(Yenilendi)Temmuz’un ve Onurun Tanığı:Fuad Çavgun
‘Fuad, mahkeme salonunda, yargılamaların bir engizisyon sahnesinde, kalkıp; ‘Ben Hayri DURMUŞ’un yerinde olsaydım: Bu durumların olmasına izin vermezdim’ demiştir. Bu tarihsel önemde bir sözdür. Anlamı ağırdır. Ve Hayri bu söyleme gereken yanıtı veren liderdir.
Tarihin,Temmuz’un ve Onurun Tanığı:Fuad Çavgun
Temmuz!..
Temmuz’un Dünya genelindeki önemi; her halkın, sınıfın ve bireyin yaşamında farklı farklı anlamı, anlamları, vardır kuşkusuz.
Örneğin, Fransız Devrimi bu ayda olmuştur.Yani, 14 Temmuz 1789.
Bastille Zindanı’ndan dışarıya doğru isyan devrime götürmüştür.
Burda bir benzerlik yakalıyoruz.
Degerli Kürd lideri Dr Abdurrahman Qasimlo da yine bir temmuz sabahinda katledilmisti..
14 Temmuz Dörtlerin -Durmuş/Pir/Yılmaz ve Çiçek- ’82 eylemi bizim açımızdan aynı önemdedir. Bu nedenle -yıllar önce- Bastille’den Diyarbakır’a isyan, diye manşet atmıştık.
Ve ogün söylediklerimizi; bugün de yineliyoruz.
Halkların, ulusların ve sınıfların kendilerinden önce; onların temsilcisi olan yiğit evlatları vardır. Onur savaş gongunun ilk vuruşunu bu insanlar yapmıştır.
2008’lerin bu Temmuz ayında, hele de tam orta yerindeki 14 Temmuz’da, biz yine o cesur,mert, onurlu, baş eğmez halk önderleri ve omuzdaşlarını andık.
Onlar için kaleme alınan Ölümü Yasaklıyorum, kitabının tefrikasını verdik.
Yeterli gelir mi?
Bizce hayırdır yanıt. Neden? Çünkü bunu yeni nesillere anlatmak, kavratmak ve onlara bunu taşıma görevimiz var. Ters-yüz edilen bir resmi tarihle karşı karşıyayız.
Bu nedenle biz; bu sefer farklı bir yöntem uygulamak istiyoruz.
Biz susalım, bizzat yaşayanlar ve en çok yakın tanıklık edenler, bize bu tarihsel eylemi, kahramanlarını anlatsın.
Bunlardan biri de Fuad Çavgun ’dur.
Hatta yanlız ‘biri’ değil, onları harekete geçiren, tetikleyen, moral veren bir insan varsa; o da Fuad Çavgun’dur. Bu satırların yazarı tanıktır.
‘Fuad, mahkeme salonunda, yargılamaların bir engizisyon sahnesinde, kalkıp; ‘Ben Hayri DURMUŞ’un yerinde olsaydım: Bu durumların olmasına izin vermezdim’ demiştir. Bu tarihsel önemde bir sözdür.
Anlamı ağırdır.
Ve Hayri bu söyleme gereken yanıtı veren liderdir.
Çünkü, O da; ‘Bu eyleme kayıtsız ve şartsız katılıyorum. Benim açımdan yaşam burda biter. Ama benden/bizden sonra bir hak elde edilirse, arkadaşlarımız onurluca yaşamlarına devam edebilirler’ demiştir.
Ezcümle:
Biz Onursal Konuğumuz olarak Fuad Çavgun’u Nasname’ye alıyoruz.
Her okuyucu ve insandan gelecek sorulara da, aracı ve tercüman olacağız.
Söz direnenlerin.
Söz bu mücadelede bedel ödeyenlerindir!..
Sevgili Fuat Çavgun ile söyleşimizde Nasname okurlarının sorularınada yer vereceğiz istedigimiz tek şey okurlarımızın bizlere sormak istedikleri soruları iletmeleridir..
selam ve devamla..
Nas-Edi
23 Temmuz 08



Yorumlar (11 gönderildi):
Temmuz ayinin biz Kürtler acisindan önemini vurgularken keske degerli bir Kürt liderinin daha bu ayda sehit düstügünü belirtseydiniz.
Biliyorsuuz ki, dönemin IKDP lideri Dr. Kasimlo´da 13 Temmuz 1989´da suanki Iran Cumhurbaskani Ahmedinecad`índa icinde bulundugu bir grup Iran ajani tarafindan pusuya düsürülüp sehit edilmistir.
Basta DR.Kasimlo olmak üzere tüm Kürdistan sehitlerini saygiyla aniyorum.
Eğer Amed kıyaslanacaksa ve bu kıyaslamada Bastille ile yapılacaksa, hem tarihi yanlış devam edecektir ve hemde Amed direnişinede ve zaliminede haksızlık yapılmış olacaktır. Çünkü ne dünya Amed gibi bir zulümü görmüş ve nede dünya yine Amed gibi bir direnişe sahit olmuştur.Necmeddin Hoca nın dediği gibi tarih yazıyorsunuz ama bunun farkında değilsiniz !
Gelelim Bastille'ye ; Bastille gerçekten korkunç bir zindanmıydı ? Gerçekten Bastille de zulüm yaşanmışmıydı ?
Hayır ! Halk ayaklanması Bastille de büyük bir zulüm var çerçevesinde manupule edilerek harekete geçmede rol oynamıştır. Ayaklanan halk ilk olarak Bastille yi basıp ve hem tutukluları kurtarmak ve hemde Vali yi derdest etmek istiyordu. Fakat halk yani başı ve kıçı belli olmayan kütlenin bunu başarmasına imkan yoktu. Ancak isyancılara katılan subayların askerleri ile birlikte Bastilleye saldırması sonucu Bastille düşme ile başbaşa kalmış ve sonucunda ise Vali gönüllü olarak isyancılara Bastilleyi teslim etmeye yanaşmıştır. Her nekadar Vali diyorsamda bu aynı zamanda Belediye reisidirde. Herneyse Vali bunu düşürüken Bastilleyi koruyan aslında Fransız askerleri olmayan ve paralı İsviçreli özel birliklerdir. İşte onlar buna yanaşmıyor ve kapıya görüşmelerde bulunmaya yanaşan isyancı heyete kapı aralıklarından ateş açılıyor. Derken o dediğimiz subay ve askerlerin sayesinde Bastille düşüyor. İşin ilginç yanı ise ne bahsi edilen kafatasları bulunuyor ve nede politik tutuklular ! Sadece bir kaç hırsız ve dolandırıcının yattığı kosokoca bir Hapishane !....
Asıl ilginci ise adalet için başkaldıran isyancıların ilk işi adaletsizce ve yargısızca Vali ve öteki görevlilerin kafasını kesip sırıklara takıp şehirde gezdırmesidir. Adalet ve eşitlik için başlayan Bastille meselesi tam bir zulüme dönüşüyor ve Demokrasi Hürriyet sayısız kelle alıyor. İşte o zindanlarda ölüdürüldü diye yeraltında dizilip , müze ismi altında gösterime sunulan kafatasları aslında Bastille ye ait değil , Hürriyet ve demokrasi isteyenlerin katliamdır. Halbuki bunların hiç birine gerek yoktu bile !
Çünkü isyandan sonra uyanık kral tümünü kaybetmek yerine görevi halkı devrederek yine kendisini monarşi şeklinde yaşatmaya devam etmiştir. Yani ölenler öldü ( Vali gibileri ) kalan sağlar bizimdir misali devam etmiştir.
Bu bağlamda eğer Amedi kıyaslarsak, ya Saygon , yada Nazi kampları ile kıyaslamak en doğrusu olacaktır. Gerçi Saygon da militanlar direnirken , dışarda savaşan bir Viet-kong ve kendine sahip çıkan bir halk vardı. Amed direnirken dışarda ne bir savaşan Gerilla ve nede kendine sahıp çıkan bir halk vardı. Yani dışarı içeriye bir moral kaynağı değildi. Tam tersine içeri , yani Amed zindanı dışarıya bir moral kaynağı oldu ve savaşçıları biledi.
Görüldüğü gibi Bastille ile hiç bir benzer yanı yoktur. Saygon ile ancak kısıtlı bir şekilde vardır. Açıkcası Amedi her okuduğumda bir yandan korkunç daralır ve gözyaşlarımı tutamam, bir yandanda kinim alabildiğine bilenir ve bu Hayri nin dediği kim ciddiyse mutlaka savaşmalıdır cümlesi beynime yüreğime kazılır. Lakin savaşmak içinde mangal gibi yürek gerekiyor. İşte o da bende yoktuysa ben ne yapayım ? Demek hata savaşta değil , benim gibi yüreksizlerde imiş !...
Selam olsun o şanlı önderlere !
Öylesi önderlere sahip olan milletin bir ferdi olduğumdan dolayı ne mutlu bana ve Kürd milletine !!!
Selamlar
BENDE SNIN GIBI BIR KARDESE SAHIP OLDUGUM ICIN MUTLUYUM.
en icten kurdistani duygularimla seni selamliyorum.
"DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Türkiye genelinde
başlatılan 'Sayın Öcalan' kampanyası
çerçevesinde Meclis'e gönderilen dilekçelerin sayısının 200
bine ulaştığını belirterek, konuyu Meclis İnsan Hakları Komisyonu
gündemine getirerek, dilekçelerin işleme konulmasını istedi."
Icimi kan aglatan, saygi duydugum bir kisilik olan Akin Birdal`in
bu kucultucu duruma dusurulmesidir.Suphesiz bu bir "Siyasi Komiser" tasarrufudur.Acikca kullaniyorlar.Ancak Sayin Birdal`in bimesi gereken sey kendisinin Abdo`ya ve Abdoculara hic ama hic bir diyet borcu olmadigidir!
Gerci IHD coktan Isini Halletme Dernegi ya da Ideolojik Hal Dernegi haline geldi ama Akin Birdal`dan beklenen Kurd insani ve genelde tum insanlarin Insan Haklarini savunmaya devam etmesidir.Bizzat kendisinin odedigi bedelleri ciro ettigi "Sayin Ocalan" adli dunyada esi benzeri bulunmayan gulunc kampanya icin
(dunyada benzeri bir ornek bilen varsa lutfen yazsin)gelecekte cok ama
cok pisman olacaktir.Kendisine cok ama cok yazik ediyor;kendini cok
cok kotu harciyor...
Abdo`cular kullandiklari diger ustun insani vasiflara sahip insanlar gibi
bir yandan Ismail Besikci Xoca, bir yandan Akin Birdal`i kullanmaya devam
ediyorlar hala...Bu tezgahin!...
1996 cok eski bir tarih degil. Bu kadar önemli bir konuda yaziyorsunuz ama "olayi hayal meyal hatirliyorum" diyorsunuz. Bu kadar yakin tarihi, böyle önemli bir konuda hayal-meyal hatirliyorsaniz, önce oturun, biraz arastirin, düsünün ve ondan sonra yazin.
Biraz ciddiyet lütfen...
Gerci Nasname'nin temel tarzi böyle ama yine de önerimi ciddiye alin lütfen.
Selamlar...
Hayri can verirken gözleri ve umudu sizlerdeydi. Gerek sen gerekse Xoce ve gerekse sizingibi o dünemin canli sahidleri ve savascilari Hayri`ye olan borcunuzu ödeyin. Ben kendi adima süyliyeyim sizinleyim.
umutlarim daha cok gucleniyor boylesi kritik gunlerde,
isimleri yazmam etik acisindan uygun degil bu yazarlar kendini biliyor.
Hawre yen Heja :gün güc olma günü.bu kadar kan gözya$ina bilinen gün i$igi gibi artik kirletiliyor.Buna musade etmeyek tek güc bedel ödeyenlerdir.kim olursa olsun nerde olursa olsun hemen bi güc olu$ulmaliki bu osmanlinin gercekten Kürdü betona gömecek imrali konseptiyle yapilan oyun bo$a çikarilip Kurd halkini zafere ula$tirmak görevi ile yüz yüzedir bedel ödeyenler.
Bedel ödeyenler Hayri Durmu$ gibi bi duru$a sahip olmalidir ve gerçEKTEN HALA BORçLUYUZ.Hemde bu insan kani ve cani ile yaratilmi$ kazanimi sahiplenmek zamanidir.Gercek sahiplerinin bedel ödeyenler oldugunu göstermeli ve sahtekarlarin emelerine son vermelidirler.
Eyerki Amed zindan direni$ine baglilik deniliyorsa onlar bunu yerine getirmeyi emir etmekte.
Ewet bu halk e$i insanlik tarihinde görülmemi$ bi zulme kar$i tabiiki e$i görülmemi$ bi direni$le ayaga kaldirildi.Deyindiginiz gibi saygon zindani ile benzer fakat cok farkli bi gercekligi var AMED DIRENI$i
Güc olamli birlik olmali emek ve bedel verenler ser verip sir vermeyenler.diasporaya ve kö$elere çekilmeyi birakmali.Güne cevap olmalidir.
Yoksa kaldiklari kö$eleride apo bi $ekliyle entrikayla ihbar eder ve olduklari yerdede kalamazlar.aponun son notu acikca almanyada 1000 kisi var diyor bunlar tc nin katileri diyor.
Daha ne güne duracaklar bedel verenler,,? sahtekarlar rantcilar devrimi yerken bu kadar kendini e$kere etigi halde ne bekliyorlar?
slaven germ
Gelecekte, Bir Gün Gelecek
Bunun Bilicinde olalım ve Bu AnLayışLa Hayatımıza Yön vereLim . Roj Baş ...
Sayfada telefonum var.
Hele bir Alo, de bakim!..
Hemen yanındayım kurban.
bakalım o zaman sen nereye kaçaçaksın.
Belê ezbeni..
Te go çi?
Ez Xoca!..
Yorum yaz