Anasayfa | Türkçe | 14 Temmuz’dan 15 Ağustos’a (Gerçek ve Yalanın Tarihi)

14 Temmuz’dan 15 Ağustos’a (Gerçek ve Yalanın Tarihi)

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Onları unutmayacağız. Mirasımıza sahip çıkacağız

Nasname Temmuz Raporu Baharın olmadığı, yazın da pek uğramadığı şu Almanya’da; Temmuz’un sonuna gelip, Ağustos’a adım atacağız.

 

Nasname Temmuz Raporu

Baharın olmadığı, yazın da pek uğramadığı şu Almanya’da; Temmuz’un sonuna gelip, Ağustos’a adım atacağız.

Temmuz’u geride bırakırken; kısa bir durum raporu sunmak istiyoruz siz Nasnamesever Okuyucularımıza.

-İmkan ve olanaklarımız elverdikçe, Dünya, Bölge ve Ülkemizi ilgilendiren haberleri verdik. Tabi biz haber Poratalı olmadığımızdan; diğer sisteler gibi olmasa da; gıdamızı TR Basınından alıyoruz. Bu zehirli bir alan, bu nedenle çok az ve verdiğimizde de yorumlu vermeyi prensip edindik. Bunlar biliniyor ve görülüyor. Biz TR Basınında Bize Dair olanlarına ağırlık verdik ve vermeye devam edeceğiz.

-İçte, yada ülkemiz Kürdistan ve geçmşi ve geleceğimize ipotek koyan ‘PKK-Öcalan’ın yeni İmrokürt konseptine ağırlık verdik. Diyarbakır Zindanı çok ihmal edildi. Bu altın değerindeki miras çarçur edildi. Kirletildi. En son Öcalan ‘İmralı inceltilmiş Diyarbakır ’dır. Hayri ve Mazlumlar da delikten baktıkları için ölümcül eylemlere girdiler..’ babında safsata şeyler söyleyince biz; en iyi yanıt olarak Yayın Editörümüz Şükrü Gülmüş’ün kaleme aldığı Ölümü Yasaklıyorum kitabıyla beraber en yakın tanık olarak Fuad  Çavgun ’a da yer verdik. Yanlız bu kuşak ve şimdiki durumuyla pek ilgi ve alaka görmedi. Güçlü sorular gelmedi.

-Türkiye’de devam eden en önemli meselelerin başında AKP ve DTP’nin kapatılıp katılmayacağından çok Ergenekon’la yattık, Ergenekonla kalktık. AKP meselesi bitti. Kapatılmadığı görüldü. Ve daha önce Büyükanıt/Erdoğan Dolmabahçe buluşması, ardından Başbuğ’lu tokalaşmanın ilk anlaşma maddesi devreye girdi.

-Sırada Ergenekon var. Bu konuda bizce; Asli, TSK patantli Ergenekon korunacak ama bunun iniformalarını çıkarmış, paşa ve generallerinden bir kaçı, basın/yayın, ekonomik patronlar ve bir kısım ağır malzeme olan ve artık onlara da yük olmaya başlayan, Perinçek, Küçük ve türevlerinin kuyruğuna teneke bağlanacak. Ama bu savcı Öz’ün soruşturması Fırat’dan öte, yani Kürdistan kısmına girilçeyecek. Çünkü orası Yasak Bölge!.. Dikkat.. Dikkat!...

-Gelelim Ankara PKK’sı ve ‘99’dan beri dayıocağı İmralı’ya dönen Abdullah Öcalan meselesine. Aslında; daha önce söylediklerimiz parça parça görülmeye başlanıyor.
Ne demiştik daha önceleri?

1- Abdullah Öcalan yakalanmadı. Onu Suriye gönderenler çıkardılar da. Avrupa turu, bir mağduriyet kisvesidir. Öcalan’ın bu haliyle değil Kürd ve Kürdistan’a ABD ve bir başka güce de yar olmayacağı kanaatı hasıl oldu. O zaman; onu yaratan, sahaya süren ve Amerika’ya rağmen filim-fırıldak çevirmek isteyen güç olan TC Devletine verdiler. Veren Amarika, gönüllü gitmeye razı olan Öcalan ve ‘Ülkeye hoş geldin’ diyen ise; Öcalan’ın eski sadık refiki Pilot (Necati Kaya)’ydı.
2- İmralı’daki DC Konseptini Öcalan hazırlamadı. Perinçek, Küçük, Devletin akıl danaleri ve Öcalan vasıtasıyla dışarıya verilmesidir. Öcalan bu konumda artık bir korkuluktur. Onun ve Genel Kurmay arasındaki bağı kuranlar Avukatlar Örgütüdür.
Mahmut Şakar, Doğan Erbaş vb.lerinin otuz yıllık eski ‘PKK’lıdan artık daha çok yetkisi ve sorumluluğu vardır.

3- Öcalan ve Ergenekon ilişkileri ortaya çıkmaya başlıyor. Çünkü onun da kullanım süresi bitti. Getirildiği andan beri onun yerine yetiştirilenler var. Saç kesimine kadar Genel Kurmayın kullanım ve tasarrufu içindeydi. Saç Traşı artık sivillere devredildin şeklinde anlaşılmalı.
4- Ergenekon’un soruşturması ona ve Ankara PKK’sı grubuna kesin dayanacak. O bunu gördü. Bu nedenle yeni çeteler üretiyor. Bunun içinde en iyi alan Almanya ve Almanya’da Çürükkayalar hedefte. Ancak burda dikkat etmek gerek. Öcalan şeş-beştir. Sağ bakıp sol vurur. Şu anda hedefe Çürükkayalar’dan Selim ve Said’i koymuş gibi görünüyor. Ama  ve acaba bir arada... Sakın asıl hedefler gizlenmesin mi? Niye en çok canını yakan Nasname ne güne duruyor? Şu Şükrü Gülmüş’ü bir üfürsek mesale diye düşünmezler mi? Nitekim; hiç mi hiç Nasname’den bashsetmiyor ama her görüşmesinde bizi çok iyi takip ettiğini görüyoruz. Veya Asli ve askeri Ergenekon yapar, Öcalan’a üstelen der. Bu nedenle dikkat...

5- Biz yolumuza devam edeceğiz. Ölümse ölüm, kalımsa kalım. Nihayetğinde ölüm yok mu? Şerefli ve şanlı bir ölüm; rezilce yaşamaktan katbekat iyidir. Bu nedenle biz şu Ergenekon dosyasında daha çok Ergenekon’un Kürt kanadı üzerinde duracağız. Bunun da en uygun zemini Öcalan patentli örgütlenme olan Ankara PKK’sıdır. Özellikle gerek O ve onun adamlarının gerekse TC Devletinin Fırat ötesi, Kürdistan içi infazları aydınlatmaya çalışacağız. Bizim asli ve öncelikli görevlerimiz budur.

6- Son bir madde olarak da; yeni düzenlememiz ve gelen sevgili dostumuz, arkadaşımız Kuzey Kürdistan Hareketinin Düşsel PKK’mizin değerli evladı Fuad Çavgun’la da bir karara vardık. Onu da sayfaya aldık. Eski dostlarımızla dolu dolu söyleştik. İlerde daha da geniş bir yelpaze fikrimiz var. Adımız, sanımız ve suretimizle bu zillete karşı duracak arkadaşlarımıla bir arada olacağız.

7- Fuad Çavgun bizde bir sembol ve bir Kurdi, Kurdistani duruştur. Nasname herkese değil, cesurca sözü olana açıktır. Patron ve şef yok. En çok emek sarfeden en başta olur. Bazı teknik düzenlemelerimiz devam edecek. Yakında Edebiyat-Sanat’ın bir ayrı köşesi olarak SERÇAVAN sizlerle buluşacak.

Tammuz bitti. Ağustos başlıyor.
14 Temmuz’dan 15 Ağustos’a (Yalan ve Gerçek)’in kapısını aralayacağız. Bizim de otuz yıllık bir resmi tarihimiz var çünkü.

Selam ve saygıyla.
Nasname

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin