadan ayakta duramaz. Bu nedenle sokaktakinin siyasetciye olan ihtiyacindan cok, siyasetcinin sokaktakine ihtiyaci vardir. Nasilki bir tuccar, uretici mallarini satmak icin cesitli yollar deniyerek insanlara sunuyorsa, siyasetcide politikalarini ayni sekilde insanlara goturerek anlatmak durumunda desteklerini almak icin.
Kurd siyasetciler de bundan muaf olmamalari gerekir. En azinda ben oyle dusunuyorum. Kendim bir birey olarak disarda gorduklerimi yaziyorum. Yazdiklarim tam dogru seyler olmaya bilir. Ama siysetcinin benim dediklerimin aksisine beni inadirmasi gerekir ki bir dahaki sefere oyumu alsin.
Ama siyesetci cikip da derse, bunlar sirdir, kapali kapilar arkasindaki gercekleri benim bilmem gerekmiyor, sadece siyasetciye guvenmem gerektigi soylerse!!! Sonuc sizin de dediginiz gibi Kurd siyaseti olur.
Hatirlarmisiniz, Amerika, Turkiyede destek istiyordu. Amerikali yetkililer Turk tarafina cesitli sozlu teminatlar veriyorlardi, ama Turk tarafi soylenenin yaziya dokulmesinde israr ediyordu...
Ben yukaridaki yazimda Kerkuk referandumu gibi cok onemli bir konunun iki paragiraf ile gecistirilemiyecegini soyledim.
Yoksa siz iki paragirafla olabilecegini mi soyluyorsunuz? Soylemiyorsaniz olmasi gerekenler konusunda fikriniz nedir? Kaldiki referandum konusu tamamen pablik (millete acik) bir olaydir. En ince ayrintisina kadar yaziya dokulmesze bugunku karma karisik durum ortaya cikar.
Kurd liderler elleri guclu iken bu ayrintilara girebilirlerdi. Bundan sonra, olan iki paragrafa, tek bir kelime eklene bilecegini dusunuyormusunuz?
Isi zora dokeriz derseniz, pek sansiniz oldugunu sanmiyorum... Zira karsinizda sadece irak ordusu yoktur... Turkiye, Arabistan, Iran, Suruye vb bir cok ulke vardir...
Mesela nerede hata yapildi? Yada hersey dogru mu yapildi? Bu konuda kac tane benzer durum incelendi?
Bence bunlarin tartisilarak liderlerin onune konmalidirki liderler sokaktaki tepkiyide dusunerek hareket etme olgunluguna erissinler...
Sizde oyle dusunmuyor musunuz?
Saygilar
Kek Fatah`in yazisini dsaha once okumustum.Yazdiklari, ozellikle Kurdmedia sitesinde yeni yazilan birsey degil.Genelde Guney Kurd
bagimsiz aydinlarinin bulustugu bu platformda bugune kadar
basta Kerkuk ve KRG olmak uzere bu tur kompleks sorunlar uzun zamandir analiz edilmekte.Ustelik haricten degil,dahilden.
Dogru cozum ya da cevap, sorunun dogru konulusundan gecer!
Yazinizda ozellikle iki noktaya vurgu var:
1-Kerkuk ve diger Kurd yerlesim birimlerinin Kurd Federe Hukumetine baglanmasi sorunu.
2-KRG (Kurd Federe Hukumetinin) kamu yonetimi ve sosyal-ekonomik alandaki performansi.
KRG icin,Kerkuk sorunu bir "bilme" sorunu degil, bir "güç" sorunudur.
Kerkuk`un referandumu, Irak Anayasasi 140.maddesinde yazili hale getirilmistir.Ancak
uygulanmamaktadir! Nedeni ise esas olarak Petroldur. Soz konusu olan Petrol olunca isin icine pek cok faktor ve aktor girmektedir. Bunun detaylarina girmeyecegim. Ancak amiyane tabirle
konusacak olursak "Petrolun aslan payini Kurdlere yedirmemek" konusunda genis bir karsi cephe vardir. Bu cephe Arap,Turk, Fars, Rusya, OPEC, ABD`nin bir kisim ekonomi-politik guc odaklari, bir kisim AB ulkeleri, Avdocular vs.den olusuyor...
Peki Kurdî cephe? Kurdler, birkac AB ve Asya ulkesi, Kaddafi, Israil, ABD`nin bir kisim ekonomik politik guc odaklari. Bu orantisiz guc karsilasmasini dikkate almaksizin degerlendirme yapmak anlamli degil.Yani sartlar, bicak sirti politikadan baskasina elvermiyor. Siyasi bilgi ya da siyasi pratik eksikligi yok. Bu konuda mucize beklenemez!
KRG`nin ic politikasina gelince dile getirilecek cok ciddi problemler var.
Rusvet, issizlik, kayirma, dusunce ve ifade ozgurlugu, insan haklari, temel kamusal ihtiyaclarin karsilanmasinda yetersizlik, yargi, sivil haklar, asayis, iki basli yonetim, halk-yonetim uzaklasmasi vs. Bu noktalarda KRG`nin karnesi iyi degil. Ancak problem bunlari bilmekle, anlamakla ya da soylemekle cozulmuyor. Saddam G.Kurdistan`i harabeye cevirdi. Yarim yuzyil suren savasin etkileri var. Guney Kurd insaninin Ibni Haldun`un sozunu ettigi "Hars"i yani sosyal dinamizmi zayifladi. Bugun Guney Kurdlerinin cogunlugu Bolgesel Hukumetin tahsis ettigi sosyal yardimla yasiyor. Kaynagi da Petrol payi! Tarimsal uretimde ciddi gerileme var. Ciddi yatirim, plan proje, istihdam, uretim zihinlerde zayiflamis. Bu noktada ise gene bilgi sorunu degil sartlar ve motivasyon sorunu var. At arabanin onune kosulmamis henuz ama arkasinda da degil.
KRG Baskani Necirvan Barzani de halkin tembelliginden yakiniyor ve dogrudur da; Qendeli u Mendeli meselesi.Temel kamu hizmetlerinde ornegin "temizlik" alaninda calismak icin disardan yabanci isci getiriliyor. Hersey ithalata bagli. Elektrik disardan aliniyor. Sise suyu iciliyor.Tum yabanci markalar ve bu arada TC urunleri pazari istila etmis durumda. Casuslar fink atîyor. Bu sorunlar sadece iradi mudahele ile kolayca cozumlenecek degil.Toplumsal uzlasma, dinamizm ve uretkenlik gerek. Bu arada cok onemli bir konu olan Egitim alaninda ciddi ilerlemeler var.
Dolayisiyla saglikli bir analiz ve degerlendirme yapmak, neden-sonuc baglantilarini, madalyonun iki yuzunu ve kosullari gozonunde tutmak gerekir.
Bi silav,
Yorum yaz