Anasayfa | Türkçe | Osman FERÎD : DTP'nin Çatı Mücadelesi

Osman FERÎD : DTP'nin Çatı Mücadelesi

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Çatı kurulacak, Kürdler uyutulacak (Nas-Edi)

İleri sürülen çatı partisi projesi ve zorlama barış girişimleri; Yalçın Küçükler, Doğu Perinçek’ler gibi militarist Kemalistlerin tasarılarıdır. Yalçın Küçük 1999da yazdığı bir kitap ile ilgili yaptığı röportajda aynen şöyle demektedir: ‘’Ben Kürd elinde keşif kolu görevi yaptım. Benim amacım Kürd’leri Kemalizmle ve cumhuriyetle barıştırmak ve kaynaştırmaktı.Bu görev çok tehlikeli idi.Öcalanı İmrali’ya getirmekle Türkiyeyi bölmekten kurtardığını ve bu yolda epey mesafe aldığını hiç çekinmeden itiraf etmektedir. Bundan sonraki görev Türk soluna düşmektedir. Türk solu, Kürd’ler ile Kemalizm ve cumhuriyet arasında yapıştırıcı halka görevi yapmalıdır’’ Kendisi ve Perinçek artık saklanamayacak kadar deşifre oldukları için bu ‘kutsal’ göreve başkalarını davet ediyor. Şimdi bakıyoruz da bu ‘kutsal görevi’ Emine Ayna ve benzerleri zevkle ve heyecanla yerine getirmeye çalışıyorlar. Bunun için önümüzdeki süreçte Kürdistan’da ve Kürd’lerin yoğun yaşadığı yerlerde seminerler ve hizaya getirme toplantıları düzenleyeceklerdir. Çünkü emir büyük yerden ve ertelenemezdir.


                                    

                                                                                                                 
Son zamanlarda DTP’li kardeşlerimiz ve müritler bir demokrasi ve barış söylemini tutturmuş gidiyorlar.Diyorum ki acaba gökten mi yoksa denizden mi bir vahiy geldi? Ne ola acaba?Bunlar Kürd ve Kürdistan'ı unuttular ve unutturmaya çalışıyorlar. Bunu da çatı ve duvar partisi projesi ile dillendirmeye çalışıyorlar.


         Amed’deki bir toplantıda Güney'den gelip teslim olan M.Şirin Tunç bakın ne diyor? ‘Ya demokrasi ya da demokrasi’.Hazret o dağlarda boşuna kalmamıştır. DTP eşbaşkanı ‘sayın’ Emine AYNA’nın çatı partisi ile ilgili bir gazetede (Alternatif) yaptığı röportajı da o kadar ilginç ve ibret verici idi. Ne diyor Emine hanım?Çatı partisi için tüm çabalarını ve emeklerini harcayacaklarını ifade ediyor.Üst düzeyde özveri göstereceklerini ve enerjilerinin büyük bölümünü bu yönde kullanacaklarını belirtiyor.


          ‘’1980 askeri darbesi Kürtler ile Türkler arasındaki kültürel mesafeyi daha da açtı’’ DTP bu mesafeyi yani açılan bu makası çatı partisi projesi ile kapatmaya çalışıyor.Nasıl mı? Bakın Emine Ayna ne çözüm öneriyor? ‘’Çatı hareketini örerken yerellere dönük yoğun halk toplantılarını gerçekleştirebilirsek bu hem çatının daha köklü bir çalışma olmasını, hem de bu farklılıkların asgariye inmesini sağlıyacaktır.Hareketin İstanbul’da,Kayseri’de,Şırnak’ta, Hakkari’de, Ordu’da, Rize’de mahallelerde halk toplantıları yapması ve yerellerde çatı hareketini başlatması büyük bir dinamizmin açığa çıkmasına; aynı zamanda farklı bölgelerin sahip olduğu ekonomik,kültürel ve siyasal farklılıkların ortaya koyacağı farklı çözümleri de geliştirecektir. Ordu’da fındık, Batman’da Hasankeyf, Mardin’de töreler, Ege’de zeytin üreticisinin sorunu gündemleştirilecektir’’


           Alınan bilgilere göre ‘Sayın’ Emine Ayna ve cemaatı Eylül ayından itibaren Kürdistan seferine çıkacaklar. Yerel toplantılar ve seminerler düzenleyerek Kürd halkı çatı partisine alıştıracaklar.
Anlaşılıyor ki bu proje ile Kürd ve Kürdistan sorununun içini boşaltmak ve sorunu ulusal  bir sorun olmaktan çıkarılıp demokrasi sorunu haline getirmektir.Türkiye’deki demokratikleşmenin bir parçası haline dönüştürmek istenmektedir. Kürd’lerin yönünü Ankara’ya çevirip Kürd dinamiğini TC ‘nin birliği ve bütünlüğü için kullanılmaya çalışılıyor. Buna demokrasi elbisesini giydirerek kitleleri kandırmaya yöneliyorlar. Bu projenin senaristleri herkesin malumudur. Sponsoru Türkiye Cumhuriyeti egemenleri, oyuncuları da DTP olacaktır herhalde.


TC nin demokratikleşememesinin en büyük sebebi Kürd sorunun çözümsüzlüğü ve bunda ısrardır.Kürd sorunun çözümünün önündeki engeller kalkarsa TC nin demokratikleşmesi daha hızlı olacaktır. Kaldı ki TC demokratikleşse bile Kürd sorunu çözülmeyebilir. Dünyada demokrasileri ileri düzeyde olmasına rağmen başka ulusları sömürgeleştiren bir çok devlet mevcuttur. Sözümona demokratik olduğunu iddia eden devletler ekonomik ve stratejik çıkarları için başka ulusların ulusal ve demokratik haklarını gaspetmişler, gaspetmeye devam etmektedirler.


Türk egemen güçleri en ufak bir adımı bile atmayı düşünmemektedir.Millitarist ve ırkçı yapılarını daha da güçlendirmektedirler. Zorlama yorumlarla kendimizi kandırmamızın bir anlamı ve yararı yoktur.Türkiye’nin demokratikleşmesi (Kürd sorununun demokratik yöntemlerle siyasi bir çözüm alanına sokabilecek kadar demokratikleşmesi) iki halkın özgür bir şekilde kendini ifade edebileceği ve birlikte yaşayabileceği bir zemin yakalıyabilmesi için radikal bazı değişiklikleri gerektiriyor. Yasal, kültürel, ekonomik ve siyasal bir dizi değişiklik yapılmadan demokratikleşmeden söz etmek safdilik olur.

Demokratikleşme tek başına Kürd sorununu çözmeye yetmez. Ancak demokratikleşme, Kürd sorununun tartışması ve çözüm bulmanın ortamını yaratır. İki halkın birlikte çözüm üretmesine yardımcı olur.
 Birlikte ve barış içinde yaşamanın sağlanabilmesi için asgari koşullar gerektirir. Bunlar, Kürdlerin taleplinin göz önünde tutulmasıdır. Çünkü Kürd’ler ayrı bir ulustur.Türk ulusunun ayrı kolları değildir. Dilleri Türkçe değil Kürtçe’dir.Kürd’ler, kendi emeklerini ve doğal zenginliklerini kendi gelecekleri için kullanmak istiyorlar.Türk sanayinin bir iç pazarı olmak yerine kendi sanayisinin sahibi olmak istiyor. Kürd’ler siyasi olarak örgütlenmek, kendi coğrafyasında iktidar olmak istiyorlar. Kürd’ler demokratik bir Türkiye’de özgür,eşit ve birlikte yaşamak istiyorlar ama anti demokratik ,militarist Türk ırkçılarının iktidar olduğu bir Türkiye’den de ayrılmak hakkına sahiptirler. Bunlar, barışın sağlanmasında mutlaka göz tutulması gereken gerçeklerdir. Bu temelde bir barışa evet. Kürd ve Türk halkının birlikte kazanacağı bir barışa evet. Zorlama barışa ve Türkleştirmeye hayır.

İleri sürülen çatı partisi projesi ve zorlama barış girişimleri; Yalçın Küçükler, Doğu Perinçek’ler gibi  militarist Kemalistlerin tasarılarıdır. Yalçın Küçük 1999da yazdığı bir kitap ile ilgili yaptığı röportajda aynen şöyle demektedir:  ‘’Ben Kürd elinde keşif kolu görevi yaptım. Benim amacım Kürd’leri Kemalizmle ve cumhuriyetle barıştırmak ve kaynaştırmaktı.Bu görev çok tehlikeli idi.Öcalanı İmrali’ya getirmekle Türkiyeyi bölmekten kurtardığını ve bu yolda epey mesafe aldığını hiç çekinmeden itiraf etmektedir. Bundan sonraki görev Türk soluna düşmektedir. Türk solu, Kürd’ler ile Kemalizm ve cumhuriyet arasında yapıştırıcı halka görevi yapmalıdır’’ Kendisi ve Perinçek artık saklanamayacak kadar deşifre oldukları için bu ‘kutsal’ göreve başkalarını davet ediyor. Şimdi bakıyoruz da bu ‘kutsal görevi’ Emine Ayna ve benzerleri zevkle ve heyecanla yerine getirmeye çalışıyorlar. Bunun için önümüzdeki süreçte Kürdistan’da ve Kürd’lerin yoğun yaşadığı yerlerde seminerler ve hizaya getirme toplantıları düzenleyeceklerdir. Çünkü emir büyük yerden ve ertelenemezdir.


Bu süreci boşa çıkarmanın bir yolu yok mudur? Vardır. Bütün devrimci, sosyalist, demokrat, yurtsever ve milliyetçi Kürd’lerin farklılıkları saklı kalmak kaydı ile asgari ortak noktalarda ittifak yapmalarıdır.Bugün farklılıkların öne çıkarma günü değil, ortak noktalar etrafında bir araya gelme günü olmalıdır.

28 Ağustos 08

 

Yorumlar (7 gönderildi):

ali .. 28 Aug, 2008 06:18:24
avatar
kürtler neler yapabilir....

sosyal sorumluluk projeleri

şiddeten uzak ve bilim ahlakı için öğrenci evleri

kürtçenin sevdirildiği kreşler

radyolarda sosyal konulara eğilme...

bağımsız kürdistanın ki gibi şidetten uzak, kürt milli kimliğine vurgu yapan yayınlar yapma...

kürdiliği bir birliktenlik içinde yaşama...

gençlerini kaliteli bir evlilik ve aile hayatı için evlendirme dernekleri kurma...

iş ve aş imkanları için zenginleri rahatsız etmek...

tepkisel bir nesil değil üretken bir nesil lazım bize....

bilim ile barışık dine saygılı, kürdiliğe aşık bir nesil için paçaları sıvama...

tepki için değil, talepler ve kendi hakları için toplantılar ve yürüyüşler tertip etmek....

gençlerini bağımsız kürdistanla anlaşarak avrupa üniversitlerinde ve uzakdoğu ülkelerinde istihdam etme, teknoloji transferi için hazırlama...

kendi okullarını kurup fili durum yaratarak devleti kürdi okulara zorlama...

bağımsız ve internet üzerinden mezun verecek şekilde üniversiteler kurup , mezun gençleri kurumlarda istihdam ederek itibarlı üniversitler haline getirme...

devletin tüm şiddet ve yönlendirme baskılarına rağmen bunlara tenezül etmeden kendi plan ve projeleri için çalışma...

çağdaş dünya ile bağlantılar ve küprüler kurarak devlete alternatif kurumlar için meşruiyet ağı sağlamak...

bütün dünya ve dillerle barışık bir nesil yetiştirme...

devlet tecrübesinni mikro plan ve proglar ile halka güven verecek şekilde tesis etmek....

gölge kabine kurarak kendi gündemini siteme dayatarak bunları gündemde tutmak için sürekli çalışmalar ve diğer devletlerle ilişki ağında bulunma...

emine aynlar ve benzerilerin papuçu ancak bu şekilde dama atılır....

saygılarımla....
Aşiti .. 28 Aug, 2008 06:33:11
avatar
Yapılan analiz son derece doğru, bu analize katılmamak elde değil. Osman Ferid içimden geçenleri aynen aktarmışsın hocam. Yazılarınızın devamını diliyorum. Bu halkın, kralın çıplak olduğunu söyleyebilecek birilerine ihtiyacı var bu durumda. Bugün yeni bir oluşum olması durumunda emin olun mevcut hareket ciddi kırılmalar yaşayacaktır. Kral çıplak demenin tehlikelerini göze alabilecek bir oluşum çıkarsa bu halk onları takip eder. Unutmayın halk cesareti takip eder. Artık daha fazla kürt gennci kaybetmeden dur demenin zamanı gelmedi mi?
Metin Timocin .. 29 Aug, 2008 01:04:38
avatar
"Bütün devrimci, sosyalist, demokrat, yurtsever ve milliyetçi Kürd’lerin" derken, onemli bir grubu unutmussunuz: Muhavazakar Kurdler. Sittin sene de gecse, muhavazakar Kurdler olmadan Kurd haklari konusunda ileri adim atmak zordur. Aynen Muhavazakar Kurdlerin diger Kurdler olmadan ileri adim atamayacaklari gibi. Butun yapilanmalarin bunu goz onunde bulundarmasinda fayda vardir.

Sosyalist Kurd yapilanmalarin Muhavazakar Kurler ile gecinmesini bilmeleri gerekir, ogrenmeleri gerekir... Muhavazakar Kurdler de artik Sosyalistleri dusman olarak gormemelidirler.

Gerici, hurafe deyimleri dune aittir. Yeni gunun deyimleri baristir, saygidir, anlamadir, red etmemedir, siddetsiz insanlarin evrensel haklarini istemedir, egitimdir, dogaya saygidir, oldurmemedir...
adem hasoğlu .. 29 Aug, 2008 05:35:38
avatar
yukarıdaki yaıda ve yorum yapan bir çok insanda bulunan eksiklik türk solundada vardır dindar kürtleri adamdan saymazlar fakat en sonda yazan metin temuçin ismli yorumcu bunun farkında olarak muhafazakar demektedir yok kardeşler yok sizlerinde türk solcularından zerre farkınız yok yazıda ve yorumda zerre müslümanlık kokusu gelmiyor kim size güvenir bugün türk diyerek hakaret etiklerinizin düşüncelerinden ne fakınız var sosyalist kürtlerle solcu türklerin birbirilerinden farkı yoktur siz hepiniz aynısınız bir madalyonun iki yüzü gibisiniz ve kusura bakmayın ama madalyonun zinciri başkalarının elinde sizde kendinizi kürt kabul ediyorsunuz kürtler tarih boyu müslümandı ve müslüman olarak kalmaya devam edecektir buna ne sizilerin nede apocuların gücü yetmeyecek bunu bilesiniz bu yazı ve yorumlar çok ağrıma gitti nasnameyi farklı kabul ederdim ama onunda diğerlerinden pekte farkı yokmuş
serdest .. 29 Aug, 2008 07:34:40
avatar
degerli hocam uzun süreden beri sitenizi izliyor hiç bir yazınızı kaçırmamaya çalışıyorum ve yazılarınızda büyük bir haz alıyorum.çünkü gerçekleri dile getirdiğinizden dolayı çok mutlu oluyoruz.sizin döneminizde d.bakır zindanında kalmış biriyim.oradaki bütün koşulları biliyor ve çektiğimiz çileyi,işkenceyi,hakaretleri canlı canlı hissediyorum.tek bir kelime söylüyeceğim BİZLER NEYDİK , NE OLDUK ,NE İSTEDİK ,NEYLE YİTİNMEYE ÇALIŞIYORUZ. yazılarınızdan ve uğraşlarınızda başarılarınızın temennilerini dilerim.
Metin Timocin .. 30 Aug, 2008 12:59:15
avatar
Sayin Hasoglu:
Turk solunda farkim var mi yokmu bilmiyorum, zira merak da etmedim. Kimseye sirf Turk, Kurd, Ingiliz vs olduklari icin de hakaret ettgimizi sanmiyorum. Bunu nereden cikardin onu da bilmiyorum. Sizi boyle dusunduren sey benim yazdigim kisa not olamaz, bunun uzun bir gecmisi olmali...

Muhavazakar Kurdlere gelince; tabii ki terimi bilincli kullandim. Muhavazakar Kurd denince sadece Sunni muslumanlar anlasilmaz ki. Muhavazar demekte kastim orf-adet gibi geleneksel olabilir, inanc gibi biraz daha yaygin evrensel olabilir. Bu konuda sahip olunan durumun degismesine kusku ile bakanlari anlamak gerekir.

Yukarida da dedigim gibi ben sizin gibi Muhavazakar deyiminde sadace Sunni (giderek Hanefi mezhebi) muslumanlari kast etmiyorum. Mesela Hiristiyan Kurd (Suryani, Turk, Ermeni - ki bu gruplara ait bir cok insan halen topraklarimizda yasiyor) muhavazakarin yaninda, Alevi Kurd musluman, Sunni Kurd musluman, Yezidi Kurd gibi muhavazar guruplari da kast ettim.

Hatta cevreci muhavazakarlari da buna dahil edebilirsiniz.

Insanin zincirinin baskalarinin elinde olmasi meselesi ise ap ayri bir konu...

Gordugun gibi sizi itham etmek gibi bir durumum yok. Siz kendi pencerenizden olaylara bakiyorsunuz, ben ise kendi penceremde... Alinde silah ile kapima dayanmadigin surece benim icin bir sakincasi da yok...

"Kurdler tarih boyu muslumandi, musluman olmaya devam edecek" diyorsunuz... Bu zati alinizin inaci ve bilgisi... Buna inadiginiz surece size kim ne diye bilirki... Bence bir sakincasi yok...

Ama benim nacizane kanaatim, Kurdlerin hepsinin Musluman olmadigidir... Muslumanlik denince de, sadace Sunni islam anlayisinin anlasilmamasi gerektigidir... Musluman anlayisina sahip Kurd tarihinin ancak Islamin dogusuna kadar goturulebilirligidir... Ki biliyoruz ki Kurdlerin tarihi bundan cok daha eskidir...

Siz illada Musluman diye tutturdugunuza gore (sanirim hanefi muslumanlik anlayisindan bahs ediyorsunuz) kendi inacinizi tek dogru goruyorsunuz. Bu da cok normal. Zira hiristiyanda kendi dinini tek dogru olarak gorun... Ezidi ise kendi inancini...

Bana gore ise hepsi dogrudur. Ezidilikte, Sunni islam anlayisi da, Alavi islam anlayisi da, Hiristiyanlikda, Budistlik de... Benim hic biri ile broblemim yok... Yeterki elinize silah almadan biribirinizi ikna etme yoluna gidiniz... Inanclarinizi zorla baskasina dayatmayiniz...

Bak sana bir olay anlatayim:
Seyh Said ayaklanmasi oncesi, Rahmetli Said iki elcisini Dersim agalarina gonderir ayaklanma icin. Rahmetli Seid Riza ve diger agalar gelen elcilere koc keserler. Bu kurdlerde misafire onem verildiginin delilidir. Giden elciler kesilen eti yemezler. Zira onlara gore Alevinin kestigi et yenmez... Murdardir...

Elciler gittikten sonra, Dersim agalari soyle derler: Bunlar bizim kestigimiz eti yemiyor, ya yarin Kurdistanin basina gecerlerse bize ne yaprlar? Bu durumda Seyh Said'e destek vermezler... Peki sonuc ne oldu? Safi-i Kurdler 1925'de kirima ogratiliken, "murdar" Aleviler 1938 de ayni akibeti gordu...

Yani demek istedigim... Sende haklisin... Baskalari ile ayni dusunsem bile, silah alip kapima dayanma... ve fikirlerin ile bin yasa...
Amin
adem hasoğlu .. 30 Aug, 2008 04:55:43
avatar
sevgili timocin yorummumda sizden sadece muhafazakar tabirinden dolayı alıntı yapmıştım sizi kınamamış ve sadece soldan farklı bir yaklaşımın ürünü olarak değerlendirmiştim lakin bu yeni değerlendirmenizle alaklı birşeyler yazmak isterim. Bendeniz sünni bir Müslüman olduğumu yazmamıştım siz ifadelerimden yola çıkarak bu hükmü vermişsiniz ve de haklısınz.Sünniliğin solda meydana getirdiği (sizi kastetmiyorum) düşünce kırılganlığını biliyorum hatta bu kırılganlık ötesi ötelemeyle alakalıdır, türk ve kürt solunun genel temayüllerinin cevabını alevici(alevi demiyorum) anlayış verdiği için sol genelde aleviciliği benimser solun alevi olşmadığını bilirsizin ama solcularımız genelde aleviciliği pek severler çünkü tarihten gelen sünni anlayışa karşı olmak güdüsünün karşılığını alevicilikte görürler. Sol sünniliği pek kabul etmez çünkü ideolojisine uygun değildir, kısmen solda mezhep ve din ayrımına gitmeyen çok marjinal insanlar vardır fakat son dönemlerde özellikle kürt solu aleviliğe ayrı bir yer vererek buldukları karşılığın cevabının alevici olmakla verirler hemen hemen her solcu krüt veya türk farketmez alevici ama sünni değildir fakat ne hikmetse genelde de sünni çocuklardır bunlar kendi meşrep ve mezheplerinin karşılığını sünniliğin sabırlı, metanetli ve müşfik yaklaşımında görmezler, sol ideoloji olarak agresiftir kürt ve türk alevilerinin tarih boyu itelenmesi kakalanmasının getirdiği psikolojik sosyal ve ideolojik yaklaşım sol inanışa daha yatkındır, bu sosyal bir araştırmanın konusudur elbette hemen hüküm vermek doğru olmaz bu naçizane kendi düşüncelerim devşirme değildir bu düşünceler. Ayrıca Kürt tarih boyu Müslümandır ve Müslüman kalacaktır cümlemden genelleme çıkarmışsınız doğrudur yanıldığınız tek nokta sosyal bilimlerde sosyal yapı genelleme yoluyla tekçi anlayışla izah edilir ve sonrasında ise toplum içinde yer alan diğer inanışlar alt alta sıralanır bu ifademi kahir ekseriyet olarak değiştiriyorum ama genellemede yine aynısınıkullanarak Kürtler bütün ihanetlere, dejenerasyona ve asimilasyona rağmen Müslüman bir millettir ve Allahın izniylede öyle kalacaktır.
Bu arada aleviliği ve yezidiğili çok fazla ön plana çıkardığınızı görüyorum bunun sebebi toplumsal yapımıza emil durkheim moiz kohen tarzı bir sosyal bakışınızın var olmasından kaynaklanıyor olsa gerek yanılıyorda olabilirim fakat batı tipi bir izah Kürtlerin sosyal dinamiklerini açıklamakta yeterli değildir türk ve kürt aydınının tenakuzları, çelişkileri ve açmazları hep bu sebepten kaynaklanıyor, bu batı tipi bakış açısı genelede sol çevrelerde çok revaçtadır, yıllar yılı anadolu insanının sorunlarına dair çözümlemeler için uğraş veren batıcı sol, liberal ve demokrat yazarlar hep yanılgıya düştüler, düşmeyede devam ediyorlar. Bir toplumun sosyal problemlerine, siyasal yaklaşımlarına ve diğer sorunlarına çözüm olmak için önce toplumun temel dinamiklerini kabul etmek ve çözümlemeleride asimile etmek, değiştirmek ve bozarak tahrip etmek adına değil toplumu var eden değerler manzımesiyle hal etmek gerekir. Bir halkı var eden temel değerleri sayacak değilim nasname okurlarının kültür düzeylerini takip ettiğim kadarıyla (kısmen islami bilgi eksikliği olsada) bu konuları bilir kabul ederek kürt solunun türk slu gibi anadolu insanını kürt ve türk ve diğer unsurlarla birlikte doğru değerlendiremediğine inanmaktayım. Uzun süredir nasnameyi takip etmekteyim daha önceleri başka siteleride takip ediyordum ama nasname solcu olmalarına rağmen meselelere yaklaşım tarzında çözüm önerilerini gördüğümden yorumlama yaparak katkı sunmak sitiyorum yorumlar genelede pkk ve kürt milliyetçisi olan çevrelerden geliyor bendeniz gibi bir iki insanında zamanz aman girdiğini görüyorum, belki de temel eksikliğimiz birbirimizi tam anlayamamak aslında sizinde konu ettiğiniz benimde kastım olan demokrasi, hukuk ve sosyal dinamikler çerçeves,nde bir çözüm mümkünken eline silah verilerek dalara ölüme ve öldürmeye gönderilenlerin sahip olduğu anlayışlar kürt meselesişnin anadolu insanının genel ekseriyetinin arzularının dışındadır ve sorunun büyümesinden başka şeye sebep olmamaktadırlar. Anadolu insanını taassuba sürükleyen amiller ayrı bir değerlendirme konusudur alevi olan insanlara yaklaşım tarzları doğru değildir elbette ama alevici sol anlayışlarında bunda katkısının olduğunu unutmamak gerekir Seyh Sait efendi ile ilgili anekdot ilgimi çekti sosyal yaraların sonucur tahammülün zirvesi olan İslamı anlamamaktan geçmektedir kanımca bu bizim cenahtan bir bakıştır özeleştiridir lakin sizdende alevici anlayışın sebep olduğu kırılmaları ve psikolojik alınganlıkları hor görmemenizi isterim anadolu insanı türk kürt alevi sünni sol ve sağ fark etmez bugüne kadar ergenekon tarzı yaklaşımlar yüzünden birbirine düşmüştür biz kürtlerin ergenekon için seferberlik ilan etmesi gerekirken üstünü örtmek için elimişzden geleni yapmaktayız
neyse sevgili timocin yazışacak ve söyleyecek çok şey var aslında azdıklarınıza cevap vermek adına değil anlaşılmak adına yazdım dediğiniz gibi bitirmek istiyorum sizde ve sizin gibi müsamahale toleranslı düşünce sahipleri hep yaşasın bir yaşasın

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin