Bir Kadının Çığlığıdır bu..
Bir Kürd kadını , yürekli bir isyan ve gerçeğin ta kendisi , saygıdeğer bir okurumuzun bize adeta tokat gibi gelen gerçek yasam öyküsüdür bu , kısa ancak içinde kendine yurtseverim , devrimciyim , ilericiyim , özgürleşmeden yanayım diyen baylara vurulmus bir tokattır bu , saygıdeğer okurumuzun sayfamıza gönderdiği yorum/mesajını olduğu gibi manşetten vermeyi ve sizlerle paylaşmayı düşündük.doğru yaptığımız inancındayız... Nasname.
Merhaba.
Ben size yazıp yazmama konusunda kararsız kaldım. ama Sayın editörünüz ve adını yazmayan sevgili hem cinsim bana cesaret verdi.
sakın ha düşünmeyinki ben korkak biriyim diye böyle söyledim.
Hayır ben çok onurlu bir kadınım o yüzden kendi düsmüş olduğum bu amansız hayat azabından utanmaktayım. yani sen kalk yıllarca Siyaset yap. kadın politikasında mücadele et ve bir gün bir devrimci Kürdistanlı yurtsever birinin aklına hayran kalıp hayatını inanılmaz açılara mekan yap.
İşte bundan utanmaktayım. Sayın Gülmüş , evet eşim ile siz çok yakından tanışıyorsunuz. ve sizi sevip sayar. hata bazen yazıda yazmıştır çünkü kendisi çok akılıdır.(!) ama "ben evlenmişim artık evimin kadını olmalıymışım. siyaset ve arkadaşlarım olmazmıs. ayıp değilmi evli bir kadının nasıl olurda erkek arkadaş ve yoldaşları olur". evet ne yazıkki bu adam bir yurtsever, bir bilgin , bir kaç üniversite okumuş ama benim gözümde hiç değeri olmayan bir cahil...
Bazen ona diyorumki "ya senin arkadaşların senin bu yüzünü öğrenseler , sen ne yaparsın" bana cevabı "Sus gerizekalı" dır. ve bazende "bu erkek dünyası hanım efendi en son yine ben bir şey kayıp etmem" diyor.
Şuan bir çok hem cinsim ve sizleri duyar gibiyim. neden bu hayatı yaşıyorsun. bende bilmiyorm.şuan 7-8 aylık hamileyim (ve süreçte bu zat'tan defalarca dayak yedim ve hiç bir sebebi yoken) ve en önemlisi etrafından çok sevilip sayılan biriydim ve benim hayatımı paylaşacak bir çok değeri görmemizlikten geldim ve ailemin bütün ısrarlarına rağmen bu adam çok akılı deyip onunla hayatımı paylaşmaya kara verdim.ve pek şuan neden devam ediyosun öteki adı evet korkuyorum ondan. her denemek istememde bana dediği "siktır olup git ama seni öldüreciğim-paramparça yapacağım"evet korku iste beni durduran korku...
keşkeler bazen cözüm olsa.yıllar geri gitse ve ben bu hayata elveda desem...
evet, yukarıdaki ismini vermeyen bayan; kadına karşı heryerde terörö var. ve bende düşünüyorum ya benimkisi ne? savaşmı yok terörmü..
Bir insanda artık nefret ediyorsunuz. hiç bir şekilde saygı duymuyorsunuz sevgiyse hiç oluşmamış yüreğinizde yinde onunla devam ediyorsunuz. ve oda hala dışarıda kurumlarda sizi "kurtarmaya" devam ediyor.
bu Kürdistanı kurtaracak adamların evlerinin içindekileri kim kurtaracak..?
kusura bakmayın. gündemin böylesi karşık olduğu bir dönemde bende kendimle uğraşmaktayım.çünkü her geçen günle beraber dahada çok canım acıyor.cünkü şiddeti ve pişkolojik baskılarıyla yaşamayı bana dar etti. hele bu adam sizlerle tlf. sohbet edince ve bayanlarla o kibar davranması beni bitiriyor..
oysaki sizlerle daha farklı şeyler paylaşmak istedim ama gelin görünkü hayat baş ucumda akıp gidiyor...
saygıyla hoşgörünüze sığınıyorum.
XEZAL



Yorumlar (7 gönderildi):
Esinin senden beklentileri ve sende olmasini istemedigi seyleri bilmiyoruz. Öncelikli olarak esinle bir diyalog (gerekirse daha cesur) ve uzlasma araman, mevcut sartlarda daha acisiz bir yoldur.
21. asirda bir kadin eger bu nispette caresiz ise, öncelikle kendisindeki eksik ve zayif yönleri düsünmesi beklenilir. Dert paylasmak kadar güzel sey yoktur ama her özel sorunlarini anlatma insanin zayifliklarini katmerlestirir, pekistirir.
Esiniz cok yaygin bir kisiliktir. Cogumuz onun gibiyiz. Onun cok derin baska bir yetersizligi (örnegin ekonomik yasamda yeteneksizlik, eve ekmek getirememe vs gibi) onu sizden asiri beklenti (annelik, koruyucu beraberlik gibi) icine sokmus olabilir.
Dikkat ederseniz sorununuza cözüm babinda yaklasiyorum. Yoksa sizin cigliginiz bir özgürlük isteminin meydan okumasi degildir. Öyle bir niyet ve beklentiyle yazdiysaniz lütfen özgür bireylerin hic olmazsa bu kadar caresiz olamayacagini unutmayiniz.
Benim yada esimin sorunlarimiz olsa cekinmeden psikologa gideriz, yani isin uzmanina ki sorunlarinizi abartiyorum sanmayin. Eger Avrupa´da iseniz bu sinirsiz rahattir.
Bosanmayi size öneremiyorum cünkü ben sorunlarinizi cözülebilir düzeyde görüyorum (tabiki yazdiklarinizdan edindigim izlenimlerle). Ama biliniz ki gerekirse ilk bosanacak hamile kadin siz olmayacaksiniz. Cocugunuz icin evliliginizin devaminda gayret etmeniz ve sorunlarinizi cözmeniz sahsimca daha makbuldür.
Benim pek cok macoluk ve senin esin gibi olan özelliklerimi esim yoketmistir. Yani ben bir adim daha normal ve cagdas biri olmussam esime borcluyum. Bakiniz esim caresizligi abartmadi, direndi. Esimin hicbir tahsili yoktur. Siz neden basaramayasiniz ki? Üstelik siz mücadeleci birisiniz. Esim yillarca mücadele etmeye karsi mücadele etti.
Saygilar
yasanılan siddetin büyüğü kücüğü olmaz.
veya yaşadığın hakaretlerinde keza. yaşadıkların insanlık için untanç verici. insanım diyen, çağdaş demokrat ve insan haklarını savunan birinin bu yaşadıklarınıza neden olması, utançtan öte birsey değildir.
yaşamın en güzel duyguları sevgi, saygı, hoşgörüdür. yaşamında bu sözcükleri özümsememiş bir insanın demokratlığı çağdaş oluşu devrimci oluşu çok birşey ifade etmez. yaşadıklarınız bireysel olmasına rağmen ne yazıkki günlük yaşamda azınsanmayacak derece çok.
hayata melonkolik veya tek çerçevede bakmak insanı daha da köreltir. genç biriyseniz bu acıları yaşadınızda duygusal yön ağır geldiği kanısındayım. Ancak sağduyunuzu ve mantığınızı asla elden bırakmayın. Duygularınıza mahkum olmayın. yaşadıklarınıza bağımlı olmak daha da acı çekmenenize yol açabilir. ancak siz buna fırsat vermezseniz bu acıların devamı gelmez.
hersey sizinle başladğı gibi sizinle de son bulabilir ancak, gerisi bizim söyleyeceklerimiz ancak önerilerdir. belkide bu söyleyeceklerimizi ve yazdıklarımızı sen zaten biliyorsundur. hangi ilişki olursa olsun anne baba, kardeş, dost eş ... hangi ilişki olursa olsun. bir ilişkide sevgi ve saygı bitmişse bu noktadan sonra yapılacak ve söylenecek birsey olmaz. sen yaşdıklarından acıda duymuş olsan. başta kendine olan saygını elden bırakmamak gerekir. siddete siddetle, saygısızlığa saygısızca, küfre küfürle cevap vermek işi ve ilişkiyi kaba deyimle laşkalaştırmaktan başka birşey getirmez. önemli olan, her aşamada saygı ve sevgini yitirmemektir.
Küçük yumurcağınla güzel günlerin seni beklediğini umut et ve bu yönde çaba sarf et.
Sevginin ve hoş görünün olduğu günlerde huzurlu olman umuduyla
Dostça selamlar
Zelal
belliki siz çok ciddi olarak zülfüyare dokundunuz..
sitede dolaştim bana ve değerli yazar arkadaşlarıma gelen yorumlara baktım ne yazıkki bayan sayısı yok denecek kadar az..onu geçelim ben bekliyordumki o PKK üzerine saatlerce yazan tartışan , kürdistanı kurtaran batıran , değerlerimize saldırıyorsun diye avaz avaz bağıran .biji .. biji.. diyenler , hizbullahı tenkid edenler , hizbullahı savunanlar , fetullahçı olanlar , fethullaha karşı çıkanlar bilcümle,kadının kurtuluşu üzerinede yazarlar ancak yok olmadı..burada iki şey öne çıktı biri Eşinizin tavrının doğruluğundan yana olanların hiçte az olmadığı..ikinciside ona yakın olan bize ne..diyenlerin yoğunluğu..
sevgili Xezal isimiz oldukça zor..
Hem kardeşim sen ne diye nasnameye yazıyorsunki ,,otur oturduğun yerde , yemek yap, çamaşır yıka , bulaşık yıka , çocuk doğur..(!) politika erkek işidir(!) sadece biz bu işleri biliriz , sizide kurtaracak olan bizleriz dimi ama..(!)
Sevgili Xezal sanırım siz biz erkeklerin her gün yaşadığımız suçumuzu açığa çıkardınız.dolayısıyla bize yabancı olmayan bir yazı yazmışsınız ve biz tepkisizsiz yapabileceğimiz tek şey size tavsiyelerde(!) bulunmak..ahkam kesip ukalalık yapmak..oysa her birimiz bulunduğumuz her alanda kadın özgürlügü için çuvalla laf ederiz..ne zamanki zülfüyare dokunur orada dururuz..ee dışarıdaki "bizim" olmayan kadını kurtaralım , ona yol gösterip yoldaş olalım..ama "bizimkine" özgürleşmek yasak..o bize yemek yapsın , çamaşırımızı yıkasın , çocuk yapsın , gerektiğinde utanmadan erkekliğimizi ispatlayalım , ondan güclü olduğumuzu ispatlayalım birde şiddet uygulayalım..biz Devrimci yurtseveriz(!) evet evet ne yazıkki biz oyuz..
selam ve saygılar
bu adama CANIN CEHENNEME hatta oda yetmez CEHENNEMIN DİBİNE GİT Demelisin....
dediklerini o kadar iyi anlıyorumki güzel arkdaşım çaresizliğini ve düşütüğün durumu
hepimiz çok iyi biliyorzki bu yaşan geçmış bize bir şeyi çok iyi öğertti insanlari aldatmayı onları kontrol etmeyi ve bir oyuncak gibi onlarla oynamayı vede insanlara korku salmayı ..
kimdenmi öğerndik en büyüğümüzden öğrendik bunu en büyükten hala bınlerce mirütle övünen yüksek şahsiyetten ..neden ınsanlar hala biat edıyor sanıyorsnz koca kcoa adamlar nedne kopamıyor heriften sanıyorsnz cunku adam usta ınsan ustası ınsan kandrma korktma ve sındrme ustası
ssevgili xezal canını ceheneme de bu adama sana hiç bir şey yapamaz sadece sana gucu yetıyor senı kontrl ettgını sanıyor sadece ve gucunu ordan alıyor dikil karşısına bu zavallı adamın ya adam olsun yada canı cehneme de yalnız degılsın azizim yalnız degılsın
segiyle kal
Dünya çapında her üç kadından biri genellikle aile üyeleri ve tanıdıkları tarafından dövülmekte, cinsel ilişkiye zorlanmakta yada taciz edilmektedir. Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet 15-44 yaş arasındaki kadın ve kız çocukların ölümüne yada zarar görmesine kanser kadar neden olmaktadır. Bu ülkelere maliyeti -sağlık harcamalarındaki yükselme, yasal ücretler, eğitim başarısı ve üretkenlikteki kayıplar ve politika eksiklikleri- oldukça yüksektir. Bu rakam ABD’de tahmini 12.6 milyar doları bulmaktadır.
Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet birçok şekilde gerçekleşebilmektedir -hem psikolojik hem de fiziksel- aile içi şiddet, tecavüz ve namus cinayetlerini içermektedir. Şiddet ana rahminde doğum öncesi cinsiyet seçimiyle başlar ve sonra kız çocukların öldürülmesinden ihmal ve taciz edilmesine kadar devam eder. Sadece Asya’da en az 60 milyon kız çocuğu bu nedenden dolayı kayıptır.
Her yıl tahmini 800.000 insan, çoğunluğu seks ticareti için olmak üzere insan ticaretine maruz kalmaktadır. Bunların %80’i kadın ve kız çocuklarıdır. Kadınların birçoğu kandırılmış yada kaçırılmıştır ve zorla çalıştırılmaktadır. Bu kendi ülkelerinde karşılaşacakları kaderle aynıdır.
CEDAW NGO Forumunda gerçekleştirilen “Kadına Yönelik Şiddet” atölyesinde katılımcılar kadına yönelik şiddete tanıklık etmişlerdir: kadın intiharları; töre-namus cinayetleri; kız çocukların okutulmaması; çok eşli evlilik; oluru alınmadan tüplerin bağlanabilmesi; erken ve zorla evlendirilme; 20-30 yaş büyük erkeklerle 2. veya 3. eş olarak evlendirilme çok çocuk doğurmaya zorlanma; kız çocuk doğurma veya çocuksuzluğun sorumluluğunu tek başına üstlenmek zorunda kalma; maaşına banka kartına ve takılara el konması; gözaltında çıplak bırakılmak; ailesi tarafından bekaret kontrolünden geçirilme; işyerinde cinsel taciz; ensestte kadının kimseye anlatmaması için ölümle tehdit edilmesi; ailesi tarafından bir yere kapatılarak yemeksiz ve/veya bağlı tutularak cezalandırılma; burun kesme ile cezalandırılma; kayınbaba ve evdeki diğer erkeklerle konuşamama; kadın ticareti; pornografi, yoksulluk; işsizlik; sakat kadınlara yönelik hizmet ve destek oluşturmama; ekonomik göçle yerlerinden olan kadınlara yönelik destek oluşturulmaması; doğal afetlerden sonra ortaya çıkan şartlar vb. bu örnekler şunu göstermektedir: Türkiye de kadına yönelik şiddet çok çeşitlidir ve kadına yönelik şiddetin üç bin yıllık tarihi bu kadınların ağzından sözlü tarihe dönüşmektedir.
B. Töre ve Namus Cinayeti: Konu ile ilgili uzmanlar, araştırmacılar, yasa koyucular veya faillerle mağdurların birbirlerinden çok farklı değerlendirme ve tanımlamalarda bulundukları töre veya namus gerekçesiyle kadınların öldürülmesi olayını tüm bu değerlendirmelerden hareketle;
Bazı ailelerin veya erkeklerin, duygu ve bedenleri üzerinde belirleyici hakka sahip olduklarına inandıkları aile üyesi kadın, kız, kardeş, eş ve hatta yakın akrabalarından birini, kendi iradesi veya iradesi dışında karşı cinsle yaşadığı bir olay veya ilişkiyi, ailenin veya bulunduğu toplumsal çevrenin egemen gelenek veya törel değerlerine aykırı sayarak, namus ve şereflerine leke sürüldüğü, gerekçesiyle aile meclisi kararı veya aile büyüklerinden birinin ya da bunlardan bağımsız olarak erkeğin (istisna durumlarda kadın akrabanın) karar vererek öldürmesi şeklinde tanımlayabiliriz
Söz konusu eylemlerdeki ortak unsurlara baktığımızda;
- Ailenin veya erkeğin, kadının duygu ve bedeni üzerinde kendini hak sahibi görmesi,
- Kadının isteyerek veya istemeyerek karşı cinsle yaşadığı bir ilişkiyi
- Aile veya erkeğin kendini kanun koyucu, kanun ve yargı yerine koyup kadını yargılaması
- Namus veya törel değerleri
- Çevre, toplum baskısı
- Kadının bir mal, köle gibi veya kirlenmiş bir eşya gibi görülmesi
- Bilinçli bir cinayetle namus ve şerefin temizleneceği inancı
- Kadının öldürülmesi ile failin toplum ve çevrede saygınlık kazanacağı inancını, görebiliriz.
Karşımıza çıkan bu cinayetlerin çeşitlerini, ana başlıklarıyla aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür.
TÖRESEL:
-Aile meclisi kararıyla işlenen cinayetler.
-Toplum baskısı yüzünden işlenmiş bireysel cinayetler,
-Toplum baskısı yüzünden kimi zaman bireysel kararla, kimi zamanda aile meclisi
kararıyla yeni doğan çocuğun öldürülmesi
TEPKİSEL:
-Namusu lekeleyen erkeğe karşı işlenen cinayetler (fail kadın veya erkek olabilir)
-Kıskançlık ve tutku cinayetleri (ani öfke ve kıskançlık)
SONUÇLARI
Erkekler veya diğer aile üyelerinin şiddet ve istismarına maruz kalan kadınlar ya aile içerisinde kalmaya devam ederek katlandıkları bu olaylar sonucunda ruh ve beden sağlıklarını yitirmekte, ya kendilerine zarar vermekte yada şiddeti uygulayanlara bir şekilde zarar vererek, yaralama veya öldürme yoluna gidebilmektedirler.
Yaşadıkları şiddet ve her türlü istismar sonucu aile ve evlerini terk eden kadınlar ise giderek çoğalmaktadır. Bu durumdaki kadınlar ya varsa çocuklarını da alarak evlerini terk etmekte yada bir başlarına evlerinden hatta yaşadıkları bölgeden ayrılıp, İlimize gelerek çok kısa bir süre için güvenebileceklerini düşündükleri bir yere sığınmakta, genellikle de kısa süre içerisinde kimsesiz ve sahipsiz kalarak, bir başka şiddet ve istismarın konusu olabilmektedirler.
Çoğunlukla dolaylı olarak zaman zaman da doğrudan polis, jandarma veya Valiliğe başvurarak sığınma, barınma, çocuklarını bir sosyal hizmet kuruluşuna terk edip kendileri için de boşanma için rehberlik, avukat, mahkeme harcı gibi talepler yanında ekonomik yardım veya iş istemektedirler.
Bilgisayarimda problem oldugu icin yazini ancak bugun okuyabildim.-şaşırmadim ve eşine KIZMADIM.
Neden mi?Cunku daha agirina tanik olmuşum.
Malesef:(
Eger Yurtseverim diyen herkes YURTSEVER olmanin,devrimciyim diyen herkes DEVRiMCi olmanin,aydinim diyen herkes AYDIN olmanin hakkini verseydi acaba biz KURT halki hala KOLE kalirmiydik???
Eşin olacak o insan musveddesine ise hic kizmiyorum.Biliyormusun NEDEN?
AYNSTAYN diyorki;dunya yasamak icin COK tehlikeli bir yer,ana kötulerden dolayi degil!Kotulerin yaninda durup onlarin kötuluk yapmalarina SEYIRCi kalablardan dolayidir,bu anlamda bize kiziyorum,kendime kiziyorum ve HAKSIZLIGA karşi gelme konusunda mangalda KUL birakmiyanlara kiziyorum.
Yanliz DEGiLSiN,KESiNLiKLE.!
Bedeli ne olursa olsun yanindayim.ister dunyanin neresinde olursan OL,Yeterki benimle iletisime gec.
Böyle bir sitede ACILARINI paylasima actigin icin seni ayrica KUTLUYORUM.
MASKELER DUŞMELI..
Ayrica yazdiklarini okuyan herkese yuksek sesle söyluyorum,
SUSMAK PAYLAŞMAKTIR....
icten sevgilerimle..
ilk bakista herkesin kafasindaki despot erkek tipi,xezal'in bu cumleleriyle yikiliyor ve xezal'in hayallerini susleyen sevecen,sefkatli bir baba tipi oluveriyor.
Sunu unutmamak gerekir,kurt toplumu oldukca carpik bir yapilanmanin icinde. bizler ne feodal degerlerimizi yikabildik,ne de olmasi gerektigi gibi demokrat olabildik...
ve ben bircok olagan ve olaganustu nedenlerle birlikte ama en onemli nedenin de aile olma gercekligini yakalayamayisimiza bagliyorum.
Iste bu noktada Xezal herseye ragmen aile olma gayreti icinde.Herkesin sececegi kolay yolu secmiyor,zorunu seciyor ve en buyuk mucadeleyi olmasi gereken bir anne gibi henuz karnindaki bebegi icin veriyor. cunku xezal sunu cok iyi biliyor ki,parcalanmis bir aile sokaga dusmus cocuklar,eroina alistirilmis gencler,fuhusa suruklenmis genc kizlar demektir.
ve unutmayalim ki,her erkegin bir annesi var. Eger bilincli bir kadin toplumu yaratabilirsek belki kocalarimiza degil ama dogacak bebelerimize adaleti ogretebiliriz.
Tum yuregimle seninleyim xezal...
Yorum yaz