Ankaralı Karasu, Urfalı Karayılan
Dörtlüden biri ayağa kalktı. Bana bak Karasu!.. Haddini bil. Ben Urfalıyım. Ve bu sahanın her alında silahlıyım. Savaştım ve savaştırıyorum da. Ama sen öyle oturup ahkam kesemezsin.
Karasu;
Karayılanlık bana sökmez.
Ben Ankaralıyım.
Tuzluçayır katılımlıyım.
Sen Urafalı olabilirsin.
Ama bizden değilsin.
İster savaş ister barış.
Sen benim ne işler yaptığımı bilir misin?
Ben, başkanımın da hatalarının militanıyım
Ya sen sen ne yaparsın.
-İyi bundan başka zaten başka marifetin yok.
Kalkan ve Cemil onları dinliyordu.
Ses etmediler.
Bu oyunda kuraldır.
-Bırak ne halleri varsa görsünler.
Yaralıya bir tekme de sen vur
Olmadıysa kendini diğer tarafa savur.
Karasu ile Karayılan karşı karşıya.
İki ayakta döğüşen horoz.
İkiside beklemde.
Ama onları birbirine bağlayan
Ortak çıkarlar var hala.
Birlikte yürüyecekler.
Hadin X. Kongremizi bitirelim.
Ve partimizin adını ilan edelim.
AÖP !..
Yani...
Yani Öcalana Özgürlük Partisi.
Burda A (Azadi de Abdullah da olur..)
Ö (Hem Özgürlük hem de Öcalan da olur.)
P ise her yerde aynı.
Parti partidir.
Özde dönüş de budur.
Ankara’ya ve Tuzluçayır ruhuna dönme.
Hayırlı ve mayırlı olsun!...



Yorumlar (1 gönderildi):
Yorum yaz