Anasayfa | Türkçe | GÜNEŞ MURAT TEZCÜR(*) PKK neden silah bırakmıyor

GÜNEŞ MURAT TEZCÜR(*) PKK neden silah bırakmıyor

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image TR Basınından

/Taraf"dan 18-08-08 PKK’nın etkisinin azaltılması öncelikli olarak örgüte katılımların önünün alınmasıyla mümkündür. Bunun gerçekleşmesi ise Türkiye’nin şu ana kadar uyguladığı siyasette ve PKK’yla mücadele yöntemlerinde ciddi ve kapsamlı değişiklikler gerektirmektedir. Örgüte katılımlar sürdükçe ne askerî operasyonlar, ne af kanunları, ne GAP ve benzeri projeler, ne de hükümetin Kürt illerindeki bütün belediyeleri alması Kürt sorununun çözümüne kalıcı katkıda bulunacaktır.

 


Bundan 24 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı onbinlerce vatandaşımızın yaşamına mâl olacak bir silahlı mücadeleye girişen PKK’nın varlığını ve toplumsal desteğini sürdürmesi Türkiye siyasetinin en büyük çıkmazıdır. Örgüt 1993 yılından bu yana uğradığı ağır askerî yenilgilere, Öcalan’ın Şubat 1999’da yakalanmasına, iç bölünmelere, dış desteğinin azalmasına ve 2000 yılından bu yana gerçekleştirilen yasal ve idari reformlara rağmen halen Kürt siyasetindeki başat aktördür. Zira, Kürt kimliğinin siyasi özgürlüğe kavuşmasını savunan aktörler arasında PKK’ya mesafeli durabilecek ve halk desteğine mazhar olabilecek bir yapılanma mevcut değildir. Silahlı bir örgütün böylesine bir güce sahip olması kaçınılmaz olarak demokratik parlementer sistemin işleyişini sekteye uğratmaktadır.

PKK’nın etkisinin azaltılması öncelikli olarak örgüte katılımların önünün alınmasıyla mümkündür. Kadrolarını yenileyemeyen bir silahlı örgüt sonuçta savaşma yetisini kaybedecektir. Bunun gerçekleşmesi ise Türkiye’nin şu ana kadar uyguladığı siyasette ve PKK’yla mücadele yöntemlerinde ciddi ve kapsamlı değişiklikler gerektirmektedir. Örgüte katılımlar sürdükçe ne askerî operasyonlar, ne af kanunları, ne GAP ve benzeri projeler, ne de hükümetin Kürt illerindeki bütün belediyeleri alması Kürt sorununun çözümüne kalıcı katkıda bulunacaktır.

PKK AYRI, KÜRT SORUNU AYRI • PKK sorununu, Kürt sorunundan ayrı olarak ele almak gereklidir. PKK sorunu özü itibariyle silahlı bir örgütün geniş bir coğrafyada operasyon kabiliyetine ve azımsanmayacak halk desteğine sahip olmasıdır. Kürt sorununun özü ise Kürt kimliğinin toplumsal gerginliğe ve siyasal çatışmaya yol açmayacak şekilde yasal ve demokratik zeminlerde varlık gösterememesi ve ifade edilememesidir. Pek tabii ki bu iki sorun birbiriyle yakından ilişkilidir. Aynı zamanda, PKK sorununun çözümü Kürt sorununun demokratik sistem içine çekilebilmesi için ön şarttır. 

Bilindiği üzere Abdullah Öcalan’ın Şubat 1999’da yakalanmasından sonra PKK, 1 Eylül 1999 tarihi itibariyle sınırdışına çekilmiş ve silah bırakmıştır. Lakin PKK 1 Haziran 2004 tarihinde Öcalan’ın üzerindeki baskıları ve TSK’nın operasyonlarını öne sürerek tekrar silaha sarılmış ve çatışmalar alevlenmiştir. Gözden kaçmaması gereken unsur örgüte katılımların Öcalan’ın yakalanmasından hemen sonra da yoğun bir şekilde devam etmesidir. Silahlı eylemlere devam kararı verildiği 1 Haziran 2004’ten bu yana örgütün verdiği kayıpların büyük çoğunluğu örgüte 1999’dan sonra katılmıştır. Bu katılımların çoğu 1980-1990 yıllarında doğmuş gençlerdir. Bu demektir ki örgüt, liderinin yakalandığı ve büyük darbeler aldığı zaman bile dağılma aşamasına gelmemiştir.

PKK’yla ilgili sorulacak temel soru, örgütün niye halen çok sayıda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı için bir çekim ve güç merkezi olduğudur. Bu sorunun sağlıklı bir şekilde cevaplanabilmesi PKK’nın etkisinin kırılması için zaruridir. Eskiden beri resmî makamlar ve ulusal basın tarafından dile getirilen fakirlik ve kandırılmışlık temaları ikna edici olmaktan uzaktır. Örgüte sadece yoksul köylü çocukları değil üniversite ve lise öğrencileri de katılmaktadır. Bölgede yaşanan toplumsal gerginlikler, örneğin geçen Nevruz kutlamalarında Hakkâri, Van ve Yüksekova gibi şehirlerde yaşanan gerginlik ve çatışmalar ve Kürt kökenli vatandaşların çalışmak ya da okumak için gittikleri büyük şehirlerde karşı karşıya kaldığı ayrımcı tavırlar PKK’ya olan sempatiyi ve ilgiyi beslemektedir. Örgüt gerçekleştirdiği eylemlerle hâlâ ayakta olduğu mesajını vermek istemektedir. Böylelikle örgüt, dışlanmışlığa ve Devlet şiddetine maruz kalan Kürt vatandaşların hınçla ve çaresizlikle sığınacağı bir adres olma özelliğini muhafaza etmektedir.

Aslında bu ironik bir durumdur ve değiştirilmesi zor değildir. PKK lider kültü üzerine kurulmuş, katı hiyerarşik yapıya sahip, şiddetle yoğrulmuş, acımasız bir yapıdır. Dağlık arazide son derece zor koşullarda sürdürülen savaşta sürekli olarak ölüm korkusu hâkimdir. Bunların yanında örgütün amaçları ve ideolojik söylemi de tutarlı olmaktan uzaktır. PKK’nın isteklerini, bağımsız devlet hayalinden, demokratik cumhuriyete kadar geniş bir yelpazeye yaymak mümkündür. Örgütün tam olarak ne amaç güttüğünü lider kadrosu bile tutarlı olarak dile getirememektedir. Aslında örgütün temel amacı siyasi bir güç olarak varlığını sürdürmek ve Kürt sorununda muhatap alınmaktır. Bunun için örgütün Kürt kamuoyundaki hâkimiyetinin sürmesi gereklidir. Bu bağlamda PKK’nın AB sürecinin en hızla geliştiği ve AK Parti hükümetinin yerel seçimlerde Kürt bölgelerinde büyük bir başarı kazandığı bir zamanda, 2004 yılında, tekrar silahlı eylemlere geçmesi tesadüf değildir. Örgüt için en büyük tehlike Kürt vatandaşların oyu ve desteği için rekabet edebilecek yapılanmaların ortaya çıkmasıdır.

PKK’NIN DERDİ SİYASAL MUHATAP OLMAK • Örgütün köhnemiş yapısına ve stratejik açmazlarına rağmen etkisini sürdürmesi Devlet tarafından PKK’ya karşı verilen mücadelenin yetersizliğini ortaya koymaktadır. Terörle mücadelede şimdiye kadar hâkim olan anlayış bölge halkının güçlünün yanında olacağıdır. Bu anlayışa göre Devlet her ne pahasına olursa olsun otoritesini tesis etmeli ve örgüte halk desteğinin kesilmesi için tavizsiz ve sert bir siyaset gütmelidir. 24 yıllık bilançoya bakıldığında bu anlayışın örgütün operasyonel anlamda etkisini azalttığı ama aynı zamanda bölge halkının Türkiye Cumhuriyeti’ne olan aidiyet duygularını tamiri zor şekilde zedelediği ortaya çıkmaktadır. Terörle mücadele örgüte katılımları engellemekten acizdir.

Bundan dolayı terörle mücadele konusunda cesur bir zihniyet ve strateji değişikliği başarı için kaçınılmazdır. ABD Ordusu da Irak ve Afganistan tecrübelerinden sonra kontrgerilla yöntemlerinde kapsamlı bir değişikliğe gitmiş ve direnişlere karşı sürdürdüğü mücadelenin kaidelerini yeni baştan belirlemiştir (The U.S. Army Marine Corps Counterinsurgency Field Manual, 2007). Buna göre mücadelenin öncelikli amacı artık istihbarat ağlarıyla yerel halkın desteğini kazanmaktır. Aşırı ve orantısız güç kullanımından uzak durulmalıdır. Mücadelenin başarıya ulaşması için yerel halkın canının ve malının korunması esas alınmalıdır. Beş direnişcinin öldürülmesiyle sonuçlanan bir operasyon eğer 50 kişinin direnişçi saflarına geçmesine yol açıyorsa tamamen başarısızdır.

Örgütün tükenmesi ancak örgütün bu ülke vatandaşlarının küçümsenmeyecek bir kısmı için bir umut olmaktan çıkmasıyla mümkündür. Bu insanlar için dağa çıkmanın bir tercih olmaktan çıkması kısmen siyaset yapma zeminlerinin genişlemesine ve özgürleşmesine bağlıdır. DTP’nin kapatılması ise kaçınılmaz olarak bu zeminleri daraltacaktır. Zamanla kendini şiddetten arındıracak ve kendi başına siyasi bir güç haline gelebilecek yapılanmaların yeşermesi için DTP tipi partilere parlamenter sistem içinde manevra alanı verilmelidir ve onların temsil yeteneğini köstekleyen yasal ve idari düzenlemeler değiştirilmelidir. Bunların yanında Hükümet inisiyatif alarak asimilasyon amacı gütmeyen ve Kürt kökenli vatandaşların aidiyet duygularını geliştirecek uygulamalar geliştirmelidir. Gerçekçi olmak gerekirse Türkiye Kürt sorunuyla yaşamayı öğrenmek durumundadır ama toplumsal barış ve huzur için PKK sorununu bir an önce çözmek zorundadır.

(* )Dr., Loyola Üniversitesi Öğretim Görevlisi / gtezcur@luc.edu

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin